Canınız Call Of Duty Çekecek

10 Kasım 2009‘da, tüm dünyada aynı anda satışa çıkacak olan Call of Duty: Modern Warfare 2 için yeni bir trailer yayınlandı. Yalnızca multiplayer odaklı olan videoda, Capture the Flag modu gün ışığına çıkıyor. Grafiklerin yanısıra, atmosferin de bir hayli başarılı olduğu yapımda, oynanış da dikkat çekiyor. Yeni silahlarla zenginleştirilen oyunda, vuruldukça kaskınınızın camına kaç sıçrıyor. Oyunun kutusunun sol alt köşesinde bulunan ESRB reytingi ise “M” olarak belirlenmiş. Bunun anlamı, Modern Warfare 2, 17 yaş ve üstü kullanıcılar için satışa sunulacak.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/11043/t_modernw2_flagr_mp_gp.flv#

Daha satışa sunulmadan, “Yılın Oyunu” adayları arasında favori gösterilen Call of Duty: Modern Warfare 2, PC, PlayStation 3 ve Xbox360 platformlarında yer alacak.

:: Call of Duty serisi hangi yönüyle ilginizi çekiyor?

JBL On Time 200ID İncelemesi Video

1

Binlerce şarkıyı yanınızda taşımanızı sağlayan iPod ve iPhone gibi mobil cihazlar, net ve kaliteli sesi size sadece kulaklıklar sayesinde sunacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu cihazlar için geliştirilen ses sistemleri, giderek daha fazla ilgi görüyor.

JBL On Time 200ID de bu ürünlerden biri. Ses konusun önemli bir tecrübeye sahip olan JBL, sadece güçlü ve kolay taşınabilen bir ses sistemi değil, aynı zamanda hem ofisinizde hem de evinizde duracak çok şık bir aksesuar üretmiş.

iPhone Kullanıcıları Dikkat

Ürün, her ne kadar iPhone ile çalışıyor olsa da buna “sadece çalışıyor” diyelim. Çünkü JBL On Time 200ID‘nin asıl hedefi iPod‘lar. iPhone, aynı zamanda bir telefon olduğu için baz istasyonundan aldığı sinayeller, bu hoparlörler sayesinde müthiş bir gürültü kaynağına dönüşüyor.

O nedenle iPhone‘u uçuş moduna geçirerek (bir nevi telefon özelliğini iptal ederek) bu cihazı tüm fonksiyonlarıyla olmasa da kısmen kullanabiliyorsunuz.

Videoyu İzleyin

#video_4912#

JBL On Time 200ID‘yi bir süre test ettiğimiz ofisimizde, yaşadığımız deneyimleri yukarıdaki videoda sizlerle paylaştık.

{pagebreak::Teknik Özellikler ve Fiyat}

Teknik Özellikler ve Fiyatı

JBL On Time 200ID

Ses gücü: 2x6Watt
Frekans aralığı: 70Hz – 20kHz
Girişler: AM/FM Anten, AUX (3.5mm (1/8″)), USB
Tam desteklenen modeller: iPod Nano G3, iPod Classic, iPod Touch and iPod Shuffle
Ağırlık: 700 Gram

Ürünün fiyatı: 404 Dolar (KDV Dahil)

:: Bu cihaz, iPod’unuza yakışır mı?

Batman İçin NVIDIA PhysX Videosu

25 Ağustos’da PlayStation 3 ve Xbox360 için satışa sunulan Batman: Arkham Asylum, 18 Eylül’de PC platformu için Avrupa’da raflarda yer bulacak. Henüz bilgisayar kullanıcılarıyla buluşamayan Batman’in yeni oyunu için özel bir trailer yayınlandı. PC platformunda NVIDIA’nın PhysX teknolojisini kullanan yapım için yayınlanan videoda, yapımda bulunan fizik etkileşimleri göz önüne seriliyor.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/10111/t_batmanaa_nvidiashowcase.flv#

Parçalanmalar, patlamalar ve çeşitli fizik etkileşimleriyle zenginleştirilen oyunun şimdiye dek aldığı puanlar bir hayli yüksek. Sıradışı bir aksilik olmazsa, PC platformunda da yılın en iyi yapımlarından biri Batman: Arkham Asylum olacak. Ayrıca Yarasa Adam’ın 23 yıllık video oyunu geçmişine baktığımızda da, daha iyi puanlarla ödüllendirilen bir yapım göremiyoruz.

