Intel Gömülü Yazılımlara Yatırım Yapıyor

Anlaşma ile İntel, Wind River’ın var olan 11.50 dolarlık vadesi dolmamış tüm hisselerine sahip olacak. Intel’in bu firmayı almak için vereceği toplam bedel ise 884 milyon dolar civarında tutacak diyebiliriz. Wind River gömülü ürünlerin satışında liderliğini sürdürüyor, İntel’in stratejisi işlemcilerini büyüterek geleneksel PC ve server yerine marketlerde gömülü sistemlere daha fazla yer edinmek.

Bu arada Wind River yazılım platformlarını geliştirmeye devam ediyor. Bu yazılımlar çoklu donanım yapılarını destekleyecek. Binlerce müşterisi ile Wind River teknolojisi bilgisayar ve ağ iletişim firmaları için güven sağlıyor. Wind River ürünlerini kullanan firmalar arasında Alcatel, BMW, Boeing, Bombardier Transportation, Mitsubishi, Motorola, NASA, Sony, Verizon ve daha birçoğu.

1981 yılında, Alameda, Kalifornia’ da kurulan Wind River şu anda 1600 çalışanı ile 15’den fazla ülkede yer almış durumda. Geçtiğimiz yılın sonunda Wind River’ın yıllık geliri 359.7 milyon dolar olarak açıkladı.

::
Intel’in gömülü sistemlerdeki yazılım atağını nasıl değerlendiriyorsunuz? Forum da tartışalım.

GPS Koordinatları ile Ev Yıkımı

Adres yerine GPS koordinatlarını alan bir inşaat şirketi, az kalsın felakete yol açıyordu. Georgia eyaletinde (Carol Country) gerçekleşen bu olay, adres bilgisi yerine sadece GPS koordinatları ile iş yapanalan bir inşaat şirketi yanlış evin önünde durarak evi yıktı.

Ev sahipleri (Al Byrd) evlerine döndüğünde, büyük bir şok yaşadılar. Yapılan itirazlar ve araştırmalar sonucu gerçekler ortaya çıktı. Inşaat şirketinin yanlış evi yıktığını, esas evin sokağın 130 metre sonunda olduğu anlaşıldı.

Kimsenin evde olmaması, yıkımı felakete dönüştürmedi.

İnşaat şirketinin yaptığı bu hata hala araştırılıyor. Çünkü böyle bir olayın olması için birçok parametrenin tutması şart. Örneğin, yıkılacak evin adresi ve evin fotoğrafı herhangi bir yanlış olmaması için inşaat şirketinde olması gerekiyor.  

::  Böyle bir durumda siz ne yapardınız?

Intel Celeron 45 nm’ye Geçiyor

Birçok işlemci ailesinin duyurusu aylar öncesi yapılmıştı. Dört çekirdekten tutun iki çekirdeklilere kadar. Intel tüm işlemcilerde 65 nm’den 45 nm mimarisine geçiyor. Fakat oldukça uygun bir fiyata sahip olan Celeron işlemcilerden hiç bir şey söylenmiyordu.
Sonunda uzun zamandır aradığımız cevap geldi. Intel, Celeron işlemcilerini de 45 nm mimarisine göre üretecek.

Celeron, 45 nm mimarisi ile birlikte daha yüksek bir saat frakansına sahip olacak. Bununla birlikte L2 önbelleği de iki katına çıkacak.  

45 nm Celeron işlemciler, bir önceki nesle göre daha performanslı olacak.

 

Günümüzün en performanslı Celeron işlemcisi olan E1600, 2.4 GHz sistem saat hızı ve 800 MHz’lık FSB değeri ile çalışıyor. 512 Kbyte’lık L2 önbelleğe sahip olan bu işlemci 53 Dolardan (1000 adetlik toplu alımlarda ) satılıyor. Bu senenin üçüncü çeyreğinde en performanslı Celeron işlemcisi  45 nm mimarisine göre üretilecek. E3300 adını alacak olan bu ürün, 2.5 GHz sistem saat hızı, 800 MHz FSB ve 1 Mbyte L2 ön belleğine sahip olacak.

:: Intel’in Celeron işlemcilerini tercih eder misiniz?

