Günün Bedava Yazılımı

0

Bilgilerinizi oluşabilecek bir hata veya arızadan dolayı kaybetmek istemiyorsanız bu işin en iyi çözümü onları yedeklemekten geçer. Bu işi başarılı bir şekilde yapabilen Paragon Drive Backup 9 Personal bugünün bedava yazılımı. Belirlediğiniz aralıklarda sisteminizin görünümünü hafızasına yükleyen bu yazılım herhangi bir çökme durumunda da otomatik olarak bilgilerinizi kurtarıp her şeyi eski haline döndürebiliyor. Yazılım ile ayrıca USB bellek sürücünüz üzerinden çalışabilen kurtarma uygulamaları hazırlayabilirsiniz.

 

:: Yazılımı bugüne özel olarak ücretsiz indirmek ve kurmak için tıklayın.

Dikkat: Bu yazılımı ancak 9 Nisan 2009 saat 10:00’a kadar bilgisayarınıza ücretsiz tam sürüm olarak kurabilirsiniz.

Yazılımın Künyesi

İşletim Sistemi:
Windows XP/Vista
Ana Sayfa: Paragon Software
Dosya Boyutu: 242 MB
Yarınki Fiyatı: 39,95 Dolar

:: Yazılım hakkında teknik destek almak için tıklayın.

Catalyst 9.4 Internete Sızdı

2 Nisan’dan itibaren kullanıcılar AMD’nin yeni ekran kartını satın almaya başladılar. Bu ekran kartlarıyla birlikte gelen sürücü paketi ise AMD’nin hala kendi web sitesine koymadığı Catalyst 9.4 sürümünü içeriyor. Bu sürücüyü internete yükleyen yeni kart sahipleri AMD’den önce 9.4 sürümünü kullanıcıların beğenisine sundular. Yeni Catalyst AMD’nin 8,60 kod isimli sürücüsüyle birlikte geliyor. Son olarak 25 Şubat’ta yayınlanan Catalyst 9,3’te 8.591 kod adlı sürücü bulunuyordu.


Yeni sürücüleri indirin

Windows Vista x86/x64

Windows XP x86/x64

Windows 7 x64


::
AMD’nin yeni sürücüleri hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.

Altec Lansing Soundbar FX3020 İnceleme

Masaüstü hoparlör seçimi birçok kişi için çok farklı. Bazıları en son teknolojiyi ister. Bazıları da sadece küçük olmasını ister. Tasarıma da dikkat edenler var. Hatta sadece bas’ların tok olmasını da isteyenler yok değil.

Masaüstü bir hoparlör sistemi en az 2.1 ses teknolojisini desteklemesi şart. Bu hoparlör sistemi tek bir 3.5 mm’lik ses girişine sahip olmalı. Bu oldukça önemli bir özellik. Çünkü bu sayede harici ses kaynaklarını da destekleyebiliyor. Tabi bazı üreticiler bu ürünleri oldukça küçük tasarlayabildikleri bir gerçek. Bu masaüstünde az yer kaplayan ve kablo salatasını da minimuma indirgeyen bir ürün tercih edilmeli.

Farklı bir hoparlör’e sahip olmak isteyen kişiler için birebir.


Altec Lansing Soundbar FX3020
, işte bu tür bir ürün. İlk olarak sıra dışı ergonomisi ve tasarımı ile ilgi çekiyor. Oldukça küçük bir tasarıma sahip olan bu ürün gayet iyi bir ses kalitesine sahip. Ürünün kullanımı çok kolay. Buna ek olarak mp3 gibi ses kaynaklarından direkt olarak çalışabiliyor. Bu ürün LCD monitör ile kullanıldığında, masaüstünde neredeyse yer kaplamıyor.

  {pagebreak::Sıra Dışı Tasarım}
Sıra Dışı Tasarım

Altec Lansing Soundbar FX 3020 minimalist bir ürün. Ses teknolojik olarak sade, küçük, tasarımı oldukça albenisi olan ve karmaşık bir yapıya sahip olmayan bir 2.1 hoparlör sitemi. Bu ürün sadece bir ses açma kapama düğmesi üzerinde bulunduruyor. İki adet 2 inç’lik hoparlörler bir adet subwoofer sürücüsünü tek bir yapıda birleştiren bu ürün oldukça şirin. Bu ürün, birçok LCD ekranının altına sığabiliyor.

FX3020, arka kısımda iki adet kablo girişine sahip olması ile kablo salatasını önlüyor. Bir güç adaptör girişi ve bir tane de 3.5 mm’lik ses girişi Altec Lansing için yeterli. Daha fazlasını isteyen kullanıcılar için (yan tarafta) kulaklık çıkışı ve AUX girişi unutulmamış. 

 

Oldukça sade bir tasarıma sahip. Üzerinde sadece tek bir düğme bulunuyor.

Ürünü farklı kılan tasarım, ayaklı bir yapıya sahip olması. Kasa sistemi plastik bir yapıya sahip. Sadece ön tarafta sürücüleri koruyan bir metal kafes var.