:: PhysX teknolojisiyle, NVIDIA’nın rakiplerine üstünlük sağladığını düşünüyor musunuz?

Apple Final Cut Studio’yu Güncelleştirdi

Final Cut Studio‘nun Final Cut Pro 7 uygulaması Apple’ın ProRes kodlayıcı/kod çözücü ailesini neredeyse her tür iş akışını destekleyecek şekilde genişletmiş bulunuyor. Bu uygulama ayrıca tek adımda çeşitli biçimlerde çıkış almayı sağlayan Easy Export ve gerçek zamanlı işbirliği için iChat Theater desteğini de kapsıyor.

Apple ayrıca Final Cut Studio’nun varlık yönetimi ve otomasyon aracı olan Final Cut Server 1.5’u da tanıttı.

 

Motion 4 buna karşın çarpıcı hareketli grafikler ve görsel efektlere olanak tanıyan 3B gölgeler, yansımalar ve alan derinliği gibi geliştirilmiş araçları içermesi ve Soundtrack Pro 3 post-prodüksiyon verimliliğini artırarak yeni çok kanallı ses araçları sunması ile ilgi çekiyor.

Color 1.5, tam renk çözünürlüğünde daha iyi Final Cut Pro entegrasyonu ve desteği içermesi ile dikkat çekiyor. Compressor 3.5 uygulamasına eklenen yeni özellikler, dışa aktarma seçenekleri kurmayı ve özelleştirmeyi kolaylaştırıyor.

:: Bu uygulamalardan en çok hangisini kullanıyorsunuz?

Günün Bedava Yazılımı: Sothink iPod Video Converter

Sothink iPod Video Converter yazılımı ile filmlerinizi mpeg ve mp4 formatlarına dönüştürebilirsiniz. Yazılım birden fazla videoyu aynı anda dönüştürebilir. Yazılım ile aynı zamanda ses dosyalarınızı da dönüştürebilirsiniz. MP3, WMA, WAV, M4A, AAC, APE, CUE formatlarını iPod MP3 ve M4A dönüştürebilir.

Şartlar ve Koşullar

Bu ürün “Olduğu Gibi” sunulmaktadır. Herhangi bir garanti verilmemektedir. Yazılımdan kaynaklanacak tüm hatalar indiren kişinin sorumluluğundadır. Yazılımın ticari amaç için kullanılması yasaktır. Yazılım tamamen bireysel kullanıcılar için ücretsizdir.

Not: Yazılımı 03.09.2009 Saat: 10:00’a kadar etkinleştirmeniz gerekmektedir.

{pagebreak::Yazılımı İndirmek İçin Tıklayın}

Yazılımı İndimek İçin Tıklayın

Kurulum

:: Yukarıdaki bağlantıya tıklayarak dosyayı indirin.
:: Sıkıştırılmış dosyayı açın.
:: Açılan klasör içerisindeki Setup.exe dosyasını çalıştırarak kurulumu yapın.
:: Kurulum sonunda verilen kullanıcı adı ve lisans kodu ile etkinleştirin.
:: Kurulum işlemi tamamlanmıştır.

Yazılımın Künyesi

Adı: Sothink iPod Video Converter
Dosya Boyutu: 17.5 MB
Firma: Sothink
İşletim Sistemi: Windows XP/Vista/2003 Server; Intel PII ve üstü(P4 veya K8 önerilir); 128 of RAM ve üstü
Dili: İngilizce
Yarınki Fiyatı: 24.95 Dolar
Bilgi İçin: GOTD

:: Yazılım hakkındaki soru ve görüşlerinizi buradan paylaşın.

Yazan: mila12

 

Linux’tan Korkmayın!

