Akıllı Telefonlar Ne İstediklerini Biliyor

Masaüstü PC sistemleri, gerek iş gerekse de eğlence için hiçbir zaman önemlerini yitirmeyecek. Fakat bu sistemler de hiçbir zaman bir kişinin özel asistanı olamayacak.

Mobil kullanım için geliştirilen ve taşınabilirliği ile ilgi çeken dizüstü sistemler bile bu konuma gelemeyecek. Oysa, gömleğinizin cebine sığan akıllı telefonlarda durum çok farklı. Bu ürünler hep yanınızda ve gün geçtikçe de vazgeçilmez hale geliyor.

Akıllı telefonlar kişisel asistanımız olmaya aday.

 

Apple iPhone, Android işletim sistemli telefonlar ve hatta Windows Phone 7 düşündüğümüzden çok hayatımızı değiştirecek. Bu değişim, bilgisayar sistemleri ile tanışmamızdan çok daha farklı olacak. Bunun en büyük nedeni de akıllı telefonların ne istediklerini bilmesi.

 

{pagebreak::Günümüzdeki Durum}

Günümüzdeki Durum

Akıllı telefon ile bilgisayar sisteminin en önemli farkı nedir? Bilgisayar sistemini ihtiyaç duyduğunuzda açıp kapatıyorsunuz. Oysa akıllı telefonlar 24 saat ve haftanın 7 günü açık. Size eşlik eden ürün isteklerinize anında cevap verebiliyor.

Akıllı telefonların diğer bir özelliği beraberinde gelen donanım özellikleri. Bu küçük cihazlar inanılmaz teknolojilere sahip. En güncel teknolojiyi kullanıyorlar ve sahip oldukları sensörler sayesinde etrafı gözlemliyorlar.

Kablosuz ağları tarayan sensörler, karanlık ortamda ekran parlaklığını artırdığı gibi aydınlık ortamlarda ekranın kontrastını düşürüyor. GPS yongası sayesinde konum bilgisi alınıyor. Hatta size gitmek istediğiniz yeri bile gösteriyor. Ekranın yatay veya dikey konumda olması fark etmiyor. Sensörler bunu sizin için yapıyor.

 

Onlar olmadan ne yaparız. Akıllı telefonlar birçok kişinin vazgeçilmesi arasında.

 

Hepsi bu kadar mı? Elbette hayır. Intel’in geliştiricileri, telefonların bizim ne istediğimizi anlaması üzerinde çalışıyor. Telefonlar, ne yapmak istediğimizi ve hangi durumda olduğumuzu algılayabilecek ve bunun üzerine de tavsiyelerde bulunacak.

Hayal gibi görünse de, IT uzmanları bu teknolojiye bir ad bile bulmuş. Kullanıcının bulunduğu durumu algılayıp kendisini ona göre adapte eden bu teknoloji, Context Sensitive Computing olarak adlandırılıyor.

 

{pagebreak::Akıllı Telefonların Geleceği}

Akıllı Telefonların Geleceği

Akıllı telefonlar bize birçok konuda yardımcı olabilir. Bu ürünler gelecekte kullanıcıyı daha iyi tanıyabilecek. Günlük iş akışımızı öğrenecekler. Nerede bulunduğumuzu, nereye gideceğimizi ve ne tür isteklerimizin olabileceğini bilecekler. Kısaca ne sevip sevmediğimizi anlayabilecek duruma gelecekler.

Gelecekteki akıllı telefonlar günümüzün ürünlerine kıyasla çok daha akıllı olacak. Sahip olduğunuz telefona bir yazılım yükleyerek, etraftaki yemek yerlerini öğrenebilirsiniz. Bu telefon, GPS özelliğini çalıştırarak, ilk olarak konum bilgisini, ardından da kablosuz ağ özelliğinden faydalanarak etrafındaki yerleri size söylüyor. Çıkan seçeneklere göre yemek seçimi yapılıyor.

 

Akıllı telefonları kolumuza takacağımız günlere az kaldı.

 

Gelecekte, bu işlem çok daha kısa olacak. Telefon, kullanıcısını tanıyarak yemek zamanında konum bilgisini ve etraftaki yemek yerlerini otomatik olarak gösterecek. Hatta en sık gittiğiniz restoranların yemek türlerini öğrenerek size tavsiyede bulunacak.  

