Lucidity Açılış Sinematiği Yayınlandı

ElectronicArts’ın son oyunu Lucidity için yeni bir video daha yayınlandı. Oyunun açılış videosunu ihtiva eden yayın, oyunun piyasaya çıkması için biraz daha sabırsızlanmanıza neden olabilir.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/12018/t_lucidity_excldebut.flv#

PC ve Xbox Live Arcade platformları için geliştirilen Lucidity, Sophie isimli bir kızı yönettiğimiz iki boyutlu yana kayar ekran şeklinde oynanan bir macera oyunu. 7 Ekim tarihinde oyun severler ile buluşacak olan yapım, PC için Direct2Drive ve Steam üzerinden de edinilebilecek.

:: Lucidity eski adventure ruhunu yakalayabilecek mi?

Left 4 Dead Crash Course Çıktı

Valve tarafından yapılan resmi açıklama ile, firmanın en popüler başlıkları arasında yer alan Left 4 Dead oyunu için Crash Course isimli yeni indirilebilir içerik paketi (DLC-Downloadable Content) yayınlandı.

Survival modunda yeni haritalar ve campaign için iki yeni bölüm içeren DLC paketi, Valve tarafından ilk üç gün %50 indirimli olarak 14.99$’a satılacak. Left 4 Dead’i DLC dahil paket olarak edinmek isteyenler için ise bu fiyat 44,99$ olarak açıklandı.

:: DLC paketlerini ediniyor musunuz?

Tüm Zamanların En İyi 5 Grafik Motoru

Video oyun dünyasında, grafiklerin yeri tartışılmaz derecede önemli. Artık gerçeğe çok yakın görseller elde etmeye başlayan yapımcılar, yakın gelecekte fotoğraf karelerini andıran kalitede grafikleri karşımıza getirecek gibi görünüyor.

Belki teknoloji ilerledikçe, şimdinin görsellerine burun kıvırıyoruz fakat her şey görsellik demek değil. İyi grafikler elbette sevilir fakat asıl olan, oynanabilirliktir. Bu ikisini sağlayan oyun motoru bulmak ise, neyseki artık çok kolay. Zira geliştiriciler, hem göze hitap eden, hem de keyif veren yapımları, genellikle aynı oyun motorlarıyla hazırlıyor. Sizler için bu yazılımları derledik. İşte “En İyi 5 Grafik Motoru“:

{pagebreak::5 Numara}

5 Numara: Aurora Engine

Listenin belki de en az bilinen ismi Aurora Engine olsa gerek. Bioware tarafından geliştirilen bu motor, genellikle RPG oyunlarında kullanıldı. Özellikle Neverwinter Nights serisinde kendini gösteren bu yazılım, ardından firmanın birçok yapımında yer aldı. Dönemine göre bir hayli etkileyici olan bu motor, iyice geliştirildikten sonra Odyssey Engine olarak anılmaya başlandı.


The Witcher’dan bir kare

Kullanıldığı Bazı Oyunlar: Neverwinter Nights ve ek paketi, Neverwinter Nights 2, Knights of the Old Republic 1&2, The Witcher…

{pagebreak::4 Numara}

4 Numara: id Tech 3

Şimdilerde Doom 4 ve Rage için id Tech 5‘in konuşulduğunu düşünürsek, listede id Tech 3’ü görmek şaşırtıcı olabilir. Zira bu motor, aslına bakarsın bir hayli eski. İlk Call of Duty‘nin geliştirildiği 2003’de karşımıza çıkan bu yazılım, aynı zamanda Quake 3 motoru olarak da tanınıyor. Oyun dünyasının en uzun soluklu kullanılan alt yapı yazılımlarından biri olan id Tech 3, id Software imzasını taşıyor. Bilindiği üzere firma, Doom, Quake, Heretic, Wolfenstein gibi son derece başarılı serileriyle biliniyor.


Quake 3’ten bir kare

Kullanıldığı Bazı Oyunlar: Call of Duty, Return of the Castle Wolfenstein, Star Wars Jedi Academy/Jedi Knight Outcast II, Medal of Honor Allied Assault ve iki ek paketleri olan Spearhead ile Breakthrough’da kullanıldı.

