Dell Latitude E4300 İnceleme

Dell Latitude E4300 adlı dizüstü sistemi ile iş çevrelerini hedefleyen bir ürünü piyasaya sürdü. 2 kg’ın altında olan ve 13.3 inç LED aydınlatmalı bir LCD ekranına sahip olan bu ürün yüksek performansı ve uzun pil ömrü ile dikkat çekiyor.

Intel’in yeni nesil Centrino 2 platformuna sahip olan E4300, 2.4 GHz saat hızında P9400 işlemcisine sahip. Centrino 2 platformu esasında üç parçadan oluşuyor (Dell, Cep Canavarını Piyasaya Sürdü).

Bunlar işlemci, yonga seti ve kablosuz iletişim teknolojisi. Dell Latitude E4300, GS45 adlı bir yonga seti sayesinde epey performanslı olan birçok oyun ve yüksek çözünürlüklü videoları rahatlıkla çalıştırabilen Intel 4500 MHD grafik yongası ile donatılmış.

Bu yonganın diğer bir farkı, daha çok masaüstü sistemlerden bildiğimiz DDR3 teknolojisini de desteklemesi. Dell Latitude E4300, sahip olduğu 2 GByte DDR3 bellek sayesinde, yüksek performans değerlerine ulaşabiliyor.

Kablosuz haberleşme için Bluetooth teknolojisinin yanı sıra Dell Wireless 1510 WLAN modülü de kullanılmış. Bu modülün özelliği yeni nesil ve 802.11g’den 5 kat daha hızlı olan 802.11n teknolojisini desteklemesi.

 

#video_5100#

 

Dell Latitude E4300 yaptığımız testlerde bir hayli iyi değerler elde etti. Bu ürün PCMark testinde 3.587 skorunu elde etti. Bu skor ULV işlemcili dizüstü sistemlerle kıyasladığımızda (Asus UL30A: 2635, Exper EQ: 2320), Dell’in çokça yüksek değerler elde ettiğini söylemeliyiz.

Aynı ürünü üst performansa hitap eden dizüstü sistemlerle kıyasladığımızda (MSI GT729: 3805, Samsung R620: 3021), kafa kafaya bir yarışın içinde olduğunu belirtmek gerek.

Üründe beğendiğimiz bir özellik de Magnezyum alaşımına sahip olması. Testimizde 7.5 saat kesintisiz çalışan Dell Latitude E4300 Magnezyum alaşımı sayesinde epey stabil bir yapıya ulaşıyor. Buna ek olarak Firewire ve E-Sata port’unun da olması hoşumuza gitti (Dell, İş Yerlerini Yeniledi).

Parmak izi okuyucusu ürüne farklı bir güvenlik sağlıyor. Buna ek olarak IBM ürünlerde bildiğimiz ve klavyenin ortasında yer alan fare kontrolörünün yanı sıra, klasik Touchpad de unutulmamış. Bir hayli sessiz çalışan bu ürünün en büyük dezavantajı, 120 GByte kapasiteli bir sabit diske sahip olması.

 

 {pagebreak::Teknik Özellikler}

 

Dell Latitude E4300
Dizüstü Sistemi

Ekran: 13.3 inç LCD LED (1280×800)
İşlemci: Intel P9400 2.4 GHz
Bellek: 2 GByte DDR3
Ekran kartı: Entegre Intel 4500MHD
Sabit Disk: 120 GByte
Diğer: Bluetooth, 802.11 b/g/n, Parmak izi okuyucusu
Boyut: 310 x 217 x 25.4-29 mm
Ağırlık:  Minimum 1.5 kg

:: Pil ömrü mü yoksa performans mı? Diz üstü sisteminde en çok hangisine ihtiyaç duyuyorsunuz?

Atom’lar Hızlanıyor

Intel, Pine Trail kod adlı yeni Atom işlemcilerinine bir yenisini ekleyecek. Pazartesi günü resmi olarak piyasaya sürülecek olan modelin adı ise Atom N470.

1,83 GHz ile şu an piyasada bulunan N450′den daha yüksek bir saat hızına sahip olacak olan Atom N470, bir nebze de olsa daha hızlı netbook’ların piyasaya sürülmesini sağlayacak.

Yeni Atom’larda tümleşik grafik işlemci bulunuyor

Pine Trail ailesi büyüyor

Şu an piyasada bulunan en gelişmiş Atom olan N450, 1,66 GHz’lik saat hızına sahip.

