Volvo, geri dönüşümle milyonlarca ton karbon ve yüz milyon dolar tasarruf etmeyi planlıyor. Şirket, 2040 yılına kadar döngüsel bir şirket olma hedefinin, 2025 yılına kadar 118 milyon dolar ve 2.5 milyon ton karbon emisyonu tasarrufu sağlamasına yardımcı olmasının faydalarıyla birlikte geleceğini düşünüyor.
Planın, etkili ve kapsamlı bir şekilde geri dönüştürmek olduğu belirtiliyor. Buna göre Volvo, çelik ve alüminyum gibi emisyon açısından ağır malzemeleri yeniden kullanmak için üretim döngüleri oluşturacak. Ayrıca israfı önlemek için parçaları yeniden üretecek, onaracak ve yenileyecek.
Volvo, malzemeleri daha verimli kullanmak istiyor
Bu durum arabalarının her parçasının yeniden kullanım düşünülerek tasarlanması, geliştirilmesi ve üretilmesi gerektiği anlamına geliyor. Hem Volvo hem de tedarikçilerinin bu tasarım gereksinimlerine uyması gerekecek.
Volvo sürdürülebilirlik başkanı Anders Kärrberg, konuyla ilgili yaptığı açıklamada; “Bu, yaptığımız her şeyi ve bunu nasıl yaptığımızı yeniden düşünmemizi gerektiriyor. Sürdürülebilirliği düşünme ve şirket olarak çalışma şeklimize entegre etmeye güçlü bir şekilde odaklandık ve bunu, güvenliğin bizim için her zaman olduğu kadar önemli hale getiriyoruz” dedi.
Şirket, malzemeleri daha verimli kullanmak ve emisyonları azaltmak için dişli kutuları ve motorlar gibi parçaları zaten yeniden üretiyor. Volvo’nun tahminlerine göre, 40.000 parçayı yeniden üreterek 3.000 ton CO2 emisyonu tasarrufu sağladı.
Elektrikli araçlar yaygınlaştıkça bu amacın daha da önemli hale geleceği öngörülüyor. Örneğin Volvo, kullanım ömürlerini uzatmak için kullanılmış pilleri otomobillerin dışında yeniden kullanmayı planlıyor.
Ek olarak otomobil üreticisinin, otomotiv pillerini güneş enerjisi alanında yeniden kullanan BatteryLoop ile zaten ortaklık kurdu.
Şirket, çok fazla öngörü ve çaba gerektirmesine rağmen, eylemlerinin onu sadece daha yeşil bir şirket haline getirmeyeceğini, aynı zamanda çok fazla para tasarrufu yapacağını da öngörüyor.
DDR4 bellekler son kullanıcı için halen en son standart olma özelliğini koruyor. Geçtiğimiz yılın sonlarında bir kaç üretici firma DDR5 belleklerin 2021 yılında piyasaya çıkacağı sinyallerini vermişti. DDR5 belleklerin çıkmasına az bir süre kalmışken DDR4 bellek fiyatlarında artış olacağı tahmin ediliyor.
TeamGroup geçtiğimiz Aralık ayında, DDR5 bellek modüllerini test eden ve doğrulama sürecine sokan ilk şirket olduğunu açıkladı. Ayrıca uzun zamandır beklenen yongaları tamamlamak için anakart üreticileriyle çalıştıklarını belirtti. DRAM modüllerini 2021‘in üçüncü çeyreğinde piyasaya sürmeyi planladıklarını ifade etti.
TeamGroup DDR5 bellekleri satış onayı almak için test sürecine girdi. Daha önce de DDR5 belleklerin 2021 yılında piyasaya sürülmesi...
DDR5 bellekler gelmeden önce DDD4 belleklerde fiyat artışı
DDR4 belleklerde hız aşırtma yapabilmek için BIOS’a girmek zorunluydu. Kullanıcının, ilgili ayarlamaları yaptıktan sonra işletim sistemini başlatması gerekiyordu. Sızıntılar, DDR5 belleklerde bu zorunluluğun ortadan kalkabileceği yönünde. Direkt olarak işletim sistemi üzerinden hız aşırtmanın mümkün olabileceği belirtiliyor. Kullanıcılar, belleklerinin saat hızını kolaylıkla yükseltebilecekler.
RAM fiyatları son dönemlerde yükseliş eğilimi gösteriyor. Ne yazık ki DDR4 bellek fiyatları da yakın gelecekte düşecek gibi görünmüyor. Dünyanın önde gelen pazar bilgisi sağlayıcısı TrendForce, DRAM, NAND Flash, SSD, LCD ekran ve LED teknolojisi gibi çeşitli araştırma sektörlerini kapsıyor. Şirket, DDR4 belleklerde fiyat artışı gözleneceğini ileri sürüyor.
