Dünyanın İlk Yeşil DSL’i

Alcatel-Lucent, yenilikçi, yüksek kapasiteli ve çevreci bir dijital abone hattı (DSL) platformu geliştirdi. Yeni çözüm, servis sağlayıcılara, mevcut bakır altyapı üzerinden geleceğin uygulamalarını sunma becerisi kazandırıyor. Çözüm, geleneksel DSL çözümlerine göre yüzde 25 daha az enerji harcıyor.

Günümüzde, kullanıcı trafiği az olduğunda modemlerin düşük enerji modunda çalışmasını sağlayan standartlar bulunuyor. Ne var ki, bu modemleri yeniden aktif hale getirirken enerji dalgalanmaları yaşanıyor. Bu da ses kalitesini düşürüyor ve ağ istikrarsızlığına yol açıyor. Alcatel-Lucent‘ın yeşil DSL çözümü, operatörlere, bu sorunların üstesinden gelen, benzersiz ve uçtan uca bir çözüm sunuyor. Çözüm, bir servis sağlayıcının abone hattı genelinde, herhangi bir hat istikrarı sorununa yol açmaksızın, modemlerin enerji tüketiminde ciddi bir indirim sağlıyor.

 

 

Alcatel-Lucent’ın en yeni ISAM çözümü, şimdilik bütün kullanıcılara 50 Mbs hız sağlıyor. Hızı 100 Mbs’ye kadar çıkabilen bu çözüm, ağın her noktasında aynı performansı gösteriyor.

 

Yüksek kapasiteli ve yüksek hızlı DSL (VDSL) hat kartlarını da içeren bu çözüm bu sayede VDSL bağlantı teknolojisini de destekliyor. Alcatel-Lucent‘ın üçüncü nesil VDSL hat kartlarını barındıran yeni ISAM çözümü, şirketin DSL alanındaki yenilikçi teknolojisinin ve pazar liderliğinin altını çiziyor.

Araştırmalar, çevreci erişim teknolojilerinin operatörler açısından kritik bir ihtiyaç, düşük enerji tüketen ürünlerin ise bu ihtiyacı karşılamak açısından önemli bir bileşen olduğunu gösteriyor. Alcatel-Lucent‘ın yeni ISAM platformu, operatörlerin bu ihtiyacına yanıt veriyor.

:: ISAM çözümünü duydunuz mu?

PlayStation Ailesinin En İyisi Hangisi?

 

İkinci çeyrek sonuçlarını açıklayan diğer bir şirket de Sony oldu. Sonuçlardan görüldüğü kadarıyla Sony için işler çok da iyi gitmiyor.

Firma, ikinci çeyrek boyunca dünya çapında sadece 1,1 milyon adet PS3 ve 1,3 milyon adet PSP satabildi. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde Sony, 1,6 milyon adet PS3 ve 3,7 milyon adet PSP satmayı başarmıştı.

Açıklanan rakamların düşük olmasının yanı sıra bunları asıl ilginç kılan şey ise PS2′nin satış rakamları oldu. İkinci çeyrek boyunca tüm dünyada toplam 1,6 milyon adet satan PS2, PlayStation ailesinin en başarılı üyesi olarak göze çarptı.

PlayStation 2 için satılan oyun sayısının 19,3 milyondan, 8,5 milyona düşmesine rağmen konsolun satış rakamlarının yüksek olması da gerçekten enteresan.

:: PlayStation ailesinin en başarılı üyesi sizce hangisi?

Oyun Dünyası Bu Filmleri Konuşuyor

Sinema sektöründe konu sıkıntısı çekildiği uzun zamandır dile getirilen bir konu. Hatta son yıllarda oyun sektörünün sinemayı beslediğini itiraf etmek gerek. Birçok video oyunu, o kadar popüler oldu ki, Hollywood‘un dikkatini çekmekte zorlanmadı. Bunun üzerine birer ikişer beyaz perdeye aktarılan yapımlar, bu kez oyuncuların değil sinema severlerin beğenisini kazanmaya başladı.

Sizler için maziye bir göz atıp, oyundan filme aktarılan yapımları derledik. Sayfalarımıza hepsini sığdıramamış olsak da, hemen hemen en bilindikleri bir araya topladık. İşte bir zamanlar video oyunu olup, sonradan beyaz perdenin tadına bakan yapımlar…

{pagebreak::Mortal Kombat}

Mortal Kombat (1995)

Bir dövüş oyunu fenomeni olan Mortal Kombat (MK), belki de en iyi film uyarlamalarından biri oldu. Maalesef en büyük eksiği, daha önce MK oynamamış ve hikayesini bilmeyenler için pek bir şey ifade etmemesiydi. Ancak sıkı Mortal Kombat fanatikleri için, Sub-Zero ve Scorpion‘u, Lord Rayden ve Shang Tsung‘ı beyaz perdede görmek paha biçilmez bir deneyimdi.

