Para Tuzağı mı Yoksa Gerçek mi?

İnternet bağımlığını tedavi etmek amacıyla kurulan merkezler tüm dünyada yayılmaya başladı. Çin’de kurulan kamplardan sonra şimdi de ABD’de ülkenin ilk tedavi merkezi açıldı.

reStart: İnternet Bağımlılığı Tedavi Programı adı verilen merkezde 45 günlük tedavinin fiyatı 14500 $. Eğer 45 gün içinde tedavi tamamlanmazsa ondan sonraki her 30 gün için 9300 $ ödemek gerekiyor. İnternet kullanıcılarının %10′unun bağımlı olduğunu iddia eden tedavi merkezi, Çin’de ve Güney Kore’de İnternet bağımlılığının en büyük sağlık sorunu olarak kabul edildiğini de öne sürdü.

Psikologların hala bir görüş birliğine ulaşamadığı, gerçek bir hastalık olup olmadığı konusunda tartışmalar süren “İnternet bağımlılığı” için kurulan tedavi merkezleri cidden iyi niyetli mi yoksa birer para tuzağı mı bunu anlamak güç. En son Çin’de yaşanan olay, bu merkezlerin ne kadar sağlıklı olduğu sorusunu bir kez daha akıllara getiriyor.

:: Bu merkezler sizce ne derece sağlıklı?

Messi’den Şık Gol!

23 Ekim 2009’da satışa sunulması planlanan Pro Evolution Soccer 2010 için yeni bir trailer, geçtiğimiz günlerde gün ışığına çıktı. Fan’lar tarafından merakla beklenen yapım için yayınlanan tüm materyaller büyük ilgi görüyor. Muhtemelen yeni video da, serinin müdavimlerini ve futbol sever oyuncuları tatmin edecektir.

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/11422/t_pes2010_gc09_features.flv#

Kapağında Lionel Messi ve Fernando Torres‘in bulunacağı yapımın yeni trailer’ında, Arjantinli yıldız Messi’nin şık gollerini izliyoruz. Oyundaki yapay zekanın dikkat çektiği videoda, paslaşmalar gayet başarılı gözüküyor. Kulüp takımları haricinde milli takımlara da yer verilen bu yeni trailer’ın sonundaki tabloda, Liverpool ve Real Madrid ile özel lisans anlaşması yapıldığı gözlerden kaçmıyor.

Lisans problemleriyle sevenlerini üzen PES serisinin yeni oyununda, muhtemelen lisans sorunu devam edecek. İspanya liginde, Barcelona ve Real Madrid haricinde hiçbir takımın gerçek ismini göremezsek, bu şaşırtıcı olmaz.

:: Yeni transferler neticesinde, PES 2010’daki en güçlü Türk takımı sizce hangisi olacak?

Oracle CEO’sunun Maaşı Ne Kadar?

Yaşanan ekonomik krizden sonra dev şirketlerin CEO’larının aldıkları maaşlar büyük tartışma konusu olmuştu. Krizin vurduğu insanlar açlık sınırında yaşamaya çalışırken, bu krize neden olduğu iddia edilen şirketlerin ve bankaların CEO’larının milyonlarca dolar maaş alması büyük tepkiye sebebiyet vermişti.

Nedeni bu tepkiler midir bilinmez, dünyanın en büyük yazılım şirketlerinden olan Oracle’ın CEO’su Lawrance J. Ellison’ın maaşında büyük bir indirime gidildi. Bu öyle bir indirim ki, Ellison’un yıllık maaşı önümüzdeki yıl sadece 1 $ olacak.

Elbette bu Ellison’un fakirleşeceği ya da aç kalacağı anlamına gelmiyor. Geçtiğimiz üç sene içinde yılda 1 milyon $ maaş alan Ellison’un bu maaşı kendi yıllık kazancının sadece %1.2′sini oluşturuyor. %23.4′lük payla Oracle’ın en büyük hissedarı olan Ellison’un yılda 1 milyon $ az kazanacak olması kendisini pek etkilemeyecek gibi gözüküyor.

:: CEO’ların maaşlarının inanılmaz derecede yüksek olması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Microsoft, Yahoo ve Amazon El Ele!