{pagebreak::3 Numara}

3 Numara: Source

Oyuncuların diğerlerinden ayırdığı özel bir motor Source. Valve‘nin geliştirdiği bu yazılım, oyun tarihinin efsanevi isimlerinin geliştirmesinde kullanıldı. Half-Life 2 fenomeninin alt yapısında çalışan motor olan Source ile firma birçok yapım geliştirdi. Bunlar arasında Left 4 Dead, Portal ve Vampire the Masquerade: Bloodlines da yer alıyor. Görüldüğü üzere, her biri video oyun dünyasında isim yapmış ve büyük fan kitleleri olan yapımlar. Valve’nin sıradaki motoru merakla bekleniyor.


Half-Life 2: Episode Two’dan bir kare

Kullanıldığı Bazı Oyunlar: Half-Life 2, HL2: Episode 1 ve 2, Left 4 Dead ve yapım aşamasındaki ikinci oyun, Team Fortress 2, Portal, Counter Strike Source, Vampire the Masquerade: Bloodlines.

{pagebreak::2 Numara}

2 Numara: Unreal Engine 2

Quake 3’ün motoru olan id Tech 3 gibi Unreal Engine 2 de, oyun firmalarınca epey kullanıldı. Bu iki motorun birbirlerine yakın zamanda yayınlanmış olmaları, ister istemez rekabeti de beraberinde getirdi. Ancak üstünlük her daim Unreal Tournament 2‘nin de grafik motoru olan Unreal Engine 2’de kaldı. Zira FPS’lerden MMORPG’lere kadar birçok oyunda kullanılan bu motor, geliştiricisi Epic Games’e büyük bir maddi kaynak sağladı. Bu motorun devamı ise, Unreal Engine 3 ile oldu.


Unreal Tournament 2004’den bir kare

Kullanıldığı Bazı Oyunlar: Unreal Tournament 2003 ve 2004, Unreal 2 The Awakening, Splinter Cell, Splinter Cell Double Agent/Pandora Tomorow/Chaos Theory, Lineage 2, Men of Valor, Brother in Arms: Road to Hill 30, Postal 2, America’s Army…

{pagebreak::1 Numara}

1 Numara: Unreal Engine 3

Eğer grafik/performans ödülü veriyor olsaydık, şüphesiz ki önereceğimiz bir numaralı isim Unreal Engine 3 olurdu. Gayet başarılı grafikler sunabilen bu motor, görselleri yüksek sistem gerektirmeden kullanıcılarla buluşturuyor. Epic Games imzalı yazılım, Unreal Tournament 3’ten Gears of War’a, Mass Effect’ten BioShock’a kadar birçok yapımda kullanıldı. Hatta sırada, BioShock 2 gibi beklenen isimler de var. Sulu zeminleri başarıyla çizen Unreal Engine 3, yağmurlu ortamları ya da ıslak mekanları gayet gerçekçi resmediyor. Masalsı bir atmosfer yaratmakta da üstüne yok denilebilir. Kapalı alan ya da açık mekan fark etmeden, iyi bir performans veren yazılımın başarısı üzerine, Unreal Engine 4’ün yolu açıldı. Motorun tüm bu olumlu özellikleri, listemizin birinci sırasına yer almasına yetiyor.


Gears of War’dan bir kare

Kullanıldığı Bazı Oyunlar: Unreal Tournament 3, BioShock 1 ve 2, Gears of War 1 ve 2, Mass Effect 1 ve 2, Mirror’s Edge, Tom Clancy’s Endwar, X-Men Origins: Wolverine, Section 8…

{pagebreak::Listeye Giremeyenler}

Listeye Giremeyen Başarılı Oyun Motorları

Gamebryo

Kuşkusuz Gamebryo’nun kullanıldığı en iyi oyunlar Warhammer Online, The Elder Scrolls IV: Oblivion ve Fallout 3‘dü. Bu motor genellikle RPG ve MMORPG türü oyunlarda yer aldı. Grafik kalitesi çok üst seviyede olmamasına karşın, düşük sistemleri zorlamasıyla dikkat çekiyor Gamebryo. 2008’de birçok isimde kullanılmış olmasına karşın, yapımcılar 2009’da Gamebryo’yu tercih etmemeye başladı. Bu durumun oluşmasını sağlayan en büyük etkenler, eskimiş grafikleri, emsalleriyle kıyaslandığında geride kalan animasyon kalitesi olarak gösterilebilir.


