Street Fighter IV İncelemesi

4

Şüphesiz ki Street Fighter, hemen hemen her oyuncunun aşina olduğu bir isimdir. Özellikle ikinci versiyonuyla büyük ses getiren yapım, döneminin en popüler oyunlarından biriydi. Dövüşürken ağızlarından çıkan seslerin bile ezberlendiği karakterleriyle tam bir fenomen haline gelen Street Fighter’ın (SF) dördüncü versiyonu epeydir bekleniyordu. Daha önce konsollara konuk olan ve olumlu eleştirilere boğulan Street Fighter IV, artık PC platformu için de satışa sunuldu.

Windows Live hesabıyla girip, İnternet üzerinden de oynayabileceğiniz yeni yapımda, standart “Arcade” seçeneği sayesinde turnuvada boy gösteriyorsunuz. Seçtiğiniz zorluk seviyesine göre değişen rakip sayısı ve yapay zeka seviyesi sayesinde, kendinize en uygun profili yaratıp turnuvaya başlıyorsunuz.

{pagebreak::Aduuuket!}

Aduuuket!

Eğer siz de benim gibi emulator’lar vasıtasıyla, ara ara açıp SF2 oynuyorsanız, yeni oyunda pek fazla zorluk çekmeyeceksiniz. Zira hareketlerin neredeyse tamamı aynı. Tek fark, rakibi tutup fırlatma hareketini artık yumruk ya da tekmeyle değil, ayrı bir tuş ile gerçekleştiriyor oluşumuz. Tabii eski hareketler korunuyor olmasının yanında, yeni vuruşlar da yapıma eklenmiş.

Oyuna başladığınızda aktif olmayan, kontroller menüsünden tuş atayabileceğiniz özel hareket butonunu mutlaka ayarlamanızı tavsiye ederim. Tek basışta, güçlü tekme veya yumruktan farksız olan bu tuşa basılı tutarsanız, zaman yavaşlıyor ve karakteriniz özel bir vuruş yapıyor. Hareketlerin tanıdık olduğu yapımda, karakterlerin çoğu da bilindik. Ancak bunların yanına yeni isimler de eklendiği gibi, ayrıca farklı kişilerle birkaç turnuva kazandığınızda açılacak sürpriz isimler de mevcut.

{pagebreak::Shoryukeeen!}

Shoryukeeen!

Artık oyun sonu boss’umuz M. Bison değil. Onun yerine Seth, Street Fighter IV’ün finalinde karşımıza çıkıyor. Eğer bu karakter Mısır mitolojisinden alındıysa, Seth, geceleri ortaya çıkan ve Horus’u yenen tanrı. Ancak karnındaki ying yang benzeri küre, Japon kültüründen esinlenildiğini ortaya koyuyor. Bu yeni karakter, diğer tüm dövüşçülerin özelliklerine sahip olduğu için, zorluk seviyesini yükselttiğinizde zor anlar yaşatıyor.

Standart turnuva haricinde, yapımda Challenge modları da mevcut. Bunların mantığında ya süre bitmeden düşmanlarımızı art arda yenmeye çalışmak var ya da gücümüz yenilenmeden ardı sıra dövüşmek… Kısa süreli farklı bir heyecan arayanlar için tasarlanmış bu modlar, uzun süre eğlence vadetmiyor.

{pagebreak::Perfect!}

Perfect!

Yapımın görselleri son derece başarılı. Grafiksel anlamda harika işler çıkarılmamış olmasına karşın, Cell Shading tekniği kullanılarak eğlenceli görseller ortaya çıkarılmış. Tamamen üç boyutlu olan grafiklere rağmen, çok yüksek sisteme sahip olmayan oyuncular için bile yeterli performans sağlanıyor. Ara videolarla zenginleştirilen yapımda, her karakterin turnuvanın başlangıcında ve sonunda videosu bulunuyor. Başarılı olduğunuz organizasyonlar sonucunda, “Gallery” kısmında bonus materyaller bulabilirsiniz.

Genel olarak bakıldığında Street Fighter IV, oldukça eğlenceli bir yapım. Tuş kombinasyonlarının aynı kaldığı, birçok tanıdık karaktere sahip olduğumuz oyunun, özüne sadık kalınması, belki de en büyük artısı olmuş. 2 GHz işlemci, 1 GB RAM ve Shader 3.0 destekli bir ekran kartıyla çalıştırabileceğiniz Street Fighter IV, eski bir dost arayanlar için güzel bir tercih olacaktır. Eğer canınız biraz kavga çektiyse, düşük sistem gereksinimiyle Street Fighter IV’ü denemenizde yarar var.

