Sony Farkı Kapatmak Üzere

İki Japon devi Nintendo ve Sony arasındaki rekabet 2009’un son çeyreğine yaklaştığımız şu günlerde de kıyasıya devam ediyor. Nintendo karlılığını sürdürmek istiyor, fakat aynı durum Sony için geçerli değil. Sony’nin planları karlılığı arttırmaktan öte, PS3 satışlarını yaygınlaştırma doğrultusunda. Dünyanın mevcut ekonomik durumu baz alındığında bu firmaların iki önemli sorunla yüzleşmesi gerekiyor. İlk sorun, ekonomik krizin büyük ve gelişmiş ekonomilerin değer artırmalarını durdurmuş olması. Krize rağmen Japon Yen’i gücünü korumaya devam etti ve bu da bir çok Japon firması için, denizaşırı satışların Japonya içi satışlara göre daha az karlı olması anlamına geliyor.

 
PS3 ve Wii karşı karşıya!

İkinci problem ise tüketici harcamalarındaki düşüş. Daha az ürünün satılması anlamına gelen bu durum, geçmişe bakıldığında Nintendo için büyük bir tehdit oluşturmuşa benzemiyor. Fakat her iki firma da her yeni yıl ile birlikte, bir önceki sene elde ettikleri satış rakamlarını özler duruma geliyor. Sony son çeyrekte, PSP satışlarını artırdı ve el konsollarında satış rakamı olarak neredeyse Nintendo’ya fark atmak üzere. Nintendo’nun 2009 son çeyreğindeki satış miktarı ise 2008 Ağustos ayı başları ile kıyaslandığında neredeyse yarım milyon ünite daha az.

:: Konsol satışlarının tekrar yükseleceğine inanıyor musunuz?

Yeni Anakartlarda Sorunlar Baş Gösterdi

USB 3.0 ve SATA 6 Gbps desteği ile kullanıcıların sabırsızlıkla beklediği anakart Asus P6X58 Premium, Marvell kontrolündeki teyit edilen aksaklıklar nedeni ile SATA 6 Gbps arabirimi neredeyse iptal edilecekti. Yapılan haberlere bakılırsa yüksek sonuçlu anakartın ortaya çıkış tarihinin iptaline karar verildi. Sebebin ise “Özel bir neden yok” olduğunu söylediler.

ASUS tüm bu açıklamaları reddetti. Firma doğal olarak bir ürünü direkt fesih edemeyeceğini biliyorlar. Fakat NEC elektronik USB 3.0 kontrol yongasında herhangi bir problem bulunamadı. Öyle görünüyor ki Asus yeni versiyonu kullanıyor. Firma SATA 6 Gbps arabiriminde tekrarlana hatalar yüzünden üzgün, ayrıca rekabetteki bir numarasını kullanamıyor ve belki de yeni teknoloji eklemesi için bekleyecek.

Rakip ASRock ilk USB 3.0 destekli ana kartını göstermeden önce, Intel P55 yonga seti ve üzerindeki PCI-E x1 adaptörü ile düşük değerli anakartlarını çıkarmaya hazırlanıyor.

SATA 6 Gbps problemi yeni Marvell kontrolü için şu anda beklemede. AMD planlarına göre Güney Köprü Yonga ailesi SB8XX’e USB 3.0 teknolojisini ekliyor. Intel ise henüz 3. parti kontrolör için planlarını anons etmedi.

::
Konu hakkındaki yorumlarınızı buradan paylaşın.

360 Derece Ses Sunan Hoparlörler

Logitech’in dört yeni multimedya hoparlör sistemi, “forward-firing” yani ileriye doğru ses veren sürücülere sahip standart PC hoparlörlerinin aksine, 360 derece ses ya da çok yönlü akustikler sunuyor. Bu dört yeni hoparlör sistemi, sunduğu 360 derece ses özelliği ile çok daha geniş bir “keyif alanı” sağlıyor.

Her bir uyduda öne ve arkaya bakan sürücüleri olan hoparlörler, sesi daha geniş bir alana kesintisiz olarak iletirken, siz odanın neresinde olursanız olun tek bir ritmi bile kaçırmıyorsunuz.

