Sanal Dedektiflik Eğitimi

Teknolojinin tüm hayatımıza egemen olmasıyla birlikte suçun tanımı da değişti. Artık suçlular kasanızı hedef almak yerine, internet sitenizi ve bilgisayarınızı hedef alıyorlar. Sanal Korsan‘ların bu saldırına karşı hazırlıklı olmalısınız. Artı devir, teknolojik koruma devri. Web siteniz ya da kişisel bilgisayarınız bir hacker tarafından saldırıya uğradıysa çaresiz değilsiniz.

Dedektifler işlerini teknolojik diyarlarda da yapıyor. EC-Council CHFI sertifikasına sahip bu uzmanlar, hackerların izlerini sanal alemde takip ettikleri gibi şirketlerin altyapılarını da inceleyip onları daha güvenli hale getiriyor. Bu konu ilginizi çektiyse CHFI 16-20 Kasım tarihleri arasında yapılacak olan seminere katılabilirsiniz. İstanbul Lares Park Otel’de yapılacak olan semire işinin uzmanı eğitmenler katılacak. Kampanyayla ilgili ayrıntılı bilgiyi buradan alabilirsiniz.

:: Teknolojik güvenlik önlemleri ilginizi çekiyor mu?

Intel Düşük Voltajı Sevdi

Düşük güç tüketen CULV (Consumer Ultra Low Voltage) sınıfı işlemcilerin gösterdiği başarıyı sürdürmek isteyen Intel, Ekim ayında yeni modellerini piyasaya sürecek.

Yeni modeller sırasıyla şöyle Core 2 Duo SU7000, SU4000 ve CeleronSU3000 modelleri olacak. Çift çekirdekli bu yeni işlemciler Core 2 Solo SU3000, Celeron SU2000 ve Pentium SU2000 serilerinin yerini alacak. Açıklanan üç model dışında dört tane daha yeni modelin daha piyasaya sürüleceği belirtiliyor.

:: CULV sınıfı işlemciler hakkında ne düşünüyorsunuz?

100’üncü Kişiye 1 Yıl İnternet Hediye

İlköğretim 1. sınıftan 8. sınıfa kadar olan öğrencilerin eğitim hayatını kolaylaştırmak için hazırlanan “SüperSınıf”la çocuklar; evden eğlenerek, sıkılmadan, okuldaki derslerini tıpkı öğretmenleri anlatıyormuşçasına, sesli ve görsel animasyonlarla bilgisayar başında tekrar edebilecekler.

Türkçe, Matematik, Hayat Bilgisi, Fen ve Teknoloji, Sosyal Bilgiler, derslerini kapsayan “SüperSınıf“; öğrenci ve velilere sesli, görsel ve etkileşimli bir içerik sağlıyor. SüperSınıf’ın içeriği, Superonline-Okulistik işbirliği ile öğrencilere kapsamlı bir şekilde sunuluyor.

 

Kampanya kapsamında “SüperSınıf” satın alan her 100’üncü kişi, 1 yıl boyunca hediye internet kullanımı kazanacak.

 

“SüperSınıf”a üye öğrenciler; sesli ve görsel konu anlatımları, yardımcı elektronik ders kitapları, eğitsel bilgisayar oyun ve etkinlikler, yeni öğretim programlarına uyumlu on binlerce çözümlü soru ve yılda sekiz defa yapılan on-line SBS değerlendirme sınavı uygulamalarından yararlanabiliyor.

Superonline üyelerine aylık 5 TL veya yıllık 36 TL‘lik avantajlı fiyatlarla sahip olunabilecek “SüperSınıf“a üye olmak isteyenlerin www.superonline.net/supersinif‘ı ziyaret ederek gerekli işlemleri gerçekleştirmeleri yeterli olacak.

:: SüperSınıf öğrencilerin hayatını kolaylaştıracak mı?

Live Messenger’a Mac OS X Teması İndir!