Tabii bu örnekleri genişletmek mümkün. Farklı bir ülkeye gittiğinizde akıllı telefonunuz güncel zamanı size söyleyecek. Buna ek olarak kendi ülkenizin zamanını da bilecek. Karnınızın acıkması durumunda etraftaki restoranların listesini çıkaracak.  Bu listeyi yaparken sevdiğiniz yemek ve bütçeniz de baz alınacak.

{pagebreak::Verinin Korunması}

Verinin Korunması

Tüm akıllı telefonlarda verinin koruması epey büyük bir önem taşıyor. Akıllı telefonlar adeta verileri topluyor. Bu veriler üreticilerin sunucularına veya operatörlerde birikiyor. Dolayısıyla akıllı telefonu kullanan kişinin birçok özelliği de ortaya çıkıyor.

Bu esasında çok önemli bir özellik. Çünkü kişisel bilgiler, reklam verenlerin çok işine geliyor. Bu sayede kişiye özel reklam yapılabiliyor. Bu hem reklam veren hem de kullanıcı için büyük bir avantaj. Reklam veren, hedef grubuna reklam verdiği gibi, kullanıcı da istemediği reklamlardan kurtuluyor.

 

İlk olarak şunu sorun kendinize. Akıllı bir telefona ihtiyacım var mı?

 

Tabii bu madalyonun bir de karanlık tarafı var. Hacker’lar bilgilerin depolandığı sunuculara saldırarak bu bilgileri elde edebilir. Daha da kötüsü, cep telefonu çalındığında tüm özel bilgiler hırsızın eline geçer. O da bu bilgileri başkalarına satar.

Kişiler bu bilgilerle ne zaman eve  gittiğinizi, hangi semtlerde gezdiğinizi ve hangi yolları kullandığınızı görebilir.

Akıllı telefonlar bu güvenlik açığını çok iyi biliyor ve bunun için önlem de geliştiriyor. Ancak en iyi önlem, akıllı telefon aldığınızda onun üzerinde ne tür bilgilerin yer alıp almayacağına karar vermek.

:: Konu hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Hızına Yetişen Yok

LaCie’nin son bombası bir SSD sürücüden ibaret aslında. Ama LaCie dizayn konusundaki üstatlığını bu ürün üzerinde göstermiş. FastKey adındaki bu yeni ürün aynı zamanda USB 3.0 teknolojisini destekliyor.

27 x 104 x 9 mm boyutlarında ve 33g ağırlığa sahip FastKey tamamen metal bir cekete sahip. 30, 60 ve 120 GB‘lık kapasiteye sahip modeller ile kullanıcıların beğenisine sunulacak bu ürünlerin okuma performansı oldukça ilgi çekici. Ürün 260 MB/s hızla bellek üzerinden okuma işlemi gerçekleştirebiliyor.

:: Bu tarz bir ürüne sahip olmak ister misiniz?

Beyaz iPhone 4 Görüntülendi

Bu gün içersinde yabancı ajanslardan geçen haberlere göre beyaz iPhone 4′ün ilk fotoğrafı yayınlandı. Ne kadar doğrudur bilinmez aşağıda gördüğünüz bu resim yeni iPhone 4’ün beyaz modeline ait.

Bu resimle birlikte ürün üzerinde olan yeniliklerde ortaya çıktı aslında. Apple tarafından yapılan açıklama bu yeni iPhone 4 modelinin önümüzdeki bahar aylarında piyasaya sürüleceği üzerineydi.

iPhone 4 Beyaz üzerindeki en büyük değişiklerden biri anten. Yeni bir antene sahip olan iPhone 4 Beyaz, kardeşi siyah modeldeki gibi anten sorunları ile boğuşamayacak. İkinci önemli değişiklik ise CDMA desteği. Bu yeni iPhone CDMA ağ desteği sunacak. Bu sayede Apple Amerika pazarındaki satış sayısını arttırmayı hedefliyor.

Yeni model üzerinde SIM kart slotu bulunmuyor. Büyük ihtimalle Apple, App Store üzerinden yeni bir uygulama ile iPhone üzerine SIM kart bilgilerini yazdırma işlemini gerçekleştirecek. Tüm bunlar düşünüldüğünde aklımıza başka bir şeyde geliyor aslında.

::
Kim bu telefonun iPhone 5 olmadığını söyleyebilir?

Beyin Egzersizleri Kazaları Azaltıyor

Trafik kazalarının olmasını sağlayan hatalar aslında genellikle dikkatsizlikten kaynaklanıyor. Döneceği sapağı hatırlayamayan şoförün yanlış bir hareketi ölümcül kazalara bile neden olabiliyor.