İlk MK oyunlarındaki hemen hemen her karaktere yer verilen yapımın sonu, devamının geleceğini müjdeler şekilde bitmişti. Çok geçmeden, yalnıza 2 yıl sonra yapımın devamıyla karşılaştık. İlk şok Rayden’ı canlandıran Christopher Lambert‘ın filmde yer almamasıydı. Ayrıca Mortal Kombat 2, kısa sürede Johnny Cage‘i harcıyordu… Bunlara karşın sayısız karakteri bir araya getiren yapım, bu kez ne fan’lara yaranabildi ne de MK’dan haberdar olmayanlara. İkinci film tam bir fiyaskoydu. Şimdi gözlerimiz 2010’da vizyona girmesi planlanan Mortal Kombat 3‘ün üzerinde. Umarız bu iyi bir deneme olur.

IMDB Puanı: 10/5.4

{pagebreak::Hitman}

Hitman (2007)

Dört video oyununun ardından beyaz perdeye aktarılan Hitman, başrol oyuncusu yüzünden oyun çevrelerinde epey tartışma yaratmıştı. Ajan 47 karakterini canlandıran Timothy Olyphant’ın, kahramanın ağırlığını veremeyeceğini düşünenlerin bir kısmı, filmi izledikten sonra karar değiştirmiş olsa da, bir kısmı da düşüncesini savunmaya devam etti.

Öyle ya da böyle Hitman de, oyundan filme aktarılan isimler arasına katıldı. Gerçi sıkı Hitman oyuncuları için yapım biraz fazla aksiyon olmuş olmasına karşın, başarılı bir uyarlama sayılabilir. Bilindiği üzere oyunda, gizlilik ön planda tutuluyor ve düşmanlara neredeyse hiç gözükmeden ilerleniyor. Filmde maalesef biraz daha agresift bir Ajan 47 karakteri çiziliyor. 100 milyon dolar gelir getiren filmin devamı da yolda. Öyle ki, 20th Century Fox, Hitman 2’nin çekileceğini müjdeledi. Muhtemelen Hitman 2, 2010’da vizyona girecek.

IMDB Puanı: 10/6.3

{pagebreak::Tomb Raider}

Tomb Raider (2001)

Belki de oyun dünyasının en seksi karakterlerinin başında gelen Lara Croft, evvela 2001 yılında beyaz perdeyle tanıştı. Hem de ne tanışma! Lara Croft: Tomb Raider adlı yapımın başrolünde, sinema dünyasının seksi yıldızı Angelina Jolie yer aldı. Sıradan bir aksiyon filmi olmuş olmasına karşın, oyunun takipçileri tarafından beğenilen Tomb Raider’ın devamı gecikmedi.

2003’de vizyona giren Lara Croft: Tomb Raider: The Cradle of Life‘ta da seksi kahramanı Angelina Jolie’den izledik. İlkinden pek de aşağı kalmayan yapım, sinema tarihine ortalama puanlarla geçti. Muhtemelen yapımcıları gişede çok fazla memnun edemeyen The Cradle of Life’dan bu yana, devam filmi çekilmiyor. Ancak şu sıralarda İnternet sitelerinin forumlarında, Tomb Raider 3 çekilirse Lara Croft’u Megan Fox‘un oynaması gerektiğini söyleyenler çoğunlukta.

IMDB Puanı: 10/5.3

{pagebreak::Silent Hill}

Silent Hill (2006)

Bir korku oyunu klasiği olan Silent Hill, belki de en iyi oyundan filme uyarlamalardan biri oldu. Rejisini, pek deneyimli sayılmayacak bir yönetmen olan Christophe Gans‘ın üstlendiği yapım, birçok tanıdık yüzü de kadrosunda bulundurdu. Cast’ında hiçbir büyük yıldızın bulunmadığı filmde, Radha Mitchell ve Sean Bean başrolü paylaştılar.

Yolu Silent Hill kasabasına düşen bir kadının orada kızını kaybetmesiyle başlayan yapımda, video oyununda görmeye alışık olduğumuz yaratıkları da görme fırsatı elde ettik. Pramit Kafa‘yı, hemşireleri ve daha birçok ucubeyi beyaz perdeye taşıyan bu film, etkileyici sonuyla da dikkat çekti.