Bilişim dünyasında dev firmaların bir koalisyon oluşturması çok sık karşılaşılan bir şey değil. Fakat kimi zamanlar, bu dev firmalar kendi kar oranlarını koruyabilmek için rakiplerinden de destek alabiliyorlar. Bugünlerde de benzer bir durum yaşanıyor. Microsoft, Yahoo ve Amazon, Google’ın elektronik kitap hizmetini saf dışı bırakabilmek için üçlü bir koalisyon oluşturmaya karar verdi.

 

Kitap yayıncılarının Google’ı tercih etmesinin akabinde yaşanılan birliktelikte, kütüphaneler ile de ortak çalışma içerisine girilecek. Konuyla ilgili olarak Microsoft ve Yahoo, bu birlikteliği doğrularken, Amazon henüz bir yorum yapmadı. Önümüzdeki günlerde ise koalisyonun işe yarayıp yaramayacağını göreceğiz.

:: Bu koalisyon hakkında ne düşünüyorsunuz?

Nokia Neler Yapıyor?

İnternet mecrasında milyonlar dolaşıyor. Günden güne artan İnternet kullanıcı sayısı yeni cihazların ve markların doğmasına sebep oluyor. Amaç, kullanıcıların çabucak istediği bilgiye kavuşabilmesi. Bu amaç doğrultusunda Nokia’da hazırlıklarını sürdürüyor. Akıllı telefon pazarında lider olan firmanın İnternet konusundaki deneyimi tartışılmaz bir gerçek.

Nokia’nın CEO’su Pekka Kallasvuo Yeni Delhi’de ki basın toplantısında PC ve mobil telefon arasındaki güçlü bağdan bahsetti. Ve Nokia’nın bu alandaki hazırlıklarını devam ettiğini bildirdi. Nokia’nın asıl amacı İnternete çabucak bağlanabilen cihazlar üretmek olduğunu belirten Pekka bu cihazların insanlar tarafından yanlarında kolayca taşınabilmesini sağlamaklıyız dedi. Bu işlemin bir kısmını akıllı telefonlarıyla başarılı bir şekilde yürüten Nokia Netbook piyasasına da giriş yapmaya hazırlanıyor.
{pagebreak::Ne Zaman Çıkacak?}
2010 yılının ilk yarısına hazırlanan Netbook modelleri ile kullanıcılara sürpriz yapacak firma ürünlerin oldukça fazla ilgi göreceğini düşünüyor. Ama Netbook piyasasındaki rakipleri akıllı telefon pazarındakinden daha çetin. Netbook pazarında Acer, HP ve Dell gibi uzun süredir bu işle ilgilenen büyük firmalar var. Bu firmalar arasında yer edinebilmek için Nokia’nın oldukça fazla çalışması gerekiyor.

:: Nokia’nın yeni cihazları başarılı olabilecek mi?

Apple, Google Voice Hakkında Konuştu!

Apple bu haftaya hızlı bir giriş yaptı. Firma, Google‘ın Voice hizmetinin yeni iPhone‘larda kullanılmaması için bir çalışma içerisine girmişti. Google buna itiraz etti fakat sonuç alamadı. Apple bunun üzerine bir açıklama yaptı ve Google Voice’u neden istemediklerini anlattı.

Google Voice henüz reddedilmiş değil. Fakat kısa süre içerisinde engelleme kesinleşecek. Engellemenin sebebi ise, Google Voice’un, yazılımsal olarak iPhone’un çekirdek arabirimine müdahale edecek olması. Buna göre eğer Google Voice yeni iPhone’larda yer alırsa, SMS ve telefonla arama gibi Apple’ın servislerini kendi yazılımlarıyla değiştirebilir. Apple “Doğal olarak böyle bir şey olsun istemiyoruz” dedi.
Bu açıklamanın ardından Google Voice’un, iPhone uygulamaları arasına katılma ihtimali sıfıra yakın olarak konuşuluyor.

Gezilesi İnternet Siteleri

Sizlere dönem dönem farklı editörlerin gözünden aktardığımız gezmenizi tavsiye ettiğimiz, sık kullanılanlar listenize ekleyebileceğiniz siteler listesinin bir yenisiyle tekrar merhaba. Bu kez, sizlerden gelen istekleri de değerlendirerek konu bazında karma bir liste hazırladık.

