Snoop Dogg’un Favori Teknoloji Cihazları

Amerikan müzik endüstrisinin en tanınan isimlerinden Snoop Dogg, dünyanın en zengin isimleri arasında yer alıyor. Sahip olduğu milyonlarca dolarlık servetle bilinen Dogg, kimi zaman bazı Amerikan eyaletlerine kısa süreli ziyaretlerde bulunuyor. Bu tür ziyaretlerinden biride kendisine ait küçük bir apartman dairesinde basının karşısına çıkan şarkıcı, yanından ayırmadığı favori teknoloji cihazlarından söz etti.

Xbox One ve Samsung tablet

Xbox One, Dogg’un favori oyun konsolu, ayrıca Avegant Glyph sanal gerçeklik kulaklığı da vazgeçilmelerinden. Bir Samsung marka tablet kullandığı gözen kaçmayan Snoop Dogg‘ın favori kahvaltısı da tost, yumurta, pastırma, sosis, peynir ve üzüm jölesi. Snoop Doggla ilgili daha fazla bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

:: Snoop Dogg’ın oyuncakları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yeni Nexus 6 Konsepti

Google‘ın akıllı telefon dünyasına sunduğu belki de en saf Android işletim sistemli cihaz serilerinden birini temsil ediyor Nexus serisi. İşte bu serinin son üyesi Nexus 5 kısa süre önce Türkiye’deki teknoloji severlerin karşısına çıkmıştı. Peki Nexus 6’dan ne haber? Teknolojinin hızı Nexus 6‘ya dair bazı parlak fikirleri de günyüzüne çıkarmaya başladı bile. İşte bunlardan biri de Nexus 6 için tasarlanan bir konsept hakkında.

Fabrizio D’Onofrio adlı tasarımcının yeni Nexus 6 tasarımı ve ilgili cihaz tasarımında yer alan özellikler Nexus 5‘ten büyük bir ayrışmayı gözler önüne sermezken bazı tasarımcıya özgü çizgileri de üzerinde taşımayı başarıyor. Fabrizio D’Onofrio‘nun(@Sirkdow) tasarımını aşağıda görebilirsiniz.

Yukarıdaki ve aşağıda göreceğiniz Nexus 6 konsept tasarımına dair bir takım özellikler de paylaşılmış durumda. Bu özellikler elbette tasarımcının gözünden, Nexus 6’nın ne gibi donanım özelliklerine sahip olması gerektiği sorusuna aranan yanıtlarla ilgil.Üründe en dikkat çekici özellik 5000mAh batarya(umarız olur), 5,5mm inceliğindeki Nexus 5, 5 inç ekrana sahip. Ekran 2K çözünürlükte. 12 megapiksel kameralı Nexus 6 konsepti 4K video çekiyor.

Snapdragon 801 veya 805’e sahip olması (tasarımcısı tarafından) isteniyor. Konsept üründe Snapdragon 801 için Adreno 340 grafik ve 3GB RAM bulunuyor. Bunların hepsi tasarımcının D’Onofrio’nun ölçeklendirdiği özellikler, ancak her biri oldukça gerçekci. Bakalım gerçek Nexus 6 nasıl özelliklerle tüketicilerin karşısına çıkacak? Bekelyip göreceğiz.

:: Nexus 6 tasarımını beğendiniz mi?

Google Referans Programı Başladı

Google tarafından duyurusu yapılan yeni Uygulama Referans Programı, Google Apps for Business kullanımını ofis çevrelerinde yaygınlaştırmayı amaçlıyor. Google’ın kurumsal müşterileri odakladığı iş süreçleri asistanı Google Apps için hazırlanan referans programı ödül sistemiyle yürüyor.

Google Apps kullanımı için arkadaşlarına, ailesine ya da bir iş partnerine tavsiyede bulunan kullanıcılar, referans olduğu kişilerden Apps’e kayıt yaptıran her birey için 15 dolar ödül alıyor. “Referans komisyonu” olarak düşünülebilecek olan bu ödül, doğrudan belirlediğiniz banka hesabına yatıyor.

