PySide İçin İlk Resmi Sürüm

Symbian’lı mobil cihazların, üçüncü şahıs yazılımlar konusundaki, güçlü konumunda Python payı oldukça büyük. Sıra dışı yazılımlar ile Symbian’da olmazı mümkün kılan Python; artık Qt platformu için de bir yazılım geliştirme ortamına sahip. PySide isimli bu proje ile Qt ve Nokia’nın yeni tablet PC arayüzü Maemo5 platformları Python desteğine kavuşturuluyor.

LGPL lisansının çatısında olan PySide, S60 ortamı ile kodlama yapısı anlamında örtüşse de sıra dışı yetenekleriyle farklılık yaratıyor. Hala geliştirme aşamasında bir proje olan PySide bu sürüm ile hem merakları gidermiş oldu hem de küçük tüyolar vererek ilgiyi üzerine topladı.

İlerleyen günlerde somut bilgilerin yayınlanması beklenen PySide ile ilgili daha fazla bilgi almak için buradaki resmi sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

:: PySide ile ilgili fikirlerinizi forumda paylaşın…

Normal
0
21

false
false
false

MicrosoftInternetExplorer4

PySide İçin İlk Resmi Sürüm

 

Python’un, Qt platformunda çalışmasını sağlayan PySide ilk
resmi sürüme kavuştu.

 

 

Symbian’lı mobil cihazların, üçüncü şahıs yazılımlar
konusundaki, güçlü konumunda Python
payı oldukça büyük. Sıra dışı yazılımlar ile Symbian’da olmazı mümkün kılan Python; artık Qt platformu için de bir yazılım geliştirme ortamına sahip. PySide isimli bu proje ile Qt ve Nokia’nın yeni tablet PC arayüzü Maemo5 platformları Python desteğine
kavuşturuluyor.

 

LGPL lisansının
çatısında olan PySide, S60 ortamı
ile kodlama yapısı anlamında örtüşse
de sıra dışı yetenekleriyle farklılık yaratıyor. Hala geliştirme aşamasında bir
proje olan PySide bu sürüm ile hem merakları gidermiş oldu hem de küçük tüyolar
vererek ilgiyi üzerine topladı.

İlerleyen günlerde somut bilgilerin yayınlanması beklenen PySide ile ilgili daha fazla bilgi
almak için buradaki resmi sayfasını
ziyaret edebilirsiniz.

 

:: PySide ile ilgili fikirlerinizi forumda
paylaşın…

Nokia 5230 Duyuruldu

Nokia, giriş seviyesindeki dokunmatik ekranlı mobil cihazların, şu anki popülaritesinin farkına varmış olacak ki; bu alana yönelik yeni bir dokunmatik ekranlı modelini duyurdu. Müzik odaklı bir cihaz olmasına karşın Xpress Music etiketini taşımayan Nokia 5230, Ovi servisleri ile tam uyumlu çalışması itibariyle dikkat çekiyor.

Nokia’nın 5800XM ve N97’de de kullandığı Symbian S60 5.sürüm işletim sistemini taşıyan cihaz, widgetlar ile zenginleştirilebilen, 3.2″ boyutunda rezistif bir dokunmatik ekrana sahip olacak. 2MP kamera ve standart bir 3.5 mm ses çıkış yuvasına sahip olacak olan 5230, A-GPS özelliği ile üst seviye cihazlarla yarışır özellikler taşıyor.


Nokia 5230’un kablosuz ağ desteği ne yazık ki bulunmuyor.

Ön yüklü olarak Ovi Store istemcisi ve Ovi Maps 3‘ün yanı sıra MySpace, Facebook gibi sosyal ağlara yönelik widgetlar ile birlikte gelecek. HSDPA desteği de bulunacak olan cihaz yerel bağlantılarda Bluetooth 2.0 ve yüksek hızlı USB 2.0 arabirimlerini kullanacak.


Giriş seviyesinde bir mobil cihaz olarak, yılın dördüncü çeyreğinde piyasaya çıkmaya hazırlanan Nokia 5230, buna karşın güçlü bağlanabilirlik özellikleri ve Symbian S60 5.sürüm işletim sistemiyle rakiplerine korku salıyor.

:: Yüksek meblağlar ödemeden böylesine fonksiyonlu bir cihazı satın almayı düşünür müsünüz?