Apple‘ın Kar Leoparı İşletim Sistemi, tüm ihtişamıyla piyasadaki yerini sağlamlaştırıyor. Birçok kullanıcı da bu işletim sistemini merak ediyor. Eğer siz de bu merak edenler arasındaysanız, fakat mevcut işletim sisteminizi değiştirmek istemiyorsanız tam size göre bir haberimiz var. Yeni Live Messenger  2009 için hazırlanan bir tema, Kar Leoparı‘nı Messenger’ınıza getiriyor.

Bu temayı indirebilmek için öncelikle Live Messenger Plus‘ın sisteminizde kurulu olması gerekiyor.

Live Messenger Plus indirmek için tıkla.

Kar Leoparı temasını indirmek için tıkla.

Akabinde Live Messenger’ınıza giriş yaptığınızda, sağ üstteki Plus simgesine tıklayarak Tercihler & Seçenekler, oradan da şu yolu takip etmeni gerekiyor:

Özelleştir > Arayüzler > Al

Açılan pencereden indirdiğiniz temayı seçerek yüklüyorsunuz. Yüklemeden sonra Live Messenger‘ınızı açarak temayı kullanabilirsiniz. Plus simgesinin solunda beliren simgeye tıklayarak da temanın kendi ayarlarını değiştirebilirsiniz.

:: Bu temayı beğendiniz mi?

OCZ, AMD’ye Özel Bellek Üretti

OCZ Black Edition adındaki bellek kitleri DDR3 formunda 1600 MHz hızında ve 2 x 2 GB’lık belleklerden oluşuyor. Toplamda 4 GB’lık kapasiteye sahip belleklerin standart CL değerleri 8-8-8-24. Bu bellekleri 7-7-7-24 değerde de çalıştırabiliyorsunuz.

OCZ’nin yeni Black Edition bellekleri AMD’nin OverDrive yazılımı ile çalışmaya sertifikalı. Bu sayede AMD sistemlerde bellekleri bu yazılım ile rahatlıkla yönetebileceksiniz. Bellekler standart olarak 1.65V da çalışıyorlar. Ürünün ömür boyu garantisi bulunuyor. Fiyat hakkında henüz bir açıklama yok.

:: AMD’nin Overdrive yazılımını kullandınız mı?

Oracle’dan Engelli Çocuklara Destek

Zeytinburnu’ndaki Olivium Alışveriş Merkezi’nde, yaşları bir ile 16 arasında değişen 10 çocuk ve aileleri ile buluşan Oracle Türkiye çalışanları, çocuklarla birlikte alışveriş yaptı. Oracle gönüllüleri hazırladıkları bayram hediyelerini çocuklara verirken tam bir bayram coşkusu yaşandı. Kalpleri ısıtan bu buluşmada çocuklar eğlenceli bir gün geçirirken, Oracle Türkiye çalışanları da Ramazan ayının ruhuna uygun bir şekilde ihtiyaç sahibi çocuklara yardımda bulunmuş oldular.

 

50 ülkedeki 5.000’den fazla Oracle çalışanı, kar amacı gütmeyen 168 kurumla birlikte planlanan 187 projeyi, toplam 30.000 saat mesai harcayarak gerçekleştirecektir.

 

Oracle Türkiye çalışanlarının gerçekleştirdiği bu yardımlaşma etkinliği, Oracle’ın dünya çapında, 12-26 Eylül 2009 tarihleri arasında gerçekleştirdiği “Oracle Global Volunteer Days” adlı kurumsal girişim kapsamında gerçekleştirilmiştir. 2000 yılında başlayan bu girişim, 9 yıldır Oracle’ın dünya çapındaki ofislerinde sürdürülmektedir. Bu girişim kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler, teknolojinin sunduğu olanak ve kaynakları toplum yaşantısını zenginleştirme, çeşitliliği teşvik etme, çevreyi koruma ve yenilikçi yollarla eğitimi ileriye götürme prensipleriyle planlanmaktadır. Bu çerçevede evsizlerin beslenme ihtiyaçlarının giderilmesi ve engelli gençlere bilgisayar kullanma becerisi kazandırılması gibi pek çok etkinlik düzenlenmektedir.