Resmi Google Kurumsal blogunda yayınlanan açıklamada, “Google Apps müşterilerinin pek çoğu, Hangouts, Drive ya da Gmail gibi araçları kendi müşterilerinden, arkadaşlarından ya da bağlantıda olduğu iş çevrelerinden öğrendi” ifadesi yer alıyor.

İşletme başına 100 kişi gibi bir ödül sınırlamasının olduğu Google Apps referans programında, sadece 120 gün ve üzerinde Google Apps kullanımı için ödeme yapan referanslar kayda alınıyor. Şimdilik sadece ABD ve Kanada‘da geçerli olan uygulamanın başarıya ulaşması durumunda uluslararası ölçekte de kullanılacağını tahmin etmek zor değil.

:: Google Apps kullanıyor musunuz?

iOS 8 ile Haritalar Uygulaması Gelişecek

Mobil işletim sisteminde yıllardır Google Haritaları kullanan Apple, iOS 6 ile bu geleneği bozmuş ve Google‘ın tüm hizmetlerini ekosisteminden çıkartmıştı. Google Haritalar‘ın yerine iOS 6 ile birlikte kullanıcılara sunulan Apple Haritalar ise tam bir fiyasko ile sonuçlanmıştı.

iOS 8 ile gelişmiş Haritalar uygulamasına hazır olun

Veri tabanının yetersiz olması yüzünden bazı ülkelerde kullanıcıların gitmek istedikleri yeri gösteremeyen tabiri caizse saçma sapan yerleri işaret eden Apple Haritalar, iOS 6’nın son sürümlerine doğru bir toparlama yaşamıştı. iOS 7 ile birlikte iyice gelişen Apple Haritalar’ın hala eksikleri bulunuyordu.

Daha doğru sonuçlar

Apple‘ın bu hizmetini iOS 8 ile birlikte daha da geliştireceği ve veri tabanını genişleteceği iddia edildi. Şirketin planları hakkında bilgi veren kaynaklara göre, Apple Haritalar‘ın sonraki sürümünde önemli arayüz değişiklikleri olmayacak. Bu klasik arayüzün üzerinde küçük çaplı bir takım değişiklikler yapılacak.

Veri tabanı değişikliklerinin yanında, Haritalar ile yerler bulmak daha kolay ve daha doğru sonuçlara ulaşmak mümkün olacak. Bakalım Apple bu sefer Haritalar‘ı rayına oturtabilecek mi?

:: Apple Haritalar uygulamasından memnun musunuz?


Instagram, Lux Özelliğini Geliştirdi

Facebook‘un satın almasından sonra gelişmeye devam eden popüler fotoğraf paylaşma platformu Instagram, geçtiğimiz yılın sonlarına doğru video çekip paylaşma özelliği ile isminden söz ettirmeyi başarmıştı. Hali hazırda bulunan fotoğraf filtrelerine güncellemeler ile yenilerini ekleyen firma, geçtiğimiz gün Lux aracını da güncelledi.

Fotoğraflara gölgelendirme efekti ekleyerek daha keskin bir görünüme kavuşturan bu Lux aracı, güncellemeden önce otomatik olarak uygulanıyordu. Bu efekt otomatik uygulandığı için bazı fotoğrafların deforme olmasına neden oluyor ve bu yüzden kullanıcılar tarafından pek tercih edilmiyordu.

Lux’u kendiniz ayarlayın

Son Instagram güncellemesi ile birlikte bu fotoğraf düzenleme aracına kullanıcılar müdahale edebilir hale geldi. Artık gölgelendirme ve keskinlik efektinin ayarını kendiniz yaparak fotoğraflarınızın daha güzel görünmesini sağlayabilirsiniz.

Fotoğraf paylaşma konusunda popüler olmasına karşılık VSCO Cam‘in filtreleri kadar çeşit sunamayan Instagram, umarız önümüzdeki günlerde yeni filtreler ile karşımıza çıkar.