Üründe beğendiğimiz bir özellik Audio girişi için uzunca bir kablo, Aux girişi için de kısa bir kablo verilmesi. Üzerinde bulunan ses ayar düğmesi, ürünün açılıp kapanmasını da sağlıyor. Bu düğme aynı zamanda ürünün sessize almak için de kullanılabiliyor. Ürünün açılıp kapanması, üzerinde bulunan mor ışıktan takip edilebiliyor. Altec Lansing yazısının altında bulunan bu mor ışık, sessiz mod’da yanıp sönüyor.

{pagebreak::SFX ve XdB Teknolojileri}
SFX ve XdB Teknolojileri

FX3020, iki farklı DSP teknolojisini destekliyor. Bu teknolojinin avantajı, kaynaklardan gelen farklı ses teknolojilerini işleyebilmesi ve bu ses verilerini de rahatlıkla hoparlörlere aktarabilmesi. Bu teknolojilerden biri Altec’in SFX adlı ürünü. SFX (Sound Field Expander) özelliği sayesinde gelen tüm ses verilerini odanın içinde stereo ses’e çevrilebiliyor. Bu oldukça önemli bir özellik. Çünkü bu sayede mono gibi görünen bu üründen stereo ses’e sahip olmuş oluyorsunuz. Altec Lansing’in ikinci DSP teknolojisi XdB olarak adlandırılıyor. Bu teknolojinin özelliği müziklerde oldukça tok bir bas verebilmesi.

 

Mümkün olduğunca minimum kablo bağlantılarına sahip.

 

Ses kontrolleri parmağınızın uçunda olması hoşumuza gitti. Buna ek olarak kablo salatası ile uğraşmıyorsunuz. 2.1 hoparlör sisteminde hoparlörler birbirlerine kablo ile bağlı. Altec Lansing, hepsini tek bir kutuda bulunduruyor. İşte bu tasarım görüntü kirliliğine ve klasik hoparlörlerden sıkılan kişiler için önemli bir avantaj. 

{pagebreak::Orta Frekanslı Bas’larda Başarılı }
Orta Frekanslı Bas’larda Başarılı

Altec Lansing FX3020 oldukça küçük bir yapıda olmasına karşın iyi bir ses kalitesine sahip.  Yalnız bu ses kalitesi benzer 2.1 hoparlör seti ile kıyaslamak pek doğru olmaz. Altec Lansing Soundbar, bu ürünlerle kıyasla, orta seviye ses kalitesinin üzerine çıkamıyor. SFX teknolojisi genel olarak duyulabiliyor. Fakat bu teknoloji sadece genel sesler için geçerli. Bas’ın daha fazla olduğu veya tizlerin daha ince olduğu seslerin odanın içine dağılması pek duyulmuyor. FX3200, özellikle derinden gelen bas seslerinde pek başarılı olamıyor. Altec Lansing, daha çok orta frekanstaki bas’larda başarılı.

 

Ürüne yakın bakıldığında üç adet sürücü görünüyor. Ortadaki sürücü bass efektlerini vermek için tasarlanmış.

 

Ürünü en yüksek ses’te çalıştırdığınızda ses kalitesinde bozulmalar meydana geliyor. Ses seviyesi 2.1’lik bir hoparlör sistemi için yeterli. Altec Lansing burada bir RMS değeri vermiyor. Fakat bizim yaptığımız hesaplarda bu 10 ile 12 Watt arasında bir değer olduğunu düşünüyoruz.

Altec Lansing Soundbar FX3020’den fazla bir şey beklemek yanlış. Bu ürün oldukça küçük ve 2.1’lik bir hoparlör sistemine sahip olmak isteyen kişiler için iyi bir seçenek. Her ne kadar tek parça ve küçük olsa da her LCD’nin altına rahatlıkla sığmayacağı kesin.  Bu ürün, ancak yüksek ayaklı bir LCD monitörlerinin altına sığabiliyor.

Ürünün tasarımı oldukça başarılı. Kullanımı ve ses girişleri de iyi düşünülmüş. Yer sıkıntısı çeken ve bir hoparlör sisteminden fazla bir şey beklemeyen kullanıcılar için biçilmiş kaftan.

 
{pagebreak::Teknik Özellikler}

ALTEC LANSING Soundbar FX3020
2.1 Hoparlör Sistemi

Türü: 2.1 hoparlör
Sürücü Boyutları: 2 inç
Giriş: Audio, Aux
Çıkış: Hoparlör
Boyut: 374 x 86 x 113 mm

Bilgi için: Multimedya
Web: www.multimedya.com
Fiyat: Yakl. 70 Dolar+KDV


Ürünü Satın almak için Tıklayın


::
Masaüstü için 2.1 hoparlör seti yeterli mi?

Renkli Lazerde Hepsi Bir Arada Çözümü

Xerox, küçük ve orta ölçekli ofislerin birçok ihtiyacını tek elden karşılayan, uygun maliyetli yeni ürünler sunmaya devam ediyor. Xerox’un çok fonksiyonlu yeni ürünü Xerox Phaser 6128MFP, ofislerde giderek artan renkli doküman ihtiyacına hesaplı ve hızlı bir seçenek oluşturuyor. Xerox Phaser 6128MFP, Xerox’un daha az atık bırakan, düşük bir enerji ile çalışan, çevreci kimyasal toner teknolojisi kullanıyor.