Oracle çalışanları, “Global Volunteer Days“in yanı sıra bu misyonu tamamlayan “Oracle Volunteer Fair” ve “Season of Sharing” (Paylaşım Sezonu) gibi etkinliklere verdikleri zaman ve emek sayesinde dünya çapında faaliyet gösterdikleri toplumların pozitif bir değişim yaşamasına katkıda bulunmaktadırlar.

:: Bu tür etkinliklerin artmasını istiyor musunuz?

USB 3.0 ile İlgili Her Şey!

Ocak ayında Seagate, SuperSpeed USB 3.0 demosunu tanıttıktan sonra, 2009 senesinin sonlarına doğru bu teknolojiyi kullanan aygıtların bir bir duyurulması bekleniyordu. Bu tahminler boşa çıkmadı ve Freecom, USB 3.0 teknolojisini kullanan ürününü basına tanıttı bile. hızlı veri aktarımını sağlayan USB, ilk kullanıcıyla buluştuğundan bu yana 3 milyar aygıt tarafından tercih edilmesi, ne kadar doğru bir teknoloji olduğunu gösteriyor. USB 2.0 ile birlikte teknolojiyi bir adım öne taşıyan geliştiriciler, uzun süredir USB 3.0 üzerinde çalışıyordu.

USB Geliştiricileri Forumu USB-IF, bu teknolojiyi merak edenlerin başvurduğu ilk adres olarak biliniyor. Şimdi de USB-IF tarafından tüm USB 3.0 ürünleri yavaş yavaş mercek altına alınmaya başlandı. Uzun süredir de USB 3.0’ın kablosuz veri aktarım standardı olacağı ile ilgili dedikodular dolanıyordu. Bu dedikodular geçtiğimiz aylarda kesin bir dille yalanlandı ve USB 3.0’ın kablolu bir aktarım seçeneği olacağı açıklandı.

{pagebreak::USB 3.0 Nedir?}

USB 3.0 Nedir?

Peki tüm teknolojik aygıtlar kablolarını koparıp atarak, kablosuz olma yolunda hızla ilerliyorken, yeni bir kablolu aktarım standardına ihtiyacımız var mı gerçekten de? Açıkça söylemek gerekirse, evet var. Zira USB 2.0 artık dünya genelinde birçok kullanıcı tarafından yetersiz görülüyor. Bu yetersizliği aşabilmek için yeni bir standart şart.

USB 3.0 için, USB 2.0’dan 10 kat hızlı bir teknoloji demek yeterli midir? Tabii ki bu söylem eksik kalır. Peki tam olarak nedir USB 3.0?

SuperSpeed, yani süper hızlı teknoloji olarak adlandırılması USB 3.0‘ın hız konusunda ne kadar iddialı olduğunu gösteriyor. Yeni nesil bağlantı standardından bahsediyorsak, hızın yanında başka özellikler de barındırmalı. Zira sadece bilgisayarlarda değil, dijital kameralardan taşınabilir medya oynatıcılarına, cep telefonlarına, harici hard disklere ve benzeri onlarca ürüne bağlantı sağlayacak bir teknoloji olacak USB 3.0.

{pagebreak::Ne İşe Yarar?}

Ne İşe Yarar?

USB 2.0, Hi-Speed olarak anılıyorken, USB 3.0 ise SuperSpeed olarak anılacak. Çıtayı bir sonraki standartta nasıl yüksek tutacaklar diye düşünmeden edemiyoruz. USB-IF‘ın açıklamasına göre, SuperSpeed USB, veri aktarım standardına çok önemli yenilikler ve geliştirmeler getirecek. USB 2.0’dan 10 kat hızlı olacağını söylemiş miydik?

Universal Serial Bus kelimelerinin baş harflerinden oluşan USB, 1996’dan bu yana teknoloji dünyasında kendine yer edinmeyi başarmıştır. Kullanıcılar USB 2.0 ile tanıştığında teknoloji, büyük sıçramayı çoktan yapmıştı. Öte yandan USB 2.0 ile birlikte teknoloji, çıkabileceği en üst seviyelere çıktı. 2007 yılı içerisinde ise Intel, IDF 2007’de (Intel Developer Forum), USB 3.0’a dair ilk resmi açıklamaları yapmıştı. 17 Kasım 2008‘de ise USB 3.0’ın özellikleri tamamlanmış ve teknolojinin nasıl bir kapasiteye sahip olabileceği ile ilgili sınırlar çizilmişti.

