Golf ve GPS Bir Arada

Yeni bir teknoloji ürünü ve tasarım olan SkyKap Advisor sayesinde Golf oynayan kişiler yönlerini rahatlıkla bulabilecekler. Kafalarına taktıkları şapka içersinde GPS modülü bulunuyor. Bu modül Golf sahası hakkında detaylı bilgiler içeriyor.

Eğer bir golf oyuncusu iseniz bu tarz şapkaları yakın süre içersinde Golf oynadığınız sahalardan edinebileceksiniz. Bu sayede çimlerin, suyun ve diğer sınırların tam olarak mesafesini bilmiş olacaksınız. Ürünün fiyatının yaklaşık 300 dolar olması bekleniyor.

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=xTdLaZxto28&fs=1&hl=en_US]

:: Ürün hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.

Türk Telekom 100 Megabitlik ADSL Verecek!

Türk Telekom, internet kullanıcılarından gelen geri dönüşleri, çok iyi dinlemiş gibi görünüyor. Yarın açıklanması beklenen başlıkları ShiftDelete.Net farkı ile açıklıyoruz.

Kullanıcıların en büyük sıkıntısı, yavaş ve pahalı internet başlıkları altında toplanıyordu. Dersine iyi çalışmış gibi görünen Türk Telekom, yarın bu iki başlıkta da önemli yenilikler paylaşmayı düşünüyor.

Daha Hızlı İnternet!

İnternet trafiğinin büyük kısmı; Google, Facebook, MSN gibi yurtdışına ait. Her geçen gün daha da artan bu ihtiyaca cevap vermek için yurtdışı internet çıkış kapasitelerinde gelinen durumun ve daha da artırılması için düşünülen planların, bu açıklamalarda yer alacak gibi görünüyor.

Daha Ucuz İnternet!

Uzmanlar, günümüzde bir kişinin “Geniş banta sahibim” diyebilmesi için en az 100 Megabit interneti olması gerektiğini düşünüyor. Ve Türk Telekom, bu hızı da son kullanıcıya ulaştırmayı planlıyor. Hem de 150 TL’den daha az bir fiyata.

8, 16, 32 Megabit gibi hızlarda sunulacak olan internet paketlerinde de çok daha iyi fiyatlar bekleniyor.

Kotalar Ne Olacak?

Açıklanması beklenen diğer konu da adil kullanım ve kota şartları. Kullanıcılar burada da çok sıkıntılı. Örneğin, sınırsız olarak adlandırılan internet paketi seçeneklerinde 15 GB kota aşıldığında hız, 512 Kbps’ye düşüyordu.

Beklenen değişiklik ise, kotanın iki katına çıkarılması ve kotanın aşılması durumunda da hızın 512 Kbps yerine 1024 Kbps’ye düşürülmesi.

Altyapı Bu Hızları Kaldırır mı?

Aslına bakılırsa Türk Telekom tarafından daha önce sunulan ve VDSL olarak adlandırılan hızlı internet seçeneğinden herkes yararlanamamıştı ve bazı kullanıcılar hayal kırıklığına uğramıştı.

Eğer bu hızlardan faydalanmak istiyorsanız Türk Telekom santraline olan uzaklığınız en fazla 500 metre olması gerekiyordu.

Türk Telekom bu sorunu, evinizin santrale yakın olmasını beklemek yerine farklı bir şekilde çözmeyi düşünüyor.

Çözüm şu; evlerimize ve iş yerlerimize sunulan internet, sokaklarda veya yer altında bulunan kabinler üzerinden ulaşıyor.

Değiştirilen ve yenilenen altyapı sayesinde Türk Telekom, bu kabinlere interneti fiber kablolarla getirecek ve böylelikle uzaklık nedeniyle yüksek hızdaki internetten faydalanamama sorunu daha da aza indirgenmiş olacak.

Not: Tüm bunlar, ShiftDelete.Net’in duyumları olup, resmi bilgiler yarın açıklanacaktır. Şöyle de bir istatistik var; 5 yıllık yayın hayatımızda yayınladığımız duyumların tamamı doğru çıktı 🙂

:: 100 Megabit ADSL’e ne diyorsunuz? tıklayın, forumda tartışalım.

FourSquare Android’i de Unutmadı!