Geçtiğimiz senenin sonlarında piyasaya sürülen Pine Trail serisi Atom işlemciler, bünyesinde tümleşik grafik işlemci barındırıyor.

:: Netbook’ların performansından memnun musunuz?

Sahte Yazılıma Dikkat

Microsoft, kendi anti-virüs programı olan “Microsoft Security Essentials” kullanıcılarını, benzer bir ad taşıyan sahte bir yazılıma karşı uyardı.

“Security Essentials 2010” adlı sahte anti virüs yazılımı aslında Win32/Fakeinit adlı bir trojan içeriyor.

Sahte yazılımın görüntüsü bu şekilde

Sahte isme dikkat

Yazılım yüklendiği zaman, sahta bir virüs tarayıcısı devreye girerek, önemli uygulamaları ve süreçleri belirleyip kapatıyor.

Microsoft, Security Essentials’ın sadece resmi siteden indirilmesi gerektiği konusunda kullanıcılarını uyarıyor.

:: Microsoft Security Essentials kullanıyor musunuz?

Açılışta İstediğiniz Uygulamalar Çalışsın

Akıllı telefonunuzun özelliklerini tam anlamıyla kullanan bir kullanıcıysanız, muhakkak ki her gün etkin bir şekilde kullandığınız bazı yazılımlar vardır. Bu uygulamaların telefonunuz her açıldığında başlamasını ve hatta destekli yazılımlarda rutin haline gelen işlerin otomatik olarak gerçekleştirilmesini sağlayabilmeniz mümkün.

ExeMaster isimli yazılım, telefonu ilk başlattığınızda çalışmasını istediğiniz yazılımları konfigüre edebilmenize olanak tanıyor. Tek yapmanız gereken otomatik olarak çalışmasını istediğiniz üçüncü şahıs yazılımları veya sistem uygulamalarını seçmek ve başlatma listesine eklemek. Ancak otomatik başlatma özelliği bulunan uygulamaları yazılımın arayüzünden devre dışı bırakmak gibi bir özelliğin bulunmadığını da belirtelim.

{pagebreak::Ayarlar Ve Uygulama Ekleme}

Ayarlar Ve Uygulama Ekleme

Programın arayüzü oldukça sade tasarlanmış. Add application adımından listeye eklemek istediğiniz yazılımlara ulaşabileceğiniz ekrana erişebiliyorsunuz. Settings seçeneğindeyse düzenleyebileceğiniz spesifik bir ayar bulunmuyor. Buradan yazılımın iki farklı dil seçeneği (Rusça ve İngilizce) arasından seçim yapabiliyorsunuz.

{pagebreak::Çalıştırma Seçenekleri}

Çalıştırma Seçenekleri

Add application adımına girdiğinizde karşılaştığınız ekran ise bu şekilde. Buradan Application seçeneğini kullanarak istediğiniz yazılımı seçebiliyorsunuz. Ayrıca programın başlangıçta açılması, arkaplanda çalışır hale getirilmesi gibi ayarlamalar da yapabiliyorsunuz.

{pagebreak::Yazılımları Listeleme}

Yazılımları Listeleme

İşlem atamak istediğiniz uygulamaları seçebileceğiniz ekran bu şekilde. Buradan hem sistem uygulamalarını hem de yüklediğiniz yazılımları görebiliyorsunuz. Ayrıca ekranın altına konumlandırılan küçük bir arama çubuğu erişmek istediğiniz uygulamayı kolayca bulabilmeniz açısından büyük kolaylık sağlıyor.

Tüm OS9 çekirdeğini taşıyan Symbianlı akıllı telefonlar ile uyumlu çalışan yazılımın deneme sürümüne burada yer alan sayfalardan erişebilirsiniz.

:: Yazılım hakkındaki sorularınız SDN Forumlarında sorun.

Oyun Teknolojilerinin Geleceği

Video oyun sektörünün günümüzdeki hali, deyim yerindeyse panayır alanı gibi. Birçok farklı platformda birçok oyun, kullanıcılara keyifli anlar yaşatmayı başarıyor. Günümüz PC‘leri tek başına oyun istasyonları olarak yeterli gelmediği için, konsollar da hiç olmadığı kadar ön plana çıktı.