{pagebreak::Özellikleri}

Özellikleri

USB-IF bu vakitten sonra ipleri iyice eline aldı ve sıkıca kapanıp, USB 3.0 teknolojisini daha da geliştirmek için kolları sıvadı. USB 3.0 bize şu özellikleri sunuyor:

4.8 Gbps‘ye kadar ulaşan yüksek aktarım hızları

Geliştirilmiş veri yolu gücü

Çift veri aktarımı ve yeni aktarım tipi desteği

Yüksek hızlarda veri aktarımı için yeni konektörler ve kablolar

 

Muhtemelen birçoğunuzun en çok merak ettiği şeylerden birisi de, USB 3.0‘ın 2.0 ile uyumlu olup olmayacağıdır. Şüphesiz ki milyarlarca cihazın kullandığı USB 2.0 standardı bir anda terk edilemez. Dolayısıyla USB 3.0, bir önceki standart olan ve halen kullanılan USB 2.0 cihazlarını destekleyecek.

{pagebreak::USB 3.0 Yeterince Hızlı mı?}

USB 3.0 Yeterince Hızlı mı?

Yeni barındırdığı özellikleri sayesinde, Hi-Speed USB’den 10 kat hızlı olan USB 3.0, en fazla saniyede 4.8GB veri aktarımı yapabilecek. Aslında teorik olarak USB 3.0, ~5 Gbps bant genişliğine sahip. Bu da demek oluyor ki, 25GB‘lık bir dosyanın aktarımı yalnızca 70 saniye sürecek. Oldukça hızlı bir aktarım değil mi? İşin aslı pek de öyle değil.

Çeşitli protokoller yüzünden bu kadar büyük hızlara ulaşamayabiliriz. Fakat yine de USB 2.0’ın kat kat üstünde bir hıza sahip olacağımız bir gerçek. Örneğin, dediğimiz gibi, 25GB‘lık bir dosyayı USB 3.0 ile 70 saniyede aktarabiliyorken, USB 2.0 ile bu dosyayı ancak 14 dakikada taşıyabiliriz. USB 1.1‘den bahsetmeye bile gerek yok gerçi, fakat karşılaştırma için söyleyelim; bu işlem tam 9 saat sürer!

{pagebreak::Hızlıdan Öte, Çok Yönlü}

Hızlıdan Öte, Çok Yönlü

USB 2.0‘ın aksine, USB 3.0’da veri sadece tek seferde bir yönde taşınmayacak. Veri, hem okuma hem yazma işlemini eş zamanlı olarak yapabilecek. Bu sistem, USB 2.0‘da da yapılabilinir. Fakat bunun için 4 yeni bağlantı gerekiyor. Bu bağlantılardan ikisi veriyi yollamak, ikisi de veriyi almak için kullanılmalı.

USB 2.0 kablosunun ucuna baktığınızda, 4 adet tel görürsünüz. USB 3.0’da bu sayı 8’e çıkarılmış. Kısacası iki adet USB 2.0 içeriyor gibi düşünebilirsiniz. Bir önceki paragrafta da dediğimiz gibi, bunlardan biri veriyi alırken, diğeri veriyi yollama işini üstlenecek.

{pagebreak::Daha Az Güç, Daha Çok İş}

Daha Az Güç, Daha Çok İş

Usb 3.0 ayrıca, daha yüksek hıza rağmen daha az güç harcamaya yönelik olarak tasarlandı. Kısacası SuperSpeed, Hi-Speed’ten daha verimli bir teknoloji. Şöyle söyleyelim; USB-IF’in izin verdiği veri yolu gücü 500mA’dan (mili amper) 900 mA’ya kadar. Bu sayede yüksek güç gereksinimine sahip cihazlar, bilgisayarınızdan ve USB’nizden güç alabilecek. Hatta şarjla çalışan ve USB arabirimini kullanan aletleriniz daha hızlı şarj olabilecek.