IMDB Puanı: 10/6.5

{pagebreak::Doom}

Doom (2005)

Video oyunlarına yakınlığıyla bilinen Andrzej Bartkowiak‘ın yönettiği Doom, sinema severler ile 2005’te tanışmış olsa da, sanal dünyadaki mazisi çok daha eski bir isim. Öyle ki, FPS türünün en önemli örneklerinden biri olan yapım, 1993 yılında video oyunu olarak karşımıza çıkmıştı. Grafikleriyle adeta çığır açan yapımın filminde, Dwayne Johnson (Nam-ı diğer The Rock) ve Karl Urban rol aldı.

Özellikle sonlarında yaklaşık beş dakika boyunca FPS açısıyla ilerleyerek, oyuncuların kalbini kazanan yapım, genel olarak bakıldığında başarısız bir bilimkurgu aksiyon filmi olmaktan öteye gidemedi. Bu başarısız denemenin sonrasında, herhangi bir devam filminden bahsedilmez oldu.

IMDB Puanı: 10/5.2

{pagebreak::Max Payne}

Max Payne (2008)

Matrix filminden sonra tanıştığımız Max Payne, video oyunu olarak karşımıza çıkmıştı. “Bullet Time” adı verilen zamanı yavaşlatma tekniği ile, sanki Matrix kahramanlarından birini yönettiğimizi hissettiğimiz yapım, gönüllere taht kurmuştu. Devam oyunundan sonra serinin üçüncüsü beklenirken, film olarak vizyonda belirdi Max Payne.

Behind Enemy Lines ve The Omen filmlerinden tanıdığımız John Moore‘un yönetmenliği üstlendiği Max Payne’in senaristleri arasında, orijinal oyunun da yazarlığını yapan Sam Lake bulunuyordu. Oyuncu kadrosunda Mark Wahlberg, Chris O’Donnell ve son yıllarda büyük üne kavuşan Olga Kurylenko‘nun da yer aldığı yapım, maalesef eleştirmenlerinden yeteri kadar iyi eleştiriler alamadı. Sıradan bir aksiyon filminden ileriye gidemeyen yapımda, kısmen de olsa Max Payne’in atmosferinin yansıtılması başarılmıştı.

IMDB Puanı: 10/5.5

{pagebreak::Street Fighter}

Street Fighter (1994)

Dövüş oyunları arasında efsane olan Street Fighter’ın film olması hemen hemen her oyuncunun hayaliydi. Ancak işin şu kısmı unutuldu: Bunda karakteri bir araya getirecek nasıl bir hikaye yazılabilirdi? Zaten oyunun kendi içerisindeki senaryosunun bile ayakları yere basmazken, film denemesinden ne çıkabilirdi ki? Gayet saçma bir hikaye ile karakterlerin çoğu harcanarak karşımıza çıktı Street Fighter’ın filmi.

Jean-Claude Van Damme ve Kylie Minogue‘u bir araya getiren yapım, Guile ve M. Bison’ın savaşına, Chun-Li, Cammy, Ken ve Ryu’yu da dahil eden yapımda, ara ara Sagat, Balrog, Honda, Vega ve Zangief’i görüyorduk. Dhalsım’dan hiç bahsetme gereği duymuyorum zira filmde gördüğümüzün o olduğuna inanmak istemiyorum. Bu son derece berbat yapımdan 15 yıl sonra Street Fighter: The Legend of Chun-Li vizyona girdi. Eğer izlemediyseniz, üzülmeyin. Onun akıbeti de ilk denemeden farklı olmadı. Bir şey kaçırmış sayılmazsınız.

IMDB Puanı: 10/3.2

{pagebreak::Double Dragon}

Double Dragon (1994)

Televizyon için çektiği filmlerle tanınan James Yukichi‘nin yönettiği Double Dragon, aynı adlı oyunun hikayesine nispeten sadıktı. Çok eski bir dövüş oyunu olan Double Dragon‘da, ilerle ve dövüş mantığı güdülüyordu. Aynı adlı sinema filminde de yöntem aynı oldu. Billy Lee ve Jimmy Lee, Guisman’ı yok etmek için onlarca adam patakladı…