Bu da şüphesiz ki geliştiricilerin işine yarıyor. Geliştirdikleri oyunu birçok farklı platformda sunan geliştiriciler, bu sayede aynı oyundan farklı şekillerde paralar kazanabiliyor. Böylece ortaya güzel bir kâr oranı çıkıyor. Geliştirici de, yeni geliştireceği oyuna daha fazla yatırım yapıyor.

Bu kısır döngü aslında pek de kısır değil. Zira döngü her tamamlandığında, sektördeki her elemente yeni bir şeyler kazandırıyor. Yapımcıya para, oyuncuya keyif, geliştiriciye olanak sağlıyor. 10 sene önce oynadığımız oyunlar o zamana göre ağzımızı sulandırıyordu, fakat şimdi ise ne kadar ilkel bir teknoloji olduğunu düşünüyoruz. İşte bu da bahsettiğim bu döngünün yol açtığı bir olgudur.

{pagebreak::Hedef 3 Boyut}

Hedef 3 Boyut

Şimdi oyun dünyası yine bir dönemece girdi. Esasında dönemece girdi demek eksik olur, çünkü aslında oyun dünyası, çok dönemeçli bir yola girdi. Eskilerde sadece belli virajları alan sektör şimdi sürekli virajlarda gidiyor. Bu seferki dönemeç ise bizi 3 boyutlu oyunlara götürecek.

Fakat öncesinde bir ara durak var; hareket algılayıcıları! Hareket algılayıcıları esasında doksanlı yıllarda Atari ile birlikte evimize girmişti. Hatırlayanınız olacaktır elbette, televizyonumuzda uçuşan ördekleri Atari silahıyla avlamak hangimizi şaşırtmadı ki?

Şimdi devir değişti. Haliyle Atari de değişti. Yerini Nintendo Wii‘ye, Sony PlayStation serisine, Microsoft Xbox 360‘a bıraktı. Wii ile yeniden alevlenen bu akım, Sony’nin yeni hareket algılayıcısı ile popülerliğini pekiştirecek. Sony’nin yeni hareket algılayıcısı demişken, ürünün ismi halen daha netlik kazanmış değil.

Arc ya da Gem isimlerinden birisi düşünülen yeni cihaz in le birlikte Sony, böylece Microsoft’un Natal‘ına cevap vermiş oluyor. Microsoft’un Natal’ından bahsedelim biraz. 2010 yılının son çeyreğinde piyasaya sürülmesi beklenen ve Xbox 360’ın bir üst versiyonu olacak olan Project Natal, hiçbir aygıt kullanmadan, ellerimizle oyun oynama deneyimini bizlere sunmayı vadediyor.

Gerçekten hayallerin ötesinde bir durum gibi gözükse de Project Natal, 2010 yılının sonlarında, hiç olmadı 2011 yılında oyun dünyasına demir atacak.

{pagebreak::Beklentiler}

Beklentiler

Mevcut konsolların yanında bir de PSP, Nintendo DS gibi el konsolları var. Bu konsollar ise taşınabilirliği ile ön plana çıkıyor ve oyunsevere yolda, otobüste, her yerde oyun oynama imkanı sunuyor. Durum böyle olunca gelecekte piyasaya çıkacak konsollardan da beklentiler artıyor.

Geliştiriciler, beklentilerin arttığından haberdar. Dolayısıyla ortaya çıkacak ürünlerin de hayal kırıklığı yaratması zor gözüküyor. Microsoft ve Sony, geleceğin oyun sektörüne damgasını vuracak olan iki firma diyebiliriz. Zira artık neredeyse bu iki firma sektöre yön veriyor. Oyun geliştiricileri de modern teknolojilere anında uyum sağlayabiliyor.

Evet, ara duraktan kalkıyoruz artık ve asıl varmamız gereken durağa yol alıyoruz: 3 boyutlu oyun deneyimi! 3 boyut teknolojisi uzun süredir teknoloji dünyasında yer alıyor. Pasif gözlükler aracılığıyla yılbaşı gecelerinde 3 boyut deneyimini yaşamış bir neslin devamı olarak, yeni nesil 3 boyut dünyasına da hazırız.

{pagebreak::Sinemalara Taşınan 3D}

Sinemalara Taşınan 3D

Artık sinema salonlarında 3 boyut deneyimi giderek popülerleşiyor. Dolayısıyla bu yeni sektörün oyun sektörüne dallanıp budaklanması hiç de beklenmedik bir durum değil. 3 boyutlu oyunlar için gerekli olan ön teknoloji şüphesiz ki 3 boyutlu görüntü desteği sunan monitörler. Oldukça uygun fiyatlara bu monitörlerden elde etmek mümkün. Artık dizüstü bilgisayarlarda bile 3 boyutlu ekran teknolojisi mevcut.