Her şeyden önce Linux, bir işletim sistem ideğil, açık kaynak kodlu bir işletim sistemi çekirdeğidir. Çeşitli kurumların Linux dağıtımlarını piyasada bolca bulabilirsiniz. Windows‘un kapalı bir işletim sistemi olması sizi ondan soğutuyorsa, veya Mac size kullanışsız geliyorsa, şansınızı Linux dağıtımlarında deneyebilirsiniz. Her türlü yeniliğe açık olan Linux, az bir kod bilgisi ile kullanıldığında ne kadar yetenekli olabileceğini gösteriyor.

Uzun süre Windows kullandıktan sonra Linux’a geçmek biraz zorlu bir süreç olarak görülmektedir. Gerçekten de yıllarca Windows kullanmış olan birisinin Linux’a ayak uydurması biraz zaman alabilir. Fakat her zaman bu sürecin travmatik olması gerekmiyor. Windows’tan Linux’a geçmeyi düşünenler için, işe yarayacağını düşündüğümüz bir yazı sunuyoruz.

{pagebreak::Dağıtım Nedir?}

Dağıtım Nedir?

Linux, Windows ya da Mac OS X serisi gibi tek başına satılan bir ürün değil. Piyasada Linux’ın birçok dağıtımı bulunmaktadır. Bu dağıtımlardan keyfinize ve kullanım amacınıza göre bir tanesini seçerek sisteminize Linux’ı kurabilirsiniz. Biz tabii ki Türk dağıtımı olan Pardus‘u öneriyoruz. Diğer popüler Linux dağıtımları ise Ubunutu, Fedora, Suse, Debian olarak sıralanabilir. Bunların dışında daha onlarca farklı dağıtım bulunabilir.

Hangi dağıtımı seçmeniz gerektiğine nasıl karar vereceksiniz? Bu sorunun cevabı aslında sizin kullanım amacınızda gizli. Kimi dağıtım donanımsal desteğe öncelik verirken, kimisi sadece multimedya üzerine yoğunlaşmış olabiliyor. Siz de, kendi kişisel kullanımınıza göre bu kararı kolayca verebilirsiniz.  

{pagebreak::Hangisinden Başlamalısınız?}

Hangisinden Başlamalısınız?

Ubuntu, açık ara en popüler Linux dağıtımıdır. Linux’a yeni başlayanlar için de en çok Ubuntu tavsiye ediliyor. OpenSuse ya da Fedora da, başlangıç seviyesindeki kullanıcılar için ideal dağıtımlar. Eğer Windows Mobile İşletim Sistemi’ne sahip bir cep telefonunuz varsa ve Linux kullanmakta ısrarcıysanız, Mandriva‘yı öneriyoruz.

Tüm hepsi bir yana, Türklerin geliştirdiği Pardus da Linux dağıtımları arasında iyi bir yere sahip. Hem Türkçe olması, hem de ilgili dökümanlarına kolay ulaşılabilir olması, Türk kullanıcılarının Pardus’u tercih etmesini sağlayan en önemli iki etkendir. Sonuç olarak Linux dağıtımlarının neredeyse hepsi, ortak bir çekirdek kullanıyor. Dağıtımlar sadece, bu çekirdeğin etrafını saran kısım olarak düşünülebilir.

{pagebreak::Masaüstü Ortamı}

Masaüstü Ortamı

Şimdi burada, Windows mantığından sıyrılıyoruz. Linux dağıtımlarının farklı masaüstü ortamları bulunmaktadır. Bunlar arasında en popülerleri Gnome ve KDE olarak adlandırılabilir. Zira bu ikisi en fazla Vista ve OS X serisine benzeyen masaüstü ortamlarından biri. Diğer ortamlara XFCE, LXDE örnek gösterilebilir.

Bir masaüstü ortamını yüklediğinizde, memnun kalmazsanız diğerini denemek isteyebilirsiniz. Bunun için tüm işletim sistemini baştan kurmanıza gerek yok. Hatta aynı makinede farklı masaüstü ortamlara sahip olabilme imkanına sahipsiniz.

{pagebreak::Kurulum}

Kurulum

Linux kurulumu farklı şekillerde yapılabilir. Live CD‘ler en pratik çözümken, sanal makineye kurulum da popüler bir kurulum tercihidir.

