Apple ve Hyundai alt markası Kia arasında devam eden Apple Car görüşmeleri bu ayın başında sona erdi. Ancak iddialara göre, Kia ve Apple arasında elektrikli bir araç geliştirmek için anlaşma geçerliliğini koruyor. Bu anlaşmanın elektrikli scooter geliştirmek için devam ettirildiği de iddialar arasında.
Kia, Apple Car yerine elektrikli scooter için mi çalışıyor?
İki şirket arasında yapılan görüşmelerin Hyundai tarafından kamuoyuna açıklanması sonrası, Apple görüşmeleri sonlandırdı.
Apple ile benzer şekilde Huawei elektrikli araba için çalışmalarına tam gaz devam ediyor. Yeni paylaşılan bir rapora göre Huawei'nin aracı beklenilenden çok daha önce piyasaya çıkabilir.
Ancak Kore’den yayın yapan Chosun Biz internet sitesinde yayınlanan bilgiye göre, Apple ile Kia arasında geçen yıl bir mutabakat metni imzalandı.
Bu metinde Apple ve Kia arasında sekiz sektörde işbirliği yapıldığı ve Apple Car projesinin iptali sonrası elektrikli araç için ortaklığın devam ettiği iddia edildi.
Apple ve ana şirket Hyundai’nin Last Mil adı altında bir ulaşım projesi için birlikte hareket ettiği de bu iddialar arasında. Last Mil adı verilen proje, ilk olarak 2019 yılında karşımıza çıktı. Hyundai ve Kia tarafından otomobile entegre elektrikli scooter olarak tanıtılan projede, Apple’da yer alıyor olabilir.
Ancak Apple markası taşıyan elektrikli scooter, kulağa pek de gerçekçi gelmiyor. Bu projenin Apple Car’a entegre edilecek bir scooter olması ise daha muhtemel görünüyor.
Reuters tarafından da kaynak alınan Kore sitesi bu iddiayı Kia ve Apple arasında geçen müzakerelerden bilgisi olan isimsiz bir kaynağa dayandırıyor.
Bu kaynak ise söz konusu siteye: “ Elektrikli araçlarla ilgili müzakereler başarısız olsa bile, diğer alanlarda müzakere edilebilecek birçok öğe var, bu nedenle iki taraf arasındaki ortaklık olasılığı konusunda hala iyimseriz” şeklinde açıklama yaptı.
Apple, Hyundai ve alt markası Kia ile Apple Car görüşmelerini durdurdu. Bloomberg'in haberine göre gizlilik ihlalinden dolayı bu gelişmenin yaşandığı ve sorunun ne zaman çözüleceği bilinmiyor.
Apple‘ın elektrikli otomobil projesi Apple Car için Hyundai sonrası farklı şirketlerle de görüşmeler yaptığı biliniyor. Her ne kadar bu şirketler Apple‘ın gizliliğe önem vermesi nedeniyle ortaya çıkmasa da, analistler Apple Car projesinin beş yıl içinde tamamlanacağını öngörüyor.
Uzun bir süredir Huawei denildiğinde akıllara ABD ambargosu geliyor. Donald Trump’ın başkan olduğu dönemde ABD’li şirketlerle ticaret yapması yasaklanan ve bu nedenle Google hizmetlerine ve uygulamalarına yeni telefonlarında yer veremeyen Huawei çözümü kendi ürünlerini geliştirmekte buldu. Huawei elektrikli araba geliştirmek için kolları sıvamış durumda.
Telefon pazar payında kayıp ve buna bağlı olarak gelir kaybı yaşamış olsa da, süreci beklenilenden daha hafif bir şekilde atlamakta olan Çinli teknoloji devi farklı alanlarda çalışmalarını sürdürmeye devam ediyor. Apple ile benzer şekilde Huawei de araba üretecek.
Elon Musk, geçtiğimiz günlerde düşük menzilli Tesla araçların kabul edilemez olduğunu açıklamıştı. Şirket, uygun fiyatlı Model Y Standart Range modelini listeden kaldırdı.