Dolayısıyla bu teknolojinin basamakları arasında yer alan donanım desteği, sanılandan çok daha kolay bir şekilde sorun olmaktan kurtarılabilir. Yazılım desteği ise geliştiriciler tarafından aşılacak bir konu. Yeni nesil ekran kartlarının derinlik kazandırma özellikleri ise pek sorun olmayacak gibi gözüküyor. Piyasada belli başlı oyunlar 3 boyutlu teknoloji deneyimini bizlere sundu bile.

Bu deneyimlerden gözlemlediğimiz, sektörün gerçekten de güzel bir yolda ilerlediği diyebiliriz. İlk aşamada monitörden içeriye doğru kazandırılan derinlik hissiyatı, gelecek yıllarda 180 derece yön değiştirecek ve monitörden dışarıya doğru kazandırılacak. Bu sayede bir alan derinliği ortaya çıkacak.

Aktif gözlükler sayesinde dışarıya kazandırılacak olan derinlik hissiyatı, oyuncunun monitöre olan uzaklığı ile daha da önem kazanacak. Tüm bu hesaplamalar ve teknik ayrıntılar, kullanıcıya eşsiz bir deneyim sunacak.

{pagebreak::Yüksek Çözünürlük}

Yüksek Çözünürlük

Artık günümüz oyunlarının hemen hepsi HD, yani yüksek çözünürlüklü monitörleri destekleyecek şekilde geliştiriliyor. HD oyun oynama lüksü kelimenin tam anlamıyla bambaşka bir keyif. Tabii ki sadece PC platformu değil, konsollar da bu teknolojiden nasibini alıyor. Sony’nin PlayStation 3‘ü yıllardır kullanıcılarına HD oyun deneyimini yaşatıyordu.

Xbox 360 da HD teknolojisini destekleyerek kullanıcıya hoş vakit geçirtiyordu. Bu alanda geride kalan Nintendo Wii ise, treni yakalamış gibi gözüküyor. Henüz söylenti aşamasında olsa da Nintendo, Wii’nin HD versiyonunu önümüzdeki iki sene içerisinde piyasaya sürecek gibi gözüküyor. Söylentilerin kaynağı ise oldukça sağlam.

PC platformuna dönersek, önümüzde yine harika projeler olduğunu görüyoruz. Crysis piyasaya sürüldüğünde oyun dünyasında bomba etkisi yapmıştı adeta. Crysis ile fizik motorları çağ atlamış, yeni nesil oyunların da, mevcut teknolojilerini geliştirmesi için ön ayak olmuştu. Şimdi sırada Crysis 2 var ve yeni fizik motoru ile birlikte oyun dünyası yeni bir çağ atlamanın eşiğinde duruyor.

Artık yapımcılar, oyunların sinema filmi gibi olmasını istiyor. Dolayısıyla geliştiriciler de hikayeye ve müziklere ağırlık veriyor. Bu alanda grafik işlemeleri için mevcut teknolojiler tercih ediliyor. Crysis 2 gibi oyunlar da, yeni nesil oyunların grafik sorununu ortadan kaldıracak ve tüm bunların sonucunda oyuncuya, eşsiz oyun deneyimleri sunacak.

:: Siz oyun sektörünün geleceğini nasıl yorumluyorsunuz?

Mobilde Moda, İşletim Sistemleri

Norveçli araştırma ve rehberlik şirketi Integrasco, sosyal ağlarda hangi konuların konuşulduğuna dair detaylı bir araştırma yaparak, günün modasının nabzını tutmaya çalışmış. Sonuçların mobil dünyayı ilgilendiren kısmına bakınca, özellikle 2009 yılının en önemli mobil olayı sayılabilecek işletim sistemleri savaşının sosyal ağlarda da mobil cihazlara dair en çok konuşulan konu olduğunu görüyoruz. Buradan çıkan sonuca göre Android % 40 ile en popüler olurken onu % 33 ile Microsoft‘un mobil işletim sistemleri ve % 14 ile Symbian izliyor.

Önceki yıllarda yapılan araştırmalara baktığımızda, 2007 ve 2008 yılları megapiksel yarışlarının kıyasıya sürdüğü bir yıl olmuştu. Bu dönemde güçlü çoklu ortam özellikleri ile ön plana çıkan Sony Ericsson ve Nokia en etkin iki isim olurken, Symbian da pastanın % 50’lik dilimini oluşturuyordu.