Puan: 10/8

:: Street Fighter IV’te favori karakteriniz ve en sevdiğiniz hareketler neler?

XP Netbook’unuzu Hızlandırın!

Netbook giderek yaygınlaşan bir platform. Henüz piyasadaki birçok netbook, XP İşletim Sistemi‘ni kullanıyor, zira hem Vista’ya oranla daha ucuz hem de Vista‘nın bellek yiyen gösterişleri XP’de yok. Pratik kullanım ihtiyacından dolayı yüksek bellek değerlerine sahip olmayan netbook’lar, yine de kullanıcıya bir takım performans sorunları yaşatabiliyor.

 


Netbook’ların Neredeyse Hepsi XP İşletim Sistemi Kullanıyor.

Uzman bir kullanıcı her zaman bilgisayarının performansını arttırmanın bir yolu olduğunu bilir. Haliyle netbook’ların da performansını arttırmak mümkün. Yavaş bir netbook’a sahip olmak istemiyorsanız sizlerle paylaşacağımız bu yöntemi uygulamanızı tavsiye ederiz. Zira performansta ciddi bir artış söz konusu.

{pagebreak::Gereksiz Animasyonlar}

Gereksiz Animasyonlar

XP İşletim Sistemi her ne kadar Vista’nın şaşaalı animasyonlarından ve görselliklerinden uzak olsa da, kendi içinde bir takım bellek gereksinimine ihtiyaç duyan görsel efektlere sahip. Bu efektleri kapamanızı tavsiye ederiz. Bunu nasıl yapacağınızı adım adım anlatalım:

1. Kontrol Panelini (Control Panel) açın.

2. Sistem’e (System) çift tıklayın.

3. Gelişmiş (Advanced) sekmesinden Ayarlar (Settings) butonuna tıklayın.

4. XP Varsayılan olarak Görsel Efektler (Visual Effects) seçeneğini “Let Windows choose what’s best for my computer“, yani Benim için en iyisine Windows karar versinolarak seçiyor. Sizin için en iyisine bırakın Windows değil de siz karar verin. Yani “Adjust for best performance“, yani En iyi performansa ayarla” seçeneğini seçin. Göreceksiniz ki XP’nin gereksiz görsel efektleri ortadan kalkacak. Bu da netbook’unuzun performansını arttıracak.

5. Tamam (OK) tuşuna basın, birkaç saniye kadar bekleyin. Windows kendini tercihinize göre ayarlayacaktır. Sonra tekrar tamam butonuna basın ve sistem özelliklerinden (System Properties) çıkın.

{pagebreak::Hızlı Performans}

Hızlı Performans


Windows Sizin İçin Her Zaman En İyisini Düşünemeyebilir.

Yeni tercihinizde çok daha sade bir görünüme sahip olacaksınız. Bu sizin görsellikten aldığınızı keyfi azaltabilir, ama inanın bize performanstaki artış size bunu unutturacaktır. En iyi performansa göre ayarladıktan sonra Windows, size en iyi performansı verebilmek için varını yoğunu ortaya koyacaktır. Böylece önemli işlerinizi, sistem yavaşlamadan daha hızlı ve pratik bir şekilde yapabileceksiniz.

:: Netbook almayı düşünüyor musunuz?

Canon’a 5 Ödül Birden

29 yayının temsilcilerinin oylarıyla belirlenen TIPA ödülleri sahiplerini buldu. Yapılan değerlendirmede Canon EOS 5D Mark II “2009’un En İyi D-SLR Uzmanı” ünvanını alırken, PowerShot G 10 ise “2009’u En İyi Uzman Kompaktı” ödülüne layık görüldü.


EOS 5D Mark II büyük ödüllerden “2009’un En İyi D-SLR Uzmanı” ödülünü almayı başardı.

2009’un En İyi Profesyonel Lensi ödülünü de almayı başaran Canon, bu ödüle TS-E 17mm f/4L modeliyle ulaştı. Firmanın aldığı diğer ödüller ise Pixma Pro9500 Mark II ile 2009’un En İyi Uzman Foto Yazıcısı ve Legria HF S10 ile 2009’un En İyi Uzman HD Video Kamerası olarak sıralandı.