Live CD

Hangi dağıtımı yükleyeceğinize karar verdikten sonra, eğer elinizde kurulum CD‘si bulunmuyorsa, dağıtımın sitesine giderek bir .iso dosyası indirmelisiniz. Bu ISO dosyasını CD veya DVD’ye kaydetmeniz (yakmanız) gerekiyor. Sonra CD‘yi bilgisayarınıza takarak, işletim sistemini CD sürücü üzerinden boot edip çalıştırabilirsiniz.

Diğer

Windows’tan tam anlamıyla vazgeçmek istemeyebilirsiniz. Dolayısıyla sabit sürücünüzü birkaç farklı partisyona bölerek, partisyonlardan birine Linux dağıtımını kurabilirsiniz. Bir diğer seçenek ise, sanal makine kurarak, Windows üzerinden Linux çalıştırabilirsiniz. Fakat bu yöntem, az da olsa bir performans kaybına sebep olabilir.

{pagebreak::Dosya Sistemi}

Dosya Sistemi

Linux ile dosya yöneticisi açmak istediğinizde bir parça şaşırabilirsiniz. Zira Windows kullanıcılarının alıştığı yöntem, bilgisayar sembolüne tıklayıp C: sürücüsü içerisinde dolaşabilmektir. Dosya yöneticisinde “Program Files” gibi isimler yerine “opt“, “etc” gibi isimler bulunuyor. Linux uygulamaları kendilerini farklı dosyaların içerisine atmış olabilir. Hepsinin tek bir yerde toplanmasını beklemeyin.

Dosya yöneticisine alışmak biraz zamanınızı alabilir. Fakat zamanla dosyalanma mantığınızı anladığınızda konuyla ilgili herhangi bir sorun kalmayacaktır.

Evde Kalın

Tüm önemli klasörleriniz, dökümanlarınız, müzik ve video dosyalarınız, resimleriniz, hepsi Home adı verilen bir partisyonda tutulur. Oluşturduğunuz her kullanıcı adı, Home’da kendine ait bir parolaya sahiptir. Dolayısıyla bu bölgeye girerek kişisel dosyalarınızı güvenle saklayabilirsiniz.

{pagebreak::Root Olayını Anlamak}

Root ve Terminal

Tıpkı Windows’ta olduğu gibi, iki çeşit kullanıcı hesabı mevcuttur. Bunlar yönetici (adminstrator) ve normal kullanıcılar. Linux’un yöneticisine Root deniliyor. Sistem dosyalarını normal kullanıcılar değiştiremiyor, düzenleyemiyor. Bunu denediğinizde dosyalarda veya klasörlerde herhangi bir değişiklik olmadığını fark edeceksinizdir.

Terminal’den Korkmayın

Teknolojiyle içli dışlı olmayan kullanıcıların en çok korktuğu kelimelerin başında “Terminal” geliyor. Oysa ki terminal son derece basit bir kullanıma sahip olan komut satırı benzeri bir programdır. Linux komutlarını girdiğimiz yerdir Terminal. Linux’un dosya yapısından dolayı birçok profesyonel kullanıcı, dosyalar arasında gezinmektense Terminali kullanarak işlerini halletme yolunu seçer.

Siz de zamanla dosyalar arasında gezinmek, klasörlerle uğraşmak yerine Terminal‘e iyice ısınacak ve işlerinizi orada halletmeye başlayacaksınızdır. Zira bu şekilde, Linux’u daha etkin bir şekilde kullanabildiğinizi fark edeceksinizdir.

{pagebreak::Dosya Yönetimini Root Olarak Açın}

Dosya Yönetimini Root Olarak Açın

Terminalde grafik arabirimi olmadığından, kullanımı karışık gelebilir. Eğer grafik arabirimine alışmışsanız (ki Windows kullanıcıları sürekli grafik arabirimleriyle haşır neşir), bu alılşkanlığınızdan hemen vazgeçemeyebilirsiniz. Normal kullanıcı olarak bir dosya üzerinden değişiklik yapmanız gerektiğinde, bunu başarabilmek için, Terminal‘i Root olarak çalıştırmanız ve dosya değişikliklerini Root ile Terminal’den yapmanız gerekiyor.