İçerisinde her keyfe uygun siteler bulabileceğiniz bu siteler fotoğrafçılıktan reklamcılığa, detaylı hava durumu raporundan televizyon kanallarına kadar farklı bir yelpazede bulunuyor.

:: fotograftutkunu.blogspot.com

Fotoğraf tutkunlarını sevindirecek bir blogla başlayalım listemize. fotograftutkunu.blogspot.com adresinden ulaşabileceğiniz bu sitenin sahibi kendini; “Az gazeteci, az araştırmacı, az reklamcı, az yazar, az gezer, az meraklı, az heyecanlı” olarak tanımlarken amatör fotoğrafçılığın ana hobisi olduğunu belirtiyor. Her gün güncellenen bu blogu takip ederek amatör bir fotoğrafçının gelişimiyle ilgili bir yolculuğa da çıkmış oluyorsunuz. Siz de bu yolculuğa eşlik etmek, yorumlarınızla desteklemek istiyorsanız uğramadan geçmeyin.

{pagebreak::Yarın Yağmur Yağar mı?}

:: abuhava.com

Abuhava, bulunduğunuz yerin hava durumunu düzenli takip edebileceğiniz bir site. Açılalı daha birkaç hafta olan abuhava, anlık hava tahmini sloganıyla yayın yapıyor. Normal hava sıcaklıkları dışında mevsime uygun olarak deniz suyu sıcaklıklarını da sunan abuhava.com’daki bilgileri verilen kodlarla sitenize eklemeniz ve bu sayede kendi sitenizin ziyaretçilerine hava durumunu gösterebilmeniz de mümkün.

{pagebreak::Sanal Galeri}

:: galerinternet.com

Sergilere gider misiniz, yoksa önünden geçseniz bile kapısından içeri girmeye çekinen ya da üşenenlerden biri misiniz. Galerinternet.com, farklı sanat ve tasarım sergilerinin aynı anda izlenebileceği bir sanal ortam yaratmak üzere tasarlanmış. 2 boyutlu (resim, çizim, grafik, baskı, fotograf), 3 boyutlu (heykel, assemblage, enstalasyon, obje, seramik, cam, mücevher, vs.) ve 4 boyutlu (performans, video) yaratıcı sanat ve tasarım eserlerinin sergileneceği sitede bu eserlerin satışının yapılacağı da belirtiliyor.

{pagebreak::Medyada Neler Dönüyor?}

:: medyaloji.net

Medyada neler olup bittiği genelde medyanın kendisi tarafından daha çok takip edilir. İletişim dünyasının referans gazetesi sloganıyla yayın yapan medyaloji.net’i de bu siteler arasında değerlendirmek mümkün. Gündem Özeti başlıklı bölüm o gün neler olup bittiğiyle ilgili size özet bilgi alma imkanı sunarken medyanın kendi içerisindeki rating mücadelesini takip etmek istiyorsanız “en medyatik köşe yazarları” ile “en medyatik gazeteler” gibi başlıklara bakabilirsiniz.

{pagebreak::Hangi Kanalda Ne Var?}

:: engin.tv

Sıradaki sitemiz de medya dünyasıyla ilgili. Ama işi medyada olan biteni vermek değil, televizyon izlemeyi hayatının bir parçası haline getirenlere kaynaklık etmek. Hangi televizyonda ne var sorusuna yanıt alabileceğiniz başarılı kaynaklardan biri olan engin.tv çeşitli gazete ve internet sitelerine de içerik sağlıyor. Eğer televizyon karşısına geçtiğinizde ‘ne izlesem’ sorusu aklınıza düşüyorsa engin.tv’nin ana sayfasından ulaşabileceğiniz “TV’de şu an” kutusuna göz atmanızı öneririz.

{pagebreak::İnternet Reklamcılığı Ne Demek?}

:: ugurseker.com

Medyaydı, televizyondu derken reklamcılıkla ilgili bir siteye değinmemek olmaz. İnternet reklamcılığı konusunda Türkiye’nin en eski isimlerinden biri olan Uğur Şeker’in kişisel blogu, bu alanda yaşanan gelişmeleri ilk ağızdan aktarırken, kendini interaktif reklam ve pazarlama konusunda geliştirmek isteyenler için de iyi bir rehber olarak dikkat çekiyor. Siz de bu konuda neler olup bittiğini merak edenlerdenseniz ugurseker.com’u ziyaret edebilirsiniz.