HP Çeşme’ye Uğradı

HP’nin en son teknoloji ürünlerinin sergilendiği HP Tırı’nda ziyaretçiler hem keyifli bir ortamda teknoloji harikası ürünleri deneme, hem de bu bilgisayarlardaki birbirinden eğlenceli oyunlarla düzenlenen turnuvalarda birçok hediye kazanma şansı yakaladılar. Etkinliğin sunucusu Okan Karacan da neşeli tavırlarıyla eğlencenin ve heyecanın tadını artırdı.

HP Tırı’nda şıklığıyla ve teknolojisiyle göz kamaştıran birçok ürün sergilendi. Özellikle son zamanlarda gündeme gelen ve merak konusu olan dokunmatik ürünlerden Touchsmart IQ800 ve Touchsmart TX2 ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü.  

Son zamanlarda birçok kullanıcının merak ettiği 3G teknolojisinden yararlanan ürünlerini ziyaretçilere sergileyen HP Tırı’nda özel ve şık tasarımlara sahip HP Pavilion dv7, dv6, dv3 ve dv2’nin yanı sıra HP Mini Vivienne Tam Edition ve HP Pavilion HDX 18 gibi modeller ise bilgisayarı ile fark yaratmak isteyen kullanıcıların dikkatini çekti

 

HP Tırı 28 Ağustos’ta İtalya’da olmak üzere yol çıktı. Türkiye’den önce İspanya, Fransa, Macaristan, Romanya ve Bulgaristan’a uğrayan HP Tırı’nın İtalya’dan sonraki durakları ise Avusturya ve Polonya olacak.

Çeşme’de HP Tırı’nı ziyaret eden teknoloji severler sergilenen dikkat çekici ve farklı ürünleri kullanarak birçok değişik ve eğlenceli oyun oynadılar, web’de gezinti yapıp, e-postalarını kontrol ettiler ve ayrıca HP ile Turkcell ile birlikte gerçekleştirilen kampanya dahilindeki 3G ürünleri birebir deneyerek gördüler.

Oyun severler ise Çeşme’ye teknolojik eğlenceyi getiren HP Tırı’nda Guitar Hero, Left 4 Dead, Race Driver Grid, Call of Duty gibi heyecanlı ve eğlenceli oyunların dışında HP’nin dokunmatik teknolojisiyle farklılaşan oyunları denediler, düzenlenen turnuvalarda birbirinden güzel ödüllere sahip oldular.

:: Bu Tırı görmek ister miydiniz?

 

YASAD Ve Bahçeşehir El Ele

20 Ağustos’ta imzalanan protokolle, YASAD üyesi şirketler, yazılım sektörünün ihtiyacı olan uygulamalı ve markalı derslerin açılması, bu konuda araştırma, proje ve ortak çalışmalar yapılması için Bahçeşehir Üniversitesi ile birlikte çalışacak. Bu işbirliğiyle, yazılım sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli işgücünün yetiştirilmesi hedefleniyor.

Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, YASAD ile yapılan işbirliğinin üniversite açısından büyük önem taşıdığını söylüyor: “YASAD, yazılım sektörünün bütün önemli aktörlerini bünyesinde bulunduran çok önemli bir dernek. Sektördeki gelişmeler hakkında bilgi alabileceğimiz, kendimizi bu gelişmelere adapte etmemizi sağlayabilecek bir kurum. Bu işbirliği, yazılım alanında çalışmak isteyen öğrencilerimizin en iyi eğitimi almalarına yardımcı olacak.

Bu işbirliğiyle, YASAD’ın eğitimde gördüğü eksiklikleri tamamlayabilmek, sektörün talep ettiği doğru nitelikli elemanları yetiştirmek ve sanayinin üniversiteyle gerçek bir iletişim içinde olmasını sağlamak mümkün olacak. Hiç kuşkusuz, sanayi ve üniversite, birbirini desteklemesi gereken iki aktör.”

 

Bahçeşehir Üniversitesi, aynı zamanda Dünya CO-OP Eğitimcileri Derneği’nin üyesi

Bahçeşehir Üniversitesi’nin uygulamaya koyduğu ve sanayi-akademi işbirliğine dayanan CO-OP Eğitim Modeli, öğrencilerin 3-6-9 aylık sürelerle iş ortağı kurumlarda tam-yarı zamanlı ya da proje bazlı olarak çalışmalarını, diğer yandan kurumlar tarafından sektörel ihtiyaçlara dönük uygulamalı ve markalı dersler verilmesini öngörüyor.