The Elder Scrolls IV: Oblivion’dan bir kare

{pagebreak::Listeye Giremeyenler 2}

CryEngine 2

Adını, Crysis’in oyun motoru olarak duyuran ve grafik kalitesiyle son derece başarılı işler çıkaran CryEngine 2’nin görselleri hâlâ konuşulmaya devam ediyor. Yüksek görüntü kalitesi sağlayan yazılımın kendi fizik etkileşimi de bulunuyor. Birçok oyun motoru gibi, Havok vb… ayrı bir fizik motoruna ihtiyaç duymayan CryEngine 2’nin en büyük eksisi, yüksek sistem gereksinimi. Bu yüzden yapımcılar tarafından pek ilgi görmeyen motor, yaklaşık 10 oyunda kullanılabildi.


Crysis Warhead’den bir kare

:: Sizin en beğendiğiniz oyun motoru hangisi?

CSKA Moskova BJK Maçı Star TV’de

Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star TV, www.startv.com.tr adresinde bulunan web sitesini yeniledi. Yenilenen tasarımı ve zenginleştirilen içeriği ile Star TV’nin dinamik ve sıcak yayın anlayışını sanal ortama taşıyan sitede spordan dizilere, haberden aktüaliteye varıncaya dek pek çok konu derinlemesine işleniyor.

 

Şampiyonlar Ligi’nde bu akşam oynanacak ve Star TV’den naklen yayınlanacak CSKA Moskova – BJK maçının yorumlarını www.startv.com.tr’den izleyin.  

 

Bugün itibariyle yeni yüzü ve yenilenen içeriği ile kullanıcılarına “Merhaba!” diyen sitede ayrıca, Şampiyonlar ve Avrupa Ligi maçlarına ilişkin yorumlar da yer alıyor. Yılmaz Özdil, Murat Saygı ve Ali İsmet Ural gibi önemli isimlerin önemli maçlar öncesinde yaptıkları yorumlar sitede yayınlanıyor. Özdil, Saygı ve Ural ilk olarak, Şampiyonlar Ligi’nde bu akşam oynanacak ve Star TV’den naklen yayınlanacak olan CSKA Moskova – BJK maçını yorumluyor.

:: StarTV’nin yenilenmiş web sitesini beğendiniz mi?

Windows 7’nin Önü Açık

 

8000 Windows XP kullanıcısı arasında yapılan bir araştırma Microsoft’un pazarlama bölümünde çalışanların işlerinin ne kadar zor olduğunu ortaya koydu. Kullanıcıların büyük bir çoğunluğu XP ile rahat olduklarını, Vista’da kendilerini etkileyen hiçbir özellik bulunmadığını belirttiler.

Araştırmaya katılanlarda Vista’yı kullanmış olanların %62′si bu işletim sistemini hiç beğenmediklerini belirtirken, kullanmamış olanların %81′i Vista’dan nefret ettiklerini açıkladı. İnsanların alıştıkları işletim sisteminden vazgeçmelerinin ne kadar zor olduğunu ortaya koyan bu araştırmada Windows 7 için ise daha iyimser bir sonuç ortaya çıktı.

Katılımcıların %26′ı Windows 7′yi çok beğendiklerini belirtirken, sadece %11′lik bir kısım 22 Ekim’de piyasaya çıkacak yeni işletim sisteminden nefret ettiklerini belirtti. Geri kalan kısım ise Windows 7 için olumlu görüş belirtti ve işletim sistemi piyasaya çıktığında kullanacaklarını söyledi. Bu sonuçlar Microsoft’un Vista’da yaptığı hataları tekrarlamayacağının bir göstergesi olarak algılanabilir. Windows 7′nin önünde Vista’ya oranla çok daha parlak bir gelecek olduğu kesin.

