Google, Android’e anti-izleme özelliği getiriyor

Google, Android için Apple’ın iOS 14.5 ile piyasaya sürdüğüne benzer bir anti-izleme özelliği getirmeye hazırlanıyor. Teknoloji devinin, mobil işletim sistemi için veri toplamayı ve uygulamalar arası takibi nasıl sınırlayabileceği üzerinde başlattığı çalışmanın yeni olduğu bildiriliyor. Ancak, Google’ın reklam ortaklarını tamamen yabancılaştırmamak için Apple’dan daha az katı bir çözüm bulmayı amaçladığı düşünülüyor.

Google Pixel modelleri nabız ölçebilecek

Google Pixel modelleri nabız ölçebilecek

Google, bu ay Pixel telefonlarda Fit uygulamasına kalp ve solunum hızı monitörleri ekliyor ve gelecekte bunları diğer Android telefonlara da eklemeyi planlıyor.

Google, Apple kadar katı olmayacak

Bilindiği üzere Apple, geliştiricilerin reklam verenler için kimlik kodunu toplamak adına kullanıcılardan izin istemesini gerektiren, “Uygulama İzleme Şeffaflığı” gizlilik özelliğini kullanıma sunuyor. Bu kodun, reklam verenlerin uygulamalar ve web sitelerindeki kullanıcı etkinliğini izlemelerine ve aynı zamanda hedefli reklamlar sunmalarına olanak tanıdığını belirtelim.

Apple’ın başlangıçta iOS 14’ün ilk çıkışıyla yeni politikayı uygulamaya başlaması gerekiyordu, ancak geliştiricilere uygulamalarını uyumlu hale getirmeleri için daha fazla zaman tanımak istedi ve bu uygulamayı geri çekti. Bilindiği üzere Cupertino’lu teknoloji devinin sunduğu uygulamalardan herkes memnun değil. Örnek olarak Facebook, geliştiricileri bu özelliğin uygulama reklam gelirini azaltabileceği konusunda uyardı. 

Bloomberg’te yer alan habere göre, Google’ın çabaları hakkında şimdilik pek çok ayrıntı açıklanmadığını da ekleyelim. Ayrıca Google, şirketin açık kaynaklı “Gizlilik Korumalı Alanı” projesinin Chrome‘da üçüncü taraf çerezlerini ortadan kaldırırken reklam hedeflemeye izin vermesine benzer bir çözüm bulabileceğini de belirtti. Teknoloji devi, “Gizlilik Korumalı Alanı” adı altında, reklam verenlerin bireyler yerine benzer ilgi alanlarına sahip insan gruplarını hedeflemelerine olanak tanıyan bir teknoloji de geliştirdi.

Ek olarak Google’ın, tüketicilerin gizlilik taleplerini, geliştiricilerin ve reklam verenlerin finansal ihtiyaçlarıyla dengelemek için benzer bir özelliği geliştirmek istediği de bilinenler arasında.

Son olarak Bloomberg‘in de belirttiği üzere, Google’ın son birkaç yılda yıllık reklam geliri olarak 100 milyar doların üzerinde kazanç sağladığını gören reklam ortaklarına yardım etme noktasında çıkarları bulunuyor.

Samsung Galaxy S21 çıktığına göre E250 alabilirim!

Akıllı telefon piyasasında amiral gemisi model almak neredeyse imkansız hale geldi. Bazı kullanıcılar, yüksek fiyat etiketine sahip yeni modeller yerine eski üst segment cihazları tercih ediyor. Yakın zaman önce piyasaya sunulan Galaxy S21 almak da piyasa koşullarına göre zor olduğu için, E250 almakla yetindik.

Philips 65OLED935 4K OLED TV incelemesi

Philips 65OLED935 4K OLED TV incelemesi

ShiftDelete.Net ailesi olarak bu videomuzda Philips TV ailesinin yeni ve ülkemizde ilk kez satışa sunulan amiral gemisi Philips 65OLED935 4K OLED Android TV modelini inceledik.

Galaxy S21 çıktığına göre E250 alabilirim

ShiftDelete.Net olarak farklı videolar ile karşınızdayız. Akıllı telefon fiyatlarının cep yaktığı günlerde sizler için eski amiral gemisi modellerden biri olan Samsung E250 için nostalji tadında inceleme videosu hazırladık. Sözü fazla uzatmadan sizi video ile baş başa bırakalım.

Samsung E250 özellikleri

Samsung E250 2006 yılında Samsung tarafından Samsung D900 (ULTRA edition 12.9) modelinin giriş seviyesi sürümü olarak tanıtıldı. E250, D900 ile çok benzer özelliklere sahip, ancak ekran çözünürlüğü kabaca D900’ün yarısı kadar ve kamera D900’ün 3 MP kamerasına kıyasla sadece 0.3 Megapiksel idi.