Logitech Speaker System Z523 ile kendinizi dinlediğiniz müziğin, izlediğiniz filmin ya da oynadığınız oyunun içine taşıyabilirsiniz. Z523 hoparlör sistemi, iki uydu ve hissedebileceğiniz zengin bas sesi için derin pes ses sunan 6.5 inç boyutunda “down-firing” subwoofer’a sahip. Z523 hoparlör sistemi 40 watt’lık (RMS) gücü ile odanızı güçlü ve dinamik sesle doldurabilir. Komşular gürültüden rahatsız olduklarını söylemek için ararlarsa, Z523’ün üzerinde yer alan kullanışlı kontroller sayesinde sesi hızlıca kısabilirsiniz.

Iyi bir bas ses almak istiyor ama duvarların da sallanmasını istemiyorsanız, Z323 tam size göre. Z323; 30 watt (RMS) gücü ve port’lu down-firing subwoofer’ı ile size anı yaşatacak güçlü bir ses için ihtiyacınız olan her şeye sahip.

Hem Logitech Z523 hem de Z323 multimedya hoparlörler, kulaklıklarınızı, müzik çalarınızı, oyun konsolunuzu, DVD oynatıcınızı ya da iPod’unuzu kolaylıkla bağlayabilmeniz için entegre ikili bir RCA jak ve bir 3.5 mm jak’a da sahip.

{pagebreak::Logitech Z520}
Logitech’in yeni stereo multimedya hoparlörleri Logitech Speaker System Z520 ve Logitech Speaker System Z320, sesten ödün vermeden subwoofer’a yer ayırmak istemeyenler için üretildi.

Logitech Speaker System Z520 güçlendirilmiş iki yönlü tasarımı ve 26 watt (RMS) gücü ile müziğinize, filmlerinize ve oyunlarınıza hayat veriyor. Z520, ufak bir partiye yetecek kadar güçlü ve en geride kalan tonları bile duyuracak kadar detaylı ses veren bir hoparlör.

Dizüstü bilgisayarlar için ideal olan Logitech Speaker System Z320, dilediğiniz yerde çalıştırabilir ve anında odanızı 10 watt’lık sesle doldurabilirsiniz. iPod’unuzdan müzik dinlemek veya kulaklığınızı takıp tek başınıza kalmak isterseniz; Z520 ya da Z320 hoparlör sistemini bilgisayardan çıkarmaya gerek kalmadan, iPod ya da kulaklığınızı hoparlörün yedek jak’ına takmanız yeterli.

:: Siz hangisini beğendiniz?

Nero Yola Geldi: Artık Ücretsiz!

4

Temel CD ve DVD yazdırma işlemleriniz için Nero kullanmak istiyorsanız, artık ücretsiz bir sürüm de mevcut. Ancak paralı olan tüm yazılımlarda olduğu gibi, ücretsiz sürümde sadece en temel yazma işlemleri ve üstüne bir de Ask.com araç çubuğu yer alıyor.

Eğer ImgBurn gibi daha başarılı ücretsiz sürümler yerine özellikleri düşürülmüş Nero‘yu tercih edecekseniz, kurulum ekranında yukarıdaki adıma geldiğinizde, “Install Nero without the Ask Toolbar” seçeneğini işaretlemeyi unutmayın.

:: Nero 9’u bu sayfaya e-posta adresinizi girdikten sonra indirebilirsiniz.

:: Hangi DVD yazdırma programını kullanıyorsunuz?

Bilgi İçin : Nero

Eklentileri Kontrol Eden Eklenti

0

Firefox’ta bir eklentiyi ayarlamak için tek yapmanız gereken: Araçlar menüsünü açıp Eklentiler‘e tıklamak. Açılan diyalog penceresi farklı bir sekmedeyse Eklentiler sekmesine geçip, aradığınız eklentiyi bulmak ve Ayarlar tuşuna tıklamak. O kadar da “tek yapmanız gereken” değilmiş…

Bu çileli yolu katetmek yerine, Options Menu adlı eklentiyi kurarak, tüm eklentilerinizi araç çubuğuna ya da Araçlar menüsüne ekleyebilirsiniz. Üstelik menüyü tüm eklentileri kapsayacak ya da sadece istediğiniz eklentileri barındıracak şekilde de ayarlayabiliyorsunuz.