{pagebreak::USB 2.0 ile Uyumlu}

USB 2.0 ile Uyumlu

Önceki sayfalarda dediğimiz gibi, USB 3.0 teknolojisi, bir önceki USB 2.0 teknolojisi ile tamamen uyumlu olacak. Bu uyum, tıpkı USB 2.0 ile USB 1.1 teknolojisi arasındaki uyum gibi olacak. Dolayısıyla, yıllardır edindiğimiz USB 2.0 destekli kabloları ve ürünleri bir kenara atmayacağız. Eğer USB 3.0 destekli bir bilgisayarınız, USB 3.0 kablonuz ve USB 3.0 destekli dijital kameranız varsa, bu kombinasyonu kullanarak çok yüksek hızlarda veri aktarımı yapabilirsiniz.

Diğer bir yandan, kamerayı USB 3.0 destekli değil de, USB 2.0 destekli olarak değiştirirsek (bilgisayar ve kablo yine USB 3.0 destekli), aktarım hızı USB 2.0’ın maksimum hızlarına düşecek. Eğer bilgisayar ve kamera USB 3.0 destekli iken, kablo USB 2.0 kablosu olursa, yine USB 2.0 aktarım hızına erişiriz, ki bu zaten tahmin edilebilir bir şey.

Dolayısıyla USB 3.0 hizmetlerinden yararlanabilmek için, işlemdeki tüm ekipmanların o teknolojiyi destekliyor olması şart.

:: USB 3.0 sizce 2.0 kadar yaygınlaşacak mı? Yoksa standart veri aktarımı başka bir teknolojiye mi geçecek?

ASUS’tan ilk TUF Serisi Anakart

 

ASUS, SABERTOOTH 55i adlı yeni bir ürünle The Ultimate Force (TUF) serisini başlattı. TUF serisi yoğun hesaplama gerektiren uygulamaların altından rahatlıkla kalkmak üzere tasarlandı. Rakipsiz bir sistem kararlılığı ve dayanım için TUF serisi anakartlar dünyanın en çetin kalite kontrol testlerinden geçiyor. Sağlam malzeme ve bileşenler kullanılarak üretilen TUF serisi anakartlar askeri düzeydeki bu zor testlerden başarıyla sıyrılıyor ve en kötü çalışma koşullarında bile performansından hiçbir şey kaybetmiyor.


SABERTOOTH 55i modeli “Marine Cool” konseptini ve Intel P55 yongasetini temel alıyor.

 

ASUS SABERTOOTH 55i anakartı soğutma yüzey alanını büyük oranda arttıran mikron boyutlarında tırtık dokusuna sahip CeraM!X soğutucu bloğuyla donatılmış. Böylece anakart oldukça yüksek ısıda bile yeterince serin çalışabilmekte. Soğutucu bloğun yapısında kullanılan seramik malzeme bugün uzay ve uçak endüstrisinde de soğutma amacıyla kullanılıyor. Seramik malzemenin sahip olduğu tırtıklı yüzey, standart anakartlar için kullanılan anti-oksidan alaşımlardan daha da etkin bir soğutma sağlıyor. Kısacası sistemde açığa çıkan ısı daha hızlı bir şekilde dış ortama salınabiliyor. Bu da dolaylı yoldan sistem kararlılığını arttırıyor.

Benzersiz CeraM!X mikro-tırtıklı soğutucuyla mükemmel soğutma sağlanıyor.

 

Yedi gün, yirmi dört saat ve yıllarca yüksek performans isteyen kullanıcılar SABERTOOTH 55i’yi mutlaka listelerine eklemeliler. Çünkü bu anakartta askeri elektronik endüstrisinde de kullanılan yüksek kaliteli ve gerekli kalite kontrol testlerinden geçirilmiş parçalar bulunmakta. Örneğin anakartın tüm kapasitörleri 60 derece dolaylarında ani sıcaklık değişimlerine karşı termal şok testinden geçiriliyor.