Bir dönemin efsane kayar kapaklı telefonu Samsung E250’nin teknik özellikleri ise şu şekilde:

– Ekran: 2 inç, 128 x 160 piksel çözünürlüklü TFT
– Dahili Bellek: 15 MB
– Kamera Çözünürlüğü: 0.3 Megapiksel
– Pil Kapasitesi: 750 mAh
– Konuşma Süresi: 5 saat
– Bekleme Süresi: 10 gün 10 saat
– Bağlantı Özellikleri: USB 1.1, Bluetooth 2.0, microSD kart yuvası, FM radyo

Xiaomi’den tuşu ve şarj girişi olmayan kavisli telefon

Çinli telefon firması Xiaomi, yeni telefonunda dört tarafı eğimli şelale ekranı konseptini kullanacağını açıkladı. Quad Curved Waterfall Display isimli konsepte benzer telefonların yalnızca sağ ve sol taraflarında benzer eğriler bulunurken, yeni telefonda üst ve alt kısımlar da aynı şekilde eğimli olacak.

Şubat ayında çıkacak akıllı telefonlar

Şubat ayında çıkacak akıllı telefonlar

2020 yılının sona ermesinin ardından, 2021 yılı Şubat ayında satışa sunulacak akıllı telefonlar da ortaya çıktı. İşte Şubat ayında karşımıza çıkacak akıllı telefonlar listesi.

Yeni Xiaomi telefonu dört tarafı eğimli olarak sunulacak

Bağlantı noktaları ve düğmeler için yer bırakmayan Xiaomi, bunu ekranın sınırlarını sonsuza kadar genişletmek ve gerçek, bağlantı noktası içermeyen tek parça bir tasarım sağlamak için tasarlandığını belirtti. Tasarımla ilgili asıl soru ise, bunun ekranı köşelerinde nasıl işe yarayabileceği olarak görülüyor. Zira Galaxy s21 Ultra gibi telefonlardaki tasarımları beğenmeyen kullanıcılar için telefon, kabus gibi bir deneyim yaratabilir.

yeni-xiaomi-telefonunun-4-tarafi-egimli-olacak

Bu yeni teknolojiyle Xiaomi, oldukça ses getirmeyi hedefliyor. Zira cihazla ilgili The Verge’ye konuşan bir firma yetkilisi, telefonun cam bükme ve laminasyon teknolojisindeki sayısız atılımlarının sonucu olduğundan bahsetti.

Telefonun dört bir tarafını ekran ile kaplayan Xiaomi, bu teknolojisi ile çok ses getirecek üzere görünüyor. İzleme tecrübesi konusunda kullanıcılarını şaşırtacak olan Quad Curved Waterfall Display’in kullanımda nasıl olacağı ise şimdi bilinmiyor.

Bu konsept telefon, geçen hafta tanıtılan Mi Air Charge isimli kablosuz şarj sistemi duyurusunu ettiğini ve bu tip bir telefonun günlük hayatta nasıl kullanılacağını hep birlikte göreceğiz. Tanıtım videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.

1969’da yazdığı mektupla akıllı telefonları anlattı

İngiltere’de bir çift, 1969 yılında 11 yaşında bir kız çocuğunun gelecek teknolojileri ile ilgili yazdığı mektubu buldu. Mektupta akıllı telefonların özelliklerinden bahseden cümleler şaşırttı. 1980’li yıllarda teknolojinin nasıl olacağına dair tahminler içeren mektupta, cep telefonlarıyla görüntülü konuşmadan bile bahsediliyor.

Katlanabilir telefonlar için 2024 kehaneti

Katlanabilir telefonlar için 2024 kehaneti

İsmini bir süredir duyduğumuz ancak henüz piyasaya sürülmeyen katlanabilir telefonlar için gelecek tahminleri ortaya çıktı. Yeni nesil telefonlar 50 milyon barajını aşacak...

51 yıl sonra ortaya çıkan mektubu yazan kızın ismi bilinmiyor. Mektubunda 1980 yılında telefonların büyük bir ekrana ve kameraya sahip olacağını ve görüntülü konuşmanın mümkün olduğunu yazan 11 yaşındaki kız çocuğunun yaşayıp yaşamadığı bilinmiyor. Şimdi 62 yaşlarında bir olacak kadının gelecek teknolojilerini öngörmesi şaşkınlık yarattı.

İngiltere’de yaşayan 60’lı yaşlarında bir çiftin bulduğu mektuptaki tarih sayesinde ne zaman yazıldığı anlaşılıyor. İngiliz haber sitesi Mirror’un aktardığına göre, mektup ödev olarak yazılmış.

