Sıradaki Konsol Neslini Kim Başlatacak?

Günümüzde konsol savaşları devam ederken, bir grup insan da sonraki nesil için kafa yoruyor. Öyle ki, geçtiğimiz ay id Software‘in kurucusu John Carmack, sonraki nesil konsollar arasında ilk piyasaya çıkanın Sony olacağını iddia etmişti. Görünen o ki, herkesi dünyaca ünlü oyun yapımcısı ile aynı fikirde değil. Şaşırtıcı bir şekilde, Carmack’ın yorumunun aksini iddia eden açıklama, yine id Software bünyesinden geldi!


Not: Gördüğünüz konsol tasarımı hiçbir resmiyet taşımıyor.

Firmanın CEO’su Todd Hollenshead, şu an Xbox360 ile konsol piyasasında en iyi pozisyona sahip olan Microsoft’u, sonraki nesil için avantajlı görüyor. Sıradaki konsol neslini başlatacak adımı Microsoft’un atacağını dile getiren Todd, PC platformu için de iddialı konuştu. Öyle ki, PC’nin üstün teknolojisi sayesinde, yakın gelecekte çok daha ilerleyeceğini düşünen id’nin CEO’su, görünen o ki konsollar konusunda John Carmack ile görüş ayrılığı yaşıyor.

:: Sizce sıradaki konsol neslini kim başlatacak? Ayrıca PC platformunun geleceği nasıl olacak?

Opera 10 Sonunda Çıktı!

Firefox ve Internet Explorer 8‘in kıyasıya rekabeti süredursun, Opera da tarayıcı pazarındaki yerini iyice sağlamlaştırıyor. Kullanışlı ve şık tasarımıyla büyük bir kitle tarafından tercih edilen Opera, 10. sürümünü yayınladı. Haftalardır RC ve Beta sürümleriyle kullanıcılarını meraklandıran Opera 10’a ilgi büyük. Tarayıcının desteklediği diller arasında Türkçe de yer alıyor.

Tarayıcının final sürümünde, betalarda karşılaşmadığımız bir özellik bulunuyor. Opera, kullanıcılarına sürpriz yapmak istemiş belli ki. Turbo adı verilen bu özellik, düşük hızdaki bağlantılarda bile sitenin yüklenmesini hızlandırıyor. Kullanıcı arabiriminde de yeni bir takım değişiklikler mevcut. Yeni bir tema da eklenmiş. Bu yeni tema, oldukça göz alıcı. Opera 10’u buradan deneyebilirsiniz.

:: Opera 10 deneyimlerinizi forumda paylaşın.

Ebay Skype’ı 2 Milyar Dolar’a Satıyor

Ebay, Skype‘ı satmaya karar verdi. 2005 yılında 2.6 milyar dolar‘a satın alınan bu şirket, Ebay’e hiçbir şey kazandıramadı. Hatta bu şirketin Borsa’da hisselerin düşmesi, VoIP servisinin satılmasının daha doğru olacağı uzun süredir konuşuluyordu.

Sonunda Ebay kararını verdi. Ebay, Skype’ı 2 Milyar Dolar‘a satacağını duyurdu. Bu duyurunun ardından ilk müşteriler de ortaya çıktı. Bunlardan biri Skype şirketini Ebay’e satan Nikas Zennström ve Janus Friis ile birlikte Netscape’in kurucu ortaklarından olan Marc Andreessen.

 

Skype, 480 milyon kayıtlı kullanıcıya sahip.

 

Nikas Zennström ve Janus Friis eski şirketlerini geri almak istiyor. Netscape’in kurucularından olan Marc Andreessen, Andreessen Horowitz adlı yatırım şirketi ile bu satıştan ilgilendiklerini de açıkça belirtiyor. Fakat ortada bir sorun var . Andreessen Horowitz tek başına Skype’ı satın alabilecek gücü yok. Bu yüzden farklı yatırımcılar bulması gerekiyor. Buna ek olarak Nikas Zennström ve Janus Friis ile Ebay büyük bir kavgaya tutuştukları biliniyor.