Sizlere geçtiğimiz günlerde burada yer alan yazımızda FourSquare’ın yeni bir özelliğinden bahsetmiştik. Cep telefonları için geliştirilmiş özel bir uygulama üzerinden konum bilgilerini paylaşma amacıyla geliştirilen platform fotoğraf paylaşma desteğine de kavuşmuştu.

Artık kullanıcılılar konum bilgilerinin yanı sıra çektikleri fotoğrafları özel bir FourSquare sayfasından paylaşabiliyordu. Öncelikle yalnızca iPhone kullanıcılarına sağlanan bu destek şimdi de Android’li akıllı telefon sahiplerinin hizmetine sunuldu.


Android Widgetları yazılımı daha kullanışlı bir hale getirmiş.

İki Yeni Bekleme Ekranı

FourSquare’ın yeni Android uygulaması ile fotoğraf paylaşmak, arkadaşlarınızın fotoğraflarına yorum yapmak mümkün. Ancak bunun yanında uygulamada görsel olarak da bir takım değişiklikler var. Bunların en dikkat çekici olanı ise uygulamanın iki farklı bekleme ekranı widgetına sahip olması.

İlk ekranda arkadaşlarınızın paylaştığı konum bilgilerini hızlı bir şekilde anlık olarak görebiliyorsunuz. Diğer ekrandan ise anlık konum kontrolleri ekrana getiriliyor.

Uygulamanın BlackBerry, WebOS, Symbian gibi diğer işletim sistemine özel sürümlerinin güncellenmesi ise Ocak 2011’de duyurulacakmış.

 

:: FourSquare bu yeni sistem sayesinde yoğun ilgi gören bir sosyal mecraya dönüşür mü?

 

A’dan Z’ye Bellekler!

Bilgisayarı oluşturan 3 temel parçadan biri (İşlemci, arabirimler ve bellek) olan bellekler, programlar ve onlara ait bilgileri saklar ve gerektiğinde onlara erişim sağlar. Sabit disklerin aksine bellekte bulunan verilerin varlığı geçicidir, bilgisayarı baştan başlattığınızda veya kapattığınızda veriler de yok olur.

 

Bellek Nedir?

RAM (Random Access Memory – Rastgele Erişimli Bellek) yapısının hızı ve kapasitesi, bilgisayarın performansında kilit noktalardır. Aklınıza bir iş yerini getirin: Orada dolaplar olsun ve dolaplarda bulunan klasörlerin üstlerinde, okunaklı harflerle başlıklar atılsın.

Dolaplarınız, hemen ulaşılabilecek yerlerde, mekanizmaları sorunsuz, hızlı açılabilen ve geniş olsun. Dosyalar sıkışmasın, her an el altında bulunsun ve kolayca erişebilsin. İşte bellek budur. İşlemciyi, arkasına alarak PC’nizin performansını tepeye çıkarır.

{pagebreak::Belleklerin Dünü}

Odanızı Hazırlayın

Günümüzdeki örneklerinin aksine, 1950’lerde hayat bulan bellekler, küçük ve hafif olmaktan çok uzaktı. Delay Line (Gecikme Sırası) adı verilen bellekler, bir kileri rahatlıkla doldurabilirdi. Onlar da, veri tazeleme yeteneğine sahip olsalar da, Rastgele Erişimli Belleklerin(RAM) aksine verilere sırayla erişebilirlerdi.

 

İlk örnekleri elektrik dalgalarını mekanik hareketlere dönüştürür, cıva dolu bir tüp, piezoelektrik veya manyetostriktif parçayı çalıştırır ve veri işleme başlardı. Eylemler mikrosaniyelerde (saniyenin milyonda biri) gerçekleşirdi.

{pagebreak::Nanosaniyeler}

Mikrosaniye-Nanosaniye

İşlemler, göze hızlı görülebilir ama günümüzün nanosaniyesi (Saniyenin milyarda biri) ile karşılaştırırsak bu, komik denilebilecek bir seviye. Her tazeleme işlemi sırasında dev ampüller yanar, mekanik dalgalar yine elektrik dalgalarına dönüşür, manyetostriktif ve piezoelektrik parça yeniden çalışır ve tazeleme eylemine geçilirdi.

 

Mikrosaniyelerce sürecek işlem döngüsü yeniden başlardı. Belleklerin atalarının mucidi, EDVAC ve UNIVAC türlerini geliştiren Presper Eckert olarak bilinir.