:: Instagram’ın Lux aracını kullanıyor musunuz?

Şeylerin İnterneti Hakkında – 1

Cep telefonlarından kısa mesaj alıp gönderdiğimiz günlerden ekranlarında yüksek kalitede video izlediğimiz bu günlere ne kadar hızlı geldiğimizin farkında mısınız? Büyüklerimizin bir telefon bağlantısı için yıllarca sıra beklediği günler ise kapanmış bir çağın unutulmaya yüz tutmuş efsaneleri gibi geliyor kulağa. Cep telefonumuzdan televizyonumuzu kontrol ettiğimiz günlerdeyiz artık. Çok yakında arabalarımızı da kontrol etmeye başlayacağız. Evlerimiz giderek akıllı bir hale gelirken (bir önceki sayımızda detaylı olarak ele almıştık) internet dediğimiz dijital iletişim kavramı hayatımızın en önemli bileşenlerinden birisi haline çoktan geldi. Ancak bu noktada durmaya hiç niyeti yok. Şimdi yeni bir çağ başlıyor; Şeylerin İnterneti (Internet of Things – IoT) kavramı tanıdığımız dünyayı tümüyle değiştirecek.

Aslına IoT kavramı yeni bir kavram değil. İlk olarak 1999 yılında İngiliz asıllı Teknoloji Gurusu Kevin Ashton tarafından tanımlandı. Türkçe’de ‘Şeylerin İnterneti’ veya ‘Nesnelerin İnterneti’ olarak kullanılıyor. İnternete bağlanabilen tüm cihazların ötesinde artık eşyaların da internete bağlanır bir hale dönüştüğünü ve internetin sadece dijital cihazları değil aklınıza gelebilecek her şeyi bir birine bağladığı yeni bir evreni tanımlıyor. Peki, bu nasıl olacak? Gelin birlikte göz atalım.

{pagebreak:::: 2}

Dijital üretim teknikleri her geçen gün bilgisayar işlemcileri (CPU) daha küçük hale getirmekle kalmıyor aynı zamanda birden fazla işleve sahip işlemcilerin de tekilleşmesini mümkün kılıyor. Tek bir entegre farklı işlevlere sahip bileşenleri kendi üstünde topluyor ve büyüklüğü bir fiyat etiketinin içine gömülebilecek kadar küçülüyor. Aynı entegre üzerinde kablosuz bağlantı teknolojileri Wi-Fi, 3G, NFC, Bluetooth gibi özelliklerin biri veya bir kaçı birden bulunması gayet mümkün. Bu durumda internete bağlanabilen oldukça küçük bir bilgisayara sahip oluyorsunuz. Bu bilgisayarın geleneksel anlamda bir klavye veya monitöre ihtiyacı yok çünkü internet bağlantısı sayesinde verileri farklı bir bilgisayardan, cep telefonundan veya benzeri bir cihazdan takip etmek ve komutlar vermek mümkün hale geliyor. Hatta çoğu zaman bunu yapmanıza bile gerek kalmıyor zira bu mikro bilgisayarların görevi çeşitli alıcılardan gelen verileri işleyerek aktarmak oluyor.

Geliştirme amaçlı kitler rahat çalışmak için daha büyük oluyor

Buraya kadar oldukça açık ve net; elimizde inanılmaz derecede ufak internete bağlanabilen, çeşitli alıcılardan veri alabilen bir mikro işlemci var. İşte bu noktada IoT dünyasının kapıları aralanmaya başlıyor. Şimdi bu minik cihazı alıp evinizdeki tüm kalorifer peteklerine birer tane yerleştirebilirsiniz. Odalarınızdaki akıllı alıcılar zaman içinde evinizi nasıl kullandığınızın bir haritasını çıkartıp en düşük enerji tüketecek şekilde kalorifer peteklerinin ısılarının ayarlanması için komutlar yollayabilir. Bir saniye! Bu durum zaten akıllı ev konsepti içinde değil miydi? Evet, şimdi senaryoyu biraz geliştiriyoruz.