Huawei elektrikli araba 2021 yılında yollarda olabilir
Huawei’nin araç üretimi için çalışmalar yürüttüğü daha önce yine gündeme gelmişti. Reuters tarafından paylaşılan habere göre Changan, BAIC Group ve bu alanda faaliyet gösteren diğer firmalar ile görüşmeler başladı. Kendi tesisini kurmak yerine hali hazırda üretim yapan bir şirket aracılığıyla aracını piyasaya sürecek olan Huawei bu sayede seri üretim sürecini hızlandıracak.
Bazı kaynaklar aracın 2021 yılının sonunda piyasaya sürüleceğini iddia ediyor. Ancak bunun ne kadar gerçekçi bir iddia olduğu tartışma konusu.
Haber ilk bakışta oldukça şaşırtıcı olsa bile, aslında sürpriz değil. Elektrikli otomobillerin yükselişiyle beraber, arabalar geleneksel ürünler olmaktan çıkıp teknolojik ürünler haline geldi. Bu durum batarya ve çeşitli konularda oldukça deneyimli olan şirketlerin gözünü bu alana dikmesine sebep oldu. Apple ve Xiaomi bu alana yatırım yapan diğer teknoloji şirketleri.
Teknoloji devlerinin otomobil sektörüne adım atmasının Volkswagen, BMW ve Mercedes gibi üreticileri nasıl etkileyeceğini hep birlikte göreceğiz.
Microsoft’un kurucu ortağı ve dünyanın en zengin isimlerinden biri olan Bill Gates, teknolojinin babalarından biri. Teknoloji dünyasında böyle bir ismin hangi işletim sistemini kullandığı merak konusu oluyor tabii ki. Bill Gates, Katıldığı bir Clubhouse sohbetinde kendisine Android ve iOS hakkında yöneltilen soruları cevapladı. Peki Bill Gates hangi işletim sistemini kullanıyor?
Son dönemin en popüler uygulaması haline gelen ve temelde sesli sohbet dışında herhangi bir özelliği bulunmayan Clubhouse ilk rakibi ile karşı karşıya: Twitter Spaces kullanıma sunuldu.
Bill Gates hangi işletim sistemini kullanıyor?
Bill Gates katıldığı Clubhouse görüşmesinde iklim değişikliğinden COVID-19’a kadar birçok konuyla ilgili konuştu. Gerçekleşen görüşme kendisinin yakın zamanda yayımlamış olduğu “How to Avoid a Climate Disaster” kitabı ile ilgili olsa da sorulan sorular tabii ki yalnızca bununla ilgili olmadı. Kendisinin Android ile ilgili düşünceleri sorulduğunda Gates, şöyle cevap verdi:
“Aslında bir Android telefonum var. Her şeyi takip etmek istediğim için iPhone kullanıyorum fakat yanımda bir Android de bulunduruyorum.”
Daha sonra kendisine iOS ve Android arasındaki rekabetle ilgili sorular soruldu fakat kendisi bu soruların çoğunu cevaplamadı. Verdiği cevaplar arasında dikkat çekeni ise şu:
“Bazı Android üreticileri, Microsoft uygulamalarını ön yüklü olarak getiriyor ve bu benim işimi kolaylaştırıyor. Uygulamaların işletim sistemiyle iletişimi hakkında daha özgür bir yapı var. Bu yüzden ona alışmaya başladım. Buna rağmen arkadaşlarımın çoğu iPhone kullanıyor.”
Bu görüşmenin gerçekleştiği Clubhouse uygulaması ise yalnızca iPhone’da mevcut. Yani Bill Gates hangi işletim sistemini kullanıyor sorusuna net bir cevap veremeyiz. Yine de iOS’u daha sık kullandığı ortada, buna rağmen Android’i yanından eksik etmiyor.
Uyku takibi denilince ilk akla gelen akıllı saatler olsa da, akıllı telefonlar için de uyku takibi uygulamaları geliştiriliyor.
Ancak akıllı saatlerin sensörleri ve bilgi toplama avantajlarından yoksun olan akıllı telefonlar bu anlamda zayıf kalıyor. Google ise geliştiricileri için yayınladığı yeni API ile bu durumu değiştirmenin peşinde.
Google uyku takibi uygulamaları için yeni API geliştirdi
Google tarafından geliştiricilere sunulan bu yeni araç, akıllı saat sensörlerine ihtiyaç duymadan uyku takibi yapılabilmesini sağlayacak.