Nikas Zennström ve Janus Friis, Ebay’e Skype’ı geliştiren şirketlerini ve teknolojiyi sattılar. Skype yazılımın satmayan bu iki kafadar, yazılımın dağıtımını kendi kontrollerinde yapıyorlar. Şirket’e sahip olan Ebay, tüm teknolojik altyapısına rağmen farklı bir alternatif geliştirememesi ve bu sayede Skype’dan daha iyi bir ürüne sahip olmaması yüzünden bu şirketi satışa çıkardığı biliniyor.

:: Skype kullanıyor musunuz?

MSI’dan Hepsi Bir Arada

DisplayPC WindTop AE2010 olarak adlandırılan bu bilgisayar, çift çekirdekli AMD (1.5 GHz Athlon X2 3250e) işlemcisi ile birlikte AMD SB710 yonga seti ve 128 MByte kapasiteli ATI Radeon HD 3200 ekran kartına sahip.

320 GByte büyüklüğünde sabit disk ve 2 GByte‘lık belleğin yanı sıra DVD yazıcı, 802.11b/g/n WLAN, kart okuyucu (XD,SD, MMC ve MS destekli) ve 1.3 MP‘lik bir WebCam’e sahip olan bu donanımlar 20 inç’lik bir LCD monitörün içinde gömülü geliyor.

1600 x 900 piksel çözünürlüğüne ulaşan 20 inç’lik ekran 510 x 393 x 55 mm büyüklüğü ile ilgi çekiyor.


DisplayPC WindTop AE2010 yurt dışında 649 Euro’dan satışa sunuldu.

:: Moda olan bu tarz bir ürünleri satın alır mıydınız?

Nihayet: Chrome OS Resmen Göründü!

Bugüne kadar Chrome OS ile ilgili birçok sözde görüntü, internete düştü ve tartışıldı. Ancak Google’ın merakla beklenen işletim sistemine dair ilk resmi görüntü, bambaşka bir yerde ortaya çıktı. Google Chrome‘un arkasındaki açık kaynaklı web tarayıcısı projesi Chromium‘un gecelik sürümlerinin kodlarında Chrome OS‘nin izine rastlandı.

Ekran görüntüsünde de görebileceğiniz ve tahmin edebileceğiniz üzere, Google’ın web tarayıcısı elbette Chrome OS ile sıkı sıkıya entegre çalışacak. Resimdeki kod, Chrome OS’nin kullanıcı girişi yöneticisine gönderilecek “tek kayıtlı çerezlerden” bahsediyor.

Bu çerezler, Gmail‘den Takvim ve Belgeler‘e kadar birçok Google servisine tek noktadan basitçe erişmeyi mümkün kılıyor. Bakalım geliştirilmesi devam ettikçe, Chrome OS‘ye dair başka ne gibi özelliklerle karşılaşacağız.

:: Chrome OS’yi önemli bir gelişme olarak görüyor musunuz?

Linux İçin Skype Güncellendi

Skype 2.0 Beta for Linux ile video desteğinin gelmesinin üzerinden iki yıl geçti ve nihayet geliştirici ekip yeni bir beta sürüm yayınladı. Ses ve video kalitesinin artırıldığı Linux için Skype 2.1 Beta‘da, artık Windows ve Mac sürümlerdeki SILK ses codec‘leri kullanılıyor.

Kısa mesaj gönderimi ve kişi gruplarını destekleyen yeni sürüm, Pulse Audio desteği de getiriyor. Kaçırılan etkinliklerin sayısını görüntüleyen yeni bir panel simgesine de sahip olan Skype 2.1 Beta, Ubuntu, Debian, Fedora ve OpenSUSE dağıtımları için buradan indirilebiliyor.