TIPA’nın ödül verdiği Canon ürünlerinden biri de Legria HF S10.

TIPA editörleri, değerlendirmeyi yaparken yenilik, ergonomi, tasarım, kullanım kolaylığı, verimlilik, fiyat/performans oranı gibi özellikleri baz alıyor. TIPA ödülleir 1991 yılından bu yana dağıtılıyor.

:: Ödüllü ürünlerden birine sahip misiniz?

Bilgi için: Canon

Çevre Dostu Philips

Philips Avrupa televizyonlarının %90’ı, Avrupa Çevre Etiketi Uygulama Kurulu tarafından “çevreye zararsızdır” (Eco-label) sertifikasına layık görüldü. AB Eco-label sertifikası televizyonların; düşük enerji tüketimi, düşük bekleme gücü, 2 yıllık garanti, hiçbir tehlikeli madde kullanılmaması ve kolaylıkla geri dönüştürülmek üzere tasarlanması özelliklerini içeren birçok sürdürülebilir özellikleri onaylanıyor.

Eco-label sertifikası alan ürün grubu 9000 serisi, 8000 serisi ve Aurea’yı kapsayan yüksek performanslı televizyonları içeriyor. Serideki modeller çevreye dost olmanın yanı sıra sınıfının en iyisi görüntü kalitesini ve performansını da ortaya koyabileceğine de işaret ediyor.

AB Eco-label sertifikası alınabilmesi için televizyonların bekleme gücü seviyesinin 0.30 w’dan daha düşük olması gerekiyor. Eco-label’a sahip olan Philips televizyonların büyük bir bölümünün bekleme gücü, gereken seviyeden %50 daha düşük olmak üzere 0.15 vattan az bekleme gücüne sahip. Sertifika alan televizyonlar kurşun gibi tehlikeli maddeler içermezken, kolay geri dünüştürülecek şekilde tasarlanıyor.

:: TV alırken enerji tüketimine dikkat eder misiniz?

Office’in Web Versiyonları İçin İsim Aranıyor

Microsoft bir araştırma şirketine Microsoft Office 2010 yazılımının web versiyonlarının isimi hakkında araştırma yaptırıyor. Office 2010’nun online versiyonlarında Word, Powerpoint, Excel sürümleri olacak. Bu ürünlerin normal versiyonları ücretsiz, profeyonel versiyonları ise ücretli olacak.

Google Apps ile benzer özellikler gösterecek Microsoft Office 2010′nun online versiyonunun Beta sürümü yakın süre içersinde çıkabilir. Çünkü Microsoft’un geçmişine bakarsak bu tarz ürün isimleri için anket başlama tarihinden 6 hafta sonra ürünün Beta uygulaması piyasaya veriliyor. Tahminimizde Office 2010‘nun online versiyonunun Beta sürümü 2 ay içersinde kullanıcıların beğenisine sunulacak.

:: Sizce Office 2010’nun online versiyonunun ismi ne olsun?

Dizüstüler İçin Mükemmel Bir Arkadaş

Microsoft‘un BlueTrack teknolojisine sahip Wireless Mobile Mouse 4000 adlı fare, insanlara mümkün olan her yerde fare kullanma imkanı tanıması sebebiyle netbooklar için mükemmel bir yol arkadaşı. Bu farenin bir avantajı oldukça küçük olması ve birçok yüzeyde sorunsuzca çalışması. Granit ve mermer gibi parlak yüzeylerle beraber halı, işlenmemiş ahşap gibi pürüzlü yüzeylerde de çalışan bu fare, tüm görevini hatasız bir şekilde yerine getirmesi ile ilgi çekiyor.

Toza karşı dayanıklı olan bu, bir Netbook için mükemmel bir takım arkadaşıdır.

 

Kablosuz olan ve 2.4GHz WiFi teknolojisini kullanan Wireless Mobile Mouse 4000, uygun fiyatının yanı sıra dört adet özelleştirilebilir buton dört yönlü kaydırma butonu ve USB girişinden dışarı 1 cm’den az çıkan küçücük bir nano alıcı-vericiye sahip. Bu alıcı-verisi bilgisayar hareket halindeyken bilgisayara takılı kalabiliyor. Ürün aynı zamanda farenin içerisinde de saklanabiliyor.

:: Microsoft fareler hakkında ne düşünüyorsunuz?