Fiyatı son çeyrekte tahminden fazla yükseldi
TrendForce, bellek tedarikçilerinin ve büyük PC üreticilerinin 2021’in ikinci çeyreği için sözleşme fiyatları üzerinden pazarlık yapmak için kritik bir döneme katıldığını ortaya çıkardı. Bu görüşmeler henüz sonuçlandırılmamış olsa da devam eden işlemlerle ilgili verilere göre ana akım DDR4 8 GB 2666 modüllerinin değeri şimdiden neredeyse yüzde 25 arttı. Üstelik bu durum TrendForce’un önceki tahmini olan yüzde 20 oranından daha yüksek bir fiyat artışını temsil ediyor.
Öte yandan artış gösteren bu fiyatlar DDR3, mobil veya grafik bellekler ile son derece ilişkili. Bellek fiyatlarındaki artış sebebini dizüstü bilgisayar üretiminin artışına bağlayan TrendForce, DDR4 bellek fiyatlarında 2021 ikinci çeyreğinde ise yüzde 23 ile yüzde 28 oranında artış yaşanacağını söylüyor.
DDR4 belleklerde beklenen fiyat artışları hakkındaki yorumlarınızı aşağıdan bizler ile paylaşmayı unutmayınız.
Dünya genelinde yaşanan çip krizi nedeniyle iptal edildiği söylenen Google Pixel 5a ile ilgili yeni bilgiler gelmeye devam ediyor. Kullanıcıların merakla beklediği orta segment telefonun işlemci detayları belli olmaya başladı.
Google geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, Google Pixel 5a’nın iptal edildiği yönündeki iddiaları yalanladı. Şirket, telefonun bu yıl içinde satışa çıkacağını ancak cihazın sınırlı sürüm olacağını belirtti.
İptal edildiği haberleri ile gündeme gelen Pixel 5A 5G telefonu bugün Google tarafından resmen duyuruldu. Şirket Ağustos ayında cihazı piyasaya sürecek.
Google Pixel 5a işlemcisi Snapdragon 765G olacak
Google Pixel 5a işlemci detayları belli oldu. Akıllı telefon Snapdragon 765G işlemcisinden güç alacak
Şirketin yayınladığı Android 12 Developer Preview 3 ile Google Pixel 5a modelinin işlemcisi belli oldu. Cihaz, orta segment bir işlemci konumundaki Snapdragon 765G yonga setinden güç alıyor.
Cihazın tasarımında neredeyse hiçbir değişiklik yapılmaması kullanıcılardan tepki aldı. Pixel 5a, tasarım olarak serinin bir önceki modeli Pixel 4a’ya oldukça benziyor. Ayrıca cihazın kamera tasarımın da aynı olduğunu belirtelim.
Akıllı telefon, 6,2 inç büyüklüğünde FHD+ bir ekran sunuyor. OLED ekran teknolojisine sahip cihaz, sol üst köşede nokta şeklinde bir adet selfie kamerası barındırıyor. Cihaz, arka tarafta 2 adet kamera ve LED flaşın bulunduğu kare kamera kurulumuna sahip. Ayrıca parmak izi okuyucusu da ekranın içine değil, kasanın arkasına konumlandırılmış.
Google Pixel 5a ile ilgili ortaya çıkan tüm detaylar şu an için bunlar. Akıllı telefon, şirketin açıkladığı üzere sadece ABD ve Japonya pazarlarında satışa çıkacak. Cihazın, serinin bir önceki modeli Google Pixel 4a ile aynı zaman çizelgesinde satışa çıkması bekleniyor. Bu da Google Pixel 5a’nın Ağustos ayı içinde satışa çıkacağı anlamına geliyor.
Apple, sanal olarak gerçekleştirdiği Spring Loaded etkinliğinde yeni ürünlerini tanıttı. Bunlardan biri de Apple TV 4K’nın yeni versiyonu oldu. Daha güçlü bir işlemciyle karşımıza çıkan Apple, cihazın uzaktan kumandasını da güncelledi.
Apple TV 4K’nin yenilikleri arasında, akıllı renk dengeleme özelliği öne çıktı. Ekranın renk kalibrasyon ayarını iPhone ile yapabilmenizi sağlayan bu özelliğin yeni Apple TV 4K’ya özgü olması bekleniyordu. Ancak eski nesil sahiplerine de bu desteğin verileceği açıklandı.