Yazıcı, fotokopi, tarayıcı, faks ve e-posta özelliklerine sahip Xerox Phaser 6128MFP, dakikada 12 A4 sayfa renkli ve 16 A4 sayfa siyah-beyaz baskı alabiliyor. Tek geçişte tüm renkleri basabilen bir teknolojiye sahip olan Xerox Phaser 6128MFP, ilk sayfa çıkışı renklide 17, siyah-beyaz baskıda 14 saniye. Xerox Phaser 6128MFP, 400 MHz hızlı işlemcisi ve 384 MB hafızası ile 600 dpi baskı çözünürlüğünde çıkış almayı sağlıyor. Çift taraflı baskı özelliği olan Xerox Phaser 6128MFP’nin standart kağıt kapasitesi 251 sayfa iken, aylık baskı hacmi 40.000 sayfaya ulaşıyor. Xerox Phaser 6128MFP, “Run Black” özelliği sayesinde renkli tonerler bittiğinde, baskıya siyah beyaz devam ediyor.

Çok sessiz çalışan ve az yer kaplayan Xerox Phaser 6128MFP, kağıt dokümanları dijital dosyalara dönüştürerek bilgileri düzenliyor, saklıyor ve istendiğinde paylaşılmasını sağlıyor. Xerox Phaser 6128MFP’nin, taranan dokümanları çok sayıda e-posta adresine göndermek için “Scan to e-mail”, taranan belgeleri doğrudan taşınabilir bir belleğe kaydetmek için “Scan to USB” gibi özellikleri de bulunuyor. Xerox Phaser 6128MFP ile kağıt dokümanlar, bağlı bilgisayara veya ağ üzerindeki herhangi bir bilgisayara “PDF”, “JPEG”, “TIFF” gibi farklı dosya formatlarına kaydedilebiliyor.

Normal faks özelliğinin yanı sıra Xerox Phaser 6128MFP ile kullanıcılar, masalarından kalkmadan bilgisayar üzerinden faks gönderebiliyor. Xerox Phaser 6128MFP ile baskı alırken, aynı anda faks da gönderilebiliyor. Xerox Phaser 6128MFP’nin, “Güvenli Faks Alıcı” özelliği, kullanıcının kendi şifresini girene kadar faksları hafızasında tutmasını sağlıyor. 

Xerox Phaser 6128MFP, “Kimlik Kartı Kopyalama” özelliği ile kimlik kartı, sürücü ehliyeti gibi belgelerin tek bir seferde önlü arkalı fotokopisini alabiliyor. Hem PC hem de Macintosh ortamında çalışabilen Xerox Phaser 6128MFP, USB 2.0 ve Ethernet bağlantısını destekliyor. Xerox Phaser 6128MFP, 665 Dolar + KDV’den başlayan fiyat ve 2 yıl Xerox garantisi ile kullanıcılara sunuluyor.

:: Ürün hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.

Twitter Nedir, Nasıl Kullanılır?

Popüler sosyal medya sitesi Twitter Türkçe dil desteğinden sonra yeni tasarımını da hizmete soktu. Twitter, yeni tasarımıyla birlikte yeni özelliklere kavuşuyor. Biz de Twitter rehberimizi sizler için yeni tasarıma uygun olarak tekrar düzenledik.

Twitter’dan bahsetmeden önce mikroblog kavramından ve sosyal ağlardan bahsetmemiz gerekiyor  aslında. Önce sosyal ağlar ile başlayalım.

Sosyal Ağ Ve Mikro Blog  Kavramı Nedir?

Her ne kadar sosyal ağ olarak bilmiyor olabilirsiniz  ama kullanma ihtimaliniz oldukça yüksek. Çünkü Facebook, MySpace, Netlog gibi servisler bu  şapkanın altında yer alıyor. Bunların dışında ayrıca Xing, Pronected, LinkedIn gibi servisler  var ki iş dünyasının vazgeçilmezleri arasında yer alıyorlar.


Twitter kısa bir süre önce görsel anlamda ciddi yeniliklere kavuştu.Ayrıca site Türkçe

Peki ya mikroblog? Bu soruyu yanıtlamadan önce bir blogunuz olup olmadığını sormamız gerek? Var  mı? Güzel, blogunuza istediğiniz konularda yazılar yazıyorsunuz, bu da tamam.

Ama tıpkı cep  telefonunuzdan kısa mesaj gönderir gibi kısa yazılar yazıyor musunuz? Hayır mı dediniz. Tamam,  işte Twitter gibi mikrobloglar tam da bu noktada devreye giriyor.

{pagebreak::Kısa Twitter Tarihi}

Kısa Twitter Tarihi


2006 yılında yayına başlayan Twitter, dört yıllık süreçte dünyanın en çok tıklanan sitelerinden biri olmayı başardı.

Twitter’ın üç yılı bile bulmayan bir geçmişe sahip olduğunu düşünürsek en uygun başlık kuşkusuz  “Kısa Twitter Tarihi” olmalı.

Mart 2006’da, San Fransisco’da prototip olarak iki haftalığına ortaya çıkan Twitter’ın resmi başlangıcı Ağustos 2006‘ya denk geliyor. Bu başlangıcın şirket  haline gelmesinin Mayıs 2007’de gerçekleştiğini belirtirsek geldiği noktayla başarı  kelimelerinin ne kadar örtüştüğü ortaya çıkıyor.