Prince of Persia İncelemesi

1

Sıkıcı bir iş gününün ardından eve doğru yola koyulmuş giderken, kafanızı otobüsün ya da servisin camına yaslayıp, birkaç keyifli dakika geçirmek istemez misiniz? Yorgunluktan bitmiş tükenmiş zihninizi tazelemek için, hızlı bir oyundan iyisi yoktur. Eğer aradığınız böyle bir şey ise, Prince of Persia tam size göre bir oyun olabilir.

Bir kere telefonda oynadığınız en hızlı oyunlardan biri Prince of Persia. Tıpkı yapımın yeni nesil konsollarda ve PC versiyonunda olduğu gibi platformdan platforma atlamalar, düşüşler, tırmanmalar ve benzeri birçok hareket, oyunun cep telefonu sürümünde de mevcut. Ara ara karşınıza çıkan yaratıkları “5” tuşunu kullanarak elimine ettiğimiz yapımda, kılıcımız en önemli silahımız.

{pagebreak::Elika}

Elika

Oyuna başladıktan kısa bir süre sonra yolumuz Elika ile kesişiyor. Öyle ki, özel güçleri olmasına karşın kafeste tutsak edilmiş Elika’yı kurtardıktan sonra, oyun boyunca onunla beraber ilerliyoruz. Kimi zaman düşmanları yenmemiz için yardım eden Elika, kapalı kapıları açmada da kilit önem taşıyor. Zira Prens ile ulaşamayacağımız bazı platformlara erişmek için oyun Elika’nın kontrolünü bize veriyor.

Uçma gibi fantastik bir özelliğe sahip olan gizemli kadın, platform bulmacalarını çözmemiz için gerekli oluyor. Genellikle atlamalı, zıplamalı ve dövüşmeli durumlarda müdahaleyi Prens ile yapıyoruz. Bazı güçlü düşmanlarımızın kalkanları olduğu için, onlara hasar vermek çok zor oluyor. Bu anlarda yanlarına gidip “2” tuşuna bastığımızda, Prens özel bir hareket yaparak, kalkanlarını düşürüyor. Ondan sonra “5” butonuna yüklenerek, düşmanı yerle bir ediyoruz.

{pagebreak::Düz Duvara Tırmanan Prens}

Düz Duvara Tırmanan Prens

Karşımıza çıkan engelleri tırmanarak aşabiliyoruz. Bu anlarda, basmamız gereken tuş ekranda beliriyor. Ancak bu uyarıları menüden kapatmak da mümkün. Tavsiyem, alışana kadar bu asistleri açık tutun. Örneğin düz bir duvarın önündesiniz ve atlamanız gereken yer de, arkanızda ama çok yüksekte. Önce “2” tuşuna basıp düz duvara tırmanıp, ardından da “1“e dokunarak, kahramanımızın karşı platforma atlamasını sağlayabiliyorsunuz.

Oyun boyunca karşılaşacağınız küreleri toplarsanız, ana menüdeki “Ekstra Mod” seçeneğinde bulunan mini oyunları oynayabiliyorsunuz. Tamamen Türkçe olan Prince of Persia’yı edinmek ve hangi telefonlara uyumlu olduğuyla ilgili teknik bilgi almak için Funclub.tr.samsungmobile.com adresine tıklamanız yeterli. Eğer hızlı ve eğlenceli bir oyun arıyorsanız, Prince of Persia sizin için biçilmiş kaftan olabilir.

Puan: 10/7

:: Prince of Persia’yı cep telefonunuzda oynamak ister misiniz?


Sony, Nintendo ve Apple’ın Başı Dertte

 

Shared Memeory Graphics LLC adlı bir şirket teknoloji endüstrisinin devlerini patent ihlali yaptıkları gerekçesiyle dava etti. Merkezi ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bulunan şirket, Apple iPod, Nintendo Wii, Sony PSP ve Playstation 2‘de bulunan grafik hızlandırıcı teknolojisinin kendisine ait olduğunu iddia ediyor.

Grafik performansını ve görüntü için ayrılan bellek miktarını artırmaya yarayan teknolojinin patentinin kendilerine ait olduğunu belirten Shared Memory Graphics LLC yetkilileri, Sony, Apple ve Nintendo’nun kendilerine belli bir miktar ödeme yapmasını talep ediyor.

:: Teknoloji devlerinin yaptıkları iddia edilen patent ihalleri sizce ne kadar gerçek?