Mark Dacascos ve Robert Patrick‘in yer aldığı yapım, son derece kötü bir aksiyon filmiydi. Dönemin dövüş filmleri furyasının bir parçası olan Double Dragon, ünlü çizgi roman yazarı Paul Dini‘nin (Batman çizgi romanları ve Star Wars: The Clone Wars‘da imzası bulunuyor) kaleme aldığı senaryo bile yapımı kurtarmaya yetmedi. Dolayısıyla Double Dragon, kimsenin devam filmin yapmayı aklının ucundan bile geçirmediği bir isim olarak, hafızalarda kaldı…

Imdb Puanı: 10/3.2

{pagebreak::Resident Evil}

Resident Evil (2002)

Bir korku gerilim klasiği olan Resident Evil serisinin sinemaya aktarılması, muadillerine göre çok daha başarılı oldu. Şimdilerde 2010’da vizyona girecek dördüncü film için uğraşılan serinin beyaz perdede ilk görünüşü, 2002 yılında oldu. Milla Jovovich ve Michelle Rodriguez‘i bir araya getiren yapım, senaryosuyla da kısmen diğerlerinden daha başarılı oldu.

Paul W.S. Anderson‘un hem yönetmen hem de senarist koltuğuna oturduğu Resident Evil, bir virüsün insanları zombilere çevirmesini konu alan bir felaket resmediliyordu. Hem oyunun takipçilerini ilginlendiren, hem de hayatında eline gamepad almamış insanları da içine çeken bu konu başarıyla kurgulanınca, ortaya ortalamanın biraz üzerinde bir film çıktı. İlkinin başarısı devam filmlerine de kaynak oldu…

Imdb Puanı: 10/6.3

{pagebreak::Prince of Persia}

Prince of Persia: The Sands of Time

1989 yılında tanıştığımız Prince of Persia, birçok kez oyun olarak karşımıza başarıyla çıktı. Bu serüvenin film olmasını ümit ediyorduk; yapımcılar sesimizi duymuş olmalı ki, Prince of Persia: The Sands of Time filminin çekimlerine başlandı. 28 Mayıs 2010‘da gösterime girecek olan yapımın yönetmeni, Donnie Brasco ve Harry Potter and the Goblet of Fire’dan tanıdığımız Mike Newell.

Asıl merak edilen, yapımda Prens Dastan’ı kimin oynayacağıydı. Donnie Darko ve Brokeback Mountain filmlerinden tanıdığmız Jake Gyllenhaal, bu role hayat verecek isim olarak belirlendi. İlk görselleri yayınlanan filmin afişi bile belli oldu. Umuyoruz ki Prince of Persia: The Sands of Time, seyirciyle buluştuğunda beklentileri karşılar.

Vizyon Tarihi: 28 Mayıs 2010

{pagebreak::WarCraft}

WarCraft

Strateji oyunlarının mihenk taşı WarCraft, İnsan ve Orc ırkları arasındaki mücadeleyi konu alıyordu. İlerleyen dönemde, WarCraft II ve III, ardından World of WarCraft ile tanıştık. Hikaye epeyçe gelişti ve farklı açılımlar kazandı. Şimdi Blizzard, dünya çapındaki fenomenini sinemaya taşımaya hazırlanıyor.

Bu güzel gelişmenin ardından, geçtiğimiz 22 Temmuz’da filmin yönetmeni açıklandı. Spider-Man serisinden bildiğimiz ve şu sıralar Evil Dead‘i çeken Sam Raimi, yapımın rejisinin başında olacak. Şimdilerde cast hazırlıkları yapan deneyimli yönetmen, WarCraft’ı çekmeye başlamak için gün sayıyor.

Vizyon Tarihi: Belli Değil

{pagebreak::Tekken}

Tekken

Beyaz perde, dövüş oyunlarını misafir etmeyi seviyor anlaşılan. Önce Street Fighter, sonra Mortal Kombat, şimdi de Tekken. Bu yıl içerisinde gösterime girmesi planlanan Tekken’in kadrosu bir hayli ilgi çekici. Öyle ki, James Franco‘dan (Hwoarang), Ron Perlman‘a (Paul Pheonix), Jackie Chan‘den (Lei Wulong), Cary-Hiroyuki Tagawa‘ya (Heihachi Mismima) kadar birçok ünlü film yıldızı, Tekken için bir araya gelmiş.

Yeni yapımın yönetmeni, genellikle Prison Break ve 24 gibi televizyon dizileriyle öne çıkan Dwight H. Little. Merakla beklenen filmin senaryosu ise, daha önce oyun filmleri konusunda deneyim yaşamış birine teslim edilmiş. Daha önce Lara Croft: Tomb Raider‘da da görev alan Michael Colleary, Tekken’in hikayesinin ardındaki isim.