{pagebreak::Yola Çıkmadan Önce}

:: 101yer.com

Sıradaki adresimiz gezmeyi sevenlerin ilgisini çekecek gibi. Kitapçılarda rastladığınız, belki de alıp okuduğunuz 101yer, 2006’da “Yılın Gezi Yazarı” seçilen Saffet Emre Tonguç’un bir çalışması. Daha önce raflardaki yerini alan “Türkiye’de Görülmesi Gereken 101 Yer” ile “Avrupa’da Görülecek 101 Yer” kitaplarının yazarı olan Tonguç, bu siteyle kitaplarının içeriğinden bazı bölümleri ziyaretçilerle paylaşıyor. Eğer, önümüzdeki dönemde ülkemiz içerisinde ya da Avrupa’da bir gezi planınız varsa, yola çıkmadan önce 101yer.com’u ziyaret etmenizi ve bu güzel kitapları kütüphanenize eklemenizi öneririz.

{pagebreak::Türkiye’yi Keşfedin}

:: istanbuldanoteye.com

Yine bir blogla karşınızdayız. İstanbul’dan öteye; 30 Temmuz sabahı İstanbul’dan yola çıkıp Türkiye’nin pek çok bölgesini sıraya ziyaret eden bu blogta her yörede karşılaşılan insanları, mekanları, coğrafyayı sade ve kısa bir dille okuma, çekilen fotoğrafları izleme şansı buluyorsunuz. İstanbul’da başlayan yolculukta Ürgüp, Tuz Gölü, Kangal, Elazığ, Gaziantep, Urfa, Mardin, Van, Kars, Şavşat ve Ayder’e ulaşılmış. Dün Zigana’dan Ordu’ya doğru ilerleyen gezginlere keyfili yolculuklar diliyor, teşekkürlerinizi iletmeniz için blogu ziyaret etmenizi öneriyoruz.

:: En çok hangi siteyi beğendiniz?

Kısa Mesajlara Farklı Bir Boyut

Symbian’lı akıllı telefonunuz ile gönderdiğiniz mesajlara farklı bir stil getiren MoBaoBei isimli uygulama; alıcı ekranında mesaj uyarı sesiyle birlikte doğrudan açılan ve gelen kutusuna kaydolmayan mesajlar gönderebilmenizi sağlıyor.


Uygulamanın sunduğu istatiksel verileri, günlük aylık gibi kalıplar olmaksızın istediğiniz tarihler arasında görebilirsiniz.

Oldukça basit bir arayüze sahip olan uygulama, arayüzünden rehbere erişebilmenize de olanak tanıyor. Mesajlar için günlük, aylık veriler de sunan uygulama belirli bir tarih aralığındaki mesajlaşma istatistiklerini de gösterebilme yeteneğine sahip.

Symbian S60 3.sürüm cihazlar ile sorunsuz çalışan uygulamaya buradan ücretsiz ve signed (sertifikalandırılmış) olarak sahip olabilirsiniz.

:: Aylık gönderdiğiniz mesaj adedini forumda paylaşın.

Aydınlatmayı Tek Noktan Yönetin

Symbian’lı mobil cihazların, artık neredeyse tamamında, tuş takımı aydınlatması için ışığa duyarlı bir sensör mevcut da olsa, zaman zaman aydınlatmayı farklı şekillerde kontrol etmek isteyebilirsiniz. İşte böyle bir durumda ihtiyacınız olan Light Control isimli uygulama.


Flaş ışığı konusunda bazı kısıtları bulunan uygulama; N82 gibi Xenon flaşa sahip mobil cihazlar ile çift Led flaşlı bazı modellerde fonksiyonunu yerine getirmiyor.

Light Control; Symbian’lı cihazınızın tuş takımı aydınlatmasını, LCD ışığını ve flaşını kontrol ederek, istediğiniz şekilde bu birimleri açmanızı ya da kapamanızı sağlıyor. Uygulamanın elle yönetim seçenekleri olduğu gibi, zaman ayarlı kontrolleri sayesinde de gün ışığına bağlı olarak ışık yönetimi sağlanabiliyor.

Buradan indirebileceğiniz uygulama ücretsiz olarak sunuluyor.