{pagebreak::Günümüz}

Günümüze Adım Adım

Günümüzde RAM’ler hızlandı, veri işleme süreleri mikrosaniyelerden, nanosaniyelere düştü, kilerde yer kaplayacak cihazlardan, cepte saklayabileceğimiz donanımlara doğru büyük bir adım attık. Şimdi ortalarda DDR ve DDR2 bellekler dolaşıyor. Geçmişin parlayan yıldızı, SDRAM’ın ise kökeni 1970’li yıllara dayansa da, gelişimi 1990’ların ortalarını buluyor.

 

90’larda piyasada, PC 66, PC 100 ve PC 166 türleri bulunurdu. Rakamlar, iğneleri temsil ederdi. Bu bellekler, artık emekli olmuştur zira teknoloji açısından, 386, 486 ve ilk Pentium zamanlarında kaldı. Diğer dinamik erişimli belleklerin aksine (DDR, DDR2), statik yapıyla eyleme geçerdi. SDRAM, denetim girişlerine cevap vermeden önce saat girişlerini beklerdi, yani eş zamanlı işlem problemi yaşardı.

{pagebreak::Çağımızın En Popüleri} 

DDR Geliyor

DDR (Double Data Rate – Çift Veri Oranı) ise adından da anlaşılabileceği üzere SDRAM’in performansını ikiye katlayarak, bir saat çevrimi içinde iki veri operasyonu gerçekleştirilebilir. Zaten SDRAM’lerin en büyük sorunu, sistem veriyolu hızlarının yetersizliğiydi.

 

Gelişen teknolojiyle birlikte bu problem ortadan kalktı. İşlemciler, gelişmiş teknolojileriyle, veriyolu hızlarını katladılar ve DDR temelli bellekler ortaya çıkıp, sürati, yüksek verimlilik seviyesine taşıyabildi. Grafik ağırlıklı dosyalar kolayca işlenir, muhteşem grafiklere sahip oyunlar, gerçeklikle buluşur.

{pagebreak::Başlamadan Biten Bellek: RAMBUS}

Başlamadan Biten Bellek: RAMBUS

1990 yılında Amerika, Kaliforniya’da kurulan Rambus Incorporated, Intel’in desteğini arkasına alarak RDRAM’i geliştirdi. Performansı tatminkar olmasına rağmen RDRAM’ler gereksiz yere pahalı ve sorunlu, çoğu anakart RDRAM’e destek verecek altyapıya sahip bile değil.

 

Zira tüketicilerden gelen herhangi bir talep (DDR2 piyasadayken olması için bir sebep yok) yok. 16 bitlik veriyolu  bulunduran Direct Rambus kanalı, bellek hızının 400 MHz’e çıkmasına olanak tanıyor. İlk sorun burada doğuyor: DIMM yapısını kullanan SDRAM ve DDR bellekler 64 bitlik veriyoluna sahipken, RDRAM, maça 3-0 geride başladı. Bu eksikliği yüksek bant genişliği ile kapatıp hızıyla öne geçmeye çalışsa da, bunun yeterli olması mümkün değildi.

{pagebreak::Davalar}

Davalar

Rambus, RDRAM konusunda hayal kırıklığına uğradıktan sonra, bir darbe daha aldı: Dava sağanağı. Rambus’un telif haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle üreticiler, mahkemeye çıkmak için adeta sıraya girdi. Rambus da bunlara bir şekilde karşılık vererek, NVIDIA’ya dava açtı ve kendi teknolojisini izinsiz kullandığını iddia etti.

 

Neyseki 2010 yılının Ocak ayında, Koreli dev Samsung ile anlaşma sağlandı ve teknolojinin kullanımı, 900 milyon dolar karşılığında Samsung’a geçti. Samsung, RDRAM’leri 2015 yılına kadar, Zümrüdü Anka kuşu misali diriltmeye çalışıyor.

{pagebreak::DDR2}

DDR2

DDR2, önceki satırlarda değindiğimiz DDR’ların öncüleri. Genel olarak hızları 400 ile 800 MHz arasında değişse de, piyasada 1333 MHz’lik versiyonlar mevcut. Double Data Rate (Çift Kat Veri Oranı) teriminin hakkını vererek, hızları ikiyle çarpılır: 266×2=533, 333×2=666, 400×2=800 oranları, buna örnek verilebilir.