Özellikle belirli yaşın üzerindeki şoförlerin yaşadığı sorunlar hem kendi hem de başklarının hayatlarını tehlikeye atabiliyor.

Araştırmacılar konuda ilginç bir bulguya ulaştı. 11 bin şoförün üzerinde yürütülen ilginç bir deney aslında trafik kazalarının önemli oranda azalmasının yolunun basit olduğunu ortaya çıkarttı.

Özellikle Yaşlı Sürücüler İçin Önemli

 

 

73 yaşın üzerindeki şoförler üzerinde yapılan deneylerde bu kişilerin düzenli beyin egzersizi yaptığı zaman çok daha hızlı düşündüklerini ve olaylara çabuk tepki verebildikleri gözlemdi.

Cambridge Üniversitesi’nin yürüttüğü araştırma spor yapmayı bırakmayan yaşlı şoförlerin yüzde 50 oranında reflekslerinin arttığını ve bunun önemli miktarda kazayı önlendiği açıklandı.

:: Beyin egzersizi yapıyor musunuz?

MySpace, Bükemediği Eli Öptü!

Bir süre önce sizlere MySpace‘in köklü değişikliklere gideceğini duyurmuştuk (MySpace Köklü Değişikliğe Gidiyor!).

Değişiklik yapılacağı duyurusuna rağmen, bir dönemin popüler sosyal ağ sitesi MySpace, Facebook ve Twitter gibi popüler sosyal ağ sitelerinin arasında iyiden iyiye kaybolmuş, eski popülaritesini mumla arar olmuştu. MySpace’i satın alan firma, son yıllarda site yüzünden zarara girdiğini açıklamıştı (MySpace’te İşler Yolunda Gitmiyor!).

 

 

Şimdi MySpace yetkilileri yenilikten tamamen vazgeçmiş görünüyor. Zira firma, bükemediği eli öpmeye karar verdi ve bugün itibariyle Facebook ile ortaklaşa bir basın toplantısı düzenleyerek yeni bir ortaklığa gittiklerini açıkladı. Artık MySpace’e Facebook Connect ile, yani Facebook hesabımız ile otomatik giriş yapabileceğiz. Bu da Facebook’taki kullanıcıların MySpace‘teki servislerden yararlanabilmesi anlamına geliyor.

MySpace, Facebook Connect’i sitesine ekleyerek Facebook üyelerini kendi sitesine kazandırmak yerine, Facebook’un bir servisi gibi davranacak.

:: MySpace yetkililerinin bu stratejisi sizce doğru mu?

 

PCI Express 3.0 Standartları Açıklandı!

PCI Express 3.0 uzun süredir merakla bekleniyordu. PCI Express teknolojisini geliştiren ekip, ilk olarak 2009 yılında PCI Express 3.0’ı yayınlacaklarını açıklamışlardı. Takvim yaprakları 2009 yılının aylarını geçtikçe, ekip de teknolojinin 2010 yılına ertelendiğini açıklamıştı.

2010 yılına geldiğimizde ekip bu sefer “Teknolojinin kusursuza yakın olmasını istiyoruz” diyerek PCI Express 3.0’ı belirsiz bir tarihe ertelediklerini duyurdu. Bugün itibariyle ekip, kesin tarihi belirlemedi belki ama yeni teknolojinin standartlarını belirlediklerini açıkladı.

 

 

Buna göre PCI Special Interest isimli geliştirici grup, yeni PCI Express teknolojisi 3.0’da her veri yolu şeridi için saniyede 1GB veri geçebilecek bir bant genişliği olacağını açıkladı. Bu da toplamda 16GB/s ediyor.

Ayrıca PCI Express 3.0, 8GT/s (saniye başına gigatransfer) destekleyecek. Ne var ki bu yeni teknolojiyi önümüzdeki seneye kadar göremeyeceğiz. PCI Express 3.0 için tahminen 2011‘in son çeyreğini beklememiz gerekecek.

:: PCI Express 3.0 standartlarının donanım dünyasında bir bomba etkisi oluşturacağını düşünüyor musunuz?

 

Google-Yahoo Savaşında Son Perde!