Apple, 2017'de çıkan Apple TV 4K'nın yerini alan yeni bir Apple TV yayın kutusunu duyurdu. Yeni model, önceki modelin adını koruyor. İşte detaylar..
Renk dengeleme özelliği tvOS 14.5’in bir parçası
Apple, iPhone ile renk kalibrasyon yapılandırma desteğinin Apple TV 4K’ya mahsus olmadığını açıkladı. Birincil nesil ve sonraki Apple TV 4K’nın yanı sıra Apple TV HD sahiplerinin de bundan yararlanabileceklerini ifade etti. Renk kalibrasyonunun tvOS 14.5′te yer aldığını vurgulayan Apple, cihazların güncellenmesi gerektiğinin de altını çizdi.
Apple TV gibi içerik tüketimi için üretilen cihazlarda ekranın doğru renkler vermesi büyük önem taşıyor. Hem doğru renkler için hem de göz zevkinize uygun dengeyi sağlamak için ekranı kalibre etmeniz gerekiyor. Şimdiye kadar cihazın ayarlar menüsünden yapılan bu işlem, tvOS 14.5 sayesinde kolaylaştı. Minimum iOS 14.5 yüklü ve Face ID destekli iPhone’u olan kullanıcılar, telefonlarını kullanarak Apple TV ekran kalibrasyonunu yapabilecekler.
Yeni Apple TV 4K ve kumandası
Her iki cihazınız da gereksinimleri karşılıyorsa, aşağıdaki adımları takip ederek yeni özelliği çalıştırabilirsiniz:
– iPhone’un kilidi açıkken Apple TV’nizden Ayarlar’a girin.
– Görüntü ve Ses’e tıklayın.
– Renk Dengesi’ni seçin.
Bu esnada telefonunun ön yüzünü monitöre doğru tutun. Öncelikle iPhone, çentik kısmında yer alan TrueDepth sensörleri sayesinde Apple TV’yi algılayacak. Akabinde dengeleme süreci başlayacak ve tvOS, iPhone’dan gelen verileri algılayarak en iyi renk ayarını tespit edecek. İşlem tamamlandıktan sonra, yapılan kalibrasyonu önceki haliyle kıyaslamak mümkün olacak.
iPhone ile Apple TV renk kalibrasyon ayarı
tvOS 14.5’in yeni özelliğini deneyimleyen Reddit kullanıcıları, ilk izlenimlerini paylaştı. Kimileri renk dengeleme işleminin yarıda kesilmesinden dert yanarken, bazıları ise sürecin başarılı sonuçlandığını aktardı. İşlem sonucunda AppleTV’nin renk sıcaklığının arttığını ve renklerin daha doğal hale geldiğini söyleyenler de oldu.
Çinli şirket Vivo’nun orta segmente hitap etmesi beklenen akıllı telefonu Vivo V21 5G Geekbench’te göründü. V2066 model numarası ile gelen akıllı telefon, özelliklerine dair bazı detayları ortaya çıkarıyor.
Geçtiğimiz günlerde tanıtılan V21 serisi, tam anlamıyla fiyat performans odaklı cihazlar olacak. V21 5G ve V21e olarak tanıtılan seri, önümüzdeki günlerde satışa sunulacak.
Vivo yakında orta segmente bir dizi model ekleyecek. Şimdi bunlardan biri olması beklenen Vivo V21 SE, teknik özellikleriyle Google Play Console'da görüldü
Vivo V21 5G Geekbench puanları dikkat çekiyor
Akıllı telefon, gerçekleştirilen testlerden kullanıcıları tatmin edecek puanlar almayı başardı. Cihaz yapılan tek çekirdekli testlerden 588 puan alırken, çok çekirdekli testlerden ise 1687 puan aldı.
Vivo V21 olduğu iddia edilen V2066 model numaralı cihaz, daha önce EEC sertifikalarında da ortaya çıkmıştı. Şu an için bu cihazın Vivo V21 olduğu kesin olarak açıklanmasa da, işlemci ve RAM detayları bu iddiaları doğruluyor.
Akıllı telefon Geekbench’te ortaya çıktı
Vivo V21 5G, 6,44 inç büyüklüğü olan FHD+ bir ekrana sahip olacak. Cihazda 90Hz ekran yenileme hızının yanı sıra AMOLED ekran teknolojisi kullanılacak.
Cihaz, MediaTek Dimensity 800U işlemcisinden güç alıyor. Bu işlemci, 2GHz hızlara kadar çalışan 6 adet ARM Cortex-A55 çekirdeğinin yanı sıra 2.4GHz hızlara kadar çalışan 2 adet ARM Cortex-A76 çekirdeklerini barındırıyor.