İşte mektuptaki o satırlar:

Yıl 1980, 21 yaşındayım ve bir yer minderinde oturuyorum. 11 yaşında olup da okula gittiğim zamanlar geldi aklıma, o zamandan beri her şey çok değişti. Televizyon mesela, 1969 yılında televizyonun önünde bir buton bulunuyordu. Şimdi ise televizyonu açıp kapamanıza olanak sağlayan uzaktan kumandalar var.

Evlendim ve bir bankada çalışıyorum. Hayatım boyunca bankada çalışmak istemiştim. Eşim birazdan işten eve dönecek ancak 1969 yılında demlediğimiz çaylardan kalmadı artık. Şimdilerde sadece sakız tüketiyoruz. Sakızla karın doyar mı diye sorabilirsiniz, ancak bu sakızlar bir yemek görevi görüyor ve siz onu çiğnerken sanki boğazınızdan gerçek bir yemek geçiyor gibi hissediyorsunuz. Gerçekten çok kullanışlılar ve bu sayede ortaya yıkayacak bulaşık da çıkmıyor.

İşte eşim geldi. Beni görünce “düğmeye bas tatlım” der hep. Bu düğme, kapımızın otomatik bir şekilde açılmasını sağlıyor.

-Selam tatlım, bir arkadaşımı görüntülü aramam gerekiyor da.

-O zaman üstüne biraz çeki düzen ver.

1969 yılında telefon dediğimiz şey, ucunda anteni olan kare bir kutuydu. Şimdi ise kocaman bir ekranı ve kamerası var ve bu sayede insanlar, arkadaşları ile görüntülü olarak konuşabiliyor. Birazcık televizyona benziyor. 10 yıl öncesine dönüp baktığım zaman, her şeyin muazzam bir şekilde değiştiğini görebiliyorum.

Dünyada ilk! Kovid 19’u bitirecek yerli aşı Aralık’ta…

Türkiye Kovid 19 ile mücadele için birçok aşı çalışmasını yürütüyor. Bunlardan biri de Prof. Dr. Nesrin Özgören’in üzerinde çalıştığı ASC zerrecik aşısı. Prof. Özgören, dünyada ilk olan çalışmasıyla ilgili son durumu açıklarken Mayıs ayında, faz çalışmalarının başlayacağını Aralık ayında da aşının hazır olacağını belirterek “ASC zerrecikleri virüs geldiğinde bağışıklığı harekete geçiriyor, Kovid-19’la mücadelede çığır açacak” dedi.

Koronavirüs aşısının yan etkileri neler?

Koronavirüs aşısının yan etkileri neler?

Uzmanların görüşünü içermeyen veya güvenilir bir kaynağa dayanmayan 'koronavirüs' haberlerine itibar etmemeniz gerekiyor. Peki, uzmanlara göre Koronavirüs aşısının yan etkileri neler?

Hayvanlarda başarılı oldu

Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nesrin Özören, Koronavirüs’e karşı mRNA, DNA, inaktif ve vektör aşı adaylarından farklı olarak, dünyada ilk kez sadece Türkiye’de üretilecek ASC zerrecik aşısı üzerinde çalışıyor. Milliyet Gazetesi’nden Mert İnan’ın haberine göre,  ASC zerrecik aşı çalışmalarında, hayvan deneylerinin tamamlandığını ve elde edilen ilk sonuçların olumlu olduğunu belirten Prof. Dr. Özgören, şöyle konuştu:

ASC protein aşısı nasıl çalışıyor?

Boğaziçi Üniversitesi’nde geliştirdiğimiz dört dünya bölgesinde patentli ilk ve tek biyolojik buluş olan ASC protein mikroküreciklerine dayalı platform aşı teknolojisi, vücudumuzdaki protein yapısının immün sistemi uyarması üzerinden çalışıyor. Korona aşısı projemizde ASC zerreciklerinden aşı teknolojisini kullanıyoruz. Bu daha önce hiç kimsenin denemediği bir aşı teknolojisi. ASC proteini vücudumuzda bulunan bir protein ve ilginç bir yapısı var. Hücreye bir patojen veya mikrop geldiğinde tetiklenen bir kompleks oluşturuyor. Yani koronavirüs yüzey proteini taşıyan ASC mikrokürecik yapıları, zerrecikler vücudunuza girdiğinde akyuvar hücrelerimiz bunu algılayarak, savunma sisteminizi harekete geçirecek.

Pandemi ile mücadelede çığır açacak

Geliştirdikleri aşıda ASC proteini akyuvarlara yerleşecek ve virüsü tespit ettiğinde savunma sistemine uyarı verdiğini söyleyen Prof. Dr. Özören, “Üzerinde çalıştığımız aşının hayvan deneyleri kısmında etkinliğini görmüş durumdayız. Çalışmalarımızda 1 yılı geride bırakmak üzereyiz. FAZ 1 başvuru dosyası için gerekli son araştırma yöntemlerini de tamamlandıktan sonra Mayıs ayında Faz 1 deneylerine başlamayı planlıyoruz. Her şey yolunda giderse Kasım, Aralık gibi Faz 3’e geçmiş oluruz. 2022’de ise aşımızın piyasaya çıkmasını hedefliyoruz. Aşımız Kovid-19’la mücadelede çığır açacak” diye konuştu.