CO-OP, iş dünyasına nitelikli işgücü, öğrencilere de okurken iş tecrübesi kazandırmaya yönelik bir proje. Üniversite, 2010’da CO-OP projesi kapsamında 300 iş ortağına ulaşmayı hedefiyor. Bahçeşehir Üniversitesi’nin 3. ve 4. sınıf öğrencilerine açık olan CO-OP‘tan üniversitenin tüm öğrencileri yararlanabiliyor.

:: Bu işbirliği için ne düşünüyorsunuz?

Herkes Yerini Bilecek

1

İlk kullanıldığı zamanlarda boyutları epey büyük olduğu için taşınması zor olan bu cihazlar, günümüzde çok daha küçüldüler ve amacını aşmaya başladılar. Mesajlaşma özelliğinin bile şaşırtıcı bir özellik olduğu o günlerden (yaklaşık 10 yıl öncesi) bu zamana kadar çok şey değişti.

Köprünün Altından Çok Sular Aktı

Cep telefonlarımız küçük bir bilgisayar, fotoğraf makinesi, navigasyon cihazı gibi kimlikleri de barındırıyor. Cihazlardaki bu değişim rüzgarı, operatörleri de önüne kattı ve ilginç servislerin doğmasına neden oldu.

Konum Bazlı Servisler

Yeni model cep telefonlarının neredeyse çoğunda GPS özelliği de bulunuyor. Bu sayede uydudan alınan bilgilerle, herhangi bir ücret ödemeden bulunduğunuz yeri belirlemekle kalmıyorsunuz, aynı zamanda gitmeniz gereken yer için tarif de alabiliyorsunuz.

Bunun için ise bir yazılıma ihtiyacınız var. Bu yazılımlar, bazen ücretli olarak veriliyor bazen de bir süreliğine kullandırılıyor veya ücretsiz sürümler de bulunabiliyor.

Operatörler, yeni servislerini sunarken, cep telefonlarının bu özelliklerinden de faydalanıyorlar ve kullanıcılara inanılmaz seçenekler sunuyor. Eğer cep telefonunuzda GPS özelliği yoksa dert etmeyin. Operatörler, ona da bir çare buldular.

Videyu İzleyin

#video_4903#

Turkcell Konum Bazlı Servisler Ürün Müdürü Mustafa Eren ile gerçekleştirdiğimiz sohbette, bu teknolojilerin neler olduğunu, gelecekte bizi nelerin beklediğini izleyebilirsiniz.

:: Konum bazlı servislerden faydalanıyor musunuz?

Microsoft da Photoshop’ladı!

Microsoft‘un her ülkeye özel olarak hazırladığı sitelerde, yerelleştirilmiş içerikler bulundurulmasına da dikkat ediliyor. Sayısı yüzlerce olan bu siteleri güncellemek, çok da kolay bir iş değil. Microsoft, siteleri hazırlama ve yerelleştirme konusunda işin biraz kolayına kaçmış gibi görünüyor.

Polonya’da Esmer mi Olurmuş?

İki fotoğraf arasındaki bir farkı görebildiniz mi?

Amerika’daki kullanıcılara sunulan web sitesindeki görselde bulunan siyahî iş adamı, Polonya‘daki web sitesi için uygun görülmemiş olacak ki, anında bu kişinin kellesi fotoğraftan uçurulmuş ve sıfırdan bir fotoğraf çekmek yerine beyaz tenli bir bey fotoğrafı eklenmiş. Görseldeki kalan tüm detaylar ise aynı.

Özür Dilendi ve Güncellendi

Kolaya kaçılarak hazırlanan bu görsel, yabancı basında gündeme gelince, Microsoft Polonya ekibi, özür mesajı yayınlayarak fotoğrafı orijinal olarak kullandı.

Microsoft Türkiye‘nin web sayfasında bu tür görseller bulunmuyor ve kullanılan içeriğin tamamı özgün. Kolaya kaçan diğer ülkelerin ofislerini görünce, Microsoft Türkiye ekibi, en azından bir tebrik hak ediyor.

:: Bu haberi çok mu büyüttük dersiniz? Tartışmaya forumda devam edelim.

Wikipedia’nın Özgürlüğü Yalan mı Oluyor?