:: Skype’ı Linux’ta kullanıyor musunuz?

Bilgi İçin : Skype for Linux

Google’da Görünmez Olun!

1

İnternete gireceğiniz metinlerin ziyaretçiler tarafından okunabilir, ancak arama böcekleri tarafından indekslenemez olmasını istiyorsanız, bunun en kolay yolu şüphesiz yazıları resme çevirmek. TxtNinja adlı servis de tam olarak bu işe yarıyor.

Girdiğiniz metni tek tıkla GIF formatında bir resme çeviren TxtNinja, 6 farklı font ve değişik boyutlar ile renkler ile yazıyı istediğiniz gibi ayarlamanızı sağlıyor. İster Google‘ın taramalarından kaçınmak, isterseniz de yazının bir bölümüne dikkat çekmek için TxtNinja’yı buraya tıklayarak ücretsiz kullanabilirsiniz.

:: Bu servisi faydalı buldunuz mu? Görüşlerinizi forumda paylaşın.

Bilgi İçin : TxtNinja

Nokia Image Exchange Yenilendi!

Nokia’nın öncelikle Symbian’lı mobil cihazlara yönelik olarak geliştirdiği, sonrasındaysa bir de java sürümü yayınladığı, görsel yönü ağır basan resim görüntüleme uygulaması yeni sürüme kavuştu.

Daha stabil bir yapıya kavuşan Image Exchange’in ilk göze çarpan özelliği operatör desteğine kavuşmuş olması. Nasıl bir işleyişe sahip olacağına dair çok faza net bilgi verilmemiş olsa da ilerleyen günlerde somut örneklerinin görülebileceği belirtiliyor.

Bunun yanı sıra ısrarla vurgulanan bir eksikliği de Nokia dikkate almış görünüyor. Artık Image Exchange güncellemeleri doğrudan mobil internet ile gerçekleştirilebiliyor. Bu sayede yazılıma dair yayınlanmış yeni bir versiyon olduğu takdirde, eski sürümü kaldır yeniyi yükle gibi sıkıntıların da önüne geçilmiş oluyor. Arayüzde ciddi iyileştirmelere kavuşan Nokia patentli programımız, altı yeni dil desteğine de kavuşmuş.

Symbian 3 ile yaşanan çökme sorunu ile 3.2’deki ivmeölçerin devre dışı kalması da bu sürüm ile birlikte giderilen hatalardan. Buradan detaylı bilgi alabileceğiniz ve indirebileceğiniz uygulama ücretsiz olarak sunuluyor.

:: Image Exchange ile ilgili fikirlerinizi forumda paylaşın.

Normal
0
21

false
false
false

MicrosoftInternetExplorer4

Nokia’nın öncelikle Symbian’lı
mobil cihazlara yönelik olarak geliştirdiği, sonrasındaysa bir de java sürümü yayınladığı, görsel yönü
ağır basan resim görüntüleme uygulaması yeni sürüme kavuştu.

Brocade’den Yeni Gelişmeler

Bu değişiklikler, ağ hizmetlerini fiziksel sunuculardan sanal alemine kadar genişletmesi, böylece sanal makinelerin görünürlüğünü veri depolama ağları (SANs) için arttırmış.

VMWorld 2009‘da gösteriye sunulacak olan bu gelişimlerin amacı veri depolama ağları yönetiminde fiziksel ağ sunucuda olmayan fakat sunucu sanallaştırmada gelişmiş olan zorluklarla mücadele etmek.

Bağımsız araştırma merkezi ve BT sektörüne bilgi toplama ve aktarmada lider olan TheInfoPro’nun sunucu araştırmaların yönetim müdürü Bob Gill bu konu hakkında : “Bir kaç yıl öncesinde sunucular ve sanal makinelerin yöneticilerin giderek IT ortamlarında sanal makinelerin sayısını arttırdıkları için, bu tür kısıtlamalarla karşılanacaklarını tahmin etmiştik” diyor.