Intel Edison Şeylerin İnternet’i için geliştirilmiş eksiksiz bir bilgisayar platformu

{pagebreak:::: 3}

Bu sefer işlemcilerimizi kalorifer petekleri yerine tabaklarımızın içine yerleştirelim. Nem, kütle ve benzeri bir kaç tane farklı alıcıyı akıllıca bir araya getirelim. Siz her yemeğinizi yedikten sonra tabaklarınızı bulaşık yıkama makinesine yerleştirdiğinizde minik bilgisayarlarımız devreye girsinler ve bulaşık yıkama makinesine ne kadar kirli olduklarını bildirsinler. Bulaşık yıkama makinemiz her işleme başladığında sadece içindeki tabakların (bu nesneleri tencere, tava, kaşık, çatal için arttırabiliriz) kirlilik seviyesine göre özel olarak oluşturulan bir program ile yıkasın. Şimdi bu örneği alın ve giysilerinizin çamaşır yıkama makinesi ile olan ilişkisine uygulayın. Eğer makinede yıkanamayacak giysilerimiz varsa bırakın onlar da zamanı geldiğinde kuru temizlemecinize mesaj atıp teslim alınmak için hazır olduklarını bildirsinler. Evet, anlamaya başlıyoruz.

Şimdi düşünün evinizde bir biri veya harici servisler ile iletişim içinde olabilecek neler kullanıyorsunuz? En sık verilen örnek şüphesiz ki buzdolabına koyduğunuz yiyeceklerin tükendiğinde buzdolabınızın marketinize otomatik sipariş vermesi. Peki ya bunu tükenmez kaleminiz, yazıcınız, şampuanınız hatta tuvalet kağıdınız da yapabilseydi? Hayal gibi mi geliyor? Kesinlikle değil.

Günlük hayatımızda kullandığımız aklınıza gelebilecek her nesnenin internete bağlanabilir hale gelmesi sadece ihtiyaç duyduğu teknolojinin fiyatı ile alakalıdır. Eğer bu bağlantıyı 10 dolara sağlayabiliyorsanız çöpe atma ihtiyacı duymadığınız ürünlerin pek çoğu için kullanmaya başlarsınız. Eğer bu teknolojinin fiyatı 5 kuruş bile değilse o zaman tuvalet kağıdınızın internete bağlanıp bağlanmaması, sizden izinsiz görüntü yayınlamadığı sürece, çok da problem olmaz.

Yazımıza ilerleyen günlerde Şeylerin İnterneti kavramının sorunları, çözümleri, mecburiyetlerimiz ve fırsatlarını ele alarak devam edeceğiz

:: Sizce Şeylerin İnterneti dünyayı ne kadar değiştirecek?

 

The Witcher 3’ten Kötü Haber

Sonbahar ayları mevsim dönümünün yanı sıra Eylül-Ekim döneminde birçok kaliteli oyunu da beraberinde getirir. Ancak bu yıl sonbahar oyunları arasında CD Projekt‘in mükemmel RPG serisi The Witcher’ın son oyununu görmeyi planlıyorsanız hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Polonyalı geliştirici, The Witcher 3: Wild Hunt‘ın çıkış tarihini Şubat 2015 olarak açıkladı.

Her ne kadar bu bize Dark Souls II ve Elder Scrolls Online ile daha fazla vakit geçirme fırsatı sunacak olsa da, Rivialı Geralt’ın son macerasında ona eşlik etmek için (en az benim kadar) sabırsızlanan oyuncuların sayısı da azımsanacak gibi değil.