İnternette ansiklopedik bilgiye ulaşmak için en çok kullanılan kaynaklardan biri olan Wikipedia, bu büyümenin bedelini özgürlüğünden taviz vererek ödeyebilir. Bugüne kadar ziyaretçilerin her türlü içeriğine müdahale edebildiği ve değiştirebildiği Wikipedia’da artık kişiler için yazılan makalelerde güvenilir kullanıcıların onayı gerekecek.

Bu Önlem Doğru mu?

Son zamanlarda fazlasıyla artan “özgürlüğü kötüye kullanım” sonucunda böyle bir karar aldığı belli olan Wikimedia Vakfı, yeni onay süreciyle içeriğin daha kaliteli hale geleceğine inanıyor. Wikipedia’nın Almanca sürümü, bu uygulamayı bir yıldır yapıyor ve İngilizce dilde de aynı uygulamaya geçilecek.

Peki sizce içerik kalitesini ve güvenilirliğini artırmak için geçilen bu onay sistemi, sitenin temelinde yatan “özgür ansiklopedi” mantığına ters düşecek mi?

:: Konuyla ilgili görüşlerinizi forumda paylaşın.

Bilgi İçin : Wikipedia

Ücretsiz Antivirüslere Güvenebilir miyiz?

Bilgisayar sahibi olan her kullanıcının, yaklaşık 50-100 dolar değerindeki antivirüs yazılımlarını satın almasını bekleyemeyiz. Dolayısıyla piyasada birçok ücretsiz yazılım da bulunabiliyor. Bu yazılımların, sisteminizi solucanlardan, virüslerden ve diğer zararlı yazılımlardan koruması gerekiyor. Peki bu koruma işlemlerini gerçekten yapabiliyorlar mı?

 

Bir kullanıcının, ücretsiz antivirüs yazılımlarından beklediği, en az ücretliler kadar sistemin güvenliğini sağlamasıdır. Tutucu bir kullanıcının da ilk tercihi ücretsiz bir antivirüs yazılımı olur. Bu yazılımlar, diğerlerine nazaran daha az ayar içeriyor. Kullanıcıya güvenlik konusunda müdahale etme konusunda daha az yetki veriyor. Dolayısıyla geliştirici ekip nasıl uygun gördüyse, yazılımı o şekilde kullanabilme imkanına sahip olabiliyorsunuz.

{pagebreak::Bedavaya Güvenlik}

Bedavaya Güvenlik

Microsoft ve Panda, ücretsiz antivirüs yazılımı üreten firmalar kervanına katıldı. Bu kervanda ayrıca birçoğumuzun tanıdığı ve belki de kullanmış olduğu Avast (Alwil), AVG, Avira, Comodo ve PC Tools bulunuyor. Bu saydıklarımızdan hangisi doğru tercih? Buna kesin ve tek bir cevap verebilmek için sistem güvenliği gurusu olmak gerekiyor. Bu sebeple, çeşitli testler aracılığıyla hangisinin sizin için en uygun olduğuna karar verebilirsiniz.

 

Öncelikle ücretsiz antivirüs yazılımlarının genel eksiklerinden bahsedelim. Her şeyden önce, herhangi bir para vermeden hizmet aldığınız için, ve dünya çapında sizin gibi belki de yüzbinlerce insan olduğundan dolayı, kendi başınıza çözemeyeceğiniz bir sorunla karşılaştığınızda, bire bir destek alabileceğiniz birileri yok. Tabii ki kendi sitelerinin veya çeşitli sitelerin online yardım servisi var, ama dediğimiz gibi; sizin gibi birçok kullanıcı var ve onların arasından kendinize yardım edilmesi için ekstra bir uğraş harcamanız gerekiyor.

{pagebreak::Destek}

Destek

Ücretli bir güvenlik yazılımı aldığınızda ise durum biraz daha farklı. Müşteri memnuniyeti ve sürekliliği açısından, firmalar size her daim yardımcı olmayı vaat ediyor. Bu, çok büyük bir avantaj. Ücretsiz yazılımlara geri dönersek, konuyla ilgili olarak Avast, kullanıcıya elektronik posta yoluyla destek hizmeti sunuyor. Microsoft da aynı şekilde Security Essentials paketini yayınladığında bu hizmeti sunmaya başlayacak. AVG ise biraz daha farklı olarak ücretli bir telefon destek hattına sahip. Yardım çağrısı başına 50 Dolarlık bir karşılık isteyen AVG, bu konuda sınıfta kalıyor.