Skulltrail Yeniden Piyasada

Skulltrail ilk olarak piyasaya çıktığında oldukça fazla ilgi gördü. Masaüstü sistemler için tasarlanan Skulltrail platformundan daha iyi bir sistem yoktu. Fakat bu platform performans avantajı olduğu kadar bir çok dezavantajını da beraberinde getirmişti. En büyük dezavantajı ise kuşkusuz maliyetiydi. 1500 dolardan iki tane işlemci destekleyen bu platform ne yazık ki istenilen satışlara ulaşamadı. Intel bu yüzden olsa gerek, gecen hafta bu platformun üretimini durdurduğunu açıkladı.  

Bu oldukça büyük bir tepki çekmiş olmalı. Çünkü Intel resmen geri adım attı. Skulltrail platformu yeni sürümü ile piyasada olacak. Core i7 Nehalem işlemciler kullanacak olan bu sürüm, yeni nesil sunucu yonga setleri ile birlikte çalışacak.

 

İki adet Core i7 işlemci destekleyen Skulltrail yeniden piyasada.

 

Intel bunu önceden planladığı açıkça ortada. Çünkü bazı anakart üreticileri yeni nesil Skulltrail platformu için ürünler üretmiş durumda. Örneğin iki adet LGA-1366 işlemci yuvasına sahip Asus’un yeni anakartı  gibi.

Anakart’a dikkatlice bakıldığında, ürünün tam da hazır olmadığı hemen anlaşılıyor. Her bir işlemci için sadece üç adet bellek yuvası yer alıyor. Anakart, 95 Watt’lık TDP değerine sahip işlemcileri destekliyor. Masaüstü sistemlerde böyle bir işlemci henüz yok. Sunucu sistemler için geliştirilen Xeon X5570 adlı ürün bu özellikleri destekleyen tek işlemci. Bu da bize gösteriyor ki, Intel bu alanda baya bir değişikliğe gidecek.  

::  Skulltrail platformunu daha önce duydunuz mu?

Wii’lerde İndirim Olabilir

1

Geçmişte PSP Go’nun fiyatını tutturan Michael Pachter, şimdi de Nintendo’nun oyun konsolu Wii’nin fiyatının düşeceğini iddia etti. Eğer haklı çıkarsa, 2006’da satışa sunulan Nintendo Wii’nin ilk kez fiyatında ciddi bir oynama olacak. Pachter’a göre konsolun fiyatının düşmesi için birkaç ay daha beklememiz gerekiyor. Öyle ki, tatil döneminden önce olacağı tahmin edilen bu fiyat indirimi, muhtemelen Ekim ayına kadar açıklanacak.


Pachter’a göre Wii’ler yılın son çeyreğine kadar indirime girecek.

Wii Sports ile beraber sunulan Nintendo Wii’ler, Pachter’a göre indirimle beraber Wii Sport Resort ile beraber paketlenecek. Tabii hassaslaştırılmış hareket algılayıcılı kontrol kumandasının yanında Wii Motion Plus da olacak.

:: Wii’nin fiyatı düşerse almayı düşünür müsünüz?

 

Genius Traveler 355 Laser

Klasik mekanik tekerlek yerine Genius’un geliştirdiği dokunmatik optik tekerlek teknolojisine (OptoWheel ) sahip olan  Traveler 355 Laser, dokümanlar arasında gezinmek ve İnternet’te sörf yapmak oldukça kolay. OptoWheel teknolojisini kullanmak için, parmağınızla mavi renkli dokunmatik panele hafifçe temas etmeniz gerekiyor. Eğer çok sayıda sayfadan oluşan bir doküman üzerinde çalışıyorsanız, parmak ucunuzu hızlıca hareket ettirmeniz şart, Bunu yaptığınızda Genius,  Turbo-Scrolling moduna geçiyor.  Turbo-scrolling modu sayesinde, bir saniyede yüz sayfadan fazla bir kaydırma işlemi yapılabiliyor.

USB arabirimine sahip Genius, 93.7 x 51.9 x 28.8 mm boyutunda.

 

Dizüstü bilgisayarlar kadar masaüstü bilgisayarlar için de uygun olan Traveler 355 Laser, gelişmiş lazer algılayıcısı sayesinde pek çok farklı yüzeyde performanslı çalışıyor. Traveler 355 Laser, özellikle koyu renkli yüzeylerde yaşanan performans sorunlarını yaşatmıyor. Bunun nedeni de. Traveler 355 Laser’in sıradan optik farelere göre çok daha güçlü bir izleme gücüne sahip olması.
 