CD Projekt, yayınladıkları bildiride The Witcher 3’te yaratıcılıklarının sınırlarını genişletmeyi hedeflediklerini ve böylesi kompleks bir çalışmada sona yaklaştıkça, ince ayar isteyen noktaların çoğaldığını belirtiyor. Bunun “bize birkaç ay daha verin ve size The Witcher 2’yi bile unutturalım” demek olduğunu umuyoruz.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/11392672042.png

Witcher serisi hayranları hatırlar, 2. oyun da tam olarak aynı sebepten ötürü birkaç ay ertelenmişti. Oyun severlerin karşısına çıkan son hali ise tüm otoritelerin ağzını açık bırakacak kadar kaliteli ve başarılıydı. Bakalım The Witcher 3 de aynı senaryoyla karşılaşabilecek miyiz.

:: The Witcher 3 ile ilgili beklentileriniz neler?

Dev Tablet Satışa Çıkıyor!

Panasonic’in 2013 yılı başlarında tanıttığı, özellikleri grafik işleri ile uğraşanlar için tasarlanan 20 inçlik tableti Toughpad 4K UT-MB5, aksaklıkların ardından çok yakında piyasaya çıkacak.

4K ekrana sahip ilk tablet olan Toughpad 4K’nın iki farklı sürümü mevcut. İlk sürüm 1.9 GHz hızında çalışan İntel i5 işlemci, 8 GB RAM ve Nvidia GeForce GT745M grafik kartından gücünü alıyor. İkinci model ise İntel i7 işlemcisini, 16 RAM ve Nvidia Quadro K1000 grafik kartı ile güçlendiriyor.

Fiyatları Dudak Uçuklatıyor

Piyasadaki en güçlü tabletlerden birisi olan Panasonic Toughpad 4K’nın i5 işlemcili ilk modeli 6000 USD fiyat etiketine sahipken, daha profesyonel ve güçlü olan i7 işlemcili model 7000 USD’dan satışa çıkacak.

Profesyonel Ajanslar Hedefleniyor

Özellikle reklam ajansları ve üst düzey grafik, video düzenleme işleri ile uğraşan şirketleri hedefleyen Toughpad 4K, bazı teknoloji meraklılarının da ilgisini çekmiş durumda. Cihazın ülkemizde satışa sunulup sunulmayacağı henüz bir netlik kazanmadı.

:: Toughpad 4K’yı almayı düşünüyor musunuz?

Flappy Bird Geri mi Dönüyor?

Geçtiğimiz günlerde yayından kaldırılması ile olay olan efsane oyun Flappy Bird, uygulama marketlerine geri dönebilir. Özellikle iOS işletim sistemi ile çalışan cihazlara oyunun jailbreak dışında hiç bir yöntem ile indirilememesi kullanıcıların sinirini bozuyordu.

Rolling Stone isimli dergi ile röportaj yapan Dong Nguyen, oyunu tekrar yayınlayacak mısınız? sorusuna ” Bu aralar düşünüyorum, özellikle iPhone kullanıcıları yayınlamamı çok istiyor” şeklinde cevap verdi. Röportaj ile birlikte umutları tekrar yeşeren Flappy Bird severlerden gelen ilk tepkiler olumlu yönde.

Kısa Sürede 50 Milyona Ulaştı

Çok basit grafiklere sahip olan oyun çok kısa sürede 50 milyonun üzerinde indirilme sayısına ulaşmıştı. Oyunun bu kadar kullanıcısı varken niçin yayından kaldırıldığı hakkında sorulan sorulara “Oyun beni sinir ediyor o yüzden kaldırdım” şeklinde cevap veren Dong Nguyen’in aslında Nintendo’nun dava açmasından korkması üzerine oyunu kaldırdığı düşünülüyor.

:: Flappy Bird’ün tekrar geri döneceğini düşünüyor musunuz?

 

iOS 7.1 ile iPhone 4 Hızlandı

Apple‘ın geçtiğimiz gün Final sürümünü kullanıcılara sunduğu iOS 7.1 güncellemesi ile birlikte iCihazlarda göze görünür bir performans artışı olmuştu. iOS 7’nin çok ağır kalan “fading” animasyonlarını hızlandıran Apple, bu sayede uygulama açılış hızlarını da attırmış oldu.

iOS 7.1 ile gelen tüm yenilikler için tıklayın.