“Fakat eğer bu kısıtlamalarla mücadele edilmezse, sanal sunucunun ölceklenebirlik ve işlevsellik açısından atması gereken bir sonraki ki adım için engel olma olanağı var” diyerek devam etti.
{pagebreak::1}
Bu donanımlar şu anda Brocade‘in veri depolama ağları için kullanılıyor fakat Brocade’in uzun yıllardır işbirliği yaptığı endüstrinin liderleri olan, sunucu ve depolama üreticilerin aracılığıyla, açık ve heterojen ortamlarına da faydası olabiliyor.
DCFM 10.3 sanal sunucular için optimize edilmiş veri depolama ağları yönetimi. Brocade sanal makinelerin işlevselliklerini ve performanslarını arttırmak amaçlı , 10.3 versiyonlu DCFM’nin veri depolama ağ yönetim uygulamasıyla ilgili aşağıdaki gelişmeleri ortaya koydu.

DCFM ‘in VMware ve vSphere ile birleşmesinin aracılığıyla Brocade ‘in altyapısı üzerinde sanal makinelerin görünürlüğü artmış. Bu birleşmenin yararları SAN yöneticilerine fiziksel sunucuların içerinde işleyen sanal makinelerin görebilmeleri ve sanal makinelerinin özeliklerini uçtan–uca, sunucudan Brocade’in Ana Veriyolu Adaptörleri (HBA – Host Bus Adapters) ve anahtarlarının aracılığıyla depolama’ya kadar görme imkanları var.

VMware vCenter ‘e ait olan ve yüklenip aktif duruma geldikten sonra VMware ortamının aracılığıyla önemli ölçümler ve uyarıları sağlayan bir modülleri genişleten yönetime destek çıkma söz konusudur. Böylece VMware yöneticilerine altyapıya bağlı olan sanal makineleri ve uygulamalarının performanslarını etkileyebilecek sorunları çözümlemelerinde desteklemiş olacaktır. Ayrıca, Brocade DCFM 10.3 versiyonu ve VMware’in modül genişleticisi, SAN’larla ilgili kritik bir uyuru esnasında, bir vMotion’u tetikleyip böylece yöneticilere çözüm seçeneği sunabiliyor.

Üçüncü taraf depolama kaynağı yönetim aleti (Storage Ressource Management – SRM) yazılım kullanıcılarına doğrudan yönetim ortamlarından DCFM 10.3 ‘den yararlanmalarını sağlıyor.
{pagebreak::3}
VMWorld 2009 Gösterisi

Birden çok protokolu ve çok yönlü satıcı gösteri kapsamında, Brocade, 31 Ağustos-3 Eylül arasında gerçekleşecek olan VMWorld fuarında, DCFM 10.3 versiyonlu ve SAO ürünlerinin faydalarını gösterecek.

Bu gösteri dinamik ve canlı olarak iki VMware sanal makineleri arasında yer alan ve Brocade’in anahtarlama teknolojilerine dayanarak bir sanal makine geçişi (vMotion) gerçekleştirecek. Piyasada mevcut olan anahtarlama teknolojileri:

Fibre Channel Brocade 300 anahtarı ve Brocade 825 HBA’ler aracığıyla Fibre Channel bağlana birliği.

FCoE Brocade 8000 anahtarı ve Brocade 1020 birleşmiş ağ adaptörleri (Converged Network Adapters – CNA) aracığıyla FCoE bağlana birliği.

Brocade TurboIron 24X anahtarı sayesinde 10 Gigabit’lik Ethernet’lik (GbE) bağlanabirliği.

Brocade FastIron GS anahtarı sayesinde yönetim uçbirimini ağlaştıran Gigabit Ethernet bağlana birliği.