Vivo V21, 8 GB RAM ve 256 GB depolama seçenekleri ile satışa sunulacak. Cihaz, ön tarafta OIS desteğine sahip 44 Megapiksellik selfie kamerasına sahip olacak. Arka tarafta ise OIS destekli 64 Megapiksel ana kamera, 8 Megapiksel ultra geniş açılı kamera ve 2 Megapiksel makro kamera yer alıyor.
Akıllı telefon, 33W hızlı şarj desteğine sahip 4.000 mAh‘lik bir bataryadan beslenecek. En ince 5G’li telefon ünvanına sahip olması beklenen cihaz, 27 Nisan‘da satışa sunulacak.
Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi, Perseverance görevi kapsamında Mars’ta araştırma yapmaya devam ediyor. 18 Şubat 2021’de Mars’taki Jezero kraterine başarılı şekilde araştırma aracı gönderen NASA, Mars yüzeyindeyaşama dair izler arıyor. Ancak amaçları sadece bunlarla sınırlı değil.
Numune toplama ve deney yapma gibi çeşitli hedefleri bulunan NASA, Mars görevinde bir ilki gerçekleştirdi. Kızıl Gezegende oksijen üretmeyi başardı.
NASA astronotu Kate Rubins ve iki Rus kozmonot, Uluslararası Uzay İstasyonu'nda (ISS) altı ay kaldıktan sonra güvenli bir şekilde dünyaya döndü.
NASA, Mars görevinde oksijen üretti
Yapılan açıklamaya göre 20 Nisan’da Mars’ın atmosferinden çekilen karbondioksit, başarılı bir şekilde oksijene dönüştürüldü. NASA, gezegenin yüzeyinde bulunan uzay aracının içindeki MOXIE isimli cihaz sayesinde, bir astronota 10 dakika yetecek kadar oksijen üretmeyi başardı.
Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’ndeki bilim insanları MOXIE isimli cihazı, Perseverance uzay aracına yerleştiriyor
NASA ve Jet Propulsion tarafından geliştirilen MOXIE, gezegenin atmosferinden çektiği karbondioksiti 1470 derecede ısıtarak, karbon monoksit elde etti. Oluşturulan karbon monoksiti moleküllerine ayırmayı başaran cihaz, beş gram oksijen üretti.
NASA, Mars deneyinin gelecekteki görevlerinin önünü açmaya vesile olduğunu belirtti. Çünkü hem insanlar hem de onları taşıyan roketler, uzayda oksijene ihtiyaç duyuyorlar. Dört Astronot taşıyan bir uzay aracının, gezegenin yüzeyinden kalkabilmesi için 24 tondan fazla oksijen gerekiyor. Bu kadar oksijeni taşımanın imkansız olduğunu belirten Ulusal Havacılıkve Uzay Dairesi, gelişen teknoloji sayesinde gerekli oksijeni bizzat üretmeyi hedefliyor. Ancak bu durum, gezgende yaşama yetecek oksijenin kolayca üretilebileceği anlamına gelmiyor.
Karbondioksit Mars’ın atmosferindeki gazın yüzde 96’sını oluştururken, gezegendeki oksijen miktarı ise sadece yüzde 13. Bu oran Dünya atmosferinde yüzde 21’e kadar çıkıyor. NASA’nın, Mars yüzeyinde yaşanılabilir bir ortam yaratmak için MOXIE’den100 kat daha büyük oksijen jeneratörleri kurması gerekiyor. Ne yazık ki mevcut teknoloji, böyle bir imkânı hayata geçirmek için yeterli değil.
Dünyanın en popüler sosyal medya uygulamalarından biri olan TikTok aleyhine İngiltere’de çocukların bilgilerini yasadışı olarak işlediği gerekçe gösterilerek dava açıldı. Davanın başarılı sonuçlanması durumunda, şirketin milyarlarca Pound zarara uğraması bekleniyor.
Hindistan ve TikTok arasındaki gerginlik büyüyor. Uygulamanın yasaklanmasının arından, şimdi de bağlı olduğu şirketin bankadaki bütün parasına el koyuldu.
TikTok, gizlilik davasıyla karşı karşıya
İngiltere’nin eski Çocuk Komiseri Anne Longfield OBE popüler video uygulamasına ve ana şirketi ByteDance’e karşı, İngiltere ve Avrupa Birliği veri koruma yasasını kasıtlı olarak ihlal ettiği gerekçesiyle yasal bir süreç başlattıklarını duyurdu.
Avukatlar, TikTok’un çocukların kişisel bilgilerini yasalarıngerektirdiğiizinlere uymaksızın işlediğini iddia etti. Telefon numaralarını, videolarını, konum bilgilerini, biyometrik verilerini kullanıcıyı haberdar etmeden ve onayını almadan depoladığını belirtti.