Son dönemin en popüler uygulaması haline gelen ve temelde sesli sohbet dışında herhangi bir özelliği bulunmayan Clubhouse ilk rakibi ile karşı karşıya: Twitter Spaces kullanıma sunuldu.
Akıllı saatler bileğinizde takılı oldukları için, uyku takibi için kalp ve nabız ölçümü gibi verileri kullanıyorlar. Bu verilere akıllı telefon üzerinde yer alan sağlık uygulamalarıyla senkronize olarak da erişilebiliyor. Yine akıllı bileklikler de aynı şekilde uyku verilerine daha sağlıklı şekilde ulaşmanızı sağlıyor.
Google ise uygulama geliştiriciler için az pil tüketen ve daha doğru çalışan uyku takibi uygulamaları için harekete geçti. Bu API temel alınarak geliştirilecek uygulamaların her 10 dakikada bir düzenli bir uyku güven raporu oluşturacağı belirtiliyor.
Kullanıcının uyandığı algıladıktan sonra ise geniş bir uyku takip raporu karşımıza çıkacak. Google tarafından geliştirilmiş olan Sleep As Android uygulamasını temel alan API, sonar yani sese dayalı bir uyku takibi sistemi ile karşımıza çıkıyor.
Akıllı telefonunuzu yanınıza almanıza gerek kalmadan çalışan bu uygulama, uygulama geliştiriciler için de yeni imkanların yolunu açacak gibi görünüyor.
Sizce bu yeni API sayesinde Android akıllı telefonlar, akıllı saat ile yapılan uyku takibi gibi sağlıklı sonuçlar sunabilir mi? Yorumlarınızı bekliyoruz.
Honda E için olduğu gibi, otomobil sektörünün büyük marka ve modelleri, özellikle elektrikli araçları için dikkat çeken geliştirmeler yapıyor. Bu kapsamda Honda E özellikleri arasında oyuncuları sevindirecek bir yetenek var. Araç, kullanıcılara PlayStation 5 oynama imkanı sunuyor. Bu özelliği Hakkı Alkan, Nalet Bebe adıyla tanınan Ömer Başdoğan ile test etti.
iPhone 12 mini uzun kullanım testi videosu ile karşınızdayız. Bu videomuzda 'iPhone 12 mini alınır mı?' sorusuna deneyimlerimizi paylaşarak yanıt veriyoruz.
Honda E, PlayStation 5 oynama imkanı sağlıyor
Japon otomobil firması Honda, elektrikli aracında çok sayıda ekrana ve HDMI girişine yer verdi. Dolayısıyla araçta, PlayStation 5 oynama imkanı da ortaya çıktı. Nalet Bebe, otomobilde FIFA 21 oynadı. Dilerseniz lafı uzatmadan, sizi video ile baş başa bırakalım.
Araç özellikleri arasında teknoloji meraklıları için en dikkat çeken nokta ekran oluyor. Özellikle HDMI girişi ve Bluetooth bağlantısı yer alan araçta, farklı içerikler oynatılabiliyor. 6 ekrana sahip arabanın, iki ekranında içerik tüketilebiliyor. Bu iki ekran; 12,3 inç büyüklüğünde ve LCD panele sahip. Aynı zamanda ekranlarda dokunmatik desteği de var.
Honda E ekranlarını ve otomobilde PS5 oynama deneyimini videoda görebilirsiniz.
Diğer yandan oyuncuları cezbeden PlayStation 5 için birçok bölgede stok sorunu devam ediyor. Türkiye’de de Sony Türkiye Garantisi ile PS5 bulmak nerdeyse imkansız. Ancak ilerleyen süreçte bu durum değişecektir.
Nissan Cuma günü yaptığı açıklamada, geliştirilmekte olan e-POWER hibrit teknolojisi ile yüzde 50 ısıl verim elde etme konusunda bir atılım gerçekleştirdiğini ve bu sayede otomobilinCO2 emisyonlarında daha fazla düşüşe yol açabileceğini açıkladı.
Apple Car ile ilgili ortaya atılan spekülasyonlara cevap veren Nissan, bir bildiri yayınladı. Şirket olumlu bir şey belirtmezken, kapıyı kapalı tutmadı.