Özellikle sıklıkla ayarlanması gerekebilen Personas, NoScript gibi eklentileri kullananlar için Options Menu olmazsa olmazlar arasına girebilecek kadar iyi.

:: Options Menu eklentisini Firefox’a kurun.

:: Bu eklenti işinize yaradı mı?

Bilgi İçin : Options Menu

11 nm GPU, Ne Zaman Çıkacak?

Dally, açıklamasının devamında GPU potansiyel araçları ve paralel programlamaya yeni alanlar yaratılması ve bir de gelecek için cesur adımlar atılmasının gerekliliğini dile getirdi.

Bilindiği gibi GPU yongasının geliştirilmesinde her iki yılda bir performans iki katına çıkartılıyor. 2015 yılında amaçlanan ise, GPU grafik çekirdeği şimdi işlemci çekirdeklerinin yüzlercesine sahip olması. Tam olarak altı yıl sonra umulan artış yaklaşık 5000 akış işlemcisi ve 11 nm mimari.

Tabii ki, Nvidia ve AMD’nin CPU’nun çekirdek yapısı tam olarak aynı konseptte değil. Bu yüzden teknik özellikler açısından işlemciler direkt olarak karşılaştırılamaz. Ama yapılan hesaplara göre 2015 yılında şimdiki grafik performansından yaklaşık 20 kat fazla grafik performansı alacağız.

::
Ekran kartınızın modeli nedir?

iPhone’un 7 Sinir Bozucu Özelliği

iPhone sahipleri, telefonun birçok özelliğinin olmayışından ve/veya eksik özelliklerinden şikayet ediyor. Koskoca Apple bunu nasıl iPhone’a eklemez denilen özellikleri kabaca topladık ve yazıda bu sinir bozucu özelliklere yer verdik. iPhone için yapılan reklamların ve kampanyaların haddi hesabı yok fakat iPhone gerçekten de rüya gibi bir telefon mu tartışılır.

Neyse ki tüm bu özelliklerin geçici de olsa bir çözümü mevcut. Bunun dışında Apple’ın yapabileceği çözümler de mevcut. Eğer iPhone sahibiyseniz ve sıraladığımız bu özellikler sizlerin de sinirini bozuyorsa, yazıda yer verdiğimiz geçici çözümlerden faydalanabilirsiniz. Hepsi ve daha fazlası ileriki sayfalarda.

 {pagebreak::Can Sıkan Kısayollar}

Can Sıkan Kısayollar

iPhone’un başlangıç ekranı kısayollar ile dolup taşmış durumda. Bu kısayollar, siz isteseniz de istemeseniz de orada duruyor. Birçok insanın kullanmadığı ve kullanmayacağı bu uygulamaları kaldırmak da namümkün.

Bunun yerine, uygulamaların ayarları bölümünde “görünüm” diye bir seçenek olsa, buna tıkladığımızda dilediğimiz uygulamanın görünmez olmasını sağlayabilsek iPhone’un bu sinir bozucu özelliğini ortadan kaldırırdı.

 {pagebreak::Arkaplanda Radyo Çalamaması}

Arkaplanda Radyo Çalamaması

iPhone‘un en güzel özelliklerinden birisi de Wi-Fi (artık 3G buna dahil) ile birlikte bir internet radyosuna bağlanabilmek ve Pandora, Slacker gibi radyolara kolayca erişebilmektir. Ne yazık ki bu özellikten faydalanmak için radyonun ekranda olması şart. Örneğin e-postalarımızı kontrol ederken arkaplanda radyo çalmasını sağlayamıyoruz.

 

Backgrounder adlı uygulamayı iPhone’a kurmadan bu sorunu halledebilmek mümkün değil.

 {pagebreak::Tarayıcı Düşmanı Apple Store}

Tarayıcı Düşmanı Apple Store

iPhone aracılığıyla Apple Store‘a girip siteden alışveriş yapmak kaçınılmaz bir şey. Eminiz iPhone sahibi hemen herkes bu eylemi en az bir kere yapmıştır. Fakat Apple Store, iPhone’un internet tarayıcısına zor anlar yaşatabiliyor. Öncelikle hiç kullanışlı değil. Bir sürü istenmeyen sonucun üzerinden geçmeniz gerekebiliyor.