Prof. Dr. Özören, ASC zerrecik aşısının oda sıcaklığında bozulmadığını eksi 70 derecede taşınma ve saklanma gibi gereksinimlere ihtiyaç duymadığını da belirtti.

Xiaomi Mi 11 Avrupa fiyatı ile cepleri yakabilir

Çin’de tanıtılan Xiaomi Mi 11, satış rakamları ile dikkatleri üzerine çekti. Telefonun küresel tanıtımı henüz yapılmasa da Xiaomi, 8 Şubat’da düzenleyeceği etkinlik ile yeni amiral gemisini Dünya çapında tanıtmayı planlıyor. Akıllı telefonun Çin’deki satış fiyatları belli olsa da Avrupa fiyatları bilinmiyordu. Ancak son gelen sızıntılar doğruysa, Xiaomi Mi 11 Avrupa fiyatı ile cepleri yakabilir.

Geçtiğimiz yıl tanıtılan Xiaomi Mi 10, Türkiye’de 8.000 TL’yi aşan fiyatı ile satışa sunulmuştu.

Xiaomi Mi 11, satış rakamıyla yine şaşırttı

Xiaomi Mi 11, satış rakamıyla yine şaşırttı

Xiaomi'nin en yeni amiral gemisi Mi 11, Snapdragon 888 işlemciden gücünü alan dünyadaki ilk telefon olarak piyasaya sunulmasının ardından cihazın Pro versiyonuna dair tüm bilinenleri derledik.

Xiaomi Mi 11 Avrupa fiyatı sızdırıldı

Avrupa pazarı için Mi 11’in fiyatı, amiral gemisinin 8 Şubat’taki küresel lansmanından önce sızdırıldı. Aralık ayında Çin’de satışa sunulan akıllı telefon, Snapdragon 888 işlemcisinden güç alıyor. Telefonun Çin’deki satış fiyatları ise 128 GB modeli için 3,999 Yuan (yaklaşık 617 dolar), 256 modeli için 4,299 Yuan (yaklaşık 664 Dolar) şeklinde. Çin’e özel 12 GB RAM ve 256 GB depolamanın sunulduğu modelin fiyatı ise 4,699 Yuan (yaklaşık 726 Dolar).

Xiaomi Mi 11 Avrupa fiyatı ise Çin’e göre oldukça artmış durumda. Mi 11 5G için sızdırılan fiyatlar 8 / 128 modeli için 799 Euro, 8 / 256 modeli içinse 899 Euro şeklinde. Eğer sızdırılan fiyatlar doğruysa amiral gemisi, ülkemize 10.000 TL’nin üzerinde bir fiyatla gelebilir. Avrupa ve Çin pazarındaki farkın neden bu kadar fazla olduğuna dair herhangi bir bilgi yok.

Mi 11’in özelliklerine gelecek olursak, gücünü Snapdragon 888 işlemcisinden alan telefon 5G desteğine de sahip. 6.81 inç büyüklüğündeki AMOLED ekran, QHD+ çözünürlüğe ve 120 Hz tazeleme hızına sahip. LPPDR5 RAM ve UFS 3.1 depolama birimi ile gelen cihaz, 4,600 mAh batarya kapasitesi ve 55W hızlı şarj desteği ile kullanıcılara sunuluyor.

20 Megapiksel ön kameraya sahip Mi 11, arka tarafta üçlü kamera kurulumu ile kullanıcıları karşılıyor. Bu kurulum ise 108 Megapiksel ana kamera, 13 Megapiksel ultra geniş açı ve 5 Megapiksel makro çekim şeklinde.

Valve patent davasını kaybetti: 4 milyon dolar ceza

Piyasada bulunan pek çok şirket, patent davaları sebebiyle karşı karşıya gelebiliyor. 2014 yılında Corsair’e bağlı SCUF tarafından açılan patent davası, nihayet karar bağlandı. Mahkeme tarafından verilen karara göre Valve, Steam kontrolcüsü için açılan patent davası bünyesinde SCUF’a 4 milyon dolar ödeme yapacak.

2015 yılında piyasaya sürülen Steam kontrolcüsü, SCUF’un bazı tasarımlarını taklit etmişti.

Steam’in kullanım verilerinin yıllık raporu yayınlandı

Steam’in kullanım verilerinin yıllık raporu yayınlandı

Dünyanın en popüler dijital oyun platformu olan Steam aylık aktif kullanıcı sayısı ile iki büyük platformu geride bıraktı.