Brocade’in SAO ürünü Brocade FC anahtarları ve Brocade Ana Veriyolu Adaptörleri’lerin (HBA) beraberliğinde kullanılması şartıyla lisans halinde satışa sunuluyor.

:: Konu hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.

Kar Leoparı mı Windows 7 mi?

Bu sonbahara bir hayli hızlı giriyoruz. Önce Windows 7‘nin RTM sürümü ile tanıştık, sonra da MAC OS X‘in yeni sürümü olan V10.6, yani diğer adıyla Kar Leoparı ile tanıştık. Microsoft ve Apple, işletim sistemlerini hemen hemen aynı dönemlerde piyasaya sürerek, Pazar payından daha fazla yer kapma peşinde. Windows 7’nin piyasaya dağıtılmasına az bir süre kalmasına karşın, şimdiden kendini kullanıcılara ısındırmayı başardı. Sıra Apple’da.

Mac OS X V10.6 geçtiğimiz günlerde piyasadaki yerini aldı. Apple‘ın bu yeni işletim sistemi, bir önceki sürüm olan V10.5 Leopard’ın üzerine kullanım kolaylığını sağlayacak özellikler eklenmiş hali desek yanlış olmaz. Yeni Mac OS X V10.6’nın kod adı da zaten bunu doğruluyor. Bir önceki sürüme Leopar adı verilmişti, buna ise Kar Leoparı adı uygun bulunmuş.

{pagebreak::Büyük Rekabet}

Büyük Rekabet

Kar Leoparı, 28 Ağustos‘ta (geçtiğimiz cuma) piyasaya dağıtıldı. Windows 7 RTM ise 22 Temmuz‘da dağıtıldı, raflardaki yerini ise 22 Ekim‘de almaya hazırlanıyor. Windows 7, Vista’nın üzerine inşa edilmiş bir işletim sistemi. Dolayısıyla Vista’nın güzel özelliklerinin hepsi Windows 7’de de mevcut, ve kullanıcıların Vista ile ilgili ne kadar şikayet ettiği özellik varsa hepsi Windows 7’de gözden geçirilmiş durumda. Bu, Windows 7 için büyük bir avantaj. Microsoft da bu avantajı sonuna kadar kullanmaya kararlı gözüküyor.

Diğer yandan Apple, Kar Leoparı ile birlikte, bir önceki MAC OS X sürümünü geliştirmekle kalmamış, bir sonraki sürüme sakladığı yeni özellikleri de bu işletim sisteminde gün ışığına çıkarmış. Dolayısıyla yeni baştan yazılan özellikler de mevcut.

{pagebreak::Dosyaları Düzenleme}

Dosyaları Düzenleme

Kar Leoparı‘nın Finder‘ı ile Windows 7‘nin Explorer‘ı (Gezgini), son derece birbirlerine benzeyen arayüzlere sahip hale geldiler. İşlevleri de aynı olduklarından dolayı iki işletim sisteminin de bu konuda bir diğerine üstünlük sağlaması için ek işlevlere bakmamız gerekiyor. İki özellikte de sağ üstte klasörler içerisinde hızlı arama özelliği mevcut. Windows 7’de hızlı aramanın yanında ek olarak bir adres çubuğu yer alıyor.

Kar Leoparı’nda da adres çubuğu mevcut fakat görünür hale getirmeniz gerekiyor. Adres çubuğunu görünür hale getirmek için, görünüm menüsünden adres çubuğunu aktif hale getirmelisiniz. Dolayısıyla Windows ile Kar Leoparı, dosyalar arasında gezinme konusunda birbirlerine üstünlük sağlayamıyorlar.

{pagebreak::Kütüphaneler}

Kütüphaneler

Windows 7, kullanıcılarını yeni bir özellikle tanıştırıyor. Aslen özelliğin çalışma mantığına çeşitli yazılımlardan (Windows Media Player, iTunes vs.) aşinayız. Fakat işletim sistemi içerisine entegre edilmiş olarak yeni karşılaşıyoruz. Bunu sağlayan Windows 7, ek bir puan kazanıyor kullanıcının gözünde.