Farklı bir gün, farklı bir Groupon sitesi dedikodusu ve farklı bir savaş ilanı… Bilişim dünyasında bu aralar pek revaçta olan internet sitesi, deal-of-day kategorisinde (her 24 saatlik periyotta kısıtlı sayıda, uygun fiyatlı özel ürünler satılıyor ve 24 saat bittikten sonra teklifler ortadan kalkıyor) ve piyasa değeri 3 milyar dolar seviyesinde.

 

Internet dünyasının iki devi Yahoo ve Google, Groupon’ı satın almak yolunda çetin bir savaşa tutuştular. Yahoo’nun 2 ile 3 milyar dolar arasındaki(kesin rakam belli değil) teklifinden sonra otoriteler arasında, Google’ın çıtayı daha yukarıya çekip Groupon yetkililerine muazzam bir sözleşme önerdiği dedikoduları fısıldanıyor. Gelecek günlerin ne getireceği ise bilinmiyor.

 :: Sizce Yahoo-Google düellosunda kim galip gelecek?

MeeGo’lu Bir Tablette Oyun Performansı

0

Nokia ile Intel ortaklığında geliştirilen MeeGo’nun detayları iyice şekillendi. Tablet dünyasının yeni yıldızı olması beklenen MeeGo özellikle arayüzü ile hem akıllı telefonlarda hem de tablet bilgisayarlarda maksimum kullanışlılık vaat ediyor.

Sistemin 3D performansı konusunda da bir hayli iddialı olduğunu biliyoruz. Geçtiğimiz günlerde düzenlenen MeeGo Konferansı’nda hem oyunlarda oynanabilirlik hem de görsel performans konusunda ipuçları taşıyan bir takım sunumlar yapıldı. (MeeGo’lu İlk Nokia) İşte onlardan birisi:

#y3/e6272c5238767c1bcb0d83281e00f3e3.flv#

 

:: MeeGo’lu bir tablet kullamak ister misiniz?

 

Facebook’ta Röportaj Çılgınlığı

Son zamanlarda arkadaşlarınızdan profilinden gelen ve sanki spam mesajmış gibi sorulara sahip içerikleri gördüyseniz bunlardan çekinmenize gerek yok. Çünkü, bu aslında bilinçli olarak hazırlanmış eğlenceli bir uygulama.(Sosyal Ağlar ve Sosyal Hayatlar)

 

Sorulara cevap verdiğiniz cevaplar ilgili kişilerin duvarlarında gözüküyor

 

Başkaları Hakkındaki Gerçek Düşünceleriniz

Üye olan kişiye listesindeki arkadaşları hakkında rastgele sorular soran bu uygulama Arkadaşlar Röportaj adını taşıyor. Kullanıcılar arkadaşları hakkında soruları cevapladığı zaman, uygulama otomatik olarak bu cevapları ilgili kişilerin duvarlarında paylaşıyor.

Şu sıralar büyük ilgi gören ve 120 bin hayranı bulunan uygulamaya bu adresten ulaşabilrisiniz.

:: Bu uygulamayla hiç karşılaştınız mı? Sizce kullanacak mısınız?

 

Xbox 360 Gamepad’ine Doping

Oyun dünyası uzun bir süre önce konsol ve bilgisayar olarak ikiye ayrıldı. Birbirlerine karşı farklı avantaj ve dezavantajları bulunan bu iki platformun ayrıldığı en önemli noktalardan biri ise kontrol cihazları.

Konsol oyuncuları gamepad ile oyun oynamanın rahatlığının başka hiçbir şeyde olmadığını söylerlerken, PC oyuncuları ise klvaye ve farenin yerini tutacak bir cihazın olmadığını düşünüyorlar. (Kinect Avrupa’ya Geliyor)

Mevcut oyun konsollarındaki gamepad’lerin tasarımları kullancıların ellerinin olabildiğince rahat olması için tasarlanmış olsa da bu durumu bir adım daha ileri götürmeyi hedefleyen tasarımlar da bulunuyor.

N-Control Avanger

Xbox 360 gamepad’ine takılabilen N-Control Avanger adlı kit de oyuncuların verimini artırmak amacıyla tasarlanmış.

Temel olarak, baş parmaklarınızı analog kollardan kaldırmanıza gerek kalmadan diğer tuşlara da basmanızı sağlayan bir kit olan N-Control Avanger ile en kötü oyuncunun bile en iyilerle rekabet edebileceği iddia ediliyor.

N-Control’ün nasıl çalıştığını aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz.

 

http://www.youtube.com/v/b9Mw5mAqUKQ?fs=1&hl=en_GB

:: Oyun gamepad ile mi yoksa klavye-fare ile mi oynanır?