Nissan motor termal verimliliğini yüzde 50’ye çıkaracak
Şirket, yeni termal verimlilik seviyesinin, yaklaşan e-POWER motorundaki yüzde 40 termal verimlilik seviyesinin üzerinde yakıt tüketimini yüzde 25 artıracağını söyledi.
Şirket konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Nissan’ın motor geliştirme konusundaki en son yaklaşımı çıtayı dünya lideri seviyelere yükseltti ve mevcut otomobil endüstrisi ortalama% 40 termal verimlilik aralığını geçerek araç CO2 emisyonlarını daha da azaltmayı mümkün kıldı” dedi.
Ancak otomobil üreticisi, yüzde 50 ısıl verimliliğe sahip e-POWER teknolojisinin ne zaman piyasaya sürüleceğini açıklamadı.
Nissan‘daki güç aktarım mekanizması ve EV mühendisliği bölümünün kıdemli başkan yardımcısı Toshihiro Hirai Cuma günü gazetecilere verdiği demeçte, otomobil üreticisinin sürüş sırasında CO2 emisyonlarını azaltmak için e-POWER’ın termal verimliliğini en üst düzeye çıkardığını ifade etti.
Ek olarak 2016 yılında Japonya‘da tanıtılan e-POWER‘ın, araca güç sağlayan bir pili şarj etmek için benzinli bir motor kullandığını belirtelim.
Hirai gazetecilere yaptığı açıklamada geleneksel motorların termal verimliliğini yüzde 30’dan yüzden 40’a çıkarmanın 50 yıl sürdüğünü belirtti. Ancak e-POWER ile bunu birkaç yıl içinde yüzde 50’ye çıkarabileceklerini ifade etti . Mühendislik camiasının hedefi buydu diye başkan yardımcısı bu seviyeyi “nihai, zorlu hedef” olarak nitelendirdi.
Otomobil firması, bunu başarmak için silindir içi gaz akışını ve ateşlemeyi güçlendirdiğini ve bunun daha seyreltilmiş bir hava-yakıt karışımını yüksek bir sıkıştırma oranında yaktığını belirtti.
Ayrıca Hirai”Bu temel teknolojileri oluşturmadan, karbon nötrlüğüne ulaşamayız” dedi.
Otomobil üreticisi geçen ay, önemli pazarlardaki tüm yeni modellerinin 2050 yılına kadar karbon nötrlüğünü sağlamak için 2030’ların başında elektrikli hale getirileceğini belirtti.
Son olarak Nissan a, 2023 mali yılının sonuna kadar yılda bir milyondan fazla elektrikli araç satışı beklediğini de açıkladı.
Son dönemin en popüler uygulaması haline gelen Clubhouse insanların sadece sesli sohbet edebilmesini sağlıyor. Temelde çok basit görünen bu uygulama özellikle salgının da etkisiyle oldukça popülerlik kazanınca, rakipleri kolları sıvadı. Bu kapsamda uzun süredir geliştirme aşamasında olan ve sadece kısıtlı bir kitle tarafından test edilen Twitter Spaces ülkemizde kullanılmaya başlandı.
Clubhouse, kullanıcılarından birinin ses beslemelerini çekebildiğini ve bunları üçüncü taraf bir web sitesi üzerinden erişilebilir hale getirerek hizmetle ilgili güvenlik endişelerini artırdığını doğruladı.
Twitter Spaces kullanıma sunuldu
Twitter Spaces şu anda Clubhouse ile aynı kritere sahip: iOS. Herhangi bir yayın açmak veya yayına katılmak için iPhone veya iPad kullanıyor olmanız gerekiyor. Ancak Twitter’ın Android cihaz kullanan devasa bir kitlesini göz önünde bulundurarak kısa sürede her iki platform ile uyumlu olacağını söyleyebiliriz.
Spaces yayını başlatmak için Twitter uygulamasına giriş yaptıktan sonra Tweet butonuna basılı tutmanız ve daha sonra yan tarafta yer alan Spaces seçeneğine tıklamanız yeterli. Ancak bu özellik kademeli bir şekilde yayıldığı için sizin bu seçeneği şu anda göremiyor olma ihtimaliniz oldukça yüksek.
Clubhouse ile benzer şekilde konuşmaya katılacak kişileri belirleyebiliyorsunuz. Özetlemek gerekirse: Clubhouse’ın Twitter ile bütünleşmiş hali olarak karşımıza çıkan Spaces özelliğinin başarılı olup olmayacağını hep birlikte göreceğiz.