Çözüm olarak en azından, bir uygulama aracılığıyla Apple Store’da dolaşmanızı öneririz. Örneğin App Miner . bu uygulama sayesinde Apple Store’da geçirdiğiniz dakikalarda zor anlar yaşamayacak, hedefinize daha kolay yoldan ve kısa sürede ulaşabileceksiniz.

 {pagebreak::Çabuk Biten Piller}

Çabuk Biten Piller

iPhone özünde bir cep telefonu. Tabii ki bir cep telefonundan daha fazlası ama insanlar iPhone’u alırken telefonla konuşabilmek için de alıyor. Bilgisayar özellikleriyle donatılmış bir cep telefonu ise haliyle çabuk pil tüketiyor. Bunun olması kaçınılmaz, ama gönül isterdi ki daha dayanıklı pillere sahip olabilelim.

Apple‘dan bu sorunla ilgili bir çözüm bekliyoruz. Zira bu sorun tüm iPhone kullanıcılarını birinci dereceden ilgilendiriyor. Geçici çözüm olarak, yoldayken veya da kullanmanızın mümkün olmadığı sürelerde Wi-Fi’ı kapatmak. Bunun dışında mantıklı herkesin ulaşabileceği bir sonuç olarak Wi-Fi kullanılırken 3G’yi kapatmak, veya tam tersi.

Eğer bunların hiçbiri işe yaramazsa bir şekilde yurt dışından harici pil çözümlerinden birini getirtmeyi deneyin. Bizim tavsiyemiz bu uygulama.

 {pagebreak::E-posta Ve Dosya Alışverişi}

E-posta Ve Dosya Alışverişi

En nihayetinde iPhone bir cep telefonu dedik. Ne kadar bilgisayar özellikleriyle donatılmış olsa da bunu unutmamamız gerekiyor. iPhone bir bilgisayar değil ve bilgisayar ile yapabileceğimiz çoğu şeyi iPhone üzerinden yapamıyoruz. Örneğin kendi çektiğimiz fotoğraf ve videolar dışında dosya yollayamıyoruz. Bunun dışında bir Word dosyasını bile e-postadan indirip düzenleyebilme imkanımız yok.

 

Apple, iPhone’a bir dosya yöneticisi koysaydı her şey farklı olabilirdi. Dosyalar arasında istediğimiz gibi gezinebilir ve/veya düzenleyebilirdik. Şimdilik yapabileceğimiz ise 1 Dolar kadar bir ücreti olan QuickOffice Files adlı aracı Apple Store’dan indirmek.

{pagebreak::Gmail Uygulaması Eksik}

Gmail Uygulaması Eksik

Bildiğiniz üzere iPhone üzerinden Gmail hesabınızı ayarlayabiliyor ve e-postalarınıza erişebiliyorsunuz. Fakat maalesef iPhone’un e-posta uygulaması, Gmail’in birçok önemli özelliklerinden mahrum bırakılmış. Eğer bir Gmail bağımlısıysanız, bu sizin için büyük sorunlar yaratabiliyor.

 

iPhone’a özel tam destekli bir Gmail uygulaması geliştirmek zor olmasa gerek. Böylece tüm özellikleriyle Gmail desteklenebilir.

 {pagebreak::Rehber Listelerini Gruplayamama}

Rehber Listelerini Gruplayamama

iPhone telefon rehberinde herkes sizin arkadaşınız konumunda. Anneniz, babanız, patronunuz, aklınıza gelebilecek herkes. iPhone’un dahili rehber uygulaması kişileri başka türlü ayırmaya, bölmeye izin vermiyor. Bu da can sıkıcı bir durum oluşturuyor.

 

Bu durumu Apple düzeltebilir. Basit bir açılır menü ile birlikte her kontakta bir bilgi sayfası eklenebilir ve bu sayfanın içine kategoriler koyulabilir. Geçici çözüm olarak ise ABContacts adlı uygulamayı öneriyoruz.

:: Sizi rahatsız eden başka özellikler var mı?

Bir Zamanlar Bunu Kullanıyorduk!