Eğer Gnome Masaüstü Arabirimi kullanıyorsanız, Terminal’e “sudo nautilus” yazdığınızda, yetkilendirilmiş bir dosya yöneticisi açılacaktır. İşlerinizi buradan da halletmeye çalışabilirsiniz.

{pagebreak::Yeni Uygulamalar yüklemek}

Yeni Uygulamalar Yüklemek

Belki de Linux ile ilgili en çok sorulan sorulardan biri de yeni uygulama kurulumunun nasıl olacağıdır. Windows ve OS X‘tekinin aksine, birçok Linux dağıtımı grafik editörü, Office yazılım paketi, mesajlaşma yazılımı ve bunlar gibi daha birçok uygulama ile birlikte geliyor. Oysa ki diğer işletim sistemlerinde her bir uygulamayı tek tek kurmanız gerekiyordu.

Ana menüde “package manager“, Türkçe adıyla “paket yöneticisi” bir uygulama bulunur. En ünlü paket yöneticileri Synaptic ya da Yum‘dur. Bu uygulamalar, sisteminize kurulu olan tüm dosyaları gösterirler. Pardus’taki paket yöneticisinin adı Pisi’dir.

{pagebreak::Sorun Çözümleri}

Görüntü Sorunları

Sıra dışı ekran davranışlarına şahit oluyorsanız (Örneğin OpenOffice‘te dökümanların ortadan kaybolması gibi) ve Nvidia veya AMD ekran kartlarından birini kullanıyorsanız, ekran kartınızın yapımcı firmasının internet sitesine giderek, en güncel Linux sürücülerine göz atmanızı tavsiye ederiz.

Windows’takinin aksine, Linux sisteminize herhangi bir aygıt sürücüsü yüklemeye ihtiyaç duymayabilirsiniz. Birçok donanım bizzat kernel tarafından destekleniyor. Linux‘taki manüel bir sürücü kurulumu bir parça zor sayılabilir. Bunun için her sürücünün kendi sayfasındaki Linux dökümanlarından yardım alabilirsiniz.

{pagebreak::Sormadan Önce Araştırın}

Sormadan Önce Araştırın

Linux ile ilgili dokümanlara internet üzerinden erişmek çok kolay. İnternette konuyla ilgili olarak binlerce doküman mevcut. Muhtemelen karşılaşacağınız her sorun için, çözümlerin yer aldığı dokumanlar da mevcuttur. Dolayısıyla bir sorunla karşılaştığınız zaman, ufak bir araştırmayla birlikte açıklayıcı bir çözüme ulaşabilmeniz mümkün.

Ayrıca bu şekilde Linux kullanımınız da gelişecek ve daha etkili bir kullanma biçimine sahip olacaksınızdır. Örneğin Ubuntu‘nun forumları bu konuda en iyilerden biridir. Ubuntu, karşılaşılabilecek hemen her sorun için forumlarında çözüm sunuyor. Aynı şekilde Pardus kullanmanın da bizim için bir avantajı mevcut. Türkçe bir dağıtım olmasından dolayı, bizzat Pardus geliştiricilerine ulaşabilmek mümkün.

:: Bu yazı sizi Linux’a bir adım yaklaştırdı mı?

Samsung İşletim Sistemi mi Geliştirecek?

Microsoft, Windows Mobile 6,5 işletim sistemini Ekim ayının başlarında çıkartmayı planlıyor. Daha sonra ise Windows Mobile 7 işletim sisteminin geliştirilmesine devam edecek. Diğer yandan Google’ın Android girişimi bulunuyor. Bu işletim sistemini kullana telefonlar birer birer gün yüzüne çıkmaya başladı.

Apple ve RIM‘in kendi işletim sistemi yüklü cihazları da tam hız yollarına devam ediyor. Bu arada Samsung‘un Windows Mobile işletim sistemine sahip telefonları da oldukça popüler. İş böyle olunca piyasa iyiden iyiye kızışmış durumda.

Son aldığımız bilgilere göre de Samsung kendi mobil işletim sistemini yapmak için kolları sıvamış. Bunu bir gereksinim olarak benimsemiş durumdalar. Ne yazik ki bu haber sır gibi saklanıyor ve yeni işletim sistemi hakkında henüz ele gelir bir bilgi yok. Bakalım önümüzdeki günler mobil piyasası için neler gösterecek?