2010 yılında şirket 150 milyon dolar net kazanç sağladı. Şu anda  itibariyle 200 milyon üyesi bulunuyor.

{pagebreak::Twitter Ne İşe Yarar?}

Twitter Ne İşe Yarar?

Gelelim Twitter’ın ne işe yaradığına. Şu sıralar ABD’de çılgınlık derecesinde ilgi gören Twitter için ne işe yarardan ziyade neler yapılır demek daha doğru olabilir aslında.

2008, 2009 yılları arasında  yüzde  1000’in üzerinde büyüyen Twitter’ı köşebaşındaki sosisçi hariç herkes kullanıyor bile  diyebiliriz belki de.

Kişiler, haber kanalları, büyük kurumsal şirketler, kampanya  düzenleyenler, politikacılar; yani aklınıza gelebilecek hemen her kişi ve kurum açtığı Twitter  hesabıyla kendisi hakkındaki gelişmeleri paylaşıyor.


Twitter özellikle ABD’de yoğun olarak kullanılıyor.

İşin mantığı oldukça basit aslında. O an başınıza gelen bir olay, duyurmak istediğiniz bir  haber, düzenlenen bir kampanya, firmanız hakkındaki bir gelişme, seçim kampanyanızdaysanız katıldığınız miting ya da çıkacağınız televizyon kanalını duyurmak gibi aklınıza gelebilecek  hemen her şeyi Twitter üzerinden takipçilerinize duyurabilirsiniz.

Tek bir şartla, mesaj başına  140 karakter sınırınız var. 160 karakterlik kısa mesaj sınırlamasına alışkın bir toplum olan bizler için 140 karaktere uygun mesajlar yazmak zor olmasa gerek.

{pagebreak::Twitter Hesabı Açalım}

Twitter Hesabı Açalım

İlk olarak internet tarayıcınızı açın ve twitter.com adresine gidin. Yeni tasarımda ekranın sağ tarafında “Twitter’da yeni misin? Kaydol” isimli bir kutucuk bulunuyor. Bu kutuya Adınızı, soyadınızı, e-mail adresinizi ve şifrenizi girdikten sonra “Twitter’a kaydol” butonuna tıklarsanız kayıt işleminde son aşamaya geçebilirsiniz..


Twitter’da hesap açmak son derece kolay.

Yeni açılan sayfada bilgilerinizin onaylandığını göreceksiniz. 4 seçenekli formun en altında kullanıcı adını girmeniz istenecek. Twitter kullanıcı adınızı yazdıktan sonra altında bulunan “Hesabımı Oluştur” butonuna tıkladığınızda Twitter hesabınızı başarıyla açmış olacaksınız.

{pagebreak::Twitter Kullananları Bulmak}

Twitter Kullananları Bulmak

Eğer düzenli takip ettiğiniz bloglar varsa blog sahipleri beni Twitter’dan takip edin, adresim şu diyebilir. Aynı şekilde takip ettiğiniz haber sitelerini de eklemeniz mümkün. Yurt içi ve yurt dışındaki haber sitelerinin çoğu kullanıyor. Yeri gelmişken belirtelim, ShiftDelete.net’in resmi Twitter sayfası: http://twitter.com/shiftdeletenet


Gmail, Hotmail gibi servislerin adres defterlerindeki arkadaşlarınızı Twitter’a kolayca davet edebilirsiniz.

Twitter kullanıcılarını bulmanın tek yolu sağda solda logosunu, bilgisini görmek yoluyla değil elbet. Sitenin üst tarafında bulunan arama çubuğuna eklemek istediğiniz kişinin ismini yazıp daha sonrada find people (kimi takip etmeli) linkini seçerseniz işinizi oldukça kolaylaştıracaktır.

Burada Find on Twitter sekmesi isim aratmanızı sağlarken, Find Friends (arkadaşlarını bul) sekmesi, Gmail, Hotmail, Yahoo gibi servislerdeki adres listenize davet gönderebilmenizi sağlıyor.

Browse Interests (ilgi alanlarına gözat) sekmesi ile ilgi alanlarınıza göre yeni isimler keşfedebilirsiniz. Dilerseniz Invite by email (arkadaşlarını davet et) seçeneğiyle arkadaşlarınızın e-posta  adresini yazarak davet gönderebilirsiniz. Suggestions For You (önerileri göster) sekmesinden Twitter’ın size önerdiği isimleri, listeleyebilirsiniz. Daha ayrıntılı arama yapmak isterseniz search.twitter.com adresi sizleri bekliyor.

{pagebreak::Twitter’a Mesaj Göndermek}

Twitter’a Mesaj Göndermek

Yazı yazmayı biliyorsanız Twitter’ı kullanamamanız için bir sebep yok. Tek yapmanız gereken sayfanın üst tarafındaki boş alana 140 karakteri geçmeyen mesajı yazmak ve alttaki tweet butonuna tıklamak, hepsi bu.