TikTok’a, İngiltere’de çocuk verilerinin gizliliği davası açıldı
Anne Longfield OBE, hukuk firması Scott + Scott ile ortaklaşa bir çalışma başlattı. TikTok’un milyonlarca çocuğun bilgilerini yasadışı olarak işlemesine son vermek için uğraşan OBE, çocuklar ve ebeveynler adına mücadele ettiğini belirtti. OBE, küçük yaştaki kullanıcılara ait tüm verilerin TikTok uygulamasından silinmesini talep ettiğini vurguladı.
İddialara TikTok’tan cevap gecikmedi. Şirket, gizliliğe çok önem verdiklerini açıkladı. Kullanıcılarını korumak amacıyla attığı adımlardan bahseden TikTok yetkilileri şöyle konuştu:
“Gizlilik ve güvenlik, TikTok için öncelikler arasında yer alır. Tüm kullanıcıları ve özellikle genç kullanıcılarımızı korumaya yardımcı olacak sağlam politikalarımız, süreçlerimiz ve teknolojilerimiz var.”
Dava neticesinde, TikTok’un çocuk başına binlerce pound tazminata mahkûm edilmesi bekleniyor. Sadece İngiltere’de 3,5 milyondan fazla çocuğun etkilendiği tahmin edilirken, davanın başarılı sonuçlanması durumunda TikTok milyarlarca Pound maddi zarara uğrayabilir.
ABD’de 2019 yılında Federal Ticaret Komisyonu tarafından TikTok’a reşit olmayanlardan yasadışı olarak bilgi topladığı gerekçesiyle 5,7 milyon dolar para cezası verildi. 2020 yılında benzer bir ceza da Güney Kore‘den gelmişti.
Yerli kripto para borsası olarak bilinen Thodex ile ilgili haberler peş peşe geliyor. Dogecoin yükselişi ile birlikte yatırımcıların alım satım ve para çekim işlemlerinde sıkıntı yaşadığını aktardığı şirket tüm işlemlerini durdurdu.
Konuyla ilgili ilk suç duyurusunda bulunan Avukat Oğuz Evren Kılıç, ShiftDelete.Net’e çarpıcı açıklamalar yaptı. Kılıç, Thodex CEO’su Faruk Fatih Özer için yurt dışına çıktı iddiasında bulundu. Bunun polis tarafından tespit edildiğini belirtti. Kılıç, tarih ve saat de paylaştı.
Thodex, Twitter gündemine oturdu. Pek çok kullanıcı yaşadığı hayal kırıklığını dile getirirken paylaşımlar arasında iki ekran görüntüsü ise dikkat çekti.
Thodex CEO’su Faruk Fatih Özer nerede?
Thodex CEO’su Faruk Fatih Özer’in 20 Nisan 2021 saat 17:57‘de İstanbul Havalimanı’ndan yurt dışına çıktığını iddia eden Kılıç, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuruda bulunarak şirket yetkililerinin ve şirketin banka hesaplarına tedbiren el konulması istendi ve yurt dışına çıkış yasağı konulması istediklerini anlattı.
Thodex CEO’su Faruk Fatih Özer ile ilgili hangi ülkede bulunduğuna dair bilgi bulunmuyor.
Dünya genelinde kripto para borsalarının herhangi bir yasa/kanun dayanağı olmadığı için yaptırımların ve hukuki boyutun sadece mağduriyet tarafında oluştuğunu söyleyen Kılıç, şirketin tüm finansal işlemlerinin Amerika’da var olduğu söylenen şirket üzerinden gerçekleştirildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Thodex’in tüm işlemleri ve değerinin Türkiye’de kurduğu yasal şirket üzerinden yapıldığını söyledi.
Türkiye'nin konuştuğu yerli kripto para borsası Thodex ile ilgili son dakika haberleri peş peşe geliyor. İki gündür işleme kapalı olan Thodex için suç duyuruları yapılmaya başlandı.
Thodex’te yatırım yapanlar ne yapmalı?
Durumun hukuki boyutunda ise mağdur olan yatırımcıların hesaplarındaki varlıklarının iadesine dair savcılığa başvurması gerekiyor.
Yatırımcıların izleyebileceği ikinci yol ise varlıklarının tutarına göre Tüketici Hakem Heyeti veya Tüketici Mahkemesi‘ne başvuruda bulunmak.