 

Kendi işini kendin gör” mantığını barındıran ücretsiz antivirüs yazılımları ise, Wilders Security Forums gibi, alanında uzman olan çeşitli siteleri kullanıcıya tavsiye ederek dertlerine bir çözüm bulabilmelerine ön ayak oluyor. Yine de böyle bir siteden yardım alırken, bire bir yardım almayı beklemeyin.

{pagebreak::Güncel Antivirüs}

Güncel Antivirüs

Genel olarak ücretsiz yazılımların güncellemeleri de daha uzun aralıklarla yapılıyor. Önemli bir güvenlik açığı bulunduğunda, veya yeni ve önemli bir tehdit internet üzerinden yayılmaya başladığında ücretsiz yazılımların otomatik güncellemelerini beklemektense, bu işi kendiniz yapmalısınız. Dolayısıyla size tavsiyemiz; eğer ücretsiz bir güvenlik yazılımı kullanıyorsanız, güncellemelerini sık sık takip edin. Yazılım uzun süre güncelleme yapmadıysa, internetten yazılımın yeni bir güncellemesi var mı diye araştırın.

 

Bazı firmalar antivirüs yazılımlarının hem ücretli hem de ücretsiz versiyonlarını piyasaya sürebiliyor. Avira bunların başında geliyor. Avira’nın ücretsiz antivirüs yazılımının bazı özellikleri, ücretli versiyonuyla aynı. Bu da kullanıcıya bir güven sağlıyor. Diğer yandan bazı hizmetleri ise sadece ücretli versiyonuyla birlikte kullanıma sunuyor. Örneğin Avira’nın ücretli versiyonu http trafiğini tarıyor ve zararlı yazılımları, onlar daha sabit diskinize erişmeden engellemeyi başarıyor. Ücretsiz Avira’da ise bu özellik yok.

{pagebreak::Ve Şimdi Reklamlar}

Ve Şimdi Reklamlar

Öte yandan, ücretsiz yazılımlar çeşitli reklam anlaşmaları gereğince sisteminize hiç de ihtiyacınız olmayan arama motoru çubukları veya sosyal ağ araç çubukları ekleyebiliyor. Bunları sonradan kaldırabilmeniz mümkün, fakat kimisi kendini kaldırmamakta inat edebiliyor. Avira’nın günlük olarak gelen pop-up reklamları can sıkıcı olabiliyor. Avast, AVG, PC Tools gibi yazılımların ücretsiz versiyonları da reklamları bir şekilde kullanıcıya sunuyor.

 

Tüm bu olumsuz özelliklere rağmen ücretsiz antivirüs yazılımları, sisteminizi koruma konusunda sınıfı geçiyor. Eğer sıra dışı bir internet kullanıcısı değilseniz, yılda minimum 50 Dolar‘ınızı kurtarabilirsiniz. Fakat internet dünyasıyla bir hayli içli dışlıysanız, kaynağı belli olmayan çeşitli yazılımlar indirip, kullanıyorsanız bu ücretsiz yazılımlara bel bağlamamanız gerekiyor.

{pagebreak::Hangisi Daha İyi?}

Hangisi Daha İyi?

Gerek ücretli versiyonundan aldığı destekle olsun, gerekse girdiği testlerden olsun, ücretsiz antivirüs yazılımı olarak size tavsiyemiz Avira AntiVir Personal‘dır. Zararlı yazılımları tespit edip etkisiz hale getirme konusunda diğer yazılımları geçiyor. Yazılımın tek eksisi, kullanışsız bir arabirime sahip olması diyebiliriz. Daha düzenli ve kullanıcı dostu bir arabirime sahip olabilirdi. Avira bu eksiğini, işlevselliği ile kapatmayı başarmış. Sonuç olarak harika arabirim tasarımına sahip bir antivirüs yazılımı da olsa, güvenlik konusunda ihtiyaçları karşılayamıyorsa bir işe yaramaz.