Dilerseniz cep telefonunuzdan da m.twitter.com’u ziyaret edip güncelleme yapabiliyorsunuz. Böylece örneğin trafikte ilerlerken karşılaştığınız bir kazayı bildirip diğer Twitter kullanıcılarının bölgeden geçerken dikkatli olmasını sağlayarak sosyal  hizmet kategorisinde bir iş bile yapabilirsiniz.


Mesaj yazıp takipçilerinizle paylaşmak işte bu kadar basit.

Twitter’a mesaj göndermenin farklı etkileri de oluyor. Geçtiğimiz yıllarda Hudson nehrine iniş yapan pilot olayı ve uçak kazasının televizyonlar dahil tüm haber kanallarından önce ilk Twitter’da yankılandığını, kullanıcıların iniş sonrasında; “uçağımız nehre indi, herkes iyi” açıklamaları ile olayı görenlerin; “az önce binanın önünden bir uçak geçti” mesajlarını anımsayanlar, Twitter’ın önemli olayları dünyaya ne kadar hızlı duyurduğunu daha iyi kavrayacaktır.

{pagebreak::Twitter’ı Facebook Hesabınıza Ekleyin}

Twitter’ı Facebook Hesabınıza Ekleyin

Twitter, kullanıcılarına kendi hesaplarını bloglarına ya da sitelerine ekleme olanağı da sunuyor. Açacağınız ufak bir bölümle yazdığınız mesajları ve gelen yanıtları otomatik olarak yayınlamanız mümkün. Eğer blog hizmetini Blogger üzerinden alıyorsanız hazır şablonu kullanabilir veya sadece kodları alıp yerleştirerek mevcut tasarımınızı bozmadan yayını gerçekleştirebilirsiniz.


Twitter’daki paylaşımlarınızı otomatik olarak blogunuzda yayınlayabilirsiniz.

Kodları almak için öncelikle Twitter sayfanızın en altındaki Resources (kaynaklar) linkine tıklayın. Burada birazdan bazılarına değineceğimiz yardımcı uygulamalarla kodları alabileceğiniz widgets (bileşenler) seçeneklerini göreceksiniz. Blogumuza ekleyeceğimiz için biz widgets (bileşenler) kısmını tercih edelim. Açılan sayfada my website (sitem) ve Facebook seçeneklerini göreceksiniz.

Facebook seçeneğini seçerek Facebook uygulamasını yükleyebilirsiniz. Artık Twitter’a yazdığınız iletiler Facebook profilinizde de yayınlanacak.

{pagebreak::Tweet’lerinizi Kendi Sitenize Ekleyin}

Tweet’lerinizi Kendi Sitenize Ekleyin

Eğer Tweet’lerinizi Facebook hesabınızda değil de başka bir sitede paylaşmak istiyorsanız, Widgets bölümünden My Website seçeneğini seçin. Açılan sayfadana profile widget (profil bileşenleri) seçin ve sizden istenilen bilgileri eksiksiz girin. Bilgileri eksiksiz girdikten sonra alttaki finish & grap code (bitir ve kodu al) butonuna tıklayarak ilgili kodları temin edebilirsiniz.


WordPress tabanlı blogunuza Twitter’ı eklemek adeta çocuk oyuncağı.

Tüm işlem bu kadar. Dilerseniz kodların içerisinde yer alan “Twitter Updates” bölümüyle birkaç satır alttaki “follow me on Twitter (beni Twitter’da takip eti)” yazılarını kendinize göre değiştirebilirsiniz.

Yalnız bu değişikliğin HTML kodları üzerinde olduğunu, Flash tabanlı bir Widget tercih ettiyseniz değiştiremeyeceğinizi de belirtelim. Ben eklenti severim, kodlarla uğraşmak istemiyorum diyen WordPress sahipleri, aralarında Türkçe’si de bulunan eklentiler kullanabilir.

{pagebreak::Twitter Görünümünü Değiştirin}

Twitter Görünümünü Değiştirin


Görünümü değiştirmek için farklı tema alternatifleriniz var.

Twitter, değişik tema önerileriyle kullanıcıların arka planı kişiselleştirebilmesine olanak tanıyor. Bunun için üst taraftan settings (ayarlar) bölümüne gelmeniz ve karşınıza çıkan ekrandan design (temalar) kısmını seçmeniz gerekiyor. Hazır temalardan birini seçebilir veya büyüklüğü 800k’yı geçmeyecek GIF, JPG ya da PNG formatındaki resmi yükleyip sadece size özel olmasını sağlayabilirsiniz. Sizi takip edenler, hesabınıza girdiklerinde bu özel temayla karşılaşacaktır.

{pagebreak::Yardımcı Uygulamalar}

Yardımcı Uygulamalar


twshot, sevdiğiniz linkleri tek tıkla Twitter’da paylaşmanızı sağlıyor.

Twitter için hazırlanan destekleyici çok sayıda uygulama bulunuyor. Adeta bir ekosistem haline gelen Twitter’la ilgili bu uygulamaları tek tek tanıtmaya kalksak bu yazıyı asla bitiremeyiz. Çünkü neredeyse hemen her gün yeni bir uygulamayla karşılaşmak mümkün. Bunların içerisinde twshot‘a ayrı bir yer ayırmamız gerekiyor. Türkiye merkezli Angelabs tarafından hazırlanan twshot, o an gezdiğiniz sayfanın linkiyle uzun uzadıya uğraşmadan tek tıkla Twitter takipçilerinizle paylaşmanızı sağlıyor.


twhirl ve TweetDeck en çok kullanılan yardımcı programlardan ikisi.