:: Windows 7, XP’den daha başarılı olabilir mi?

Uygun Fiyatlı İşlemciye Yeni Model

2,8 GHz’lik frekansı ve yurtdışında 100$’dan daha düşük bir fiyata satılmasıyla dikkat çeken Athlon II X4 620′nin bir üst modeli piyasaya çıkmaya hazırlanıyor.

Athlon II X4 635 adlı yeni model 620’den 100 MHz daha hızlı olacak. 2,9 GHz frekanında çalışacak yeni işlemci 620 modeli gibi 95 Watt’lık TDP’ye sahip olacak. İşlemcinin ilginç bir özelliği ise L3 yerine 4 x 512 KB’lık L2 önbelleğe sahip olacak olması. Model yıl sonuna kadar piyasaya çıkmış olacak.

AMD’nin 2010′un ikinci çeyreğinde 3 Ghz’lik Athlon II X4 640′ı da piyasaya süreceği belirtiliyor.

:: Athlon II X4 635 ilginizi çekti mi?

Güvenlik Mimarları Türkiye’de

Microsoft Türkiye, İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek olan ISAF Güvenlik Fuarı kapsamında ASIS (Amerikan Society for Industrial Security) tarafından düzenlenen “Güvenlikte Sistem ve İnsan Uyumu” konulu panelde katılımcı ve sponsor olarak yer alıyor. 2 Ekim tarihinde yapılması planlanan bu panele katılmak için Microsoft Global Güvenlik Bölümü’nden üç uzman Türkiye’yi ziyaret ediyor.

 

2 Ekim’de 14:00-18:00 saatleri arasında gerçekleştirilecek olan panelde Microsoft’un sistem, bina ve genel anlamda kurum güvenliği alanlarında verdiği bu dev operasyonun tüm ayrıntıları izleyicilerle paylaşılacak.

 

Dünyanın dört ayrı coğrafi bölgesinde örgütlü olan Microsoft Global Güvenlik Bölümü, CCTV, kontrollü geçiş, alarm vb. gibi klasik güvenlik teknolojilerinin yanı sıra Microsoft teknolojilerini de kullanarak merkezi bir yapıda tüm dünyada Microsoft ofislerinin güvenliğini sağlamaları ile ilgi çekiyor.

Microsoft Global Güvenlik, Seattle Redmond merkezi dışında dünyanın üç ayrı noktadaki izleme ve operasyon merkezi ile zaman farkını ortadan kaldırıp aktif bir izleme ve takip yapabiliyor.

:: ISAF fuarına katılacak mısınız?

10 Sene Sonra Tarih Olacak Teknolojiler!

Her zaman olduğu gibi, teknolojinin ne kadar açgözlü bir sistem olduğunun altını çizmeliyiz. Her geçen sene, bir önceki sene çıkan ürün tarihin tozlu sayfalarına gömülmeye yüz tutuyor. Kim derdi ki 10 sene öncesine kadar en popüler portatif müzik dinleme aygıtı olan Sony Walkman‘lerin günümüzde esamesi bile okunmayacak diye? Günümüz teknolojisinin bir parçası olan iPod‘lar için de 10 sene sonra aynı şeyi diyebilir miyiz? Bunu sadece zaman gösterecek.


Kaçımız Betamax’ları hatırlıyoruz?

Bir başka örnekten yola çıkalım. Doksanlı yıllar, CRT monitörlerin egemenliğiyle geçti. Henüz LCD monitörler piyasada yoktu ve bizler, o zamanlarda 17″ CRT monitörü devasa bir monitör olarak görüyorduk. Fakat şimdi birçoğumuzun evinde LCD monitör var, ve bunların boyutlar 19″ ile 22″ arasında değişiyor. Bu LCD monitörleri kullandıktan sonra CRT monitörün karşısına geçen biri, ekranı yadırgamadan edemiyor.