:: Uygulama hakkındaki fikirlerinizi forumda paylaşın.

Mynet, Porno Virüsünün Merkezi Oldu

5

Bugün çok sayıda e-posta kutusuna düşen mesajda arkadaşlarınızdan birinin size video tavsiye ettiği yazıyor. Bağlantıya tıkladığınızda ise Mynet sunucularında barındırılan site.mynet.com/eksenim_video_izle adresine (sitede virüs olduğu için girmemenizde fayda var) yönleniyorsunuz.

Nasıl Çalışıyor?

Site içerisinde yer alan pornografik içerik, bilinçsiz kullanıcıları hedef alıyor.

Söz konusu site içerisinde çalışan kodlar, bilgisayarınıza Java üzerinden zararlı yazılımı yüklemeye başlıyor ve sizden onay istiyor. Bir tıklamada ise yazılım kuruluyor ve sisteminiz her türlü tehlikeye açık hale geliyor.

ARI Teknokent‘te Ar-Ge yaptığı beyanında bulunduğu için diğer internet sitelerinin ödediği vergilerden muaf bir şekilde çalışmaya devam eden Mynet‘in, uzun süredir sessiz kalması da internet kullanıcıları tarafından eleştiriliyor.

:: Mynet’in bu tehlikenin merkezinde olması hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bilgisayarı Uzaktan Kontrol Etmek

8

Her ne kadar taşınabilir cihazlar oldukça gelişmiş olsa da, masaüstü bilgisayarınızın performansını ve işlem gücünü yanınızda taşımanız her zaman mümkün olmuyor.

O zaman yapmanız gereken tek şey, çok güçlü olan veya yanınızda taşıyamayacağınız kadar önemli olan verilerinize uzaktan güvenli bir şekilde erişmek.

Teknik Destek İçin Çok Önemli

Sadece verilere ve işlem gücüne erişmenin değil, aynı zamanda teknik destek konusunda da uzaktan yönetim oldukça önemli bir çözüm.

Hem ofiste hem de evde yaşanan teknik bir sorunu, uzmana telefonda anlatma işkencesi yerine, bilgisayarınızı emin ellere teslim etmek, size çok daha fazla zaman kazandıracaktır.

Bu yazıda bilgisayarınızı uzaktan nasıl yöneteceğinizi anlatıyor olacağız.

{pagebreak::TeamViewer}

TeamViewer

Uzaktan erişim yazılımlarının sayısı epey fazla olsa da bizim tercihimiz, TeamViewer‘dan yana oldu. Aslına bakarsanız, Windows işletim sistemi ile beraber gelen Uzak Masaüstü Bağlantısı bile bazı zamanlarda çözüm olabiliyor. Ancak ihtiyaçlar yeniden gözden geçirildiği zaman TeamViewer, rakiplerini geride bırakıyor.

Türkçe arabirimi, ücretsiz olması, güvenlik duvarını aşabiliyor olması, modem üzerinde herhangi bir ayar gerektirmemesi, kurulum gerektirmeden web üzerinden de çalıştırılabiliyor olması gibi özelliklerinden dolayı, ShiftDelete.Net editörlerinin beğenisini kazandı.

{pagebreak::TeamViewer Kurulumu}

Kurulum Nasıl Yapılıyor?

Yazılımın kurulum dosyasını aşağıdaki bağlantıdan indirebilirsiniz. Hem Windows hem de MAC uyumlu olan yazılımın sadece USB bellek üzerinden çalışan sürümü de bulunuyor.

TeamViewer’ı indirmek için buraya tıklayın.

Yazılımın 1.9 MB‘lık kurulum dosyasını indirdikten sonra çalıştırdığınızda, kolay birkaç adımdan oluşan kurulum sihirbazı sizi karşılıyor.

Kurulumda sizlerle paylaşacağımız 2 nokta bulunuyor. Bunlardan ilki yazılımın hangi lisansını tercih edeceğiniz. Sadece kendi bilgisayarınızı uzaktan yönetmek ve ticari bir amaç gözetmeden kullanmak istiyorsanız, ilk adımı seçmenlisiniz.

{pagebreak::Windows ile Başlasın}

Windows ile Otomatik Başlasın

Kurulum sırasında dikkat etmeniz gereken bir diğer nokta da yazılımın Windows ile beraber başlamasını sağlamak. Bunu tercih etmenizde fayda var.