Corsair’in açtığı patent davası Valve tarafından kaybedildi

Ironburg Inventions ve SCUF, Corsair’in sahip olduğu üst düzey bir kontrolcü üreticisi. Şirketin bünyesinde oldukça kapsamlı bir patent portföyü bulunurken, Sony ve Microsoft gibi büyük şirketler de SCUF ile işbirliği yapıyor. Ancak Valve, 2015 yılında piyasaya sürdüğü Steam kontrolcüsünde SCUF’un tasarımını taklit etmesine rağmen şirkete patent parası ödemedi.

Steam kontrolcü davası
Xbox Elite kontrolcüsü.

SCUF, Amerikalı oyun üreticisi Valve’i kontrolcülerinde bulunan kanat ve tetik mekanizmasını kopyalamakla suçluyor. Dava 2014 yılında açılmasına rağmen Valve, aldırış etmeden üretime devam etti ve 2015 yılında kontrolcüyü piyasaya sürdü. 1.6 milyon adet üretilen kontrolcünün üretimine 2019 yılında son verildi. Bu hafta yapılan bir duyuruda ise Corsair, dava kararının kendi lehine olduğunu açıkladı.

Jüri oybirliğiyle kasıtlı ihlalden suçlu bulduktan sonra Washington’daki ABD Bölge Mahkemesi tarafından alınan karara göre Valve, patent davası için Corsair’e 4 milyon dolar ödeme yapacak. SCUF avukatları, Valve’yi piyasa hakimiyetini kötüye kullanmakla ve riski bilmesine rağmen kontrolcü üretimine devam etmekle suçladı. 4 milyon dolar, Valve gibi bir şirket için büyük miktarda para olmasa da Amerikalı oyun geliştiricisi, bundan sonraki süreçte benzer hatalardan kaçınacaktır.

Yukarıdaki resimde, Microsoft tarafından üretilen Xbox Elite kontrolcüsünü görebilirsiniz. Bu kontrolcünün tasarımı SCUF’a ait ve Microsoft, bu tasarım için SCUF’a ödeme yapmıştı.

Elon Musk, Model 3’ün üretim sorunlarını anlattı

Kanadalı-Amerikalı otomotiv mühendisi Sandy Munro Teksas’taki SpaceX tesisinde Musk ile görüşerek bir röportaj gerçekleştirdi. Yaptığı konuşmada Tesla’nın CEO’su Elon Musk, Model 3‘ün bazı üretim sorunlarını anlattı. Meydana gelen donanımsal ve teknik sorunlara değinilen görüşmede, Model 3’ün ilk zamanındaki üretim darboğazı sorunları da ele alındı.

Yeni Tesla’lar UWB teknolojisini destekleyebilir

Yeni Tesla’lar UWB teknolojisini destekleyebilir

Telefon üreticileri tarafından geliştirilen UWB teknolojisini kullanacak ilk markalardan birinin Tesla olacağına dair sızıntılar ortaya çıktı. Sızıntıların UWB teknolojisini desteklediği görülüyor.

Musk, Model 3’ün sorunlarını kabul etti

SpaceX tesisinde yapılan röportajda Munro, Elon Musk’a neden bazı Teslaların sorun yaşarken, bazılarının bozulmamış göründüğünü sordu. Tesla CEO‘su ise şirketin üretim sürecini çözmesinin biraz zaman aldığını ve otomobilin üretimi sırasında her şeyi doğru yapmanını zor olduğunu ifade etti.

Hatırlayacağınız üzere Tesla, Model 3 hattındaki üretim darboğazlarını çözmede sorunlar yaşadı ve şirketin hedeflediği türden bir hacme ulaşması birkaç ay sürdü.

Ek olarak, Model 3’ün yaşadığı sorunlardan birinin de boya sorunları olduğunu belirtelim. Bazı otomobillerde boya, bir kısım yerlerde incelirken, boya pulları ve kusurları da oluşabiliyordu. Bu duruma istinaden Tesla’nın tepe yöneticisi bazı arabaların kuruması için yeterli zamanın olmadığını kabul etti.

Ayrıca bazı Model 3 ‘ler, boşluklarının tutarsız boyutlara sahip olduğu panel sorunları ile gündeme gelmişti. Örnek olarak arabanın kapısının boşluğu, üstte bir milimetre genişliğinde olabilirken, tabana yakın bir yerde 3 milimetreye kadar genişleyebiliyordu.

Bu duruma istinaden otomotiv mühendisi Sandy Munro daha önce, Model Y‘nin arka şasisini tek bir bileşen olarak kullanmak için zaten var olan mega döküm tekniği ile panel boşluğu sorunlarının çözülebileceğini belirtti. Ancak Musk, Tesla‘nın Fremont fabrikasında monte edilen Model 3‘ler için bunu yapmanın imkansız olduğunu, çünkü yalnızca otomobil üreticisinin yeni tesisleri mega döküm yapmak için gereken ekipmanı alacağını ifade etti.