{pagebreak::Bilimsel Teknoloji}

Bilimsel Teknoloji

10 seneden bu yana birçok şey değişti. Teknolojide kullanılan nanometrik ölçümler arttı. Artık daha küçük mikroçipler üretebiliyoruz. Bunu sağlayan yegane etken de bilim oldu. Bilimin insanlık adına ne kadar önemli gelişmelere imza attığını, son 1000 yıldır gördüğümüz gibi bir kez daha görmüş olduk. Ülkemizde de nanometre alanında oldukça önemli gelişmeler yaşanıyor ve bu gelişmeler her daim desteklenmeyi bekliyor. Sadece sponsorlar tarafından değil, halktan da destek gerekiyor.

Peki ya 10 sene sonrası ne olacak? Walkman’e güldüğümüz gibi, 10 sene sonra da iPod’lara mı güleceğiz yoksa? LCD monitörlere burun kıvıracak yıllar ne zaman gelecek? Klavye ve fare ikilisi olmadan bilgisayar kullanmaya alışmanın vakti gelmeye başlıyor mu?

O zaman sizlere, 10 sene sonrasında tarihe gömülmesi olası olan ürünlerden söz edelim. Bu ürünler başlı başına, yıllardır vazgeçemediğimiz ürünlerin başında geliyor.

{pagebreak::Klavye ve Fare}

Klavye ve Fare

İnanması çok kolay değil ama, klavye ve fare ikilisinin son yıllarına tanık oluyoruz. Bu teknoloji ikilisi, yaklaşık 20 yıldır tercih ediliyor. Daha iyi bir teknoloji gelmediği için de tercih edilmeye devam ediliyor. Fakat artık durum öyle değil. Ufukta görülen puslu günlerde klavye ile fareye yer yok! Zira artık dokunmatik ekranlar ve benzeri teknolojiler mevcut.

Yüksek hassasiyetli dokunmatik arabirimlere mevcut, çoklu dokunmayı destekleyen teknolojiler, günümüz telefonlarında kullanılmaya başlandı bile. Ayrıca olumlu geri dönüşler alıyor. dolayısıyla klavye teknolojisinin ergonomik tasarımını, bu dokunmatik ekranlara entegre edebilirsek, klavye ile faremizi emekliye ayırabiliriz demektir.

Tüketici ürünleri analiz uzmanı Jon Peddie‘ye göre yeni arabirimler klavye ile fare değil de, bizler olacağız. Yani ellerimizi ve parmaklarımızı arabirim olarak kullanacağız. Çeşitli el kol hareketleriyle çeşitli uygulamalar açıp kapayabilecek ve kullanabileceğiz.

{pagebreak::Halka Açık Wi-Fi}

Halka Açık Wi-Fi

802.11n sonunda standart hale gelmeyi başardı. Fakat biraz geç olmadı mı? Yıllardır kullanılan bir iletişim teknolojisi, bu kadar uzun süre standart olarak kabul edilmediyse, bundan sonra yapabileceği çok fazla şey yoktur. Zira tüm dünya, uzun süredir test halinde olan ve kimi yerlerde kullanılmaya başlanan WiMax için kolları sıvıyor. Ülkemizde de hizmet vermeye hazırlanan ve şimdilik sadece test lokasyonlarında hizmet veren WiMax, Wi-Fi standartlarını kökten değiştirecek.

WiMax ile, tıpkı 3G teknolojisinde olduğu gibi, dilediğiniz her yerden bilgisayarınızla internete girebileceksiniz. Dizüstü bilgisayar sahibiyseniz, parktaki bir bankta otururken bile internete erişmeniz mümkün olacak.

{pagebreak::Sabit Hatlı Telefonlar}

Sabit Hatlı Telefonlara Elveda

Uzmanlar, sabit hatlı telefonların uzun süredir tarihe gömüleceğini belirtiyor. Gerçekten de bu telefonların kullanımı tüm dünyada giderek azalıyor. Onun yerine telefon operatörlerinin ev kampanyaları ya da benzeri kampanyalar mevcut. Ülkemizde de bu tür kullanım giderek yaygınlaşıyor. Michael Gartenberg adlı bir analiz uzmanı, 10 yıl içerisinde sabit hatlı telefonlara verilen desteğin kesileceği, akıllı telefonların onların yerini alacağını belirtiyor.