Traveler 355 Laser’ın alt kısmında bulunan gelişmiş lazer motoru sayesinde tarama çözünürlüğü 800 dpi’dan 1600 dpi değerine kadar çıkabiliyor. Hem PC hem de MAC uyumlu olan Traveler 355 Laser’ın ağırlığı sadece 79gr.

:: OptoWheel teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Formula 1 iPhone’dan Takip Edilir

Formula 1 için resmi kronometre uygulaması duyuruldu. Soft Pauer Ltd tarafından yapılan açıklamada, F1’in zamanlama ve etap konumu uygulaması, iPhone ve iPod Touch sahiplerine tüm araçların durumlarını bildirirken, kuşbakışı görüntü de dahil çeşitli açılardan etabı görme imkanı da sunuyor.

Resmi kronometre bilgilerinden alınan gerçek zamanlı veriler, kullanıcılara yarış heyecanını ilk defa mobil ortamda hissettiriyor. Konuyu değerlendiren Soft Pauer CEO’su Otmar Szafnauer, “Formula 1 hayranlarına, Grand Prix’i takip edebilmeleri için yeni boyutlar sunmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi.

:: Formula 1’i takip ediyor musunuz?

Bilgi İçin : Formula 1

100.000 RPM’lik Sabit Disk

2

Bu teknolojinin temelinde, 2007 nobel ödülü kazanan fizikçi Fransız Albert Fert ve Alman Peter Gruenberg’in araştırmaları bulunuyor. Yapılan çalışmaya göre elektronik alanda dönüş yaratılması ile oluşan dev mıknatıssal bölüm direnç değişimi etkisi ile depolama hızı arttırılabiliyor. Bu yeni teknoloji 20. Yüzyıl için bir devrim.

Fransa Strasbourg, Kimya ve Fizik Malzeme Enstitüsünün Bilim adamlarının açıklamasına göre ultra yüksek lazer artılarıyla elektron dönüşünü değiştirebiliyor ve bu sayede bilgi depolama ve erişim hızı büyük ölçüde artıyor.

Bu teknolojiyi geliştiren Fransız bilim adamlarından Jean Yves Bigot, “Biz yaklaşımı fotonik spin olarak adlandırıyoruz” dedi. Ayrıca Bigot “IBM, Hitachi ve diğer firmaların konuyla çok ilgilendiklerini” belirtti.

Şimdilik bu teknolojinin günlük kullandığımız cihazlar içinde kullanılması oldukça güç. Çünkü ortaya çıkan ürünlerin bilgisayarların ve cihazların içine girebilmesi için oldukça küçültülmesi gerekiyor. Sabit disk hızlı yazıp okuyabilir ama aynı zamanda da belli bir ergonomiye sahip olması gerekiyor. Bilim adamlarını bu teknolojinin geliştirilmesinde ki ilk görevleri cihazları normal hayatta kullanılabilir boyuta getirmek.

::
Teknoloji nereye gidiyor? Forum da tartışalım.

Oyuncular Cumhuriyeti Genişliyor

 

ASUS, Republic of Gamers adını verdiği anakart serisine yeni bir üye eklemeye hazırlanıyor. Intel P55 yonga setine sahip olacak Maximus III Formula modeli dört adet çift kanal DDR3, üç adet PCI-Express x16 slotu bulunduruyor.

Socket 1156 segmentindeki üründe ayrıca bir adet eSATA ve altı adet SATA 3.0 Gbps portu da mevcut.

Fotoğrafları Hardware adlı site tarafından İnternet ortamına sızdırılan Maxiums III Formula’nın 2009’un üçüncü çeyreğinde raflarda yerini alması bekleniyor.

:: Republic of Gamers serisi anakartlardan memnun musunuz?

 

 

IBM ve KoçSistem El Ele

Günümüzün ve geleceğin temel iş gereksinimlerini desteklemek üzere tasarlanmış bir üst uç disk sistemi olan XIV, teknolojide bir devrim niteliği taşıyor. Erişilebilirlik, yönetilebilirlik, güvenilirlik gibi tüm üst seviye kurumsal depolama ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde tasarlanan XIV, üst uç disk sistemleri için yeni bir performans ve güvenilirlik düzeyi sunuyor. IBM Bilgi Altyapısı’nın temel bir bileşeni olan XIV sistemi, her koşulda tutarlılık, sorunlu noktalara karşı dayanıklılık ve donanım hatası durumunda servis seviyesini koruyan tutarlı bir performans sağlıyor.