 

DDR2’ler, ilk nesil DDR’lardan yüzde 50 az enerji tüketir ve 1.8 volt besleme akımı ile yetinir. Bellek sinyallerinin bellek yongasının döngüsünde bitirilmesi teknolojisi (On-Die Termination) sayesinde, sinyalin kalitesi ve veri transferi en üst seviyeye tırmanır.

{pagebreak::Gelecek}

Gelecek

Bilgisayar dünyasındaki her şey gibi, bellekler de muhteşem bir gelişim gösteriyor. Küllerinden doğacak RDRAM, AMD tarafından 22nm olarak geliştirilen, bilinen bellek hücrelerini DRAM ve SRAM’ın hızıyla birleştirecek TRAM, akıcı gövde yapısı ile bant genişliğini azami orana taşıyacak Twin Transistor (İkiz Transistör) yani TTRAM ve günümüzde de  rastlanabilen DDR3, bellek teknolojisinin geleceğini aydınlatıyor.

 

:: Belleklerin gelişimi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Web Sitenizle Nasıl Para Kazanırsınız?

Günümüzde, Facebook ve Twitter gibi web siteleri çok kısa sürede milyar dolarları aşan net gelirlerin sahibi oldu. Web siteleri modern ekonominin dinamiklerinden biri haline geldi. Bu faydağı sağlayan en büyük etken ise internet reklamcılığı.

 

İnternet Reklamcılığını Nasıl Verimli Kullanırsınız?

 

#video_5436#

 

Sitelerin bir numaralı gelir kaynağı olan internet reklamcılığı okuyucuyu sıkmadığı sürece oldukça faydalı işlerin yapılmasına yardımcı oluyor.

Kullanıcının ilgisini çeken LinkZ sisteminin oluşturan isimlerden Hakan Tezcan ile, Türkiye’de internet reklamcılığını konuştuk. Web sitenizle para kazanmak için tavsiyeler ve LinkZ sisteminin çalışma sistemini bu röportajda görebilrisiniz.

:: LinkZ sisteminden memnun musunuz? İnternet’ten para kazandınız mı?

 

Dünyanın En Popüler Elektronik Cihazları

İnternet araştırma firması Hitwise’ın açıkladığı sonuçlara göre, arama motorları satırlarına en çok konuk olan, popüler elektronik cihazlar belli oldu. Listede, “bunun, burada ne işi var?” diyebileceğimiz bir sonuç ortaya çıkmasa da, bazı sürprizlerin gerçekleştiği rahatlıkla ifade edebilir.

Satış rakamları düşüş gösterse de, halen dünyanın en çok satan konsollarından biri olan Wii’nin revaçta olması ve Sony PS3’ün listede bulunmaması, sürpriz olarak nitelendirilebilir.

 

 

16.000 Cihazın En Popülerleri

Araştırma, bilişim sektöründe rekabet eden 16.000 cihaz hakkında gerçekleşti. Arama popülerliği ile satış oranları arasında kaydadeğer bir tezatlığa rastlanmadı. Yani ilk sıralarda yer alan ürünler, satış listelerinde, aramalarla birebir aynı olmasa da, önemli başarılara ulaştı.

İlk onda tekrarlı aramalar (iPod-iPod Touch-iPod Nano, Wii-Wii Aksesuar vb…) gerçekleşti, bu yüzden sonuçlarımızı “ilk 6” biçiminde ayıklamaya karar verdik. Peki listenin tepesinde hangi cihazlar bulunuyor ve ilk 6 nasıl oluşuyor? Cevap için listemize buyurun:

{pagebreak::Karşınızda İlk 10}

Karşınızda İlk 6

1. Apple iPod
2. Apple iPad
3. Amazon Kindle
4. Microsoft Xbox 360
5. Nintendo Wii
6. Apple iPhone

 

:: Liste hakkında ne düşünüyorsunuz?

Nissan’ın Yeni Bombası Yollara Çıkmaya Hazır

Nissan Motor, 8.Çin  Uluslararası Otomobil Fuarı‘nda yeni global sedanını görücüye çıkardı. Firmanın bu yeni aracı ünlü “Sunny” modelinin adını kullanarak. (Nissan İle Geleceğin Otolarını Konuştuk)

 

Yeni Hedef Kitle: Genç Aileler

Ocak 2011‘den itibaren öncelikle Çin‘de satışa sunulacak olan araç önümüzdeki aylarda dünyanın 170 ülkesinde alıcı bulacak.