Nedeni ise, uzaktan yönetmek istediğiniz bilgisayar yeniden başlatıldığında fiziksel müdahaleye de gerek olmadan işlemleri yapabiliyor olmanız.

Aksi halde birilerinin klavye başına geçip Windows hesabınıza giriş yapması veTeamViewer‘ı çalıştırması gerekiyor. Bu da pek güvenli bir yöntem değil.

O nedenle ekran görüntüsünde olduğu gibi tercihinizi gerçekleştirin ve Windows hesabınıza ait bilgiyi girin.

{pagebreak::İlk Bilgiler}

İlk Bilgileriniz

Hem kullandığınız hem de uzaktan erişmek istediğiniz bilgisayara TeamViewer‘ı başarılı bir şekilde kurdunuz. Şimdi sıra geldi, bu iki bilgisayarı nasıl haberleştireceğinize. Buna geçmeden önce size verilen bazı bilgileri açıklamakta fayda var.

Yazılımı başlattığınızda karşınıza gelen ekranda sol tarafta “ID” kısmı bulunuyor. Bu ID‘yi, o anda kullanmakta olduğunuz bilgisayarın adı olarak düşünebilirsiniz. Hemen altında da yazılımı her yeni başlattığınızda değiştirilen geçici bir parola var.

Her seferinde bu parolayı kaydetmek istemiyorsanız, bu parolanın üzerine tıklayarak kalıcı bir parola da belirleyebilirsiniz. Kalıcı bir parolayı belirlemenizi öneriyoruz.

Aksi takdirde, sizin isteğiniz olmadan, uzaktaki bilgisayarın yeniden başlaması durumunda geçici yeni parolayı bilmediğiniz için maalesef erişiminiz olmayacak.

{pagebreak::Uzaktaki Bilgisayar}

Yöneteceğiniz Bilgisayarın Kimlik Bilgileri

Kullandığınız bilgisayarın ID‘sini biliyorsunuz. Asıl önemli olan şey, uzaktan erişmek istediğiniz bilgisayarın kimlik bilgisi. Bunun için IP adresi veya başka şeylerle uğraşmanıza hiç gerek yok.

Biraz önce olduğu gibi, uzaktan erişeceğiniz bilgisayara TeamViewer‘ı kurduğunuzda verilen ID ve parolayı bilmeniz yeterli. Kendi bilgisayarınızda olduğu gibi, erişeceğiniz bilgisayarda da kalıcı parola oluşturmanızda fayda var.

Geçici parola kısmına dokunduğunuzda çıkan seçenekler arasından en alttakini seçtiğinizde, yukarıdaki gibi bir ekran sizi karşılıyor ve kalıcı parola belirliyorsunuz.

Şu anda her iki bilgisayara da TewmViewer kuruldu ve her iki bilgisayarın ID ve parolalarını biliyoruz. Bir sonraki adımda asıl operasyona geçebiliriz.

{pagebreak::İlk Adım}

Uzaktan Erişmek için İlk Adım

TeamViewer‘ı ilk başlattığınızda karşınıza gelen ekranın hemen sağ tarafındaki ID alanına, erişmek istediğiniz bilgisayarın ID‘sini yazmanız yeterli. Bu kısmın altında bazı seçenekler olduğunu göreceksiniz. Şimdi bunların neler olduğuna bakalım.

Uzaktan bakım: Bilgisayarın kontrolünü tamamen sağlar. Anlık görüntü eşliğinde bilgisayarı kontrol edebilirsiniz.

Sunum: Kullanmakta olduğunuz bilgisayarın görüntüsünü karşı tarafa iletir ve sunum yapmanıza olanak sağlar.

Belge aktarımı: FTP yazılımlarından alışık olduğunuz bir ekranı karşınıza çıkarır. Görsel bir kontrol olmadan sadece dosya sistemlerini görürsünüz.

Uzaktaki bilgisayardan sadece dosya alacaksanız, kesinlikle bu seçeneği kullanmalısınız.

VPN: İki bilgisayar arasında özel bir ağ oluşturmanızı sağlar.

Şimdi “Uzaktan bakım” seçeneğini işaretleyerek, bilgisayara tam erişimi sağlayalım. Erişmek istediğiniz bilgisayarın ID‘sini yazdıktan sonra “Ortağa bağlan” seçeneğine tıkladığınızda sizden bir parola isteyecektir.