 

Kütüphane özelliği ile birlikte klasörlerinizi, belgelerinizi, resim, müzik ve video dosyalarınızı tek bir yerden yönetebildiğiniz gibi, karışık bir dosyalama sistemine sahipseniz, aradığınıza kolayca ulaşabilme fırsatına da sahip oluyorsunuz. Eski Windows sürümlerindeki “Belgelerim” mantığı Windows 7’de yerini kütüphanelere bırakıyor ve, kullanıcıyı klasör içinde klasör oluşturma eziyetinden kurtarıyor.

{pagebreak::Akıllı Dosyalar}

Akıllı Dosyalar

Kar Leoparı’ndaki özelliklerden hiçbiri Windows 7’nin kütüphaneleriyle karşılaştırılamaz. Bunun sebebi, bire bir aynı işlevi gören bir özelliğin olmamasıdır. Fakat en yakın özellik, MAC OS X’teki akıllı dosyalar denilebilir. Bu özellik sayesinde klasör içindeki aramalarınızı saklayabilirsiniz. Arama sonuçları, dosyaları arama kriterlerine göre geliyor.

Dolayısıyla, akıllı bir dosya yaratırken, örneğin iki farklı klasördeki dosyaları tek bir akıllı dosyada toplayamıyorsunuz. Diğer taraftan, Windows 7’de de arama sonuçlarını saklayamayıp, arama kombinasyonlarına bakamıyorsunuz. Fakat yine de Windows 7’de akıllı dosyalama özelliği mevcut.

Bu da demek oluyor ki, iki işletim sisteminin de, kendi çapında farklı işlevselliklerde geliştirilmiş dosyalama özellikleri bulunuyor.

{pagebreak::Devasa İkonlar}

Devasa İkonlar

İşletim sistemlerinden birinde kötü bir özellik varsa, bu özellik diğerinde de mevcut. Örneğin iki işletim sisteminde de ikonlar, devasa ölçülerde bulunuyor. Windows 7, 256×256 boyutlarına kadar ikon gösterimine izin veriyor. 256×256 esasında oldukça büyük bir ölçü. Kimi durumlarda gözü yorabiliyor bile. Kar Leoparı ise ikonlarını bir adım daha öteye taşımış. Finder içerisinde 512×512 boyutlarına kadar ikon büyütmeye izin veriyor.

Büyük ikon demek, daha iyi bir görsellik mi demek bilemiyoruz. Kullanıcıların çoğu ikonlarını küçük ölçülerde tutmak istiyor. Bunu hem kendi deneyimlerimizden, hem de çevremiz ve siz sitedeki kullanıcıların forumdaki mesajlarından kolayca anlayabiliyoruz. İki işletim sisteminin de gereğinden fazla büyük ikonları tercih etmesi, işletim sistemlerinin birbirlerine üstünlük sağlayamadığı bir diğer konu olarak kalıyor.

{pagebreak::Hızlı Geçiş}

Hızlı Geçiş

Görev çubuğu aracılığıyla çeşitli uygulamalara hızlı geçişler yapabilmek iki işletim sisteminde de mevcut. Windows 7’nin klasik görev çubuğu, temelinde eski Windows versiyonundaki görev çubuklarıyla aynı. Arabirimde birkaç değişiklik var sadece. MAC OS X’te de bazı uygulamalara Dock’ın açılır menüsünden erişebiliyorsunuz. Windows 7’deki görev çubuğu, MAC OS X’te Dock’ın bu menüsüne karşılık geliyor.