Yakıt ekonosimi konusunda iddialı olan aracın öncellikli hedef kitlesi ise genç aileler olacak. Çin tesislerinde üretilecek olan Sunny’de 1.5-litrelik Nissan HR15DE motor ve yeni nesil X-tronic kademesiz vites sistemi yer alacak.

:: Nissan’ın yeni aracından beklentileriniz nelerdir?

Sapphire’den HD 6850’ye Toxic Dopingi

Ekran kartı markalarının arasındaki asıl fark kendi tasarladıkları modeller ile ortaya çıkıyor. (Sapphire HD 5770 Vapor-X Test)

Referans tasarım kartlarda AMD ya da NVIDIA’nın hazırladığı özelliklere bağlı kalmak zorunda kalan firmalar, kendi tasarımlarında daha özgür olabiliyorlar.

Sapphire Toxic Serisi

Kendi özel tasarımlarına çok güvenen markalardan biri olan Sapphire, uzun süredir başarıyla devam ettirdiği Toxic serisine, AMD’nin yeni nesil kartlarından Radeon HD 6850′i dahil etti.

Sapphire HD 6850 Toxic, AMD’nin referans tasarımından epey farklı özelliklere sahip. Standart saat hızlarından daha yüksek frekanslara sahip olan kartta özel bir soğutma sistemi de yer alıyor.

Sapphire’in Toxic serisine eklediği en yeni üye HD 6850

Toxic Farkı

Sapphire HD 6850 Toxic referans tasarıma kıyasla neredeyse bambaşka bir kart olmuş. Dört fazlı güç tasarımına sahip özel yapım bir PCB kullanılan kartta farklı bir soğutma sistemine yer veriliyor.

Sapphire’in Vapor-X serisinde kullandığı soğutma çözümü kadar etkili olduğunu söyleyemeyeceğimiz bu soğutma, artırılan frekansların yarattığı fazladan ısınmayı ortadan kaldırmak için kullanılıyor.

{pagebreak::Yüksek Frekans}

Yüksek Frekans

HD 6850 Toxic‘in en büyük farkı ise saat hızlarından geliyor. Referans tasarımdaki çekirdek hızı 775 MHz olan HD 6850‘in Sapphire Toxic sürümü 820 MHz’lik çekirdek hızına sahip.

Aynı şekilde, 1 GB‘lık GDDR5 belleğin hızı standart modelde 1050 MHz’ken, Sapphire Toxic sürümünde bunu 1100 MHz‘e çıkarmayı başarmış.

Kartın üzerinde iki adet DVI, iki adet miniDP ve bir adety HDMI çıkışı var

Güç Bağlantısı

Kartın, referans modelden bir diğer önemli farkı ise fazladan bir 6-pin PCI güç bağlantısına sahip olması. Daha yüksek frekans ve yeni bir soğutma sistemi kartın daha fazla güç harcamasına yol açıyor.

HD 6850 Toxic‘in üzerindeki görüntü çıkışları ise referans modelle aynı. Kartın kutusundan çıkan mini DP – DP adaptörü ve HDMI 1.3 kablosu ise ürünün artıları arasında sayılabilir.

Teknik özelliklerine göz attığımız Sapphire HD 6850 Toxic, performans testlerimizde nasıl sonuçlar vermiş bir bakalım.

{pagebreak::Test Sistemi}

Test Sistemi

Anakart: ASUS P6T Deluxe
İşlemci: Intel Core i7 XE 965
Bellek: 3 x 2 GB Team Xtreem DDR3
Güç kaynağı: CoolerMaster 1000 watt
Sabit disk: Seagate Barracuda 1,5 TB
Optik Sürücü: LG 22X DVD yazıcı

{pagebreak::3DMark Vantage}

{GRAPH::908}

{GRAPH::909}

{GRAPH::910}

{GRAPH::911}

{pagebreak::Crysis}

{GRAPH::912}

{GRAPH::913}

{pagebreak::Crysis Warhead}

{GRAPH::914}

{pagebreak::FarCry 2}

{GRAPH::915}

{pagebreak::World in Conflict}

{GRAPH::916}

{pagebreak::Unigine Heaven (DX11)}

{GRAPH::905}

{GRAPH::904}

{GRAPH::903}

{GRAPH::902}

{pagebreak::3DMark 11}

{GRAPH::906}

{GRAPH::907}

{pagebreak::Sonuç Olarak}

Sonuç Olarak

Sapphire uzun süredir devam ettirdiği Toxic serisine başarılı bir üye daha ekleyebilmiş. AMD’nin orta-üst seviye için hazırladığı HD 6800 serisinin alt modeli olan Radeon HD 6850′yi güvenli bir şekilde overclock eden Sapphire, kartın asıl potansiyelini ortaya çıkarmış gözüküyor.