Vizyon Tarihi: 2009

:: Bu filmlerden en çok hangisini bekliyorsunuz?

Nintendo DSi ile Şov Yapın

11 farklı lens efekti sunan Nintendo DSi Kamera ile fotoğraflar üzerinde oynamak ve onları arkadaşlarınız ile Facebook üzerinden paylaşmak hiç bu kadar eğlenceli olmamıştı. Tek ihtiyacınız Wi-Fi üzerinden Nintendo DSi ile internete bağlanın, güncelleştirmeyi yapın ve yeni Facebook eklentisini kullanmaya başlayın!

Nintendo DSi sistem update ile aktif hale getirilen Facebook Connect özelliği aileniz ve arkadaşlarınız ile eğlenceyi paylaşmanın yeni şeklini tüm oyun tutkunlarının hizmetine sunuyor. Nintendo DSi‘ın dahili kamera ve interaktif lens efektlerini kullanarak çektiğiniz fotoğraflarınızı Facebook‘a direk yükleyebilme özelliği ile aileniz ve arkadaşlarınız ile paylaşmanız artık çok daha kolay.

 

Nintendo DSi Facebook eklentisi ile 200 fotoğrafa kadar yükleme yapmanız mümkün. Yüklediğiniz fotoğraflar otomatik olarak “Nintendo DSi’dan gönderilmiş fotoğraflar” albümüyle paylaşıma hazır hale geliyor.

 

Nintendo DSi Kamera özelliği ile entegre şekilde sunulacak heyecan verici yeni Facebook eklentisi, çektiğiniz fotoğrafları Facebook’a yüklemenizi ve arkadaşlarınız ile paylaşmanızı sağlıyor. Nintendo DSi‘ın menüsündeki Sistem Ayarları bölümünden konsolun yazılım versiyonunu 1.4’e yükselttikten sonra albümünüzde Facebook ikonuyla beliren yepyeni özellik ile fotoğraflarınızı Facebook’a yükleyemeye başlayabilirsiniz.

:: Facebook’u hayatınızınbir parcası olmasını istiyor musunuz?

 

Oyunlar Daha Pahalı Olmalı!

 

Sony Europe’un eski CEO’su ve şimdilerde Codemasters’ın yönetiminde yer alan Chris Deering, oyun yapım maliyetlerinin günümüzde çok arttığını belirterek yakın bir gelecekte oyun fiyatlarının da buna göre artması gerektiğini belirtti.

“Oyun endüstrisinin geleceğinin desteklenmesi için fiyatlar ortalama 110 $ seviyesinde olmalı.” şeklinde konuşan Deering “Ancak insanları şu dönemde oyunlar için bu kadar para verebileceklerini düşünmüyorum. Her iki tarafı da memnun edecek bir üst sınır belirlenmeli.” ifadelerini kullandı.

“Oyuncular daha fazla para harcamak istemiyorlar. Ancak yapımcılar da bir oyun yapabilmek için eskisinden çok daha fazla para harcamak zorundalar. İşte sorun bu noktada başlıyor.” diyen Deering yakın bir zamanda oyun fiyatlarının artmasının büyük bir olasılık olduğunu belirtti.

:: Oyun fiyatları sizce pahalı mı?

Need for Speed: Shift’den Hayal Kırıklığı

Yarış tutkunlarının büyük bir heyecan ile gün saydığı Need for Speed: Shift, şimdiye dek yayınlanan materyalleriyle fan’ları tatmin etmişti. Yeni yayınlanan ve “The Driver’s Experience” adı verilen video ise, öncekilere nazaran hayal kırıklığı yarattı. Zira yapımdan hemem hemen hiç görüntü göstermeyip, yalnızca World Racing şampiyonasındaki ünlü pilotlara odaklanan trailer’da, oyuncuları tatmin edecek hiçbir materyal bulunmuyor. Gerçek sürücüleri oyun içerisine aktaracak olan yapımcılar, bu konunun altını çizmek için The Driver’s Experience videosunu yayınladı. İşte söz konusu trailer:

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/10880/t_needfps_driversexp.flv#

15 Eylül 2009‘da, PC, PS3, X360 ve PSP için raflarda yer bulacak olan Need for Speed: Shift ile yapımcılar, son iki NFS’nin bıraktığı kötü izleri silmeye çalışıyor. Öyle ki, yapımın tarzını ciddi şekilde elden geçiren EA, illegal sokak yarışları değil, onun yerine Race Driver: GRID‘deki gibi profesyonel müsabakaları NFS markasıyla buluşturmuş.