Bahsedeceğimiz, dünya genelinde yoğun kullanılan iki uygulama ise Twhirl ile TweetDeck. Her iki uygulama da takip ettiğiniz hesapları Twitter sayfasına girmeden izleyebilmenizi sağlıyor. Twhirl, FriendFeed ve Seesmic hesaplarını da kontrol etmenizi sağlarken, TweetDeck ise renk değişimi, hesapları gruplandırabilme, arama vb. özellikleriyle dikkat çekiyor.

{pagebreak::Hangi Ülkeler Daha Aktif?}

Hangi Ülkeler Daha Aktif?


En çok ülkeler sıralamasında ABD’yi Japonya takip ediyor.

Twitter kullananları ülkelere göre listelediğimizde ABD’nin yüzde 40’lık payı dikkat çekiyor. ABD dışındaki ülkelerde ise Japonya yüzde 39’la başı çekiyor. Bunda Twitter’ın dil seçenekleri arasında İngilizce dışında sadece Japonca olmasının etkili olduğunu rahatça söyleyebiliriz. Japonya’yı sırasıyla İspanya, İngiltere, Brezilya, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve Tayvan takip ediyor.

{pagebreak::Başarılı Twitter Örnekleri}

Başarılı Twitter Örnekleri


Obama’nın 11 milyondan fazla takipçisi bulunuyor.

Twitter’dan en fazla faydalanan isimlerden birinin birkaç gün önce ülkemizde olduğunu söyleseydik ne derdiniz? Aklınızda soru işareti mi var? Hemen giderelim. Twitter’ı seçim kampanyası sırasında oldukça aktif kullanan isim Barack Obama idi. Obama’nın, bu satırların yazıldığı an itibariyle 739.470 takipçisi olduğunu belirtirsek (Güncelleme: Nisan 2010 itibariyle bu sayı 5.831.103‘e ulaştı) ne demek istediğimizi anlayabilirsiniz sanırız.


Shaq, aklına estiği an takipçilerine maç bileti hediye ediyor.

Obama dışında başka canlı örnekler de var elbette. Hemen her basketbolseverin yakından tanıdığı isimlerden Boston Celtics oyuncusu Shaq, yani Shaquille O’neal da oldukça aktif bir Twitter kullanıcısı. Aklına estiği bir an Twitter’dan “şu an buradayım, yanıma ilk gelene maç bileti hediye edeceğim” diye kampanya yapan Shaq’ı 596.302 kişi (Güncelleme: Nisan 2010 itibariyle bu sayı 3.323.082) takip ediyor.

{pagebreak::Türkiye’de Kimler Tweet’liyor?}

Türkiye’de Kimler Tweet’liyor?

Twitter’ın yaygınlaşmasıyla birlikte Tweet’lemek kavramı da teknoloji jargonundaki yerini aldı. Halen aktif Twitter kullanan yabancı ünlüler arasında Barack Obama ile Shaq’tan bahsetmiştik yukarıda. Liste elbette daha uzun ama biz yerele indirgeyelim isterseniz.

Obama’nın başkanlık kampanyası sırasında aktif şekilde kullandığını söylemiştik. Bizde de benzer bir etki yaratmak isteyen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Gürsel Tekin ve Kemal Kılıçdaroğlu Twitter kullanıcıları arasındaki yerini aldı. 


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Twitter’ı etkin olarak kullanıyor.

Aktif kullanım açısından bakarsak bazı haber siteleriyle havayolu şirketlerinin önde olduğunu söyleyebiliriz. Geçtiğimiz günlerde haber olarak verdiğimiz Pegasus ve Türk Hava Yolları‘nın Twitter üzerindeki rekabeti yoğun bir şekilde devam ediyor. Yakında sadece havayolu değil, başka firmaların da bu kervana katılmasını beklediğimizi, hatta Galatasaray‘ın Twitter kullanan ilk spor kulübü olduğunu söyleyelim.

{pagebreak::Twitter Türkiye’de Ne Zaman Patlar?}

Twitter Türkiye’de Yoğun Kullanılıyor!


Bakalım, yurt dışında ortalığı kasıp kavuran Twitter ülkemizde ne zaman patlama yapacak.

Her geçen gün Twittter’ı kullanmaya başlayan Türklerin sayısında hayli büyük bir artış olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Zaten bu durumu Trends altında da görebiliyoruz. Örneğin İstanbul’da artçı bir sarsıntı olduğunda trendslerde “deprem oldu” yazısını görürseniz şaşırmayın. Hatırlanacağı gibi Kılıçdaroğlu’nun “Recep Bey” şeklindeki nitelemesi de Trendslerde uzun süre yer almıştı.

Kullanımı kolay arayüzü ve istenilen kaynakları kolay takip edebilme olanağı sağlaması Twitter’ın ülkemizde hızlı yayılmasındaki önemli etkenlerden biri. Ünlülerin Twitter’ı etkin olarak kullanması ve mobil cihazların Twitter’a hızlı bir şekilde uyum sağlaması diğer önemli gerekçeler olarak gösterilebilir.