Avira’nın birinciliğine rağmen diğer ücretsiz yazılımlar da düşünülebilir. Mesela Avira’nın her gün başınıza sardığı pop-up reklamlardan sıkılıyorsanız, Avast Antivirus Home Edition‘ı da deneyebilirsiniz. En azından reklam konusunda sıkıntınız olmaz. Performans bakımından da Avira ile yarışabilecek düzeyde olduğundan dolayı da, güvenlik konusunda da sıkıntı yaşama ihtimaliniz az olur. Avast’ın arabirimi ise, Avira’dan da kötü diyebiliriz.

{pagebreak::Seçim Sizin}

Seçim Sizin

Henüz Beta aşamasında olan bir diğer yazılım ise Microsoft Security Essentials. Bu yazılım, firmanın daha önceki zamanlarda iptal edilen ücretli OneCare yazılımı ile aynı antivirüs motorunu kullanıyor. MSE henüz piyasaya dağıtılmadı. 2009’un sonlarına doğru dağıtılması bekleniyor. Beta sürümü ile yapılan testlerde ise yazılım hakkında kullanıcılara ipuçları veriyor. Sonuç: Günü kurtarır.

 

PC Tools Antivirus, Comodo Internet Security ve yeni Panda Cloud Antivirus yazılımları da elinizdeki diğer alternatiflerin başında geliyor. Panda, zararlı yazılımları analiz etmek için kendi çevrimiçi sunucularından yararlanmanıza olanak sağlıyor. Zararlı yazılımları etkisiz hale getirme konusunda da önceki sürümlerine nazaran kendini geliştirmiş. PC Tools ve Comodo uygulamaları ise tüm bu saydıklarımızın dışında bir nebze daha etkisiz kalıyor. Yapılan testlerde zararlı yazılımları tespit etme konusunda bu iki yazılımın vasat bir grafik çizmesi, şüphesiz kullanıcıyı düşündürecektir.

:: Siz hangi antivirüs yazılımını kullanıyorsunuz? Ücretsiz ise, hangisi?

Opera 10 RC Kullanıma Hazır

Bir süredir hayranlarını ekran görüntüleriyle oyalayan Opera’nın finalden önceki sürümü olan Release Candidate (RC) nihayet yayınlandı. Yeni bir görünüme, Opera Turbo özelliğine ve daha birçok yeni özelliğe sahip olan Opera 10 RC’de önceki Opera’lardan %40 daha hızlı olduğu iddia edilen Presto 2.2 motoru bulunuyor.

RC sürümü bizleri Opera 10′a bir adım daha yaklaştırdı.” şeklinde konuşan Opera Masaüstü Ürünleri Başkan Yardımcısı Jan Standal, Opera 10’un hızı, güçlü özellikleri ve sağlamlığıyla herkesi şarşırtacağını iddia etti. 10 Eylül’de final sürümü piyasaya çıkacak olan Opera 10′u bekleyecek sabrınız yoksa RC sürümünü buradan indirebilirsiniz.

:: Opera 10’dan beklentileriniz neler?

Geleceğin Bilgisayar Teknolojisi Bu Mu?

Yonga üreticileri bilgisayar ürünlerinde iyi özellikler yaratmak için ultraviole ışınlar kullanıyorlar. Bu işleme yöntemine fotolitografi deniyor. Bu işlemlerden sonra parçalar kimyasal asitle şekillendiriliyor.

Daha küçük nanolitografi teknolojisi gelişmeye devam eden bilgisayar teknolojisine yararda bulunacak. Ahmed Hassanein,bir Nükleer mühendis. Purdue Nükleer mühendislik okulunun başkanı olan Hassannein sözleri bu teknolojinin yakın süre içersinde bilgisayarlarımızda kullanılacağı sinyalini veriyor.
{pagebreak::Ultra Viole}
Plazma temelli litografi gelişmiş jenerasyonların altında ‘aşırı ultra viole’ ışık bulunuyor ve bu ışığı dalga boyu 13.5 nanometre, yani şu andaki ışınların boyutundan daha az.

Purdue bilim adamları ve Amerika Enerji Argon ulusal laboratuar departmanı plazma ürünlerdeki iki ana teknik geliştirmek için çabalıyorlar. Kullanılan yaklaşımlardan biri lazer ve diğeri ise şarj gereksinimi duymayan elektrik metodu.
{pagebreak::Enerji}
İkinci durumda plazma dönüşümündeki enerji harcaması yüzde 1 ila yüzde 2 arasında. Bu dönüşme etkisi 100 kw. Bu değer lithografi gücünden daha fazla. Değerin fazla oluşu bilim adamları için sorun teşkil ediyor. Eğer bu değerin büyük elektrik faturası anlamına geldiğini düşünmeyin. Çünkü ürünler bir araya toplandığında güç tüketimi oldukça az oluyor.