Bugüne baktığımızda ise güçlü donanıma sahip akıllı telefonların, özellikle de Androidli mobil cihazların ön planda yer aldığı görülüyor. HTC Hero ve Motorola Droid gibi cihazlar ile adından sıkça söz ettiren bir işletim sistemi haline gelen Android, Nexus One ile adeta tavan yaptı. Mobil dünyadaki olayları ve gelecekte yaşanabilecek muhtemel gelişmeleri tüm detayları ile ortaya koyan bu araştırma sonuçlarının, bulunduğumuz yıl içersinde nasıl ve hangi yönde değişim göstereceğini ise piyasaya dahil olacak yeni oyuncuların gücü gösterecek.

:: Mobil cihazlarda öncelikli aradığınız detay hangisi?

Android’e Flash Kısıtlaması

Windows Mobile’a artık destek vermeyeceğini açıklayan Adobe artık sadece Windows Phone 7 Serisine odaklanacağını belirtmişti. Bu durum kullanıcıların canını sıksa da duruma gerekçe olarak, Microsoft’un Windows Mobile 6.5’i düşük sistem kaynaklarına sahip cihazlarda kullanmaya devam edecek olması ve bu cihazların düşük performansları ile olumsuz sonuçlara sebep olabileceği gösterilmişti.


Android’in ete kemiğe büründüğü en başarılı ve en çok satan cihazlardan birisi HTC Hero.

Benzer bir durum da Android işletim sistemine sahip akıllı telefonlar için geçerli. Adobe, daha önce de yaptığı açıklamalarda, hem yazılımsal hem de donanımsal anlamda en alt seviye olarak belirlenen kıstasları taşımayan cihazlarda, flash desteğine olanak tanımayacaklarını belirtmişti. Donanımsal anlamda ARM Cortex-A9 veya denk işlemcileri (Qualcomm Snapdragon, TI OMAP3) zorunlu kılan Adobe, 50 MB ramin altındaki cihazlarda da flash kullanımının mümkün olamayacağını ifade ediyor. Bu durum sonrasında HTC Hero, Motorola Cliq, Samsung i7500 Galaxy gibi cihazların flash desteğinden legal olarak mahrum kalması şimdiden kesinleşmiş oldu.

:: Bu durum Androidli telefon tercihinizde bir değişime yol açacak mı?

Sony: PlayStation 4 İçin Acele Etmeyin

Sony‘in ünlü konsolu PlayStation 3‘ün PS2‘in başarısını yakalayamaması nedeniyle, oyun ve teknoloji dünyasın PS4‘ün dedikoduları dönmeye başlamıştı.

Bu durumu savunanların elindeki en büyük kanıt ise, PS3‘in Sony tarafından hedeflenen üç boyutlu oyun teknolojisine tam olarak uygun olmamasıydı.


Kratos PlayStation 3’ün en büyük kurtarıcısı olacak

Yeni konsol için daha çok gerken

Ancak, Uncharted 2, Heavy Rain ve önümüzdeki haftalar da çıkacak olan God of War 3 sayesinde altın çağını yaşayacak olan PS3, daha emekli olmaya hazır değil. Amerikan Sony’in CEO’su Jack Tretton verdiği bir röportajda PlayStation 4 ile ilgili fikirlerini söyledi.

Şu andaki konsollarının gayet iyi olduğunu söyleyen yönetici, PlayStation 3‘ün ötesini şimdilik göremediğini de belirtti. Tretton‘a göre PS4‘ün piyasaya çıkması için daha 5 ile 7 yıl arasında bir zaman gerekiyor.

:: PlayStation 3 sizce  yeterli bir konsol mu? Sony’in açıklamasını yerinde buluyor musunuz?

 

Dünyanın En Küçük MP3 Oynatıcısı

Çaya attığınız iki şeker kadar büyük olan, küp şeklinde bir MP3 oynatıcıya ne dersiniz? Öyle bir MP3 oynatıcı ki, onunla yaşayacağınız en büyük sorun, boyutları itibariyle kolayca kaybedilecek olması…

 

Ürün, bizi şaşırtmayacak biçimde Japonlar tarafından yaratılmış ve 4 GB’lık müzik dosyası depolayabiliyor. Kulaklık gibi takılıp kullanılabiliyor veya USB bağlantısı ile dizüstü PC’ye bağlanabiliyor. İlginç model, Thinkgeek sayfasında, kendisine 80 dolardan alıcı arıyor.