HD 6850 Toxic testlerde en büyük rakibi olan GeForce GTX 460′ı genel olarak geride bırakmayı başarıyor. (Zotac GTX 460 Test)

Aynı fiyat seviyesinde bulunan GTX 460’ın hem 768 MB’lık, hem de 1 GB’lık modellerini geride bırakmayı başaran Sapphire HD 6850 Toxic, bu alanda bizlerin beğenisini kazanmayı başardı. (ASUS GTX 460 TOP)

420 TL civarında bir fiyata sahip olan Sapphire HD 6850 Toxic bazı testlerde bir üst model olan HD 6870’i bile bazı testlerde yakalayabildi. (AMD Radeon HD 6870 Test)

Sapphire HD 6850 Toxic’in ısınma sorunu bulunmuyor

Rakiplere Kıyasla

DirectX 11 testlerine bakıldığı zaman ise HD 6850 Toxic’in GTX 460’tan az da olsa geride kaldığını görüyoruz. DX 11 konusunda AMD’nin biraz daha çalışması gerekli.

Powercolor’un hız aşırtmalı HD 6850 modeli ile karşılaştırdığımızda ise Sapphire HD 6850 Toxic’in burun farkıyla önde olduğunu söyleyebiliriz. Ancak aradaki farkın çok da önemli olmadığını belirtmek gerek.

Hız aşırtılmış olan ürünlerin ısınma problemi olacağı düşünülebilir fakat Sapphire HD 6850 Toxic yaptığımız testlerde normal sıcaklıklarda çalıştı. Crysis Warhead testinde kart en fazla 46 dereceye kadar yükseldi. Kartla beraber gelen TRIXX adlı yazılımla beraber daha fazla overclock yapabilmek de mümkün.

Sonuç olarak, eğer ekran kartı için 400 TL civarı bir bütçeniz varsa sizlere Sapphire HD 6850 Toxic modelini tavsiye edebiliriz.

{pagebreak::Teknik Özellikler}

Teknik Özellikler

Sapphire Radeon HD 6850 Toxic

Ekran Kartı

GPU: Barts
Shader sayısı: 960
Bellek: 1024 MB GDDR5
Bellek arayüzü: 256-bit
GPU hızı: 820 MHz
Bellek hızı: 1100 MHz

Bilgi için: Sapphire
Web: http://www.sapphiretech.com/
Fiyat: 420 TL

:: Sapphire Radeon HD 6850 Toxic modelini beğendiniz mi?

Kimse 3D TV İstemiyor

2010 yılında teknolojinin görsel alanında karşımıza çıkan en büyük gelişmelerden biri 3D görüntüler oldu. Önceleri sadece sinema salonlarında karşımıza çıkan 3D görüntüler, daha sonra 3D TV‘lerle evlere adım attı. (3D TV’ler Hakkında Her Şey)

Ancak, yıl boyu yapılan reklamlar ve pazarlama çalışmalarının çok da etkili olmadığı, insanların 3D TV modellerine ilgi göstermediği ortaya çıktı.

Display Search adlı pazar araştırma şirketinin yaptığı çalışmaya göre 2010 yılında satılan tüm televizyonların sadece %2‘sini 3D TV modelleri oluşturacak.

Avatar’dan sonra kayda değer 3D film çıkmadı

İçerik Yok

Televizyon satışlarının genel olarak artmasına rağmen 3D TV’lerin ilgi görmemesinin ardındaki en büyük sebep olarak içerik eksikliği gösteriliyor.

Avatar’dan sonra kayda değer hiçbir 3D filmin çıkmaması. Animasyonlar dışında diğer film türlerinde çok fazla 3D örneğin olmaması ve bunların Blu-ray‘lerinin piyasaya çıkmaması 3D TV‘lerde izlenecek bir şey olmamasına yol açtı. 3D yayın yapan kanal sayısının da bir elin parmaklarını geçmediğini söylemek gerek.