0

Internet Explorer 8‘in yenilikleriyle adından söz ettirdiği şu dönemde, iki nesil öncesi, yani IE6 artık çoğu kullanıcı için mazinin tatlı hatıraları arasında yerini aldı. Oysa çalışmalarında IE6‘yı göz önünde bulundurması gerektiği için yaptığı iş çekilmez olan bir kitle var: web tasarımcıları.

Zira normal bir siteyi IE6 ile açmaya kalktığınızda, tarih öncesi standartlar ve tasarım farklılıkları nedeniyle bu eylemi yaptığınıza pişman olabilirsiniz. Bu trajediyi mizaha vurmak isteyen bir tasarımcı da, IE6ify adlı bir bookmarklet ile istediğiniz sitede Internet Explorer 6 deneyimi(!) yaşamanızı sağlıyor.

Nasıl Kullanacaksınız?

Bookmarklet’in bulunduğu bu siteyi ziyaret edip, tam ortada duran IE6ify tuşunu yer imleri çubuğunuza sürüklediğinizde, istediğiniz web sitesini bu tuşa tıklayarak IE6’nın yaptığı şekilde perişan edebilirsiniz. Bozunan resimler, kaybolan tuşlar, taşan yazılar; aynı sayfada ne kadar çok tıklarsanız, o kadar çok bozunmaya tanık olabilirsiniz.

:: Siz de bozduğunuz sitelerin görüntülerini forumda paylaşın.

Bilgi İçin : IE6ify

Uzay Yolculuğuna Borçluyuz!

İnsanoğlunun Ay’a ilk ayak basışının 40.yılının kutlandığı şu günlerde bazı insanlar uzaya çıkmanın gereksiz olduğunu düşünebilirler. Sonsuz bir boşluğu incelemek, taş ve tozdan başka bir şeyden oluşmayan uyduları ve gezegenleri araştırmak kimileri için gereksiz gözükebilir.

Milyarlarca dolar harcanan bu projelerin insan hayatına doğrudan bir etkisi olmadığını düşünebilirsiniz. “Ay’a çıktık da ne oldu sanki?” diyebilirsiniz. Evet belki Ay’a çıkmak sadece bu açıdan bakıldığında gereksiz görülebilir ama uzay yolculuğu yapabilmek için geliştirilen teknolojilerin birçoğunu günlük hayatımızda kullandığımızın farkında mısınız? İşte günlük hayatımızda bile sıkça kullandığımız uzay teknolojilerinden birkaçı.

{pagebreak::Uydu TV}

Uydu TV

Tek kanallı günleri hatırlayanlarınız varsa o zaman ile bu zamanı karşılaştırdığınızda, o dönemlerde insanlar nasıl yaşıyordu diyebilirsiniz. Bugün eğer televizyonu açtığımızda tek değil de yüzlerce kanalla karşılaşıyorsak bunun için NASA’ya teşekkür etmeliyiz.

Uzaydaki astronotlarla bir şekilde iletişim kurmak zorunda olan NASA yer ekipleri bunun için bir teknoloji geliştirmek zorundaydılar. Daha önceleri bunun için yüksek irtifada uçan balonları kullanan yetkililer, daha sonra 1960′lı yıllara gelindiğinde uydu ile iletişim kurmaya başladılar. NASA ayrıca çanak anteni de ilk kez kullanan kurum olma özelliğine sahip.

{pagebreak::Dizüstü bilgisayar}

Dizüstü bilgisayar

Kulağınıza inanılmaz gelebilir ama gerçekten de ilk taşınabilir bilgisayarları kullanan kişiler astronotlardı. İlk kez 1983 yılında kullanılmaya başlanan Shuttle Portable Onboard Computer (SPOC) adı verilen cihaz, uzayda bulunan astronotların yön bulma ve kontrol işlemleri yapmasına olanak tanıyordu. Ayrıca cihaz oldukça sağlam bir yapıya sahipti.

GriD Systems adlı bir firma tarafından NASA için üretilen bu taşınabilir bilgisayar 1979 yılında William Moggridge adlı bir mühendis tarafından tasarlanmıştı. NASA’nın uzay yolculukları için kullandığı bu model, günümüzdeki dizüstü bilgisayarların atası olarak kabul ediliyor.