Av. Oğuz Evren Kılıç’ın açıklaması şöyle:
“Bugün müvekkillerimizin başvurusu ve talebi üzerine Thodex isimli kripto para borsasının sâhibi olan Koineks A.Ş. ortakları ve yetkilileri hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde suç duyurusunda bulunduk ve söz konusu şahıslar ile Koineks A.Ş.’ne âit alacaklara, varlıklara ve hesaplara tedbîren el konulması talebimizi ilettik. Konuyla ilgili olarak hukukî süreci başlatmış bulunmaktayız. Yine müvekkillerimizin hak ve alacaklarının tahsili için gerekli diğer hukuk yollarına da en kısa süre içinde başvuracağız.”
“Türkiye’de kripto para piyasasının regülasyonunun ne kadar önemli olduğunu yıllardır gerek kamuoyu önünde gerek resmî makâmlar nezdinde dile getiriyorum. Kripto paralar büyük bir teknolojik imkân ve yeni bir ekonomik düzen sunuyor. Fakat bu alanın yasal düzenlemelerle denetim ve kontrol altına alınmamış olmasından ötürü birçok olumsuz olay yaşanıyor. Devletin bu konuda ‘Dijital Varlık Kânunu’ çıkarması gerektiğini düşünüyorum. Bu kânuna dayanarak kripto para piyasasının tıpkı diğer piyasalar gibi denetlenmesi, kripto para borsası açmanın ve işletmenin mutlaka lisanslama ve temînât gibi hususlarla kontrol altına alınması gerekiyor.”
Öte yandan Thodex CEO’su Faruk Fatih Özer ile ilgili Twitter hesabını kapattığı, Instagram paylaşımlarını sildiği ortaya çıkmıştı. Şirketten bugün yapılan açıklama ise yabancı firma yatırımı için işlemlerin 4-5 gün askıya alındığı belirtilmişti. 20 Nisan’dan itibaren şirket kripto para alım satımını durdurmuştu.
Apple’dan her ne kadar sıradan bir etkinlik beklense de dün bombayı patlattı. M1 işlemcili iPad Pro’ya ek olarak yeni bir mor renk ile karşımıza çıkan iPhone 12 ve iPhone 12 Mini en dikkat çeken cihazlar olmayı başardı. Buna ek olarak yeni sızdırılan detaylara göre yeni nesil MacBook Pro daha fazla bağlantı noktasına sahip olacakken Touch Bar kaldırılacak.
Türkiye’nin ilk global kripto para borsası olarak Thodex hakkında son dakika haberleri art arda gelmeye devam ediyor. Şirketin CEO’su Faruk Fatih Özer‘in nerede olduğu hala bilinmezken, Twitter hesabını kapatması kapatarak Instagram gönderilerinin tamamını silmesi dikkat çekti. Vurgun iddiası ise sosyal medya platformu Twitter’da gündem oldu.
Kripto paralar için alım-satım hizmeti veren şirket dün tüm işlemlerini durdurmuştu. İnternette ortaya çıkan söylentiler yeni bir Çiftlik Bank vakası yaşanacağını ileri sürerken; bu sabah firmadan gelen açıklama uluslararası bir şirketin kendilerine yatırım yapacağını, bu yüzden 4-5 gün işlemleri askıya aldıklarını ifade ediyordu.
Türkiye'nin konuştuğu yerli kripto para borsası Thodex ile ilgili son dakika haberleri peş peşe geliyor. İki gündür işleme kapalı olan Thodex için suç duyuruları yapılmaya başlandı.
Şirket sabah saatlerinde söz konusu iddiaları yalanladı. Fakat Faruk Fatih Özer’le ilgili gelişmeler ve suç duyurusu Thodex‘i yeniden gündeme taşıdı. Özer’in sosyal medyadaki varlığını gizlemesi de bu iddiaları körükledi.
Twitter’da Thodex paylaşımları
Kripto para borsası Thodex, Twitter gündemine oturdu. İddialar art arda gelmeye başlarken, pek çok kullanıcı yaşadığı hayal kırıklığını sosyal medya platformunda dile getirdi.
Thodex ile ilgili son dakika haberleri gelmeye devam ederken ilk suç duyurusunu yapan avukat SDN'ye konuştu: Thodex CEO'su yurt dışına çıktı...
Paylaşımlar arasında Thodex şirketinin elindeki Dogecoin’leri sattığına dair bir ekran görüntüsü yer alırken; aynı zamanda şirketten alınan bir e-posta da dikkat çekti. Akşam saatlerinden itibaren sosyal medyada Thodex’le ilgili öne çıkan paylaşımları derledik:
Ân itibârı ile müvekkillerimizin yaşadığı mağduriyete istinâden tarafımızdan #Thodex isimli #kripto#para borsasının sâhibi olan Koineks A.Ş. şirketi yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, yurt dışına çıkış yasağı ve şirket hesaplarına el koyma talep edilmiştir.