Örneğin; Kar Leoparı’nda, Dock’taki iTunes simgesine tıkladığınız zaman iTunes ile ilgili menülere ulaşıyorsunuz. Bu menüde hangi şarkının çaldığı, ne kadar oy verdiğiniz, hangi albümde bulunduğu gibi bilgiler yer alıyor. Windows 7’nin gözden geçirilen görev çubuğu, kullanıcılarına jump list adı verilen yeni bir özelliği tanıştırıyor. Bu listeler sayesinde çeşitli uygulamalarınıza kolay erişim sağlayabilirsiniz.

MAC OS X’lerde jump list’e karşılık gelen direkt bir uygulama bulunmuyor. Onun yerine Mac kullanıcıları, en sık kullandıkları uygulamaları Dock içerisinde kümeleyebiliyorlar. Bu da jump list’in işlevine denk oluyor. Kar Leoparı’nda ise Apple, bu kümeleme işlemini daha da geliştirmiş bulunuyor. Izgara (Grid) görünümünü kullanarak Dock içerisine dilediğiniz kadar uygulama yerleştirebiliyorsunuz.

{pagebreak::Satır İçi Ön İzleme}

Satır İçi Ön İzleme

Leopar piyasaya çıktığında tanıştığımız Quick Look, Cover Flow, temel ikonların önizlemesi gibi yenilikler MAC kullanıcısını yeterince sevindirmişti. Kar Leoparı ile birlikte Finder’ın ikon görünümüne satır içi önizleme özelliği ekleniyor. 64×64 ya da daha büyük boyutlarda bir klasöre bakmak istediğinizde, fareyi klasörün üzerine getirirseniz önizleme ve playback kontrolleri görünür hale geliyor.

Eğer fareyi bir ses ya da video dosyasının üzerine getirirseniz oynat butonu görünür hale geliyor. Aynı şekilde, bir Word dökümanı, PowerPoint sunumu ya da bir PDF dökümanının üzerine gelirseniz de sayfalar arasında ilerleyebilmenizi sağlayan ileri/geri ok tuşları ortaya çıkıyor. Bu sayede belgelerinizi, dökümanlarınızı veya dosyalarınızı satır içi ön izleyebiliyorsunuz.

{pagebreak::Windows 7 ile Ön İzleme}

Windows 7 ile Ön İzleme

Microsoft, Windows 7’de ön izleme olayına yeterince önem göstermiş. Görev çubuğundaki her açık dökümanın üzerine gelindiğinde ön izleme yapabilmeyi Vista ile mümkün kılan firma, Windows 7 ile bunu bir adım öteye taşımış. Çok işlevsel olmasa da klasör içlerindeyken de dosyalarınıza ön izleme yapabiliyorsunuz. Bu özelliğiyle, yüzlerce fotoğrafı tek tek açıp bakmak yerine, klasör içerisindeyken inceleyebiliyoruz.

{pagebreak::Sonuç}

Sonuç

İki işletim sistemi de, bir önceki sürümlerine nazaran çok daha kullanışlı hazırlanmış. MAC OS X Leopard zaten piyasaya sürüldüğünde çok büyük tepkiler almış bir işletim sistemi değildi. Kar Leoparı ile birlikte başarısını bir adım daha öteye taşımayı kesinlikle başarmış. Apple’ın işletim sistemi hazırlarken ezelden beri süregelen bazı inatları hala kullanıcılara son derece kullanışsız gelse de, Kar Leoparı ile birlikte son derece iyi bir iş çıkarmışlar.

Windows 7 için ise söylenecek çok şey var esasında. Zira firma, Windows Vista ile birlikte tüm eleştiri oklarını üzerine çekmiş, dünyanın dört bir tarafından büyük tepkiler almıştı. Performans hataları Vista kullanıcılarını deyim yerindeyse canından bezdirmişti. Windows 7 ise Microsoft‘un büyük umutlar beslediği bir işletim sistemi oldu ve bu umutları karşılıksız çıkmadı. Şimdiden kendini kullanıcıya sevdirmeyi başaran Windows 7, uzun yıllar boyunca Microsoft’u sırtlayacak kapasiteye sahip bir işletim sistemi diyebiliriz.