{pagebreak::Duman algılayıcıları}

Duman algılayıcıları

Birçok büyük binada ve evde kullanılan duman algılayıcıları kim bilir bugüne kadar kaç kişinin hayatını kurtarmıştır. Yangınların yayılmadan tespit edilmesi için kullanılan bu cihazlar ilk olarak 1970′lerde Skylab uzay istasyonunda zehirli gazları tespit etmek için geliştirilmişti.

Cihazın tasarımı tamamen NASA’ya ait olmasa da kurum, ürünü geliştirerek zehirli gazlarla, su buharı arasındaki farkı anlayabilecek bir hale getirdi.

{pagebreak::Tıbbi cihazlar}

Tıbbi cihazlar

Kalp pillerinden, tansiyon aletlerine kadar birçok tıbbi cihaz için uzay yolculuğuna teşekkür etmeliyiz. Tüm bu ve buna benzer cihazlar ilk olarak uzaya gidecek astronotlar üzerinde kullanılmıştı.

Hatta uzaydayken bile astronotların sağlık durumunu kontrol etmeye yarayan bu cihazlar üzerinde halen çalışmalar devam ediyor. Tüm tıbbi verileri dışarıdan görebilmek için geliştirilen teknolojilerin temeli uzay yolculuğu projesi zamanında atılmıştı.

{pagebreak::Joystick}

Joystick

Artık eskisi kadar popüler olmasalar da bir zamanlar tüm oyuncuların ellerinden düşüremediği joystick’ler de uzay yolculuğunun yarattığı teknolojinin bir ürünü.

Ay üzerinde gitmesi için tasarlanan Apollo Lunar Rover’ı kontrol etmek amacıyla tasarlanan joystick, astronotların engebeli arazi üzerinde aracı daha rahat kontrol edebilmelerini sağlıyordu. Tasarım büyük başarı sağlamış olacak ki, cihaz ilerleyen yıllarda en popüler oyun araçlarından biri haline geldi.

{pagebreak::Üç boyutlu grafik ve sanal gerçeklik}

Üç boyutlu grafik ve sanal gerçeklik

Üç boyutlu grafikler, sanal gerçeklik ve uçuş simülatörlerininin geliştirilmesinde NASA’nın oynadığı rol tartışılamaz. Astronotları uzaya göndermeden önce yer yüzünde denemeler yapmak zorunda olan mühendisler için uçuş simülatörleri büyük önem taşıyordu. Buradan elde edilen veriler olmasaydı, uzay yolculuğu da olmayabilirdi.

Üç boyutlu grafik teknolojisi ve sanal gerçeklik kavramının ortaya çıkmasına öncü olan bu teknoloji günümüzde birçok oyun için hazırlanan grafik motorlarının temelini oluşturuyor. Grafiklerine hayran kaldığınız bir oyunu oynarken, uzaya çıkmaya hazırlanan astronotların günler boyu yaptığı çalışmaları unutmayın.

{pagebreak::Yansıtıcı olmayan ekranlar}

Yansıtıcı olmayan ekranlar

Artık günümüzde pek rastlamasak da eski model monitörlerin parıl parıl parlayan halleri ve ekranda yüzünüzü yansıtmasını hala hatırlıyorsunuzdur. Artık bu modeller yerini yansıtıcı olmayan bir maddeyle kaplanmış ekranlara bıraktığından bu sorunlar yaşanmıyor.

Yansımayı engelleyici kaplamanın da kaynağı uzay yolculukları. Uzay mekiklerinde benzer sorunlar yaşayan astronotların şikayetleri üzerine geliştirilen bu karbon bazlı kaplama, monitör üzerine vuran ışığı emerek yansımasını engelliyor. Ayrıca aynı madde günümüzde çizilmeyen gözlük camlarında da kullanılıyor. Bu şekilde kullanım da ilk olarak astronotların kasklarının üzerindeki vizörlerde ortaya çıkmıştı.

:: Uzay yolculukarını hala gereksiz buluyor musunuz?

3G’yi Sizler İçin Test Ettik

3G bağlantısı halkın kullanımına sunulmuş olsa da cep telefonu satıcıları satışların hareketlenmediğini söylüyor. 3G destekli cep telefonlarının satışlarının Eylül ayından sonra artacağı tahmin ediliyor. Buna karşın servis sağlayıcılar yoğun ilgiden memnun. Çünkü birçok 3G desteği bulunan cep telefonu kullanıcısı bu servisi kullanmaya başladı bile.