 

Gizli Fenomen: İnternet Radyosu

Son 20 yıldır internetin gelişimini an be an takip takip ediyoruz. Bu kadar süre içerisinde birçok yenilik, birçok kolaylık internet tarafından bizlere sağlanmış durumda. İnternet radyoculuğu da derinden ama sağlam adımlarla popülaritesini yükselten bir trend olarak hayatımızda kendine yer edinmiş durumda.

 


İnternetteki Radyoların Bir Diğer Avantajı da, Dünya Üzerinden Herkesin Dinleyebilmesi

Birçok radyo kuruluşu artık internetten de yayın yapıyor. Bu sayede daha fazla dinleyiciye hitap etmek mümkün. Aylık belli bir ücret karşılığı dinlenen radyolar bile mevcut. Bunun dışında halka açık, ücretsiz internet radyoları da son derece keyifli ve kaliteli yayınlar yaparak dinleyicileri kendine çekiyor.

:: İnternetten radyo dinliyor musunuz?

 

Mahkemeler Youtube’u Destekliyor!

Youtube’a açılan davaların haddi hesabı yok. Plak şirketlerinden tutun da film şirketlerine kadar birçok firma, yayın hakları gerekçesiyle dünyaca ünlü video paylaşım sitesine dava açıyor. Bu davalar çoğunlukla mahkemenin Youtube’u haklı bulmasıyla sonuçlanıyor. 2 sene önce Viacom’un açtığı ve Youtube’un başındaki en önemli dert olan büyük dava ise hala sonuçlanmadı.

 

Google, Youtube’u satın aldığından beri Youtube, bu tür küçük çaplı davalarda çok sorun yaşamıyor. Zira Google’ın bu konuda tecrübesi çok fazla. Bilindiği gibi ülkemizde erişimi engelli olan Youtube’da binlerce şarkı ve filmden sahneler bulunuyor. Tüm dünyadaki kullanıcılar, bu videolara hiçbir telif ücreti ödemeden erişebiliyor.

:: Youtube üzerinden şarkı veya film izliyor musunuz?

Facebook Huzurevine Döndü

Facebook’un reklamcılar için ABD genelinde hazırladığı istatistiklere göre 55 yaş ve üzeri kişilerin sayısı daha genç olanların sayısına oldukça yaklaşmış durumda. Sitede, bu yaş grubundaki insanların sayısı Ocak ayından bu yana 5 kat artarak 5.9 milyon‘a ulaştı. 17 yaş altında 7 milyon üyenin bulunduğu göz önünde bulundurulursa, bu oranın ne denli büyük olduğu daha iyi anlaşılabilir.

Buna ek olarak 35-54 yaş arası kullanıcıların Facebook’un en kalabalık grubunu oluşturduğunu da belirtmek gerek. Ocak ayından bu yana %190,2 arttış gösteren bu grupta 20 milyondan fazla üye bulunuyor. Buna karşın 18-24 yaş arasındaki üyelerin sayısının sadece %4,8 artması, sitenin yaş ortalamasının giderek yükseldiğinin bir diğer kanıtı.

:: Genç nüfusun Facebook’a olan ilgisi sizce giderek azalıyor mu?

Daha Fazla Sims Lazım mı?

0

EA’nin meşhur simülasyon serisinin en yeni halkası The Sims 3, beklentilerin üzerinde başarılara imza atıp yapımcılarının yüzünü güldürdü. Şimdilerde oyun çevrelerinde dolaşan bir dedikoduya göre, yapımın ek paketi kısa süre sonra hazır olacak. EA tarafından ağustos ayında duyurusu yapılacak olan paketin çıkış tarihinin ise ekim olacağı tahmin ediliyor.

The Sims 3 İçin Eğlenceli Bir Video

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/9210/t_sims3_scarytp.flv#

Serinin daha önceki oyunları için satışa sunulan onlarca ek paket, EA‘nin bu konuda ne kadar hassas olduğunu ortaya koyuyor. Öyle ki, bir takım konulara yoğunlaşarak (Tatil ve iş gibi…) onlar için paket hazırlayan yapımcılar, aynı yöntemi muhtemelen The Sims 3 için de uygulayacak. Görünen o ki, “En Çok Satanlar” listelerinin ilk sıralarında, uzun bir müddet The Sims 3 ismini göreceğiz.

:: The Sims 3 için nasıl bir ek paket yapılmasını istersiniz?