:: Yeni yayınlanan NFS: Shift videosu hakkında siz ne düşünüyorsunuz?

Günün Bedava Yazılımı: Photo Stamp Remover

Photo Stamp Remover yazılımı sayesinde gözyaşlarını, kırışıklıkları ve istenmeyen lekeleri çok kolay bir şekilde kaldırabilirsiniz. Yazılımın algoritması sayesinde kaldırma işlemini otomatik olarak kendisi yapabilir. Seçilen alanlarda lekeleri başarılı bir şekilde temizler.

Şartlar ve Koşullar

Bu ürün “Olduğu Gibi” sunulmaktadır. Herhangi bir garanti verilmemektedir. Yazılımdan kaynaklanacak tüm hatalar indiren kişinin sorumluluğundadır. Yazılımın ticari amaç için kullanılması yasaktır. Yazılım tamamen bireysel kullanıcılar için ücretsizdir.

Not: Yazılımı 01.08.2009 Saat: 10:00’a kadar etkinleştirmeniz gerekmektedir.

Yazılımı İndimek İçin Tıklayın

Kurulum

:: Yukarıdaki bağlantıya tıklayarak dosyayı indirin.
:: Sıkıştırılmış dosyayı açın.
:: Açılan klasör içerisindeki Setup.exe dosyasını çalıştırarak kurulumu yapın.
:: Aynı klasör içerisindeki Activate.exe dosyasını çalıştırarak etkinleştirin.
:: Kurulum işlemi tamamlanmıştır.

Yazılımın Künyesi

Adı: Photo Stamp Remover
Dosya Boyutu: 1.57 MB
Firma: SoftOrbits
İşletim Sistemi: Windows 2000, XP, 2003, Vista; 128 MB RAM; 5 MB Boş disk alanı
Dili: İngilizce
Yarınki Fiyatı: 39.95 $
Bilgi İçin: GOTD

:: Yazılım hakkındaki soru ve görüşlerinizi buradan paylaşın.

Yazan:
mila12

iPhone Yatak Performansını Ölçüyor!

Ne kadar alkol tüketebileceğinizi ölçen iPhone uygulamasından sonra, şimdi de yatakta ne kadar marifetli olduğunuzu ölçen bir uygulama gündeme geldi. Passion adlı bu “enteresan” uygulama, cinsel temas sırasında performansınızı ölçerek, bir skor belirliyor.

Hesaplama Nasıl Yapılıyor?

Uygulamayı kullanmak için “mesaiye başlamadan” önce iPhone bir şekilde vücudunuza monte etmeniz ya da en azından yatağın üzerinde bulundurmanız gerekiyor. Elbette iPhone‘u yatakta vücudunuzda taşıyabiliyorsanız, cinsel performanstan daha ciddi problemleriniz de olabilir.

Passion bunun ardından hareketleri ve ortamda bulunan “sesleri” algılayıp, daha sonra kahvede, berberde ya da işyerinde diğerleriyle kıyaslayabileceğiniz bir skor belirliyor.

5 dolara App Store‘da yerini alan Passion’u çoğunlukla telefonunu deliler gibi sallayıp, çığlık atacak olan “şakacı” ergenler alacak olsa da, uygulamanın geliştiricisi Chris Alvares’in köşeyi döneceği kesin gibi.

:: Türk erkeği cinsel gücünü iPhone ile ölçer mi?

Bilgi İçin : Passion (iTunes sayfası)

QuickOffice Artık Tüm Nokia’lara Ücretsiz

Yenilenen Quick Office, artık tüm destekli Nokia’lara tam sürüm olarak, ücretsiz indirilebiliyor. Kısa bir süre öncesine kadar sadece görüntüleme özelliği ile birlikte sunulan ve yeni bir dosya açmak için tam sürüm lisansına ihtiyaç duyan uygulama artık böyle bir kısıtlamaya sahip değil.

Uygulamayı yükseltmek için yapmanız gerekenler oldukça basit. Bir güncelleme olarak yapılabilen yükseltmeye Quick Office menüsü altındaki Updates & Upgrades (Güncellemeler & Yükseltmeler) seçeneğinden ulaşılabiliyor.


Nokia, kısa bir süre önce E serisine sunduğu bu hakkı artık tüm destekli Nokia’lara açtı.