Hala hangi işletim sistemini alacağınız konusunda bir karar verememişseniz, size tavsiyemiz kullanım amacınız doğrultusunda bir tercih yapmanız olacaktır. Yine de hatırlatmakta fayda var; Kar Leoparı, bir takım uygulamalarla uyumluluk problemi yaşayabiliyor.

:: Siz hangi işletim sistemini tercih edersiniz?

Yahoo BrowserPlus’un Dağıtımına Başladı

Yahoo, Browser Plus teknolojisini büyük bir alana yaymaya karar verdi. Bu eklenti ile birlikte Yahoo Messenger 10 Beta sürümü de otomatik olarak kuruluyor.

BrowserPlus web sitelerine özellikler katan bir eklenti. Sürükle bırak, resim işleme ve birden fazla verileri Internet ortamına yükleyebilen bu eklenti, aynı zamanda Wii Remote gibi hareket algılayıcıları da destekleyebiliyor.

Ürünün en büyük özelliği, Framework olmasından dolayı geliştirilebilmesi. Bunun anlamı geliştiricilerinin bu ürüne farklı özellikler de katabilmeleri.

 

Browser Plus eklentisini kurarken Messenger 10 Beta sürümünü de otomatik olarak yüklüyor.

 

Bu ürün Vista ve Windows 7 işletim sistemleri altında Firefox 3, Safari, Chrome ve Internet Explorer 6 tarayıcılarla birlikte çalışıyor. Windows XP kullanıcıları bu ürünü kullanabilmek için Firefox’un ikinci sürümünü tercih etmeleri gerekiyor.

Mac OS X 10.4 veya 10.5 kullanan kullanıcılar Safari veya Firefox 3 tarayıcılara sahip olmaları gerekiyor. Mac OS X 10.6 Snow Leopard kullananlar şimdilik Fİrefox 3 ile bu desteği alabilecekler.

:: BrowserPlus eklentisini kullanmayı düşünüyor musunuz?

Asus’dan 11.6 inç Netbook Atağı

Bu iki yeni Netbook kullanıcılar tarafından övgüyle karşılandı. Bu yeni iki ürünün akabinde firma EeePC serisine bir de 11.6 inç büyüklüğünde ekrana sahip 1101HA ürününü ekleyeceğini duyurdu. LED panele sahip olacak bu yeni Netbook 1101HA‘nın ekran çözünürlüğü ise 1366 x 768 piksel olacak. Ürünün en güzel özelliklerinden birisi ise 11 saat batarya ömrü sunması. Bu uzun batarya ömrü ile 1101HA birçok rakibine gözdağı vermiş olacak.

{pagebreak::Dizayn Ödülü}
Yeni EeePC 1101HA oldukça şık bir görünüme sahip. Ürün oldukça doğal ve seçkin duruyor. Ürünün üzerinde Alman Red Dot Dizayn ödülüne sahip klavye kullanılmış. Bu ürünü normal bir dizüstü bilgisayardan ayırmanız oldukça güç. Çünkü ürünün üzerinde bulunun klavye standart dizüstü klavyesinden yüzde 5 ufak. Bu da kullanımda oldukça fazla bir şey değiştirmiyor.

{pagebreak::Diğer özellikler}
Ürünün üzerinde depolama için 160 GB sabit disk kullanılmış. Bunun yanı sıra Ekranın hemen üzerinde 1.3 Megapiksel çözünürlüğe sahip bir webcam bulunuyor. Bluetooth ve kablosuz ağ bağlantı arabirimi de olan cihazı Asus Docking üzerinde de kullanabiliyorsunuz. Oldukça konforlu ve bir o kadarda başarılı bir ürün olan Asus 1101HA’nın performansı ise standart Netbook’ların üzerine çıkamıyor.

:: Büyük ekran bir Netbook almayı düşünür müsünüz?