:: Bu boyutta bir MP3 çaları, gönül rahatlığı ile satın alabilir misiniz?

Windows Phone 7 Eskilere Uğrayacak mı?

Microsoft, yeni nesil mobil işletim sistemi olan Windows Phone 7‘nin tanıtımının ardından kullanımına dair ipuçları veriyor. Bunlardan biri ise eski cihazlarda da Windows Phone 7’ye terfi edilebilme imkanının verilecek olması. Eğer Microsoft ile Windows Mobile 6.5 kullanan donanımların üretici firmaları arasında anlaşma sağlanırsa eski sürümdeki işletim sistemleri Windows Phone 7’ye terfi ettirilebilecek.

:: Windows Phone 7’yi tanıtımlardan izlediğiniz kadarıyla beğendiniz mi?

Steve Jobs’dan Telefon Var

Apple’ın iTunes servisinden 10 milyarıncı şarkıyı indirerek yarışmayı kazanan isim olan Louie Sulcer, bir başka heyecanı daha aynı anda yaşadı. Bu haberi internetten daha önce telefon aracılığı ile öğrenen Sulcer‘ı arayan isim ise Apple CEO’su Steve Jobs‘dı.

Telefonu açtığında “Ben Apple’dan Steve Jobs” cümlesi ile karşılaşan talihli müşteri en başta inanmadığını ve kısa süreli şok geçirdiğini ifade etti.

Louie Sulcer bugüne kadar iTunes’dan yaklaşık 900 adet şarkı indirmiş ve bunlardan bir tanesi iTunes’dan indirilen ve on milyarıncı şarkı olan Johnny Cash‘in Guess Things Happen adlı parçası olmuştu.

:: Siz böyle bir telefona inanır mıydınız?

Oyun Macerasına İnternette Devam Edin

2

Ülkemizde her ne kadar, yasaklarla anılsalar da tarayıcı (browser) tabanlı oyunlar tüm dünyada büyük bir ilgi görüyoruz.

Sadece 5-6 yıl önce hayatımıza giren bu yapımlar, zamanla o kadar geliştirler ki, Star Wars Combine gibi örnekleri DVD‘i oyunlarla yarışacak hale geldi.


Kendinizi kaptırmazsanız tarayıcı oyunları eğlencelidir

Pahalı bir bilgisayara gerek olmadan oynayacağınız bu oyunlar, eğer kendinizi fazla kaptırmasanız hem sosyalleşmenizi sağlıyor hem de sizi eğlendiriyor.

Sizin için türünde başarılı 8 tane browser tabanlı oyunu bir araya getirdik. İşte uzay savaşlarından, araba yarışına tarayıcı oyunları.

{pagebreak::Herşey bu oyunla başladı }

Herşey bu oyunla başladı

Ogame adını duymayan yoktur. Bundan 5-6 sene önce yavaş yavaş duyulmaya başlayan site, tarayıcı üzerinden de oyun oynanabileceğini tüm dünyaya göstermişti.


www.ogame.org

Bu yapımda kendi gezegeninizi yönetip diğer oyuncuların dünyalarına saldırıyorsunuz. Başka oyuncuların, gezegenlerini yağmalayabileceğiniz yapım uzayda geçiyor.

Ogame’de fatih, ekonomik güç ya da savunma devi başlıklı üç ana stratejiyi seçiyorsunuz. Çizdiğiniz stratejiye göre yüzlerce gerçek oyuncuyla savaşıyor ve onları yenmek için uğraş veriyorsunuz.

{pagebreak::Vampirler mi yener kurt adamlar mı?}

Vampirler mi yener kurt adamlar mı?

 

Twilight ile başlayan Vampir furyası tüm dünyayı sardı. Bitefight bu filmden oldukça eski bir oyun. Burada, kendinize vampir ya da kurt adam bir karakter yaratıyorsunuz.


www.bitefight.org

Bu iki ırkın özellikleri bir birinden farklı. Karşı ırka mensup oyuncularla savaşıp kazandığını tecrübe puanlarına göre karakterinizi geliştiriyorsunuz.