SABERTOOTH 55i’nin desteklediği E.S.P teknolojisi, işlemci ve belleğe yalnızca gerektiği kadar güç sağladığı gibi PCI Express genişleme kartları ve anakart üzerindeki tümleşik yongalara da aynı teknoloji sayesinde lazım olduğu kadar güç veriyor. Bu da kullanıcıya tasarruf ve serinlik olarak geri dönüyor. Geleneksel lineer güç tasarımlarının verimliliği %60’larda kalırken, E.S.P teknolojisiyle gücün %90’ı faydalı işlere dönüştürülüyor.

:: Bu ürün ilginizi çekti mi?

Kriz, Şirketleri Düşünmeye Teşvik Etti

Yazılım sektöründe 2009 yılında yaşananlar, ekonomik krizin etkileri ve 2010 yılı beklentilerinin konuşulduğu toplantıda, IBM Yazılım Satış Müdürü Server Tanfer ekonomik krizin iş yaşamına etkilerine değinerek, “Kriz’in, 2009’da şirketleri yeniden düşünmeye teşvik ettiğini, Bilgi teknolojilerinin işe etkisinin ve yasalarla uyumluluğunun önemini ortaya çıkarttığını, şirketlerin daha rekabetçi olabilmek için hizmet kalitesini artırmak zorunda kaldıklarını, ürün ve hizmetlerin tekrar gözden geçirdiklerini, ayrıca riske ve finansal durumlara odaklı yatırım yapmaları gerektiğini” söyledi.

Toplantıda, dünyanın her geçen gün daha akıllı hale geldiğine dikkat çeken IBM Yazılım Satış Müdürü Server Tanfer, “Artık iş yapış şekilleri, süreçler, sistemler, ürünler, hizmetler, kısacası her şey akıllı geleceğe hazırlanıyor. IBM olarak biz de ‘Akıllı Dünya‘ vizyonumuz çerçevesinde, alt birimlerimizde birçok çalışma yürütüyoruz. IBM Türk’ün yazılım portföyü, kriz yönetimiyle ilgili ürettiği akıllı çözümlerle, şirketlerin maliyetlerini azaltmasına, kaynaklarını daha etkin kullanmasına ve yeni pazarlar bulmasına yardımcı oldu. Dünya lideri yazılımlarımızla, sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek çözümler sunmaya devam edeceğiz.” dedi.

 

IBM Yazılım Satış Müdürü Server Tanfer yazılım sektöründe yaşananlar, ekonomik krizin etkileri ve beklentilerinden bahsetti.

 

Yazılım sektörünün 2009 yılını değerlendiren IBM Yazılım Satış Müdürü Server Tanfer şöyle devam etti: “Ekonomik kriz, kurumların, iş yapma biçimlerini değiştirme konusunda arayışlara yönelmesine sebep oldu. Bunun yazılım sektörüne geri dönüşü, ilgi ve talep patlaması şeklinde yaşandı. IBM Türk olarak, 2009 yılında, şu ana kadar hem gelir hem de kadro açısından büyüdük. Yazılım portföyümüzü zenginleştirmeye devam ettik ve pazarın gelişimine katkıda bulunduk. 2. yarıda büyüme hedefimiz devam ediyor.

Pazara bakacak olursak, entegrasyon çözümleri konusunda gelişmeye devam edeceğini söyleyebiliriz. Bunun yanı sıra en hızlı gelişim alanlarından biri, veri etrafında olacak. 2010’da daha hızlı büyümek için güçlü nedenler var. Krizin etkilerinin azalmasıyla pazarın da büyümeye devam edeceğini öngörüyoruz.


Çabuk olun başkasından önce bunu foruma bildirin

:: IBM Yazılım Satış Müdürü Server Tanfer’e katılıyor musunuz?

GT300 Nasıl Bir Şey Olacak?

NVIDIA’nın DirectX 11 destekli modeli hakkında hergün yeni bilgiler geliyor. GT300 adıyla bilinen kartın kod adının Fermi olduğu belirtildi. Fermi adının ilk nükleer reaktörü yapan kişi olan Enrico Fermi’den geldiği söyleniyor. NVIDIA’nın yeni kart için çok iddialı bir kod adı seçtiğini söylemek gerek.