Seçeneğe tıkladığınızda açılan pencereden kullanılabilir yükseltmeler görülüyor. Quick Office 6 isimli yükseltmeye tıkladığınızda 6.2 sürümü telefonunuza yüklenmiş oluyor.

:: Favori mobil ofis uygulamanız hangisi?

Genius MaxFire Blaze 2 Gamepad İnceleme

Oyun konsolları son dönemde oyunların hem tarzını hem de oynanış şekillerini büyük ölçüde değiştirdi. Özellikle son nesil konsolların piyasaya çıkmasından itibaren oyun oynamak artık eskisine göre daha farklı bir hal aldı. PC oyunculuğu çekirdek kitlesini korurken, oyun oynamaya yeni başlayan kişiler için konsollar hem kullanımlarının PC’ye göre daha kolay olması hem de daha rahat bir şekilde oynanmaya imkan tanıdıklarından ilk tercih olmaya başladı.

Oyun konsollarının en önemli bileşeni elbette ki gamepad’lerdir. Örneğin Nintendo Wii’nin yakaladığı başarının gamepad’i sayesinde olduğunu söyleyebiliriz. Aynı şekilde XB0X 360′ın gamepad’i de kendine has tasarımıyla büyük beğeni toplamıştır. Playstation ise geleneksel tasarımını çok fazla değiştirmeyerek, hayranlarını her daim memnun etmiştir.

Tabii bu ürünlerin kendi orijinal gamepad’lerinin dışında bazı firmaların hem oyun konsolları için, hem de bilgisayarlar için ürettiği başka tasarımlar da var. Fare ve klavye setleri ile ülkemizde beğeni toplayan Genius da bu firmalardan biri. Genius’un MaxFire Blaze 2 adlı gamepad’i bakalım orijinal tasarımın önüne geçebilecek ya da PC oyuncularının beğenisini kazanabilecek bir ürün mü?

{pagebreak::Dış görünüm ve tasarım}

Dış görünüm ve tasarım

MaxFire Blaze 2 uzaktan bakıldığında renkleri ve şekli itibariyle daha çok XBOX gamepad’ini andırsa da, aslında Playstation, Playstation 2 ve PC için tasarlanmış bir ürün. Beyaz rengin hakim olduğu cihazın tutma yerlerinde açık gri renk tercih edilmiş. Tuşlar ise analoglar da dahil olmak üzere şeffaf turuncu renkteler. Geri kalan tuşlar ise koyu gri renkte. MaxFire Blaze 2′nin genel anlamda dış görünüşünün çok etkileyici olduğunu söylemek güç. Zaten böyle bir cihazda önemli olan şey dış görünüş değil, işlevsellik. Bu yüzden bunu fazla önemsemeye gerek yok.

Uzun süre oyun oynayacaksanız, gamepad’in elinize iyi oturması önemlidir. Yoksa bir süre sonra eliniz ağrımaya başlayacaktır. Genius MaxFire Blaze 2′nin bu konuda gayet başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak iş ne yazık ki ele oturmayla bitmiyor. Cihazı elinize aldığınızda tuşların da doğru parmaklara denk gelmesi gerek ki MaxFire Blaze 2 bu noktada çuvallıyor.

{pagebreak::Tuş takımı}

Tuş takımı

Ürünü tuttuğunuzda üst kısımda bulunan tuşların garip yerlerde durduğunu hemen fark edeceksiniz. Standart Playstation kolunda işaret parmağınızın olduğu yere üst, orta parmağınızın olduğu yere ise alt tuşlar denk gelir. Ancak bu cihazda işaret parmağınızın olduğu yere alttaki tuş denk geliyor. Bu durum da üstteki tuşa basmak için hangi parmağınızı kullanacağınıza karar verememenize yol açıyor. Orijinal Playstation kolundaki gibi kullanmaya kalkarsanız, demin bahsettiğimiz ele oturma olayı ortadan kalkıyor. Üst tuşlara işaret parmağınızla basında eliniz garip bir şekle giriyor ve rahatsız oluyorsunuz.

Tuşlarda yaşanan tek sorun ne yazık ki bu değil. Eğer analog yerine diğer yön tuşlarını kullanırsanız düz gitmekte büyük zorluklar yaşayabilirsiniz. PES 2009 ile yaptığımız testlerde her nedense adamlar düz gitmek yerine daha çok çapraz koşmayı tercih ettiler. Yön tuşları bir daire içinde olduğu için tam sağ ya da sol kısma parmağınızı basmazsanız düz gitmeniz mümkün değil. Yön tuşlarını kullanacaksanız çapraz gitmeye hazır olmanızı tavsiye ediyoruz.