Son olarak, Sandy Munro ve Elon Musk’ın gerçekleştirdiği röportajın tamamını izlemek isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

 

PlayStation 5 stokları için üzen gelişme

2020 yılının son ayları, kağıt üstünde oyun severler için oldukça iyi geçeceğe benziyordu. Tanıtılan konsollar, ekran kartları ve işlemciler, yeni teknolojilerin ve daha iyi grafiklerin önünü açıyor. Ancak, işler istenildiği gibi gitmedi. Üretim sürecinde ortaya çıkan sorunlar, özellikle PS5 olmak üzere pek çok üründe stok kıtlığının yaşanmasına neden oldu. Görünüşe göre, PlayStation 5 stokları bir süre daha bulunamayacak.

Korona virüsünün etkisi ile fabrikalardaki üretimlerin azalması, bu sürecin de uzamasına neden oluyor.

PlayStation 5 satış rakamları açıklandı

PlayStation 5 satış rakamları açıklandı

Sony'nin yeni oyun konsolu PlayStation 5 uzun bir süre stok sorunu ile gündemde kaldı ve hatta tüm stoklar tükenmişti. Merakla beklenen PlayStation 5 satış rakamları açıklandı.

PlayStation 5 stokları bir süre daha bulunmayabilir

PlayStation 5, Sony tarafından yaklaşık 3 ay önce piyasaya sürülmesine rağmen stok sıkıntısı sebebiyle pek çok oyuncu için ulaşılamaz bir konumda. Bir önceki gün Sony tarafından bildirilen sayıya göre, Aralık sonu itibariyle 4.5 milyon adet PlayStation 5 satıldı. Eğer stok sıkıntısı yaşanmasaydı, bu sayı büyük ihtimalle çok daha fazla olacak ve PS4’e kıyasla büyük bir gelişme yaşanacaktı.

Son kazanç raporunda konuyla ilgili açıklama yapan Sony, ortada çılgın bir PlayStation 5 talebi olduğunu ve bunu karşılamakta zorlandıklarını belirtti. Japon oyun devi, PS5 bekleyen oyunculara olabildiğince çok birim göndermek için ellerinden gelen her şeyi yapmaya devam ettiklerini söyledi. Ancak Sony Corp. CFO’su Hiroki Totoki, bir basın toplantısında yarı iletkenler ve diğer gerekli bileşenlerin eksikliğinden dolayı şu anda üretimi artırmanın zor olduğunu da ekledi.

Şimdiki gidişata göre, PlayStation 5 stokları uzun bir süre daha sıkıntı yaşayacak. Tüm bu üretim sıkıntılarına rağmen Sony, mali yıl hedefi için konulan 7.6 milyon satış rakamını tutturma yolunda ilerlediklerini belirtti. Şirketin mali yılı ise 31 Mart 2021’de sona eriyor.

Ekran kartı stokları neden bulunmuyor? İşte cevabı

Ekran kartı stokları neden bulunmuyor? İşte cevabı

Son aylarda pek çok yeni ekran kartı tanıtıldı. Ancak yaşanan stok sıkıntıları, bu donanımlara olan ulaşımı imkansız hale getiriyor. Peki ekran kartı stokları neden tükendi?

Yaşanan tek stok sıkıntısı sadece konsollarda değil. Ekran kartları ve işlemciler de bu sorundan nasibini aldı. Ekim ayında tanıtılan Ryzen 5000 serisi işlemciler, üretimdeki yetersizlik sebebiyle stok sıkıntısı yaşıyor. Bu noktada, PS5 / Xbox gibi konsollara güç veren işlemci ve grafik biriminin de AMD tarafından üretildiğini hatırlatmakta fayda var. Tüm bunlara ek olarak, RTX 30 ve RX 6000 serisi ekran kartlarına ulaşmak da bir hayli zor.

Stok sıkıntılarının Mart sonuna kadar çözülmesi beklense de bu sürecin uzama ihtimali de mevcut.

Epic Games ile Apple arasındaki savaş kızışıyor

Popüler dijital oyun sağlayıcısı Epic Games, Avustralya düzenleyici makamlarını Apple’ın “rekabeti önleme” uygulamaları konusunda uyarıyor. Epic Games ve Apple arasındaki savaşın başka bir bölümünde, oyun şirketi şimdi Apple’ın App Store ile ilgili “rekabete aykırı” uygulamalarına karşı Avustralya Rekabet ve Tüketici Komisyonu‘na (ACCC) başvuruyor. Epic’e göre, Apple’ın bu davranışı ve “sınırsız pazar gücü” tüketicilere zarar verebilir.