:: Samsung kendi mobil işletim sistemini yapsın mı?

Şıklığın Sadelikle Buluştuğu Fare

Her iki elle de kullanabileceğiniz şekilde tasarlanmış olan ScrollToo 200‘ün gelişmiş optik algılayıcısı 1200 dpi çözünürlük değerinde çalışıyor. Piyasada bulunan düşük çözünürlüklü sıradan optik farelerden çok daha yüksek izleme performansı sunan ScrollToo 200 ayrıca önemli bir teknolojik yeniliği de sahip. Genius tarafından geliştirilip patenti alınan Magic Roller teknolojisini kullanılarak üretilmiş olan ScrollToo 200 ile üzerinde çalıştığınız dokümanlarda ve Web sitelerinde çok daha etkili bir şekilde gezinmeniz mümkün.

 

Sağlam, şık ve sade ScrollToo 200’ü akik siyah ve doğal beyaz olmak üzere iki farklı renk seçeneğiyle teknoloji marketlerinde bulabilirsiniz.

 

Bilgisayarınıza USB arayüzünden bağlayabileceğiniz ScrollToo 200’ün kaydırma tekerleği aynı zamanda üçüncü tuş görevini de görüyor. Ekstra fonksiyonları yerine getiren tuşlardan ve karmaşık kullanım detaylarından tamamen uzak durularak üretilmiş olan ScrollToo 200 sadelik arayanlara (100 x 52 x 30mm, 86 gr) hitap ediyor.

:: Bu ürünü beğendiniz mi?

Internet’teki Sosyal Siteler Tehlikeli Mi?

İnternet ortamındaki sanal topluluk ağlarının sayısı günden güne artarken, ofis çalışanlarının bu ortamdaki etkinlikleri kurum yöneticileri açısından bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Zaman zaman kurum itibarına zarar veren gelişmelere yol açan bu faaliyetler çalışanlarla, yönetimleri karşı karşıya getirmeye başladı. Deloitte, “Sosyal Ağlar ve Kurumsal İtibar Riski” başlıklı “2009 Kurumsal Etik ve İş Ortamı Araştırması” ile konuyu kapsamlı bir şekilde ele aldı.

ABD’de 2000 çalışan ve 500 üst düzeyli yöneticinin katılımıyla yapılan araştırmada, sanal ortamların kurumsal itibara zarar verip vermediği yolundaki soruya çalışanların %74’ü “kesinlikle” veya “katılıyorum” yanıtını verdi. Buna karşılık çalışanların %53’ü, sanal topluluk siteleriyle ilgilenmenin işverenin işi olmadığını belirtiyor. Çalışma bu konuda yöneticiler ve çalışanlar arasında ciddi bir görüş ayrılığının bulunduğunu ortaya koydu.

 

Yöneticilerin %60’ı sanal sosyal topluluk ağı ortamına katılanların kendilerini nasıl tanımladıklarını şirketin “bilme hakkı” bulunduğunu savundu. Çalışanların %53’ü ise sanal topluluk siteleriyle ilgilenmenin işverenin “işi” olmadığı görüşünde.


Deloitte 2009 Kurumsal Etik ve İş Ortamı Araştırması’na yanıt verenlerin %74’ü Facebook, Twitter ve Youtube gibi sanal topluluk sitelerinin marka itibarına zarar verme potansiyeli açısından belirli riskleri taşıdığı kanısında.

Kurumlar, çalışanların kendisini rahatça ifade edebildikleri bu sitelerde kurumsal itibarına zarar veren durumlara karşı zaman zaman mücadele vermek zorunda kalabiliyor. Belli başlı küresel markalarla ilgili yapılan haberlerin önemli bir kısmı ise online ortamda gerçekleşen tartışma, öneri ve eleştirilerden ciddi ölçüde etkileniyor.

Deloitte araştırmasına yanıt veren üst düzey yöneticilerin %15’i yönetimin sanal topluluk ortamlarındaki itibar risklerine karşı hazırlıklı olduğunu ifade ederken, %58’i ise yönetimin bu konunun farkında olduğunu ve önlemleri tartıştığını söyledi. Buna karşılık görüşülenlerin sadece %17’si bu konuda bir programa sahip olduklarını vurguluyor.