Ülkemizde bu süre biraz daha uzun olabilir. Zira halen daha sabit hatlı telefonlar için yeni kampanyalar hazırlanılıyor. Ayrıca gün içinde sadece belli başlı yerlerle konuşmak için gidip de akıllı telefon satın almak çok akıl karı bir iş değil. Dolayısıyla firmaların çeşitli kampanyalarını bizim ülkemizde de hizmetimize sokması şart.

Öte yandan yine ülkemizdeki birçok kurumsal firma, tüm telefon sistemlerini, ağ sistemleriyle entegre ederek IP tabanlı hale getirdi. Böylece analog iletişim kanallarına gerek duymayarak, deyim yerindeyse çağı yakaladılar. Uzman Jon Peddie, günümüzde kullanılan cep telefonların da 10 sene içerisinde tarihe gömüleceğini iddia ediyor. Fakat görünen o ki, daha uzun bir süre cep telefonlarıyla haşır neşir olacağız.

{pagebreak::Optik CD}

Optik CD’ler

Günümüzde satılan dizüstü ve masaüstü bilgisayarların halen daha optik okuyucularla birlikte gelmesi, son derece ilginç bir olay. Zira artık çok fazla cd/dvd kullanılmıyor. Öte yandan Blu-ray teknolojisi giderek yaygınlaşıyor ve optik okuyucuları yeniden popüler hale getirmeye yönelik bir market grafiğine sahip. bu okuyucuların okuma ve yazma hızları ise oldukça düşük. Blu-ray‘ler ile bu değerler yukarı çıkacak olsa da, daha iyi teknolojiler varken kimsenin Blu-ray teknolojisi ile veri depolayacağına ihtimal vermiyoruz.

Akamai ve Limelight gibi firmalar, veri aktarım trafiğini nasıl daha efektif hale getirebileceklerini araştırıyorlar. Bunun için en makul çözüm yolunun web uygulamaları olduğu yönünde açıklamalar mevcut. Sonuç ise kesinlikle belli: optik okuyuculara gerek yok.

{pagebreak::Gamepad}

Standart Oyun Gamepad’leri

Xbox 360 gamepad’ine alışmak için kısa da olsa belli bir süre harcamışsınızdır. Aynı şekilde Sony PlayStation 3‘ün gamepad’inde de durum çok farklı değil. Zira bunlar, oynadıkça alışılan ve bir kere alışıldı mı, kolay kolay zorluk yaşatmayan gamepad‘lerdir. Fakat bir sonraki jenerasyona ait gamepad’lere baktığımızda, herhangi bir şey göremiyoruz. Zira ortada bir gamepad yok. Microsoft’un Project Natal‘ı olsun, PlayStation 4 veya Xbox 720 ile ilgili söylentiler olsun, gamepad’leri rafa kaldırtacak gibi gözüküyor.

Artık el sensörleri aracılığıyla, ya da Nintendo‘nun 2 sene önce hayatımıza soktuğu Wiimote gibi teknolojilerle birlikte oyun oynayacağız. Bunun için yaklaşık 6-7 sene daha bekleyecek olsak da, önümüzdeki projelere baktığımızda, beklememize değecek gibi gözüküyor. tabii ki herkes bu şekilde oynamak zorunda olmayacak. Fakat büyük bir çoğunluk tarafından gamepad‘lere tarih gözüyle bakılacağı kesin.

Bunun dışında oyun oynamak da artık iyice tek kişilik bir aktivite olmaktan çıkıp, bir grup, bir komünite aktivitesi olma yolunda hızla ilerliyor.

{pagebreak::Masaüstü Bilgisayarlar}

Masaüstü Bilgisayarlar

Eğer siz de “Ne varsa masaüstü bilgisayarlarda var” diyenlerden iseniz, ve yıllardır süre gelen masaüstü bilgisayar geleneğinden oldukça memnunsanız, bu rahatınızın 10 sene içerisinde bozulacağını söylersek ne hissederdiniz? Neyse ki bu kadar karamsar olmayın. Zira masaüstü bilgisayarlar olduğu yerde kalıyor, fakat işlevsellik ve teknik birkaç özellik bakımından masaüstü bilgisayarlar da sınıf atlayacak.