Epic Games 2020 yılında satış rekoru kırdı

Epic Games 2020 yılında satış rekoru kırdı

Epic Games, 2020 yılında rekor satışa imza attı. Şu anda 160 milyondan fazla kayıtlı kullanıcıya sahip dijital oyun mağazası, geçtiğimiz yıl 700 milyon dolarlık satış yaptı.

Epic Games ve Apple’da sular durulmuyor

Epic Games, Cupertino merkezli şirketin Fortnite‘ı App Store’dan kaldırmasının ardından geçen yıl Avustralya’da Apple’a dava açtı. Dava devam ederken, Epic Games‘ten bir hamle daha geldi. Oyun sağlayacı şirket, Avustralya’nın piyasa düzenleyicisini Apple’a karşı bazı önlemler alması konusunda uyarıyor.

Epic Games Apple’ı, geliştiricilerin App Store’da ücretli uygulamalar sunmak için “Apple vergisi” adını verdikleri yüzde 30 komisyon ödemeye zorlamasının, gücünü kullanmakla alakalı olduğunu savunup suçlamaya devam ediyor. Bu komisyonun, Fortnite gibi oyunlarda satılan ürünleri etkileyen uygulama için satın alımlar için de geçerli olduğunu belirtelim.

Kullanıcılar, iOS‘ta App Store dışında başka yerlerden kolayca uygulama yükleyemedikleri için Epic, Apple’ın bir şekilde geliştiricileri ücretleri ve kuralları ile kötüye kullandığını savunuyor. ACCC’ye yaptığı bir sunumda Epic, Apple’ın “sınırsız pazar gücüne” sahip olduğunu ve bunun “Avustralyalı tüketicilere ciddi zarar verebileceğini” ifade etti.

Ayrıca şirket, Apple ve Google’ın geliştiricilerden daha düşük ücretler alması halinde tüketicilerin uygulamalar, oyunlar ve diğer dijital içerik için daha az ödeyeceğini de öne sürüyor.

Ek olarak Avustralyalı tüketicilerin Apple’ın uygulama içi içerik satın alımına uyguladığı yüzde 30 verginin hepsini değil bir kısmını ödeyeceğini belirtelim. Bu hamle ile finansal olarak alınan tek haneli ücretlerin daha tutarlı olacağını, açık ve rekabetçi bir ortamda işlemlerin var olacağını düşünülüyor.

Epic Games ayrıca Apple ve Google’ın “rekabeti, adil erişimi ve seçimi, para için tüketici değerini yenilikçiliği kolaylaştıracak şekilde” çalışması gerektiğini söyledi.

Geçen yıl Kasım ayında Apple, App Store ile yılda 1 milyon dolar kadar kazanç elde eden geliştiricilerin şirkete yüzde 15 daha düşük bir komisyon ödemesine olanak tanıyan yeni bir program başlattı. Ancak bu, Fortnite‘ın App Store’a dönmesi durumunda Epic Games’in yine de yüzde 30 komisyon ödemesi gerekeceği gerçeğini değiştirmiyor.

Bilindiği üzere Apple, Fortnite’ı App Store’dan kaldırdı. Çünkü Epic Games, Apple’ın Uygulama İçi Satın Alma sisteminden kaçtı ve uygulama içi satın alımlarda kendi ödeme süreci sistemini uyguladı.

Son olarak iki şirket arasındaki savaş git gide kızışıyor ve belirsizliğe doğru sürükleniyor. Bu yıl içerisinde iki taraf Amerika Birleşik Devletleri‘nde yapılacak deneme ile yasal bir mücadele ortaya koyacak. Durumun gidişatının bu mücadeleden sonra biraz daha netleşeceği düşünülüyor.

 

Microsoft, çalışmayı kolaylaştıran Viva’yı duyurdu

Pandemi sebebiyle tüm dünyanın eve kapandığı günümüzde birçok öğrenci ve çalışan uzaktan çalışma ağına geçti. Birçok firma özellikle bu dönemde çıkardığı uygulamalarla bu süreci daha sürdürülebilir hale getirmeye çalışıyor. Microsoft da Viva uygulamasıyla, hem çalışanlar hem de işletmeler için evden çalışmanın; karmaşıklıklarını aşmaları amacıyla bir portal görevi görecek bu platformu piyasaya sürdü.

Microsoft’tan kuantum bilgisayarlar için yeni buluş

Microsoft’tan kuantum bilgisayarlar için yeni buluş

Microsoft araştırmacıları, son derece düşük sıcaklıklarda klasik bir bilgisayardaki ikili bitlere eşdeğer, temel kuantum bilgi birimleri olan binlerce kübiti kontrol etmenin bir yolunu bulduklarını açıkladı.