PlayStation oyuncularının her ay tek bir ücret ödeyerek birden fazla oyuna erişebildiği PlayStation Plus sisteminin 2021 Mart oyunları açıklandı. Sony tarafından paylaşılan liste ile Mart ayında erişilebilecek oyunlar hakkında bilgi sahibi olduk. Sony’nin hem PS5 hem de PS4 için kullanıma sunmuş olduğu servis bu ay beş yapımı karşımıza çıkarıyor.
6 yıl boyunca geliştirilen Electronic Arts oyunu Gaia iptal edildi. Çalkantılı bir geliştirme sürecinden geçen Gaia, EA için kaynak sıkıntısı oluşturuyordu.
PlayStation Plus 2021 Mart oyunları
Ücreti aylık 40TL, üç aylık 100TL ve 12 aylık 240TL olan sistem hem online oyun oynamaya, hem de her ay farklı oyunlara ek ücret ödemeden erişmeyi sağlıyor. Her ay farklı oyunlar karşımıza çıktığı için listeler hayranlar tarafından dört gözle bekleniyor.
PlayStation Plus 2021 Mart oyunları şu şekilde:
Final Fantasy VII Remake (PS4 ve PS5)
Remnant: From the Ashes (PS4 ve PS5)
Maquette (PS5)
Farpoint VR (PS4 ve PS5)
Destruction All-Stars (PS5)
Bu oyunlara ek olarak Sony’nin tüm PSN oyuncuları için ücretsiz olarak bir oyun sunduğu “Evde Kal” ekstrası olarak Ratchet and Clank da kütüphanelere eklenebilecek.
Açıklanan oyun listesinin oyuncuların yüzünü güldüreceğini söyleyebiliriz. Şubat ayının listesinde bulunan Destruction All-Stars oyunu bu ay da ücretsiz kalacak. Listedeki en dikkat çeker oyun ise tabii ki Final Fantasy VII Remake oldu. Geçen yıl PlayStation’a özel olarak çıkan ve satış rekorları kıran oyun, 2021 Mart oyunları arasında yer alıyor.
2013 yılında şaka amaçlı olarak geliştirilen Dogecoin, son bir aydır Elon Musk’tan aldığı desteklerle inanılmaz boyutlarda değerlendi. Sosyal medyanın da etkisiyle dünya genelinde hızla yaygınlaşan ve bir yatırım aracı olarak görülen bu kripto para, farklı kullanım örnekleriyle karşımıza çıkıyor. DOGE para birimi bir oyun salonunda jetonların yerini aldı.
Yine Bitcoin dolandırıcılığı! İstanbul'da Bitcoin üreteceklerini vaat ederek saadet zinciri kuran bir şebeke, 15 ilde 24 milyon liralık vurgun yaptı.
Dogecoin oyun salonunda kullanılmaya başlandı
Reddit’te “ArkadiaRetrocade” adlı kullanıcının paylaştığı video, atari salonunda çeyreklik ya da jetonlar yerine Dogecoin kullanılmaya başlandığını gösteriyor. Salonun giriş kapısında yazan “Dogecoin burada geçer” yazısı da bunu gösteriyor. 80’lerin retro oyun makineleri temalı bu işletmede oyun oynayabilmek için Dogecoin’e sahip olmalısınız. ABD’nin Kuzey Carolina eyaletinde bulunan bu işletme yeni bir akımın öncüsü olabilir.
İşletme sahibi paylaştığı videonun altında, gelen ilk müşterinin bu ödeme yöntemini görünce şaşırdığını da eklemiş. İşletmenin ödemeleri nasıl aldığı ise merak ediliyor, çünkü herkes bir kripto para cüzdanına sahip değil ve sadece DOGE kabul eden bir işletmenin müşteri kazanması zor olurdu. Yine de viral olabilecek bu gönderinin yorumlarında işletmeyi ziyaret etmek isteyenlerin olduğunu görüyoruz.
Sizler bu işletmenin aldığı kararı mantıklı buluyor musunuz? Kripto para ile ödeme alan işletmelerin sayısı artmalı mı?