Bu, erişeceğiniz bilgisayara TemViewer kurduktan sonra belirlediğiniz kalıcı paroladır. Girişten hemen sonra ise sizi bir ekran karşılayacaktır. Hem de tanıdık bir ekran. Uzaktaki masaüstünüz artık karşınızda.

{pagebreak::Dosya Transferi}

Belge Aktarımı Nasıl Yapılıyor

Uzaktaki bilgisayarınızdan sadece dosya transferi yapacaksanız, görüntüye gerek kalmadan erişim sağlayabiliyorsunuz.

Belge aktarımı” seçeneğine tıklayarak giriş yaptığınızda karşınıza gelen ekranda sağ taraftaki dosya sistemi, uzaktan eriştiğiniz bilgisayara ait olup, sol taraftaki ise kullanmakta olduğunuz bilgisayara aittir.

Bu alanda birden fazla dosya ve klasörü seçebiliyorsunuz. Seçim işleminden sonra hemen üst tarafta bulunan “Gönderin” veya “Kabul etmek” butonu ile dosya alışverişi yapabiliyorsunuz.

{pagebreak::İpuçları}

Diğer Avantajları ve İpuçları

TeamViewer‘ın son sürümünü, ShiftDelete.Net ofisindeki bilgisayarımızda bulunan dosyalara erişmek ve video düzenleme gibi çok yüksek performans gerektiren işlemleri hızlıca yapmak için uzunca bir süredir kullanıyoruz. Yazılım, aynı zamanda Windows 7 ile de uyumlu.

Eğer yavaş bir bağlantınız varsa ve uzaktaki bilgisayarınızı görsel olarak yönetiyorsanız, hem görüntü kalitesini düşürebiliyor hem de uzaktaki bilgisayarın görsel efektlerini de kapatabiliyor.

Sizin için önemli olan, o bilgisayarı en hızlı şekilde kontrol edebilmek olduğundan dolayı görsel netlikten az da olsa feragat edebiliyor olmalısınız.

Uzaktan erişim sağladığınız bilgisayarlar arasında sohbet etme penceresi de bulunuyor. Bu sayede, iletişim konusunda da önemli bir avantaj elde edilmiş olunuyor. Bu özelliklerin çoğu, Windows ile beraber gelen uzaktan erişim aracında bulunmuyor.

Erişim seçeneklerini de düzenleyebiliyorsunuz. Dilerseniz, her işlem için onay vererek bilgisayarınıza ulaşılmasını da sağlayabiliyorsunuz.

Beyaz liste ve kara liste yaparak, bilgisayarınıza erişmesini istediğiniz kişiler dışında başka Teamviewer kullanıcılarının deneme yapmasına bile imkan tanımayabilirsiniz.

:: Yazılım hakkında merak ettiklerinizi forumda paylaşın, cevaplayalım.

Bilgi için: TeamVeawer

 

Mass Effect 2 Eş Zamanlı Olarak Geliyor !

2010 yılının ilk çeyreğinde piyasaya çıkması beklenen Mass Effect 2’nin PC ve X360 versiyonu arada zaman farkı olmaksızın aynı anda oyunseverlerle buluşacak. Oyunun yapımcılarından Jesse Houston Gamescom’ da verdiği bir röportaj sırasında Mass Effect 2’nin yapım sürecinde pek çok yeni şey öğrendiklerini ve deneyimlerini daha da arttırdıklarını belirtti.


PC sahipleri de Mass Effect 2’yi dört gözle bekliyor

Houston: ” X360 versiyonundan 6 ay sonra çıkardığımız Mass Effect’in PC versiyonunu hazırlarken çok şey öğrendik, iki versiyonunda aralarında çok büyük farklar vardı ve artık eski hataları tekrarlamak istemiyoruz. Tüm platform kullanıcılarının aynı oyun deneyimini yaşamalarını istiyoruz, farkın sadece oyun kontrollerinde olması için elimizden geleni yapıyoruz. Şu an için iki versiyon arasında belirgin farklar yok zaten her ikiside aynı ekip tarafından geliştiriliyor” dedi.

:: Mass Effect 2’den beklentileriniz neler ?