Microsoft, Viva uygulamasıyla tüm ihtiyaçları tek bir yerde toplayacak

Microsoft, Viva bir uygulama veya bir hizmet değil; daha çok uzaktan çalışmayı iyileştirmek ve işletmelerin buna uyum sağlamasına yardımcı olmak için geliştirilmiş bir platformdur. İşletmeler, çalışanların refahı için her yıl toplu olarak milyarlarca dolar harcarken; Microsoft, Viva’nın bu yeni dijital çalışma çağında yardımcı olacağını düşünüyor.

Microsoft 365’in başkanı Jared Spataro yaptığı açıklamada, “Çalışmayı bir yer olarak düşünmeyi bırakmalı ve kültürü nasıl sürdüreceğimizi, çalışanları nasıl bağlayacağımızı ve hibrit bir dünyada insan yaratıcılığından nasıl yararlanacağımızı düşünmeye başlamalıyız” diyor.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2021/02/microsoft-uzaktan-calismayi-kolaylastiran-vivayi-duyurdu-1.jpg

Microsoft Viva 4 farklı modülle karşımıza çıkıyor

Microsoft Viva’nın farklı ihtiyaçların taleplerini karşılamak için çalışanların ve şirketlerin kullanımına sunulacak dört modülü sunuyor.

Viva Connections: Çalışanlar için bir iletişim platformu görevi üstlenen modül, şirket haberleri ve gündemdeki gelişmeler gibi kurumsal paylaşımların yer alacağı sistem olacak.

Viva Insights: Çalışanların bireysel gelişimlerini ve verimliliklerini takip etmelerini sağlamak için; veriler sunan ve bunu yaparken de zaten pek çok uygulamasından veri toplayan sistem olacak.

Viva Learning: Mesleki alanda eğitim ve gelişim odaklı içeriklerin tek bir yerde toplanmasını ve işverenlerin; çalışan eğitimi için eğitim materyalleri, kurslar ve diğer içerikleri barındıracağı yerdir. Bu, üçüncü taraf sağlayıcıların eğitim materyallerinin yanı sıra LinkedIn Learning‘den ve hatta bir işletmenin kendi içeriğini içeriyor.

Viva Topics: İçeriği düzenlemek ve konu kartlarını belgeler, videolar ve ilgili kişilerle otomatik olarak sunmak için yapay zeka kullanan Viva Topics; Office, Teams ve SharePoint gibi uygulamalardan konu kartları oluşturuyor.

Google Pixel modelleri nabız ölçebilecek

Google, bu ay Pixel telefonlarda Fit uygulamasına kalp ve solunum hızı monitörleri ekliyor ve gelecekte bunları diğer Android telefonlara da eklemeyi planlıyor. Her iki özellik de telefonlarda bulunan kamera ile yapılabiliyor.

Google’da Gebru isyanı: İki istifa daha

Google’da Gebru isyanı: İki istifa daha

Google'ın yapay zeka etik eşbaşkanı Timnit Gebru; attığı eleştirel bir e-posta nedeniyle işinden oldu. Şirketin eksikliklerini dile getiren Gebru; kısa süre sonra şirket yetkilileri tarafından işten çıkarıldı.

Google Pixel telefonlara yeni yetenek!

Google’ın yeni yayınladığı yeni güncelleme ile Pixel cihazlar, kullanıcının göğsünün yükselip alçalmasını izleyerek solunum hızını ve parmak ucundan geçen kanın renk değişimini izleyerek kalp atış hızını ölçmesini sağlıyor. Bu özelliğin yalnızca kullanıcıların genel sağlığı izlemesine izin vermeyi amaçladığını ve tıbbi durumları değerlendiremediğini veya teşhis edemediği belirtiliyor.

Uygulamayı kullanarak solunum hızını (bir kişinin dakikada aldığı nefes sayısı) ölçmek için, kullanıcılar telefonun ön kamerasını başlarına ve göğsüne doğrultuyor. Kalp atış hızını ölçmek içinse arka kameranın üzerine parmak koymak yeterli oluyor. Google’ın uygulamasından alınan kalp atış hızı verileri, bir kişinin günlük yaşamını sürdürürken kalp atış hızı gibi bir şeyi sürekli olarak izleyebilen giyilebilir bir cihazdan alabileceği okuma türlerinden daha az ayrıntı içeriyor.

Google Health‘in teknik sorumlusu Jiening Zhan, Pixel telefonlar üzerinde yapılan dahili araştırmalar, solunum hızı özelliğinin hem sağlık sorunları olan hem de olmayan kişiler için dakikada bir nefeste doğru olduğunu gösterdi. Kalp atış hızı özelliğinin doğruluğu ise yüzde 2 olarak açıklandı. Bu özellik, çeşitli cilt tiplerine sahip kişiler üzerinde test edildi ve açık ve koyu ten için benzer bir doğruluğa sahip olduğu ortaya çıktı. Ekip, değerlendirmelerinden elde edilen verilerle bilimsel bir makale yayınlamayı planlıyor.