Bunun dışında 3D görüntü formatlarının çeşitlenmesi, gözlüksüz modellerin ortaya çıkmaması, bütün bunlara rağmen fiyatların çok yüksek olması da kullanıcıları soğuttu.

Tüm bunlar kısa sürede değişmezse, 3D TV’lerin önümüzdeki sene ne yapacağını kestirmek çok zor gözüküyor.

:: Siz bir 3D TV istiyor musunuz?

Ovi Store Türkiye’de En Çok İndirilenler

Mobil sektörü ayağa kaldıran uygulamalar bir akıllı telefonun güncelliğini koruması için en büyük gereçlerden biri haline geldi. Tüm dünyanın dikkatini çeken uygulama sektörüne Türkler özellikle ilgi gösteriyor.

Nokia marka telefonlara özel uygulama mağazası olan OVI yılın bu son günlerinde kullanım rakamlarını açıklamaya başladı.

Davul Zurnayı Türkler Sevdi

 

 

Nokia’nın verilerine göre OVI mağazası bugün itibariyle 150 milyonuncu abonesini bünyesine kattı. Peki, OVI mağazasında Türk kullanıcılar en çok nelere dikkat ediyor?

Tüm dünyada OVI mağazasını en çok kullanan üçüncü ülke Türkiye. Kullanıcılar sistem de en çok, ‘davul zurna‘ adlı oyunu indirdi. Haber uygulamaları, bankacılık ve eğlence içerikli uygulamalar ise Türklerin en çok ilgisini çeken ürünler oldu.

:: OVI mağazasında en çok ilgisini çeken uygulama hangisi?

 

Bu Logo Ne Anlama Geliyor?

Google, posta kartı niteliğinde bir logo ile kullanıcılarının karşısına çıktı bugün. Çok kimlikli 17 interaktif görselden oluşan yeni Google logosu, dünyanın dört bir yanından tatil objelerini içeriyor.


Google’ın yeni logosunda ilginç görseller var.

Logoda Ud da Yer Alıyor

Rusya’daki St. Basit Katedrali’nden Çin Seddi’ne, Şili Şarabı’ndan Venedik Gondolları’na kadar geniş bir yelpazede çok kimlikli bir logo hazırlanmaya çalışılmış. İçerisinde Türk – Arap kültürüne has sayılabilecek “ud” da bulunan logoda, her görselin üzerine tıkladığında ilgili aramaya yönlendiriliyorsunuz.

Google’ın, Temmuz ayında hazırlıklarının başladığını belirttiği logo için 5’i “doodle” tasarımcısı olmak üzere 250 kişilik bir ekibin çalıştığını ifade etmiş. Logoda dünyanın dört bir yanından 17 kare yer alıyor.

 

:: Google’ın yeni logosunu beğendiniz mi?

 

NATO Özel Bulut Ağı Kuruyor

Dünyanın en büyük güvenlik ittifakı NATO, cloud computing (bulutu bilişim)’in geleceğini değiştirecek bir yatırımda bulunuyor. Şirketlerin güvenlik endişeleri nedeniyle soğuk yaklaştığı sistem için NATO yeşil ışığı yaktı.

IBM ile anlaşmaya giden Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü 28 üye devletin bir birleriyle iletişim kurabileceği özel bir sistem üzerinde çalışıyor.

Ülkeler, bu özel bulut bilişim ağı sayesinde birbirleriyle istihbaratlarını ve teknolojilerini paylaşabilecek. NATO bulut sistemi sayesinde, savaş komutasına savaş sistemlerini eklemek istiyor.

 


Cloud Computing hakkında daha fazla bilgi almak için tıklayınız

 

Bu Bulutun İçinde Savaş Olacak

Yapılan testler sonucunda savaş yönetimi protokollerin daha kolaylaşırsa geleceğin çatışmalarında bulut sistemler büyük rol oynayacak. 

Henüz tüm detayları netleşmemiş anlaşma sayesinde bulut sektörü iyi bir güven oyu kazanmış olacak. Ülkeleri krize sokacak bilgilerin cloud üzerine eklenmesiyle birlikte, sisteme ön yargıyla bakan kişilerde kararlarını değiştirmeye başlayacak.

:: Bulut bilişime güveniyor musunuz? NATO sizce bu sistemle teknolojik savaşlara mı yatırım yapıyor?