Enerji ihtiyacını azaltmak dönüş etkisin optimumluğu ile ilgili. Asıl önemli olan ise yeni jenerasyon yongaların dizayn problemlerini çözmek. Araştırma Ekim ve Aralık 2009′da Micro/Nanolitografi dergilerinde yer alacak. MEMS ve MOEMS adıyla ortaya çıkacak teknolojiler Hassanein lazer metodunu tanımlar ve ksenon ısısı tarafından plazma yaratılır. Bu sırada kalay veya lityum elementleri de kullanılır. Plazma yüksek enerjili aşırı yüksek ultra viole ışınların fotonları üretir.
{pagebreak::Plasma}
Plasma’ın elektrik iletkenliği bilim adamlarının kontrol etmek için manyetik alanlardan faydalanması anlamına geliyor. Aynı teknik deneysel füzyon reaktörlerinde kullanılıyor. Plazma, nükleer kanal içindeki metal duvarlarla dokunmadan yanma işlemini sürdürmek için istenilen yüksek sıcaklıklara ulaştırılıyor. Bakalım bu yeni teknolojiyi bilim adamları nasıl karşılayacak. Önümüzdeki birkaç ay içersinde bu sorularımıza cevap bulacağız.

:: Yeni teknolojilerden beklentileriniz neler?

Galileo’dan Takip Başlıyor

Siemens, gelecekte trenin konumunu uyduyla belirleyecek olan navigasyon sistemi Galileo’yu Almanya’daki Weberg-Wildenrath Test Merkezi‘nde test etmeye hazırlanıyor. Gelecekte trenlerin uydudan sağlanacak konum bilgisi ile çalışan sistemlerle donatılmasını sağlayacak olan Galileo’nun testlerinin 2010 yılında başlaması, 2013 yılında da faaliyete geçmesi planlanıyor.

RWTH Aachen Universitesi tarafından yürütülmekte olan ‘railGate’ adlı proje, Alman Aerospace Centre (DLR) tarafından Federal Ekonomi ve Teknoloji Bakanlığı’nca (BMWi) sağlanan fonlarla finanse ediliyor. Siemens de projeye, testlerini gerçekleştirerek destek veriyor.
{pagebreak::railGATE projesi}
railGATE projesi, gerçek Galileo sinyali kullanılabilir duruma gelmeden önce potansiyel müşterilere demiryolu taşımacılığı alanında yenilikçi uygulamaları test etme imkanı vermek için başlatıldı. Amaç, gelecekteki Galileo uydu sisteminin demiryolu taşımacılığındaki potansiyel uygulamalarını araştırmak ve daha da güvenilir hale getirmek.

Siemens de bu nedenle Wegberg-Wildenrath‘ta demiryolu malzemeleri için, dünyanın en modern test merkezinde bir test ortamı oluşturuyor. Burada, ‘psödolit’ adı verilen sekiz sinyalli jeneratörler 50 metre yüksekliğindeki iletim direklerinin üzerine monte edilecek ve kısa süre sonra lokal olarak sınırlı bir alanda Galileo sinyallerini iletmeye başlayacak. Alıcı aygıtlarla donatılmış trenler yakındaki psödolitlerden sinyalleri alabilecek.

::
Konu hakkındaki düşüncelerinizi buradan paylaşın.

28 nm Mimarisi Başlıyor

 

40 nm mimarisi ile ürettiği ürünlerinin düşük verimle çalıştığı eleştrilerine maruz kalan ve hakkında hem ATI, hem de NVIDIA’nın üretimi rakip firma olan Globalfoundries’e taşımayı planladığı dedikoduları yayılan TSMC, 28 nm mimarisine geçeceğini resmen açıklayarak rakiplerine göz dağı verdi.

Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde başlayacağı belirtilen 28 nm high-K metal gate düşük güç üretim sürecinde ilk ürünlerin 2010’un üçüncü çeyreğinde ortaya çıkması bekleniyor. Bu yeni mimari sayesinde daha az güç harcayan işlemciler üretilmesi mümkün olacak.

:: 28 nm teknolojisinden beklentileriniz neler?