Intel ve AMD firmalarının dizüstü bilgisayarlar için ürettiği işlemciler ve grafik yonga setleri, artık masaüstü sistemlerle rekabete girecek düzeye geldi. Dolayısıyla, dizüstü bilgisayar ile çalıştırılabilecek bir uygulama için kimse masaüstü bilgisayarları tercih etmiyor. İleriki yıllarda bu tercih daha da artarsa, masaüstü bilgisayarları sadece, teknolojiden vazgeçemeyen insanlar kullanıyor olacak.

{pagebreak::İşletim Sistemleri}

İşletim Sistemleri

Teknoloji, her alanda kendini yeniliklerle tanıştırırken, işletim sistemleri bundan faydalanmaz mı hiç? Windows 7 ile hepimiz yavaş yavaş tanışıyoruz. 2010 senesi içerisinde birçoğumuz artık tamamen Windows 7 ile içli dışlı olacağız zaten. Dolayısıyla o günlerde de fark edeceğimiz gibi, işletim sistemleri artık bir çağ atlamanın eşiğinde duruyor. Zira tüm Windows serilerinde kullanılan klişe özelliklerden Windows 7’de vazgeçilmeye çalışıldığı her açıdan belli oluyor.

İşlevsellik ve basitlik. Yeni işletim sistemlerinin sloganı bu iki etken olacak. Zira kullanıcılar artık karman çorman menüleri istemiyor. Aynı şekilde beceriksiz işletim sistemlerinden de bıkmış durumda. Bu konuda Linux dağıtımları bir adım önde gibi gözüküyor. zira özgür yazılımı arkasında alan Linux dağıtımları, Microsoft ya da Apple gibi, sınırlı sayıda geliştiriciye sahip değil. Tüm dünyadaki geliştiriciler, işletim sistemine katkıda bulunabiliyor. bu da geleceğin işletim sisteminin oluşturulmasında ve yenilikçi tavırdan uzaklaşılmamasına sebep oluyor.

:: Sizce bu teknolojilere 10 sene sonra elveda diyecek miyiz?

Genius Maxfire Grandias 12V İnceleme

Oyun konsollarının bilgisayara karşı sunduğu en önemli üstünlüklerden biri de gamepad’ler. Bilgisayarda oyun oynamak için genelde klavye ve fare kullanıldığından, koltuğa uzanıp oyun oynama keyfini çok fazla yaşamak mümkün değil. O yüzden firmalar bilgisayarlar için de gamepad ürünleri tasarlıyorlar. Bu firmaların en önde gelenlerinden biri de Genius. Genius, Maxfire Grandias adlı gamepad modeli ile PC oyuncularının beğenisini kazanmaya çalışıyor. Peki bunu başarabiliyor mu, beraber görelim.

#2009_09_30_Genius_maxfire_gamepad.mp4 #

{pagebreak::Teknik Özellikler}

Teknik Özellikler

Genius Maxfire Grandias

Gamepad

Kontrol tuşları: 8 adet
Yön tuşları: 8 yönlü D-pad, iki adet analog kol
Arayüz: USB
Turbo: Var
Titreşim: Var
Makro atama: Var

Bilgi için: Genius Türkiye
Web: www.geniusnet.com
Fiyat: –

:: Bilgisayarda gamepad ile oyun oynuyor musunuz?


Xerox’tan Dev Satın Alma

Xerox, Dallas merkezli Affiliated Computer Services (ACS) adlı özel bir şirketi 6,4 milyar dolara satın aldı. Xerox, ACS’nin satın alınmasıyla bir çok yeni alan ve konuda şirketlere dış kaynak hizmetleri veren global bir şirketin kuruluşuna imza atıldığını duyurdu. Xerox, ACS’in satın alınmasıyla 2008’de 3,5 milyar dolar olan bu hizmetlerden elde ettiği gelirlerin, 2010 yılında 10 milyar dolara çıkararak, bu alandaki gelirini yaklaşık üç kat artırmayı hedefliyor.