GT300 ya da Fermi kod adlı bu yeni kartın tasarımının bittiği ve çok üst düzey yetkililere tanıtıldığı söyleniyor. 2009’un sonlarına doğru piyasada olması beklenen kartın 40 nm’lik GPU’sunun özellikle paralel işlemler üzerinde yoğunlaştığı da söylenenler arasında. NVIDIA’nın GPU’ya sırf bu özellik için özel birimler yerleştirdiği belirtiliyor.

{pagebreak::En büyük mimari değişiklik}

En büyük mimari değişiklik

NVIDIA’nın GT300 ile G80′den beri yaptığı en büyük mimari değişikliği yaptığı iddia ediliyor. Kartın göze çarpan özelliklerinden biri de GDDR5 belleklere sahip olacak olması. NVIDIA daha önce bu tip belleklere kartlarında yer vermemişti. ATI ise uzun süredir GDDR5’lere yer veriyordu.

GT300′ün frekans değerleri hakkında kesin bir bilgi yok fakat bunların HD 5870 ile aynı olacağı da söylenenler arasında. Hem GPU hem de bellek frekansının HD 5870 ile aynı seviyede olması bekleniyor. DirectX 11′in yanı sıra Open GL 3.1′e de destek verecek olan GT300′de ne kadar shader bulunduğu ve iç yapısı henüz tam olarak bilinmediğinden ATI’nin kartına karşılık ne kadar performans göstereceği konusunda tahmin yapmak güç.

:: GT300 sizce HD 5870’i performans açısından geçebilecek mi?

Asus, MicroATX P7P55-M’e Hazırlanıyor

Aslında P7P55-M Asus’un ilk P55 yonga setine sahip microATX anakartı değil. Firma bu anakarttan önce Maximus III Gene modelini çıkartmıştı. Bu model gelişmiş özellikleriyle ve yüksek fiyatıyla dikkat çekiyor.

Yeni microATX P7P55-M model anakart ise uygun fiyatıyla dikkat çekiyor. Anakartın özellikleri Maximus III Gene modeline göre biraz kırpılmış. Soket LGA1156 işlemcilerle uyumlu çalışan anakart üzerinde yeni core i7 ve core i5 işlemcileri çalıştırabiliyorsunuz. Ürünün üzerinde bir adet PCI-E x16 slotu, iki adet PCI-E x1 slotu ve bir adet PCI slotu bulunuyor.

Anakart Asus’un tipik TurboV overclocking özelliğini ve ExpressGate işletim sistemini üzerinde taşıyor. Ürünün fiyatı ve ne zaman piyasaya çıkacağı hakkında bir bilgi yok.

::
Intel’in yeni işlemcileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Intel 2012’de Geçilir mi?

Information Network adlı araştırma şirketinden analist Robert Castellano, ARM’nin 2012 yılına gelindiğinde dizüstü bilgisayar pazarında Intel’i geride bırakacağını iddia etti. Dizüstü bilgisayarların geleceğinin küçük boyutlara sahip ARM tabanlı cihazlarda olduğunu söyleyen Castellano “smartbook” adı verilen bu sınıftaki ürünlerin 2009 yılında çok başarılı olmadığını fakat önümüzdeki yıllarda istikrarlı bir şekilde artacağını düşündüğünü belirtti.

Castellano’nun bu iddiasını destekleyen bazı durumlar yok değil. Örneğin 3G destekli smartbook’ların hem düşük fiyatlı, hem de taşınabilir olması netbook’lara nazaran bazı durumlarda daha fazla ilgi çekmesini sağlıyor. Ancak yine de bu tahminlerin gerçekleşmesi için çok büyük engeller var. 2009 yılı sonuna kadar  1,4 milyon adet ARM tabanlı smartbook ürünün piyasada olacağı tahmin ediliyor. Intel tabanlı dizüstü ürünlerin sayısının 52,9 milyon adet olduğu düşünülecek olursa, Castellano’nun iddiasının gerçek olmasının çok zor olduğunu rahatça söylemek mümkün.

:: ARM sizce Intel’i geçebilir mi?