Bilim insanları, minik DNA tabanlı robot ve nano cihazların vücudumuza ilaç vereceğine, ölümcül patojenlerin varlığını tespit edeceğine ve giderek daha küçük elektronikler üretmeye yardımcı olacağına inanıyor. Araştırmacılar, çok daha karmaşık DNA robotları ve nano cihazlar tasarlayabilen yeni bir araç geliştirerek bu hedefe doğru büyük bir adım attı.
Nature Materials dergisinde geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir makalede, saç telinden bile ince olan robot tasarımından bahsedildi. Ohio Eyalet Üniversitesinin mühendislik doktora öğrencisi Chao-Min Huang liderliğindeki araştırmacılar, MagicDNA adını verdikleri yeni yazılımı sundu.
Cerrahi robotlar sağlık sektöründe birkaç yıldır kullanılıyor; üstelik en son gelişmeler ışığında daha fazla esneklik, kontrol ve performans sağlıyorlar.
DNA robotları artık birkaç dakikada hazır!
Ohio Eyalet Üniversitesi Mekanik ve Havacılık Mühendisliğinde Doçent olarak görev yapan makalenin ortak yazarı Dr. Carlos Castro, araştırmacıların, yazılımı birkaç yıldır manuel adımlarla yaptıklarını söyledi. Castro, bu yazılımla birlikte tasarlanması önceden birkaç gün süren nano cihazların artık sadece birkaç dakikayı aldığını belirtti. Böylece araştırmacılar, çok daha karmaşık ve kullanışlı nano cihazlar ve DNA robotları yapabilir.
DNA üzerindeki çalışmalar artık daha kolay yapılabilir.
Ohio Eyalet Üniversitesi profesörlerinden Dr.Hai-Jun Su, “Önceden, yaklaşık altı ayrı bileşene sahip cihazlar oluşturabilir ve bunları eklemler ve menteşelerle bağlayıp karmaşık hareketler gerçekleştirmelerini sağlamaya çalışabilirdik. Bu yazılımla, kontrol edilmesi çok daha kolay olan 20’den fazla bileşene sahip robotları veya diğer cihazları yapmak zor değil.” dedi.
Yazılımın bir avantajı da araştırmacıların tüm tasarımı 3 boyutlu olarak yapabilmesi. Daha önceki tasarım araçları, araştırmacıları tasarımlarını 3 boyutlu olarak haritalandırmaya zorlayarak, yalnızca 2 boyutlu tasarıma izin veriyordu. Yani tasarımcılar cihazlarını ve DNA robotlarını fazla karmaşık hale getiremiyordu.
İnsan saçından bin kat daha küçük
Yazılım aynı zamanda tasarımcıların “aşağıdan yukarıya” veya “yukarıdan aşağıya” DNA yapıları oluşturmasına da olanak tanıyor. “Aşağıdan yukarıya” tasarımda, araştırmacılar tek tek DNA zincirlerini alır ve bunları istedikleri yapı içinde nasıl organize edeceklerine karar verir. Bu da cihaz yapısı ve özellikleri üzerinde hassas kontrol sağlar. DNA ipliklerinin nasıl bir araya getirileceğini otomatikleştiren “yukarıdan aşağıya” bir yaklaşım da benimseyebilirler.
Bilim insanları saç telinden daha küçük çapta nano cihazların üretimi için yazılım geliştirdi.
Yazılımın bir diğer önemli unsuru, tasarlanan DNA robotlarının gerçek dünyada nasıl hareket edeceğine ve çalışacağına dair simülasyonlara imkan tanıması. Dr. Castro bu konuyu, “Cihazlarımızın gerçekte nasıl çalışacağını simüle edebilmek kritik önem taşıyor. Aksi takdirde, çok fazla zaman harcıyoruz.” şeklinde açıkladı.
Kimya ve biyomoleküler mühendisliği alanında doktora öğrencisi olan ortak yazar Anjelica Kucinic, araştırmacılara yazılım tarafından tasarlanan birçok nanoyapı oluşturma ve karakterize etme konusunda öncülük etti. Oluşturdukları cihazlardan bazıları, daha küçük nesneleri alabilen pençeli robot kollara sahip bir uçağa benzeyen yüz nanometre boyutunda bir yapıydı. Bu cihazlar insan saçının genişliğinden 1000 kat daha küçük.