Microsoft’un kurucusu ve dünyaca ünlü milyarder Bill Gates, nükleer enerji ile ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. Bir süredir Microsoft’ta aktif şekilde görev yapmayan ünlü milyarder. Kendini kurduğu vakfa ve çevre sorunlarına adamış durumda. Son olarak bir CNBC’de bir programa konu olan Gates, özellikle nükleerenerji ile ilgili açıklamalar yaptı. Gates’e göre dünya nükleer enerjiye mecbur.
Bill Gates, üst üste rekor kırdıktan sonra sert düşen Bitcoin için ünlü işadamı Elon Musk üzerinden uyarı yaptı: Onun kadar zengin değilseniz uzak durun!
Bill Gates: nükleer enerji kömürden ve gazdan daha iyi
Bill Gates’e göre nükleer enerji, atom bombası ve radyoaktif felaketler sebebiyle kazandığı kötü huyundan kurtulmalı. Ayrıca enerjiye olan ihtiyacın günden güne arttığını belirten Gates, temiz enerjinin bu ihtiyacı karşılamasının çok zor olduğunu söyledi. Bill Gates, nükleer teknoloji alanındaki çalışmaların, nükleeri özellikle daha verimli, ucuz ve güvenli hale getirdiğini de ekledi. Ancak kendisinin bu alandaki çalışmaların büyük bir yatırımcı olduğunu söylemekte fayda var. Ünlü milyarder, TerraPower isimli nükleer enerji şirketinin yatırımcı ve kurucusu.
Açıklamasında nükleerenerjinin kömür, petrol ve doğalgazdan daha güvenli olduğunu da belirtti. Tablolarla bu görüşünü savunan milyarder, kömür partikülü, patlayan boru hatlarının üretilen enerjiye kıyasla daha çok ölüme sebebiyet verdiğini söyledi. Ayrıca çevreye verilen zararlar, bu tip reaktörlerde çok daha az.
Nükleer reaktörlerin maliyeti azalıyor
Yeni reaktörler, çekirdeği daha düşük bir basınç ile soğutmak için su yerine sıvı sodyum kullanmakta. Bu durum erimeleri önlemeye yardımcı oluyor ve santralin daha küçük olmasını sağlıyor. Bu mühendislik çözümleri maliyeti aşağı çekerken, daha kolay kurulmasına olanak sağlıyor. Bill Gates,nükleer enerjiyle ilgili insanların daha fazla açık fikirli olmasını istediğini de belirtti.
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN, TÜBİTAK 2232 Projesi kapsamında Boğaziçi Üniversitesi’nde bir laboratuvar kurmaya hazırlanıyor. CERN’de yaptığı araştırmalara Türkiye’de devam edebilmek amacıyla proje kapsamında dönüş yapan Dr. Bora Akgün, detayları Shiftdelete.net editörü Sevde Sivri’ye anlattı.
CERN serüveniniz nasıl başladı? Burada ne gibi çalışmalar yaptınız?
Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü mezunuyum. Benim mezun olduğum dönemlerde doktora için yurtdışına gitmek şimdiki kadar yaygın değildi. CERN’de farklı araştırmalarda yer aldım. Örnek vermem gerekirse; Büyük Hadron Çarpıştırıcısı üzerindeki deneylerden biri olan CMS dedektörünün Pixel dedektörünün ekibinde yer aldım. Bu çalışmada dedektörün asıl amacı, çarpışmadan sonra ortaya çıkan parçacıklar çok kısa ömürlü olduğundan, birincil çarpışmadan sonra ortaya çıkan ikincil parçacıkların doğduğu yeri tam olarak saptamaktı.
Büyük Hadron Çarpıştırıcısında saniyede 40 milyon çarpışma oluyor. Çarpışma enerjisi kadar çarpışma sayısının artması da bizim için önemli. Ne kadar fazla verinin içinde araştırmamızı sürdürürsek o kadar avantajlı oluruz. Benim öncülük ettiğim ekip, bir prototip piksel dedektörü geliştirerek bunu hâlihazırda çalışan CMS dedektörünün içine kurdu ve çalıştırdı. Prototip piksel dedektörünün amacı 2017’de kullanmaya başlayacağımız asıl dedektörün nasıl çalışacağını test etmekti. Prototip sayesinde amaçladığımız sonuca ulaşıp ulaşamadığımızı gördük.
Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi (CERN) dünyanın en iyi araştırma tesislerine sahip. Otonom araçlar CERN tarafından geliştirilen makine öğrenme yazılımı sayesinde hız kazanacak.
CERN’de araştırma kadrosunda çalışmaya başlamamın ardından 2018’in başlarında yeni bir veri akış sisteminin adımlarını attık ve 2028’e yetiştirmeyi hedefliyoruz. CMS Faz-2 yenileme çalışmalarının parçası olan bu sistemi örneklendirmem gerekirse, bir lego parçasını yerinden çıkardığınızı ve yeni bir parça tasarlayıp tekrar monte ettiğinizi düşünebilirsiniz.
Boğaziçi Üniversitesi’nde CERN ortaklığı ve TÜBİTAK’ın finansal desteğiyle açılacak laboratuvar amacı ne?
2028’e yetiştirmeyi planladığımız veri akış sisteminin geliştirilmesine Boğaziçi Üniversitesi’nde kurulan CERN Laboratuvarı’nda devam edeceğiz. Bu tür projeler çok uzun soluklu oluyor. Ben CERN’de on iki yıl geçirdim ve süreç içerisinde hem kendim hem içinde bulunduğum projeler hep gelişti.
Beşeri sermaye gelişecek
Şimdi Türkiye’ye döndünüz. Beyin göçünden şikayet edilirken siz dönmeyi tercih ettiniz? Neden?
Yurtdışında giderken de Türkiye’ye dönmek istiyordum. Bunu kişiyi ülkeden çıkarabiliyorsunuz ama ülkeyi kişiden çıkaramıyorsunuz şeklinde de ifade edebilirim. İyi ki TÜBİTAK bu programı başlattı ve ben dahil birçok kişi ülkemize döndü. 2232 üç yıllık bir proje. Üç yılda ortaya güzel şeyler çıkacak evet ama o ortaya çıkan şeyler bizim için başlangıç olacak. Doğru altyapımızı oluşturmuş olacağız. 2232 Projesi’ni BİDEB Destekliyor. Bence TÜBİTAK’ın gözünde bu iş aslında beşeri sermayeyi geliştirmek için başlatıldı. TÜBİTAK beyin göçünü geri çevirebilmek için ben ve benim gibi insanları getirdi. Bizler de kendi alanlarımızda uzmanlaşacak ekipler kuracağız.
Dr. Bora Akgün, Boğaziçi Üniversitesi’nde kurulacak CERN laboratuvarını anlattı.
Google’ın bir yılda ürettiği veriyi bir günde üretiyoruz
Laboratuvarda kullanılacak teknolojiler ne olacak?
Yeni bir dedektör geliştiriyoruz. Bu CERN’ün CMS dedektörünün alt dedektörü olacak. 2028’e kadar devam edecek bir süreç. Dedektörün 2040 yıllarının ortasına kadar çalışmasını bekliyoruz. Dokunmadan çalışabilen bir sistem kurmak istiyoruz uzun soluklu olmasının bir sebebi de bu.
CERN’ü dedektör fiziği konusunda teknolojik anlamda cazip kılan iki şey var; birincisi, geliştirilen elektroniklerin radyasyona dayanıklı olması.
İkinci olarak, saniyede 40 milyon çarpışma gerçekleşiyor. O yüzde de çok hızlı bir şekilde inanılmaz büyük bir veri miktarını işleyebilecek elektronik sistemler kurmamız gerekiyor. Kuracağımız laboratuvar bu teknolojiyi karşılayacak. Veri akışı sistemleri için programlanabilir mantık (PL) dediğimiz yapılar kullanıyoruz. Bunların, klasik anlamda bilgisayarlarda kullanılan işlemcilerden farklı olarak bir esnekliği var. Tasarım yapıyorsunuz ve programlanabilir mantık birimlerine gömüyorsunuz Programlanabilir mantık sistemleri sayesinde öngörülemeyen bir ihtiyaç doğsa bile yeni tasarımı aynı donanım üzerine gömebilirsiniz.