{pagebreak::Analog ve diğer tuşlar}

Analog ve diğer tuşlar

Üst kısımdaki tuşlar ve yön tuşlarının dışında kalanlarda ise bir sorun olduğunu söyleyemeyiz. Analogların hassasiyeti gayet iyi ve kullanımda bir zorluk yaşamıyorsunuz. Aynı zamanda sağ baş parmağınıza denk gelen dört adet tuşun da yerinde bir sorun yok ve basarken çok fazla sertlik ya da yumuşaklık hissetmiyorsunuz. Cihazın titreşim özelliği bulunduğunu da belirtmekte fayda var.

Kontrol tuşlarının haricinde MaxFire Blaze 2′de Turbo, Select, Start ve Analog tuşları var. Analog tuşu tahmin edebileceğiniz gibi analog kolları açıp kapatırken Select ve Start tuşları da oyun içinde başlatmak ve durdurmak gibi görevlere sahipler.

{pagebreak::Turbo ve sonuç}

Turbo ve sonuç

Turbo tuşuna gelecek olursak. Bu tuşa basarak diğer kontrol tuşlarından birini Turbo olarak ayarlayabiliyorsunuz. Turbo’nun iki farklı modu var. Birincisi hızlı ateş, diğeri otomatik ateş modu. Hızlı ateş modu FPS oyunlarında karşılaştığımız “Burst fire” gibi bir etki yapıyor. Bu moda ayarladığınız tuşa bastığınızda kısa bir süre içinde birkaç kez üst üste basmış gibi oluyorsunuz. Otomatik ateş modunda ise atadığınız tuşa bir kez bastığınızda sanki basılı tutmuşsunuz gibi bir etki yapıyor.

Sonuç olarak Genius MaxFire Blaze 2 için çok başarılı bir gamepad demek biraz güç. Playstation 1 ve 2 için çok da uygun bir gamepad değil. Orijinal gamepad’ler varken bu cihazı kullanmaya alışmanız zaman alacaktır. Ancak eğer PC’de oyun oynuyorsanız , çok fazla tuş gerektirmeyen oyunları bu ürünle oynayabilirsiniz.

{pagebreak::Teknik özellikler} 

Teknik özellikler

Genius MaxFire Blaze 2

Gamepad

Boyutlar: 155 x 115 x 50 mm
Ağırlık: 420 gr
Arayüz: USB, Playstation
Güç kaynağı: USB
Desteklenen cihazlar: Playstation / Playstation 2 / Windows PC
Tuşlar: 12 adet kontrol, yön tuşları, 2 adet analog kol

Bilgi için: Genius Türkiye
Web: http://www.geniusnet.com/
Fiyat:

:: Gampad ile tüm oyun türleri oynanabilir mi?

Asus, USB 3.0’ı Erteliyor

Asus’dan USB 3.0 destekçilerine kötü haber. firma, geçtiğimiz hafta USB 3.9 destekli anakart üzerinde çalıştıklarını, kısa süre içerisinde de anakartı piyasaya çıkaracaklarını duyurmuştu. P6X58 Premium adı verilen anakartın üzerinde çalışmaktan vazgeçtiklerini duyurdu.

Asus’un bu kararının arkasında yatan sebep ise bilinmiyor. Firma henüz bir açıklama yapmadı. USB 3.0 destekli anakartlar teorik olarak 4.8 Gbps hıza ulaşacak deniliyor.

:: USB 3.0 destekli anakartların ertelenmesindeki sebep sizce nedir?

Dizüstünde 1 TB

 

Genellikle dizüstü bilgisayarlarda kullanılan 2,5 inçlik sabit diskler daha önce 1 TB kapasiteye ulaşamamıştı. Şimdi ise veri depolama çözümleri ile tanınan Western Digital firması dünyada ilk kez  1 TB kapasiteye sahip 2,5 inçlik bir sabit diski piyasaya sürüyor.

WD Scorpio Blue serisine eklenen SATA 2,5 inçlik bu yeni model 1 TB kapasiteyi dizüstüne taşıyan ilk ürün olma özelliğine sahip. Her plakada 333 GB kapasite sunan teknoloji sayesinde üretilen model aynı zamanda taşınabilir depolama sistemleri için de gayet uygun.

:: Dizüstü bilgisayarınızın kapasitesi ne kadar?