Bu nano cihazlar ile ilaç enjekte edilebilir
Dr. Castro, daha karmaşık nano cihazlar yapabilmenin, tek bir cihazla birden fazla görevi gerçekleştirebilecekleri anlamına geldiğini söyledi. Örneğin, kan dolaşımına enjekte edildikten sonra belirli bir patojeni tespit edebilen DNA robotları geliştirilebilecek. Cihaz sadece bununla da sınırlı kalmaz, patojenleri yakalayabilir veya ilaç enjekte edebilir.
DNA robotları ve nano cihazlar için geliştirilen yazılımla sağlık alanında yeni adımlar atılacak.
Dr. Castro, önümüzdeki birkaç yıl boyunca MagicDNA yazılımının üniversitelerde ve diğer araştırma laboratuvarlarında kullanılmasını beklediğini söyledi. Yazılımın kullanımı gelecekte genişleyebilir.
Son olarak Dr. Castro, DNA nanoteknolojisine ticari ilginin giderek arttığını ifade ederek şöyle konuştu: “Önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde DNA nano cihazların ticari uygulamalarını görmeye başlayacağımızı düşünüyorum.”
Mavi renk gıda boyasına doğal alternatif arayışı, bilim insanlarının lahanada keşfettiği yeni bir mavi pigment ile sona ermiş olabilir. Yeni keşfedilen doğal mavinin gıda boyası olarak kullanılması için yapılan ilk denemeler olumlu sonuç verdi.
Mavi renk pigmentler, bitkiler ve kayalar gibi doğal kaynaklarda nadiren bulunur. İçecekler, şekerler, ilaç tabletleri, kozmetikler ve giysiler dahil çoğu mavi ürün sentetik mavi boyalar kullanılarak oluşturulur. Sentetik boyalar genellikle petrokimyasallardan yapılır ve bu da insan sağlığı ve çevresel etkiler konusunda oldukça endişe vericidir.
Purdue Üniversitesi'nde görev alan bilim insanları küresel ısınma tehlikesini azaltmayı vaat eden, şimdiye kadar geliştirilmiş en beyaz boyayı tasarladı.
Doğal mavi pigment ile doğal gıda boyası
Bilim insanları, onlarca yıldır gıda boyaları için doğal alternatifleri arıyor. Kaliforniya Üniversitesinden bir grup araştırmacı yeni bir çalışma yayımladı. Pamela Denish ve ekibi, kırmızı lahanada yapay gıda boyası Brilliant Blue FCF veya E133’e benzer bir mavi pigment bulduklarını açıkladı.
Bir tür antosiyanin molekülü olan doğal pigment, kırmızı lahanada sadece küçük miktarda bulunuyor. Araştırmacılar kırmızı lahanada bulunan baskın kırmızı renkli antosiyaninleri maviye çevirmek için bir enzimle işleyecek. Bu sayede daha çok miktarda mavi renk üretilecek.
Mavi gıda boyaları tükettiğimiz birçok yiyecek ve içecekte bulunuyor. Yeni keşifle birlikte zararlı gıda boyalarının yerini doğal mavi pigment alabilir.
Ekip, mavi dondurma, çörek kreması ve şekerli çikolatalar yapmak için yeni mavi türünü kullandı. Doğal mavi boyayla yapılan bu ürünler 30 gün boyunca çevre şartlarında saklanırken mavi rengini de korudu.
Her ne kadar doğal olsa da, bu boya gıdalarda kullanılmadan önce güvenlik açısından test edilecek. Çalışmanın yazarlarından Japonya’daki Nagoya Üniversitesinden Kumi Yoshida, yeni doğal mavi pigmentin sağlık üzerinde olumsuz etkilere sahip olma ihtimalinin düşük olduğunu söyledi. Yoshida, uzun yıllardır kırmızı lahana tükettiğimiz için bu pigmentin sağlığımıza zararlı olmayacağını düşünüyor. Çünkü lahanayla birlikte zaten bu pigmenti de tüketiyoruz. Yoshida, doğal alternatifin güvenilir olduğunu belirterek, “Kırmızı lahana antosiyaninlerinin beslenmemiz üzerinde çok uzun bir geçmişi var.” dedi.
Bilim insanları, kırmızı lahanada keşfettikleri mavi pigmentleri özel bileşenlerle çoğaltacak.
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Mars Wrigley Küresel İnovasyon Merkezinden Rebecca Robbins ise, mavinin doğada bu kadar nadir olmasının nedenini kısaca açıkladı. Robbins, karmaşık moleküler yapıların mavi bir görünüm kazanmak için ışığın doğru dalga boylarını emmesi gerektiğini söyledi.
Yeni mavi pigment güvenilirlik testini de geçerse, özellikle gıda alanında doğal bir alternatif olacak.