Kıyaslama yapabilmeniz açısından örnek vermem gerekirse, Google’ın bir yılda ürettiği veriyi bir günde üretiyoruz. Ama tabi ki verinin içeriği farklı. Son ürün belli olan bir süreç değil o yüzden de bildiğimizden çok daha gelişmiş teknolojiler kullanacağız. Daha değiştirilebilir, duruma göre güncellenebilir teknolojiler kullanacağız.
Türkiye’ye çok katkısı olacak
Bu laboratuvar ülkemize ne tür bir fayda sağlayacak? Neye öncülük edecek?
Ben CERN’den bir parçayı da yanımda getirdim. Türkiye’de yapmak istediğim şey, Boğaziçi Üniversitesi ile çok iddialı bir projenin parçası olmayı hedefliyorum. Bu proje çok komplike bir süreç. Hem insan kaynağı hem de maddi kaynak olarak tek bir üniversite ile altından kalkmak mümkün değil o yüzden işbirlikleri şart. Başka elektronik sistemler de tasarlamak istiyoruz. Bunları en iyi şekilde yapabilmek ve başka alanlara da yardımcı olmasını sağlayabilmek için başka paydaşlara da ihtiyacımız var. Yetişmiş insan gücü, bu işin en değerli kısmı. Bilim bir üniversite laboratuvarında kalmamalı. Zamanı geldiğinde her alana kayabilmeli. CERN’de CMS Faz-2 yenileme çalışmaları içinde farklı projelerde de sorumluluklarım vardı. O projelere de ekibimi dahil etmek istiyorum. Çünkü bize çok katkısı olacağını düşünüyorum.
Yurtdışındaki değerli bilim insanlarımızın Türkiye’ye dönmesi için TÜBİTAK son yıllarda teşvik edici bir politika izliyor. Siz de dönmeyi tercih edenlerdensiniz. Yurtdışındaki bilim insanlarımıza bir çağrınız olur mu?
TÜBİTAK iyi ki 2232’yi açtı. İyi ki insanlar geri döndü ve umuyorum ki dönen insanların başlatacağı projeler sayesinde diğerleri de gitmekten vazgeçecek. Umarım TÜBİTAK 2232 devam eder. Donanım tanımlama dilleri konusunda tecrübesi olan ve geliştirmek isteyen kişilere kapılarımız her zaman açık.
Electronic Arts, 6 yıl boyunca geliştirilen bir oyunu iptal etti. Montreal merkezli EA Motive stüdyosu tarafından geliştirilen Gaia kod adlı proje, uzun bir geliştirme sürecinin sonunda iptal edildi. Bloomberg’e göre oyunun geliştirme süreci “çalkantılı” geçti ve Gaia en az bir kez yeniden yapılmaya başlandı. Oyunların geliştirme sürecinde bu tarz olaylar olabiliyor. Fakat oyunun ne kadar süre sonra tekrar geliştirilmeye başlandığı bilinmiyor.
Subnautica: Below Zero, 14 Mayıs tarihinde PC, Mac, eski ve yeni nesil konsollar için çıkışını yapıyor. Oyun , iki yılın ardından erken erişimden çıkıyor.
EA, 6 yıldır geliştirilen Gaia kod adlı oyunu iptal etti
Montreal merkezli EA Motive stüdyosu tarafından geliştirilen Gaia‘nın bir oynanış görüntüsü de bulunuyor. EA Play Haziran etkinliğinde Gaia’nın kısa bir prototip oynanışı gösterilmişti. Gaia‘nın iptal edilmesindeki en büyük neden EA’nın projelere ayırdığı kaynakları yeniden değerlendirmesi olarak görülüyor. Gaia’nın EA için gelecek vaat etmeyen bir proje olarak görüldüğü belirtiliyor.
Montreal merkezli EA Motive, 2015 yılında Ubisoft‘tan ayrılan Jade Raymond’ın, Electronic Arts’a katılmasıyla kuruldu. EA Motive, 2017 yılında iptal edilmeden önce Visceral‘ın Star Wars oyunu, “Proje Ragtag” üzerinde çalışıyordu.
2015 yılında EA Motive‘in Assassin’s Creed tarzında bir oyun üzerinde çalıştığı da ortaya çıktı. Bunun Gaia olabileceği iddia ediliyor. Son olarak EA Motive, EA’nın en küçük Star Wars oyunu olarak kabul edilen Star Wars Squadron‘u geliştirdi.