:: Şirket yönetimlerinin çalışanların bu faaliyetlerini kısıtlamaya hakkı var mı?

GT 5’in Son Halinden İlk Görüntüler

Bu kadar uzun süre bekledikten sonra, Gran Turismo 5‘in artık tamamlanma aşamasına geldiğine inanmak oldukça güç geliyor. Yıllardır süren dedikodular ve haberler ardından, Polyphony Digital tarafından Gran Turismo 5‘in ilk resmi resimleri yayınlandı.

Yapımın satışa sunulacak versiyonundan alınan ekran görüntüleri, aslına bakılırsa çok açıklayıcı bir yapıya sahip değiller. Hatta resimlerin bu yıl içinde gerçekleştirilen E3 fuarında yayınlanan trailer videosundan çok da farklı bir şey anlatmadığı söylenebilir. Yinede resimlerin olağan üstü güzel ve PS3 için yayınlanan ilk resmi Gran Turismo 5 resimleri olduğunun altını çizmekte fayda var.

{pagebreak::Gran Turismo Görselleri}

:: Gran Turismo bekleneni verebilecek mi?

En Çok Satan PC Oyunları

Steam ve Direct2Drive‘ın en çok satan PC oyunları listesinde bu hafta da çok büyük bir değişiklik görülmedi. Yinede listeye eklenen yeni başlıklar ile çeşitliliğin arttığını söylemek mümkün.

Steam’in Top 10’u

  1. Left 4 Dead
  2. Aion Collector’s Edition (pre-order)
  3. THQ Collector Pack
  4. Counter-Strike: Source
  5. Killing Floor
  6. Team Fortress 2
  7. The Orange Box
  8. Fallout Collection (F1, F2, Fallout Tactics)
  9. Call of Duty 4: Modern Warfare
  10. Valve Complete Pack

Direct2Drive’ın Top 10’u

  1. Champions Online (pre-order)
  2. Fallen Earth (pre-order)
  3. Aion Collector’s Edition (pre-order)
  4. Rise of Flight
  5. Fallout 3
  6. Hearts of Iron III
  7. Civilization 4: The Complete Edition
  8. Call of Duty: World at War
  9. The Sims 3
  10. The Witcher: Enhanced Edition

:: Sizce Left 4 Dead ve Champions Online birinciliği hakediyor mu?

Türk Telekom Aselsan İşbirliği

Türk Telekom ve Aselsan, bugün imzalanan işbirliği anlaşmasına göre; İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “112 Acil Yardım için Bilgisayar Destekli Sevk ve Yönetim Sistemi” altyapısı kurulumu ve Ulaştırma Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen “Kamu Güvenliği Telsiz Haberleşme Sistemi” projelerinde, ihalelere katılım dahil tüm süreçlerde birlikte hareket ederek ortak çözümler üretecekler.

 

Yapılan işbirliği ile Türkiye’nin kamu güvenliği açısından hayati öneme sahip iki projesi, dış kaynaklara ihtiyaç duyulmadan yürütülecek.

 

Birbirini tamamlayıcı nitelikteki bu iki proje kapsamında, Türkiye’de 112, 110, 155 ve 156 gibi acil yardım telefonları birleştirilerek tek numaraya (112 ACİL) dönüştürülecek. Böylece, ortak sayısal telsiz sistemini kullanabilecek olan kamu güvenliği ile ilgili kurumlar, acil durumlarda ortak ve koordineli hareket ederek, halka daha etkin ve daha hızlı hizmet sunabilecek.

Projelerin hayata geçirilmesi ile kamu güvenliği personelinin ihtiyaç duyduğu bilgiye sayısal telsiz ortamından en hızlı şekilde ulaşması sağlanacak, merkezden mobil ekiplerin yerleri takip edilecek ve acil durumlarda olay yerine en yakın ekipler yönlendirilerek en hızlı, doğru ve etkin şekilde müdahale ile kamu yararı gerçekleştirilecek.

:: Bu projeyi nasıl yorumluyorsunuz?