Sanal Dünyada Ölümsüzlük Vaadi

Teknolojinin gelişmesi ve bilgisayarın insan hayatına entegre olması zaman zaman çok entersan sonuçlar çıkarabiliyor.

İnsanoğlunun tarihin başından bu yana peşinde koşturduğu şeylerden biri olan ölümsüzlük, gerçek hayatta imkansız olduğu için bazıları sanal dünyada kendilerini tatmin etmeye çalışıyor. (Ölümsüzlük Teknoloji İle Mümkün mü?)

Intellitar adlı bir yazılım şirketi Virtual Eternity adını verdiği hizmet ile kullanıcılarına sanal dünyada ölümsüzlük vaat ediyor.

 

Virtual Etermity ile bu şekilde iletişim kurulabiliyor

 

Sizin Sanal Kopyanız

Bu hizmetten faydalanmak isteyen insanlar tüm kişisel özelliklerini belirten bir dosyayı ve fotoğraflarını Intellitar’a teslim ediyorlar.

Intellitar’daki yazılım mühendisleri de bu bilgiler ışığında bir yapay zeka programlıyorlar. Bu yapay zeka daha sonra bir anlık mesajlaşma uygulamasına entegre ediliyor.

Bu şekilde, o kişi hayatını kaybettikten sonra bile yakınları onun özelliklerini taşıyan yapay zeka ile hasret giderebiliyorlar. En azından şirketin düşüncesi bu yönde.

:: Böyle bir şeyi yapmayı düşünür müsünüz?

Samsung Galaxy S’e Modacı Eli Değdi!

Akıllı telefon pazarının söz sahibi isimlerinden biri olan Samsung’un, amiral gemisi konumundaki Android’lisi Galaxy S. Bu çok özel cihaz, rakiplerinden bir hayli üstün güçlü donanımı ile dikkat çekiyor. İlk duyurulduğu günden itibaren kendi fanatiklerini oluşturan Galaxy S şu sıralar satış rakamlarıyla da üreticisinin yüzünü güldürüyor.


Giorgio Armani ile Samsung ortaklığı daha önce son derece şık cep telefonu tasarımlarına imza atmıştı.

Galaxy S’in yakaldığı potansiyelden sonuna kadar faydalanmak isteyen Samsung, önemli ortaklarından biri olan Giorgio Armani ile bu cihaz için önemli bir anlaşma yaptı. Daha önce de birçok cihazda birlikte çalışan bu iki isim, Galaxy S Giorgi Armani sürümünü hazırlamak için kolları sıvamış.

{pagebreak::Tasarım Nasıl Olacak?}

Tasarım Nasıl Olacak?

Sizlerin de tahmin edebileceği gibi bu cihazın en önemli ayrıntısı şık dış tasarımı olacak. Siyah metal bir kaplamaya sahip olacak olan telefonun kasası hoş bir dokunma hissi uyandıracakmış. Mevcut yapısından daha ince bir kasaya kavuşacağı belirtilen Galaxy S’in 9.9mm inceliğinde olacağı ve Armani damgasını taşıyacağı ifade edildi.

 

Telefonun donanımsal anlamda diğer Galaxy S’lerden bir farkı bulunmayacak. Ancak dış kasanın yanı sıra yazılımsal anlamda da bir takım düzenlemelerin cihazda yüklü olarak geleceği söyleniyor. Bunlardan en önemlisi ise birçok yerde görebileceğimiz Armani logosu olacakmış.

{pagebreak::Farklı İçerikler!}

Farklı İçerikler!

Elbette cihazdaki tek gelişme bunlarla da sınırlı değil. Ön yüklü duvar kâğıtları, düzenlenmiş bir arayüz, farklı zil sesleri ve uyarı tonları, sosyal ağ istemcileri ve faydalı araçlar cihaz ile birlikte gelecek. Ayrıca fontlarda ve açılış kapanış animasyonunda da kullanıcılara bir sürpriz yapılacağı açklanmış.

 

Samsung Galaxy S Giorgio Armani Aralık ayından itibaren Armani butiklerinde ve İtalya’daki merkezi telefon satış noktalarında yer almış olacak. Fiyata ilişkin bir bilgi verilmezken telefonun dünya çapında satışa sunulma tarihi 2011’in ilk çeyreğine sarkacak.

 

:: Telefonlarda lüks tasarımlar ilginizi çekiyor mu?