XIV’nin tasarımı, her biri kendi işlemci, hafıza ve depolama birimlerine sahip çok sayıda bileşenden oluşan bir ‘grid’ yapısına dayanıyor. Devrim niteliğindeki bu mimari, benzersiz performans, esneklik, ölçeklenebilirlik ve güvenilirlik özellikleri sağlıyor. Grid tabanlı teknoloji, performanstan ödün vermeden yüksek kullanılabilirlik sunarak verileri tüm diskler üzerine eşit yoğunlukta dağıtırken, kullanımı kolay arabirim, daha çok sayıda BT çalışanının doğrudan depolama ünitesi ile çalışmasını sağlayarak 7/24 müşteri desteği verme becerisini artırıyor. Sanallaştırılmış sunucularla birlikte çalışarak veri yerleştirme süresini günlerden saatlere indiriyor, alan birimleri dakikalar içinde oluşturulabiliyor, değiştirilebiliyor ve atanabiliyor.

Geleneksel depolama sistemleri hem yüksek maliyetli olup hem de üreticiye ve servislerine bağımlı kalmayı gerekli kılarken, XIV benzeri olmayan esnekliği ve kullanım kolaylığı ile değişen ihtiyaçlara anında cevap verebiliyor. XIV ile herhangi bir depolama alanının boyutunu değiştirmek, yeniden yaratmak, kopyalamak, eski haline getirmek çok kolay hale geliyor. XIV’yi diğer depolama sistemlerinden ayıran en önemli özellik ise, eşdeğer kapasiteye sahip diğer üst düzey depolama sistemlerinden çok daha az enerji tüketmesi ve kurumlara işletim avantajı sağlarken çevreye de çok daha az zarar vermesi.

::
Konu hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.

Japonlar Yine Yaptı Yapacağını

Londra’dan Tokyo’ya, dünyanın dört bir yanındaki şehirlerin raylı sistemlerine teknoloji sağlayan Kawasaki Heavy Industries, tren, tramvay ve metro gibi araçlara güç veren elektrik tellerini tamamen ortadan kaldıracak bir teknoloji geliştirdi.

Kawasaki’nin ürettiği Swimo modeli tramvayların en son modellerinde kullanılan yeni güç sistemi şarj süresini inanılmaz derecede azaltıyor. Yeni geliştirilen nikel-hidrojen piller sadece 10 saniyede şarj edilebiliyor. Bu, günümüzde tramvaylarda kullanılan standart pillerden yaklaşık 60 kat daha kısa bir süre demek.

Uzmanlar, yeni piller sayesinde tramvayların güç almak için elektrik tellerine ihityaç duyamayacağını, her istasyonda bulunacak güç ünitesi sayesinde pillerin şarj edilebileceğini belirtiyorlar. Yani tramvay bir durakta durduğunda aynı zamanda kendini şarj edecek.

Kawasaki, bu yeni teknoloji için testlerin başladığını, 5 yıl içindeyse genel kullanıma sunmayı planladıklarını açıkladı.

:: Raylı sistemlerin bu kadar çok avantajı varken, bunun yerine Metrobüs diye garip ulaşım sistemi icat eden İstanbul Belediyesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Svchost.exe Ne İşe Yarar?

2

Windows’un en gizemli işlemlerinden biri olan Svchost.exe, DLL’lerden çalışan sunucu servisleri kadar, kötücül yazılımların da sıkça tercih ettiği bir isim. Görev yöneticinizde gün geçtikte türeyen Svchost.exe işlemlerinden endişe duyuyorsanız, Svchost Process Analyzer tam size göre.

Svchost ile Dost Olun

Adından da anlaşılacağı üzere, Svchost işlemlerini analiz eden bu program, hangi işlemlerin Windows‘a ait olduğunu, hangilerinin ise “sakat işler” çevirdiğini görüntüleyebiliyor. Windows tarafından yapılan işlemlerden de ihtiyaç duymadığınızı düşündüklerinizi sona erdirebilirsiniz.

:: Svchost Process Analyzer’ı ücretsiz indirin.

:: Bu yazılım işinize yaradı mı?

Bilgi İçin : Svchost Process Analyzer