ACS; finans, telekomünikasyon, perakende, sağlık, eğitim, ulaşım, insan kaynakları, bilgi teknolojileri, müşteri ilişkileri alanlarındaki şirketlere iş süreçlerinin yönetimi konularında dış kaynak hizmetleri sağlıyor. ACS’nin faaliyet gösterdiği iş süreçlerinin yönetimine yönelik dış kaynak hizmetleri pazarının dünyadaki büyüklüğü 150 milyar dolar ve her yıl yüzde 5 oranında büyüyor. Xerox, ACS’yi satın alarak, kendisinin hâlihazırda faaliyette bulunduğu dış kaynak hizmetleri pazarı ile birlikte, toplamda 500 milyar dolarlık büyüklükteki bir pazarda lider olmayı hedefliyor.

 

Yıllık cirosu 6,5 milyar dolar olan ACS, binlerce çok uluslu müşterisine, 100 ülkenin kamu kurumlarına 500 faklı noktada 74,000 çalışanı ile hizmet veriyor.

 

Anlaşma şartlarına göre, ACS hissedarları hisse başına peşin olarak 18.60 dolar alacaklar. Ayrıca sahip oldukları her ACS hissesi için 4.935 Xerox hissesi sahibi olacaklar. Ek olarak, Xerox, ACS’nin 2 milyar dolarlık borcunu üstlenecek ve ACS’nin B Sınıfı hisse sahipleri için 300 milyon dolarlık değiştirilebilir imtiyazlı hisse senedi çıkaracak. Xerox ve ACS Yönetim Kurulu ile ACS Özel Komite’si tarafından onaylanan alım satım işleminin, 2010 yılının ilk çeyreğinde tamamlanması bekleniyor. ACS bağımsız bir organizasyon olarak yönetilecek ve başlangıçta ACS, bir Xerox Şirketi olarak markalandırılacak.

:: Xerox’un bu satın alması piyasada nasıl bir tepki verecek?

VIZO XENA Mini Notebook Cooler İnceleme

VIZO markasının Xena mini dizüstü soğutucusu kompakt yapısıyla 7 inç modellerden tutunda 15.4 inç modellere kadar geniş bir ürün yelpazesine hizmet etmek için yaratılmış. Aşağıdaki videoda ürünün ayrıntılı incelemesini görebilirsiniz.

#video_4929#
{pagebreak::Teknik Özellikler}

Teknik Özellikler

Açık Boyutlar:
320 x 105 x 426 mm
Kapalı Boyutlar: 220 x 90 x 20 mm
Fan: 70mm x 15mm
Fan Devri: 2300 RPM
Fan Gürültüsü: <20dBA
Uyumluluk: 7 inç – 15.4 inç arası dizüstü bilgisayarlar

Bilgi için: AKORTEK
Web: www.akortek.com
Fiyat: 21 Dolar + KDV

:: Ürün hakkındaki görüşlerinizi buradan paylaşın.

Ovi Mail Yenilendi!

Ovi ile başlı başına bir internet ortamı yaratan Nokia, özelikle mobil cihazlara yönelik birçok kullanışlı aracı da beraberinde getiriyor. Ovi Mail ile ilk olarak mobil cihazlara yönelik tanıttığı servisini, tüm kullanıcılara açarak hedef büyüten Nokia, bir süre önce de 1 milyon barajını aştığını duyurmuştu.


Ovi Mail 1GB alan, spam ve virüs koruması yeteneklerine sahip.

Nokia Beta Labs üzerinden yayınlanan bir haber ile servise yönelik yeni detaylar gün yüzüne çıktı. Hem mobil cihazlardan hem de kişisel bilgisayarlardan mail.ovi.com adresinden erişilebilen e-posta servisinin web tabanlı arayüzü de yenilenmiş.

Symbian’ın e-posta sihirbazı oldukça başarılı ve kullanımı kolay olsa da Nokia bir sihirbaz da hazırlamayı ihmal etmemiş. Sis uzantılı kurulum paketini buradan indirebilirsiniz.

:: Ovi uzantılı mail adresiniz var mı?