Bunun yanında bir diğer koşul ise birçok ünlü ismin burada yeralması. Facebook’un Türkiye’de “Helin Avşar da Facebook üyesiymiş” haberlerinden sonra adeta patlama yaptığını düşünürsek; Twitter’ın hızla ilgi görmesine de pek şaşırmamak gerek.

:: Twitter hakkında merak ettiğiniz konuları forumda sorun.

ZyXEL: ‘Ömür Boyu Beraberiz’

ZyXEL, ürünlerine duyduğu güveni kanıtlamak adına özel bir uygulamaya imza atıyor. Daha önce de MEF (Metro Ethernet Forum) tarafından düzenlenen “Tier One” testlerini geçerek üst seviye kalite uyumluluk sertifikalarına layık görülen ZyXEL; şimdi tüm yönetilebilir switch (ağ anahtarı) ürünlerini ömür boyu garanti altına alıyor.


ZyXEL ağ anahtarları artık ömür boyu garantiyle sunuluyor.

Ülkemizde 1 milyondan fazla ADSL kullanıcısının tercihi olan ZyXEL, switch ürünleriyle ev kullanıcısından internet servis sağlayıcılarına ve hatta telekom altyapılarına kadar uzayıp giden geniş bir yelpaze için çözüm üretiyor. Bu uygulamayla, en alt model olan web yönetimli modelden, 10 Gbit hızındaki modellere kadar ZyXEL markalı tüm yönetilebilir switch ürünleri ömür boyu garanti kapsamında yer alıyor. iStacking teknolojisi ve iManage hizmetiyle benzerlerinden ayrılan ZyXEL switch’leri, kurulum kolaylığı ve kalitesiyle bir adım öne çıkarken, ömür boyu garanti uygulamasıyla da koşulsuz müşteri memnuniyeti sağlıyor.

{pagebreak::Ömür Boyu Garanti Neleri Kapsıyor?}

Konuyla ilgili konuşan ZyXEL Türkiye Genel Müdürü Vefa Tarhan şunları söylüyor: “ZyXEL Türkiye’de 10 milyon TL’nin üzerinde yatırım yaparak kurduğu ekip ve bölgesel iş vizyonuyla, Türkiye’dekiler başta olmak üzere tüm müşterilerine en iyi servis hizmetini vermektedir. ZyXEL Ağ Anahtarları ürünlerini kullanarak Türkiye’de birçok büyük projeyi başarıyla gerçekleştirdik. Aldığımız uluslararası ödülleri ömür boyu garantiyle taçlandırmaktan dolayı ayrıca mutluluk duyuyoruz.


ZyXEL’i Türkiye’de 1 milyondan fazla ADSL kullanıcısı tercih ediyor.

Fiyat performans oranıyla dikkat çeken ZyXEL switch ailesi, arkasında yer alan güçlü teknik destek hizmetiyle ömür boyu sorunsuz bir kullanım sunuyor. “Ömür Boyu Garanti” uygulaması, ‘ürünün üretimde olduğu süre’ gibi bir kısıtlama yapmadan, satın alınan ZyXEL ürününün kullanımda olduğu tüm süreyi kapsıyor. ZyXEL Türkiye ofisindeki teknik ve satış ekibi ise bayi ağıyla ihtiyaçları projelendirip ekonomik ve kaliteli çözümler sunmaya devam ediyor.

:: ZyXEL markalı ürünlerden kullandıklarınız neler?

Bilgi için: ZyXEL

İlk ION, Acer’dan Geldi

AspireRevo adındaki ürün 180 x 180 x 30 mm boyutlarında. Ürünün üzerinde 4 GB bellek, 250 GB sabit disk, kullanılmış. Acer’ın ürünü üzerinde MCP79 yongaseti ve 1,6 GHz Atom 230 işlemci bulunuyor. DirectX 10 desteği de sunan bu yongaseti MPEG-2, H.264 ve VC-1 kodlama ile sorunsuz video desteği sunuyor. Haberlere göre Acer AspireRevo Haziran ayından sonra piyasaya sürülecek.

{pagebreak::Giriş ve Çıkışlar}

:: Ürün hakkındaki yorumlarınızı buradan paylaşın.

Cüzdan Değil Dizüstü Bilgisayar!

Bu kez “Japon yapmış abi” geyiğini biraz farklı bir ses tonuyla söylemekte fayda var. Zira Sony‘nin (şimdilik) sadece Japonya’da piyasaya süreceği CS serisi timsah derisi dizüstü bilgisayarlar, emsali görülmemiş bir tuhaflığa sahip.

Kırmızı, kahverengi ve pembe renk seçeneklerine sahip olan Sony Vaio CS’ler, 18 Nisan’da Japonya’da 104.800 Yen, yani yaklaşık 1.000 dolar fiyatla görücüye çıkacak.

:: Sony’den başka ne bekleriz?