Animasyonlar hızlandı

Eski jenerasyon olarak nitelendirdiğimiz iPhone 4‘te bu “fading” animasyonlardan dolayı inanılmaz bir yavaşlamaya yol açan iOS 7, kullanıcılardan olumsuz tepki almıştı. Apple bu sorunu çözmek ve iPhone 4 kullanıcılarının da gönlünü kazanmak için iOS 7.1 ile animasyonları hızlandırmış ve gözle görünü performans iyileştirmeleri yaptı.

Eğer iPhone 4 kullanıcıysanız iOS 7.1 güncellemesini şiddetle yüklemenizi tavsiye ediyoruz.

İşte iOS 7.1 ile uygulamaların açılış sürelerindeki yaşanan hızlanma

iCihazlar sürekli güncelleniyor!

Apple‘ın eski cihazlarına bile destek vermesi, iOS cihazların belki de bu denli popüler olmasında bir etken olabilir. Çünkü Apple cihazını alan kullanıcılar sürekli güncellemelerin geleceğini ve cihazlarının gelişeceğini biliyor. Bakalım Apple önümüzdeki yıllarda da eski jenerasyon cihazlarına hala güncelleme vermeye devam edecek mi?

:: iOS 7.1 ile iPhone 4’ünüz hızlandı mı?


iOS 7.1’in Benimsenme Oranı Yüksek

Apple‘ın Pazartesi günü yayınladığı iOS 7.1 sürümüne ilgi büyük oldu. Dünya çapında iOS cihaz kullanıcıları, yazılımlarını yeni sürüme güncellerken ABD’ye yönelik yapılan bir araştırma somut veriler ortaya koydu.

İlk 24 saat verileri

Chitika Insights şirketinin Kuzey Amerika‘yı baz alan çalışmasına gore iOS 7.1‘in benimsenme oranı ilk 24 saat içerisinde yüzde 5‘i aştı. 9 – 11 Mart tarihleri arasındaki iOS cihazlar üzerinden sağlanan web trafiği ölçümlerine dayandırılan araştırmada, iOS 7.1 kullanan cihazların toplam içindeki payı ilk günün sonunda yüzde 5.9 olarak belirlendi.

Güncelleyin…

Başta CarPlay, Siri ve iTunes radyo özellikleri ve geliştirmeleriyle dikkat çeken yeni sürümün ayrıntılarını buradaki haberimizde bulabilirsiniz. iOS 7.1 sürümünü cihazınızda “ayarlar“, “genel” ve “yazılım güncelleme” menülerini takip ederek yükleyebilirsiniz.

:: Güncellemeri yemen yükler misiniz yoksa tercihiniz biraz beklemek mi olur?

 

Twitter Çöktü!

Popüler mikroblog ağı Twitter, bugün akşam saatlerinde yaklaşık 30 dakika hizmet dışı kaldı. Siteye erişenler “Bakım nedeniyle hizmet veremiyoruz.” mesajını gördüler.

Dünya genelinde yaşanan bir sorun

Twitter Status adresinden çalışırlık durumunu kontrol edebilirsiniz. Bugünkü hizmet kesintisinin nedeni henüz bir açıklama yapılmadı. Hizmet kesintisi yalnızca ülkemizde değil, tüm dünyada görüldü. İnternet sitesi çalışmadığı gibi mobil uygulamalar da 30 dakika boyunca faaliyet göstermedi.

Ayrıntılar ortaya çıktıkça sizlerle paylaşacağız, takipte kalın.

Güncelleme:

Twitter, şirket blogunda yayınladığı gönderide çekirdek hizmetlerinde gerçekleştirilen planlı bir operasyonda beklenmedik sonuçlar aldıklarını ve işlemi geri çekip, kontrollü bir biçimde geri yükleme yaptıklarını ve hizmetin 20:47 itibariyle sorunsuz biçimde çalıştığını bildirdi.

:: Twitter’a erişebiliyor musunuz?