Tabii iki ırkın da fantastik güçleri ve zayıflıkları bulunuyor. Başka arkadaşlarınıza davet yollayıp onları ısırabiliyorsunuz. Isırılan oyuncular ise çeşitli bonus yeteneklere sahip oluyor.

{pagebreak::Sanalda mafya olmak ayrı güzel }

Sanalda mafya olmak ayrı güzel

 

Omerta adını, mafyaya girerken edilen sadakat yemininden alıyor. Bu tarayıcı tabanlı oyun, basit yapısına rağmen bir mafya filminde görebileceğiniz her şeye sahip.


www.omerta.com

Ufak işler yaparak başladığınız oyunda, araba çalabiliyorsunuz, suikast düzenleyebiliyorsunuz ve haraç topluyorsunuz. Zamanla paranız artıkça, kendinize ev, yat, pahalı silahlar ve kumarhane gibi yerler açabiliyorsunuz.

Omerta’nın en ilginç yanı ise bir kere öldünüz mü karakterinizin artık kullanılmaz hale gelmesi. Bu yüzden yeni bir karakterle tekrar hayatın başına dönüyorsunuz.

{pagebreak::Profesyonel Flash oyunların adresi }

Profesyonel Flash oyunların adresi

Flash ile yapılmış oyunlar ilginizi çekiyorsa Armorgames.com size aradığınızın fazlasını sunacak. Siteden dünyanın en zor oyunu da dahil binlerce çeşit yapıma ulaşabiliyorsunuz.


www.armorgames.com

Spor, strateji, aksiyon gibi başlıklar altında toplanan bu oyunların bazıları o kadar profesyonelce hazırlanmış ki, içlerine dublaj ve videolar bile eklenmiş.

Armorgames‘de farklı kullanıcılarla aynı zamanda oynayabileceğiniz birçok oyun da bulunuyor.

{pagebreak::En sonunda Türkler uzayda }

En sonunda Türkler uzayda

Swon 6 tamamen Türk girişimciler tarafından geliştirilmiş bir oyun. Temelde Ogame‘in yerli versiyonu gibi dursa da içerik olarak bu oyundan bir hayli farklı. Yapım savaşlardan çok strateji ve ekonomik yönetime önem vermiş.


www.swon6.com

Swon 6‘nın Ogame’den en büyük farkı ise, kendi uzay geminizi tasarlayıp modifiye edebiliyorsunuz. Sitede bulunan ve arka planda gözüken resimler ise yine Türk resamların elinden çıkma.

{pagebreak::Star Wars tarayıcılarda }

Star Wars tarayıcılarda

Ünlü Star Wars filminin tarayıcı bazlı bir oyunun yapılmayacağını düşünmek herhalde naiflik olurdu. Diğer tarayıcı oyunlarına kıyasla bu yapım çok daha geniş ve neredeyse bir MMPORG kadar detaylı.


www.swcombine.com

Dünya çapında milyonlarca hayranı olan bu evren en iyi şekilde yansıtılmış. Star Wars Combine‘da kendinize bir karakter yaratıyorsunuz ve bunun browser üzerinden kontrol ediyorsunuz.  

Uzay savaşları, farklı meslekler gibi detaylar oyunun içerisinde bulunuyor.

{pagebreak::Ortaçağın savaşlarına alternatif bakış}

Ortaçağın savaşlarına alternatif bakış

 

Klanlar.org, köy ve ordu oluşturup savaştığınız bir oyun. Yapım Türkler tarafından hazırlanmış.


www.klanlar.org

Oyuncular ittifak kurup başka köyleri ele geçirebiliyor. Oyunda gelişmek için belirli madenlere sahip olmanız gerekiyor.

Ekonomik, teknolojik ve askeri anlamda en güçlü olan oyunlar top 100 listesine girebiliyor.

{pagebreak::Araba yarıları internete taşındı }

Araba yarıları internete taşındı

Tarayıcı tabanlı oyunlar arasında, uzay savaşından, ortaçağ çatışmalarına hatta fantastik oyunlara kadar birçok tür bulunuyor. Araba yarışları da bu furyadaki yerini almış.


www.metaldamage.net

Metaldamage.com adlı yapımda kendinize bir araç yaratıyorsunuz. Otomobilinizi zamanla geliştirip yarışlara katılıyorsunuz ve başka oyunların araçlarını geçmeye çalışıyorsunuz.

:: Bu tarz tarayıcı tabanlı bir yapımı oynadınız mı? Oluşturduğumuz listedeki favori oyununuz hangisi?