Bizde sizler için farklı mekanlarda ve farklı servis sağlayıcılar ile hız testi gerçekleştirdik. Testimizde Turkcell ve Vodafone servis sağlayıcılarına ait iki farklı telefon hattı kullandık. Taksim ve 4. Levent‘te gerçekleştirdiğimiz hız testlerimizi aşağıdaki videomuzdan izleyebilirsiniz.

#video_4887#

:: Kendi test sonuçlarınızı bizimle paylaşın. Testimizdeki 3G hızları sizce yeterli mi?

Dünyanın İlk Yeşil DSL’i

Alcatel-Lucent, yenilikçi, yüksek kapasiteli ve çevreci bir dijital abone hattı (DSL) platformu geliştirdi. Yeni çözüm, servis sağlayıcılara, mevcut bakır altyapı üzerinden geleceğin uygulamalarını sunma becerisi kazandırıyor. Çözüm, geleneksel DSL çözümlerine göre yüzde 25 daha az enerji harcıyor.

Günümüzde, kullanıcı trafiği az olduğunda modemlerin düşük enerji modunda çalışmasını sağlayan standartlar bulunuyor. Ne var ki, bu modemleri yeniden aktif hale getirirken enerji dalgalanmaları yaşanıyor. Bu da ses kalitesini düşürüyor ve ağ istikrarsızlığına yol açıyor. Alcatel-Lucent‘ın yeşil DSL çözümü, operatörlere, bu sorunların üstesinden gelen, benzersiz ve uçtan uca bir çözüm sunuyor. Çözüm, bir servis sağlayıcının abone hattı genelinde, herhangi bir hat istikrarı sorununa yol açmaksızın, modemlerin enerji tüketiminde ciddi bir indirim sağlıyor.

 

 

Alcatel-Lucent’ın en yeni ISAM çözümü, şimdilik bütün kullanıcılara 50 Mbs hız sağlıyor. Hızı 100 Mbs’ye kadar çıkabilen bu çözüm, ağın her noktasında aynı performansı gösteriyor.

 

Yüksek kapasiteli ve yüksek hızlı DSL (VDSL) hat kartlarını da içeren bu çözüm bu sayede VDSL bağlantı teknolojisini de destekliyor. Alcatel-Lucent‘ın üçüncü nesil VDSL hat kartlarını barındıran yeni ISAM çözümü, şirketin DSL alanındaki yenilikçi teknolojisinin ve pazar liderliğinin altını çiziyor.

Araştırmalar, çevreci erişim teknolojilerinin operatörler açısından kritik bir ihtiyaç, düşük enerji tüketen ürünlerin ise bu ihtiyacı karşılamak açısından önemli bir bileşen olduğunu gösteriyor. Alcatel-Lucent‘ın yeni ISAM platformu, operatörlerin bu ihtiyacına yanıt veriyor.

:: ISAM çözümünü duydunuz mu?

PlayStation Ailesinin En İyisi Hangisi?

 

İkinci çeyrek sonuçlarını açıklayan diğer bir şirket de Sony oldu. Sonuçlardan görüldüğü kadarıyla Sony için işler çok da iyi gitmiyor.

Firma, ikinci çeyrek boyunca dünya çapında sadece 1,1 milyon adet PS3 ve 1,3 milyon adet PSP satabildi. Geçtiğimiz yılın aynı döneminde Sony, 1,6 milyon adet PS3 ve 3,7 milyon adet PSP satmayı başarmıştı.

Açıklanan rakamların düşük olmasının yanı sıra bunları asıl ilginç kılan şey ise PS2′nin satış rakamları oldu. İkinci çeyrek boyunca tüm dünyada toplam 1,6 milyon adet satan PS2, PlayStation ailesinin en başarılı üyesi olarak göze çarptı.

PlayStation 2 için satılan oyun sayısının 19,3 milyondan, 8,5 milyona düşmesine rağmen konsolun satış rakamlarının yüksek olması da gerçekten enteresan.

:: PlayStation ailesinin en başarılı üyesi sizce hangisi?