Bilgi için : Sony Japonya

DSi Yine Şaşırtmadı

Pazar araştırma uzmanı GfK-ChartTrack tarafından açıklanan bilgilere göre, henüz geçtiğimiz günlerde Avrupa ve ABD’de piyasaya sürülen Nintendo’nun 3. DS konsolu DSi, sadece ilk iki gününde İngiltere’de 92 bin sattı. Ülke tarihinin en hızlı satılan dördüncü konsolu olan Nintendo DSi, Cuma ve Cumartesi günü diğer tüm konsolların toplamından daha fazla satış yakaladı.

Eskiye Rağbet de Sürüyor

DS Lite‘ın da satışlarının DSi çıkışına rağmen kararlılığını sürdürmesinden büyük sevinç duyduklarını belirten DSi Kıdemli Ürün Müdürü James Honeywell, bu rakamların sadece başlangıç olduğunu, yıl boyunca sıkı çalışarak edindikleri yeri koruyacaklarını belirtti.

:: DSi almayı düşünüyor musunuz?

Mobil Gmail Artık Çok Daha Güçlü

Google, iPhone ve Android telefonları için Gmail servisini güncelleyerek, mobil kullanıcıların cihazlarından daha gelişmiş özelliklere erişimini mümkün kıldı. iPhone’un çevrimdışı kapasitesi ve Android’in Gears adaptasyonu sayesinde Gmail’i çevrimdışı kullanabilecek olan mobil telefon sahipleri, ayrıca daha hızlı yükleme süreleri, arşiv ve istenmeyen e-posta bildirimi gibi öğeler içeren bir araç çubuğu gibi özelliklere de kavuşuyor.

Artık Geliştirmek Daha Kolay

Arayüzde de kolay kullanımı hedef alan bazı güncellemeler yaşayan mobil Gmail, yeni HTML5 motoru sayesinde gelecekte de Google’ın daha kolay geliştirme yapmasını sağlayacak bir hal aldı. İlk olarak İngilizce sürümü kullananların hizmetine sunulacak olan yeniliklerin, yakın zamanda Türkçe kullanıcılara da açılacağını tahmin etmek zor değil.

:: Mobil telefonunuzdan Gmail’e giriş yapıyor musunuz?

Bilgi İçin : Google Mobile

Dünyanın En Hızlı PDA Telefonu

ASUS P565 PDA’in bu inanılmaz hızı, 800 MHz frekanslı mobil işlemciden geliyor. Bu çok güçlü altyapı sayesinde doküman düzenleme, internette gezinti ve video oynatma gibi cep telefonları için oldukça zorlayıcı olan uygulamalar, aynı anda rahatlıkla çalıştırılabiliyor. İçi kadar dışı da etkileyici olan ASUS P565 PDA’in arka yüzündeki deri kaplama, dokunuşunuza keyif katıyor.

İş dünyasına özel tasarlanan ASUS P565 PDA’i ortaya çıkaran, 800 MHz’lik dünyanın en hızlı mobil işlemcisi ve ASUS’un dokunmatik kullanıcı arayüzü “Glide”. Hızlı işlemcisi P565’in aynı anda birden fazla uygulama çalıştırmasına imkân tanırken, Glide da ekrana dokunuşlarınızla uygulamalar arasında hızlı geçiş yapmanızı sağlıyor. Üstelik P565, kartvizit tanıma, e-posta yazılımları ve Microsoft Office Mobile gibi iş dünyası için son derece önemli programlarla beraber geliyor. Anytime Launcher ve Multi-Home gibi diğer kullanışlı yazılımlar ise takvimi, dünyadaki şehirlerin yerel saatlerini, hava raporlarını, çevrimiçi haberleri ve daha pek çok veriyi bir dokunuşunuzla emrinize sunuyor.

{pagebreak::Teknik Özellikler}
P565’in 2.8” boyutlu yüksek çözünürlüklü ekranı (640 x 480) net ve berrak bir görüntü sunuyor. Görüntüler ve uygulamalardaki detaylar (örneğin Excel dosyalarındaki hücreler gibi) daha belirgin görüntüleniyor, böylece uzun süreli kullanımlarda göz yorgunluğunu azaltıyor.


::
Ürün hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.

Sinema Keyfini Evinizde Yaşayın

Ultra küçük Cep Projektörü SP-P400, minimalist tasarımı ile herkes tarafından rahatlıkla taşınabiliyor. Avuç içi büyüklüğündeki Cep projektörü SP-P400, sade ve parlak dış yüzey tasarımı, 14.5 x 6.4 cm ebatları ve sadece 900 gram ağırlığı ile klasik projektör kavramına yeni bir boyut kazandırıyor.

SP-P400 projektör 150 ANSI lümen parlaklığı ve LED ampüller kullanarak geliştirilmiş yapısı ile ampül değiştirmeye gerek duymadan 30.000 saate yakın kullanım ömrü sağlıyor. Uzaktan kumandası ile SP-P400’ün kullanımı daha da kolaylaşıyor. Bu küçük projektor, 28 db gürültü oranıyla çalışıyor ve çok çeşitli bağlantı noktası ile bilgisayar, TV, vb. birçok elektronik cihaza bağlantı imkanı sağlıyor. SP-P400, aynı zamanda dahili stereo hoparlör olarak da kullanılabiliyor.

:: Ürün hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.